ABD'de Erdoğan'a karşı eleştiriler artıyor

ABD'de Erdoğan'a karşı eleştiriler artıyor

ABD'nin eski Ankara büyükelçileri Edelman ve Abramowitz'in, Washington Post'ta yayımlanan yazılarında, Erdoğan’ın izlediği yolun, Türkiye’yi otokrasiye taşıdığı ve ABD'nin buna sessiz kalmaması gerektiği ileri sürüldü

A+A-

ABD’nin eski Ankara büyükelçileri Eric Edelman ve Morton Abramowitz, Türkiye’deki 17 Aralık olaylarından dolayı dış güçleri suçlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Washington’un tavrını daha açık belli etmesi gerektiğini savunuyor. 

Eric Edelman ve Morton Abramowitz’in, Partilerüstü Politikalar Merkezi’nin dış politika direktörü Blair Misztal’la ortak yazdıkları ve Washington Post gazetesinde yayınlanan makalede “Son on yılda neler başarırsa başarsın Başbakan Erdoğan ülkesinin hızla yükselen demokrasisine zarar veriyor. ‘Amerika’nın kısa vadeli çıkarları etkilenecek’ diye sessiz kalmak da Türkiye’nin uzun vadeli istikrarına zarar veriyor” görüşü öne sürülüyor.

Amerika’nın Sesi tarafından yansıtılan "Amerika Türkiye'ye Yönünü Değiştirmesi Gerektiğini Söylemeli" başlıklı makalede “Erdoğan aynı Gezi protestolarında yaptığı gibi, son soruşturma olayının da kendisine karşı komplo olduğunu iddia etti. Üstelik muhalefet partilerini ve dış güçleri suçladı, Amerikan büyükelçisini sınır dışı etmekle tehdit etti” ifadeleri kullanılıyor.

Makalede Erdoğan’ın tek amacının “ rüşvet ve soruşturmaları savuşturmak olmadığını” savunan yazarlara göre” Başbakan, aynı zamanda muhalefeti bastırmayı ve Türkiye üzerindeki kontrolünü genişletmeye çalışıyor.”
ABD’nin eski Ankara Büyükelçileri, “Erdoğan’ın bu taktikleri yeni değil” yorumunu yaptıkları makalede “Başbakan’ın muhalifleriyle uzlaşmaya gitmek yerine onları yok etmeye çalıştığını, askerleri siyasetten uzaklaştırdıktan sonra, diğer güç merkezlerine odaklandığını, bu güç merkezlerinin de medya, işverenler, sivil toplum ve son olarak da Gülenciler olduğunu” iddia ediyor.

Erdoğan, Türkiye’yi mükemmel olmayan bir demokrasiden, otokrasiye taşıyor

Gezi Parkı protestoları ve şimdiki skandala hükümetin tepkisini, “ gittikçe otoriterleşen bir hükümetin verdiği mücadelenin belirtileri” olarak gören Edelman, Abramowitz ve Misztal’a göre, Türkiye’nin demokrasi alanındaki kayıpları, Amerika açısından bir açmaz yaratıyor. Yazıda şu ifadelere yer veriliyor:
“Erdoğan’ın şu anda izlediği yol, Türkiye’yi mükemmel olmayan bir demokrasiden, otokrasiye taşıyor. Bu kadar yakın bir müttefikin ve NATO üyesinin böylesine bir kadere sahip olması, ikili ortaklığa, Amerika’nın zaten sıkıntıda olan prestijine ve bölgenin demokratik geleceğine derin izler bırakabilir. Bu durum Türkiye’nin ekonomisine de zarar verebilir.”

Sessizlik Erdoğan'ı cesaretlendiriyor

ABD’nin eski Ankara Büyükelçileri, “Erdoğan’ın Amerika’nın Türkiye’ye müdahale ettiği suçlamaları, Washington’u zor bir durumda bırakıyor” diye düşünüyor ve Erdoğan’ın iktidarının önemli bir bölümünde Washington’un, aleyhte gelişen olaylara karşı yaklaşımının genelde kamuoyu önünde sessiz kalmak olduğunu, nadiren de özel görüşmelerde sitem etmeyi tercih ettiğini yazıyor. Büyükelçilere göre bu strateji “hiçbir zaman işe yaramadı, Erdoğan’ın dış politikasının önemli unsurlarını etkilemedi, genelde Amerikan politikalarından uzaklaştı, çatışmacı söylemini benimsedi. Gerçekte Amerika’nın sessizliği Erdoğan’ı daha da cesaretlendirdi.”

Edelman, Abramowitz ve Misztal’a göre Amerikalı liderler, Erdoğan’ın diktatör eğilimleriyle yüzleşme korkusundan vazgeçip, Washington’un Türkiye’nin siyasi istikrarına ve canlı demokrasisine verdiği önemi hatırlatmalı.
“Türkler Amerika’ya güvenmese de, karşılarına da almak istemiyor” görüşünün de dile getirildiği makalenin yazarları, Amerika’nın, Erdoğan’ın son dönemdeki tavırlarını hem kamuoyu önünde, hem de özel görüşmelerde daha güçlü bir şekilde kınaması durumunda kendisini yumuşamaya ikna edebileceğini düşünüyor.

Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’nin demokrasisine “büyük zarar verdiğini” iddia eden ABD’nin eski Ankara büyükelçileri, “Amerika, Erdoğan’ın aşırıya kaçan davranışları ve demagojisinin, Türkiye’nin siyasi kurumları ve değerleri açısından yıkıcı olduğunu ve Türk-Amerikan ilişkilerine zarar verdiğini hatırlatmalı” savlarını da dile getiriyorlar.

Bu haber toplam 521 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.