ABD'li savcıdan Gezi Parkı açıklaması

ABD'li savcıdan Gezi Parkı açıklaması

Sarraf'ı tutuklatan Savcı Bharara, bazı medya kuruluşlarının Gezi Parkı iddialarına yanıt verirken ilk öğrendiği Türkçe kelimeyi de açıkladı.

A+A-

ABD’de tutuklanan İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf hakkındaki iddianame dosyasını hazırlayan ve Türkiye’de özellikle Twitter üzerinden bir hayli popüler bir isim haline gelen New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara, ilk öğrendiği Türkçe sözcüğün ‘adalet’ olduğunu söyledi.

Savcı Bharara renk, dil, din, ırk, ekonomik güce bakılmaksızın, yasalar önünde koşulsuz eşitlik, demokrasi, şeffaflık, insan hakları ile güç ve iktidarın hesap verme sorumluluğu gibi konularında çalışmalar yapan Ortak Amaç (Common Cause) adli sivil toplum kuruluşunun New York’ta University Club’da düzenlediği bir toplantıda konuştu.

'BENLE FOTOĞRAF ÇEKTİRDİNİZ DİYE BAŞINIZ BELAYA GİRMEZ DEĞİL Mİ?'

Konuşmasından önce bazı Türk gazetecilerle de hatıra fotoğrafı çektiren Bharara, gazetecilerle “Benle fotoğraf çektirdiğiniz için başınız belaya girmez değil mi?” diyerek şakalaştı.

KÜRSÜYE '273 BİN TÜRK'ÜN TWİTTER'DA TAKİBE BAŞLADIĞI SAVCI' DİYE ÇAĞRILDI

Kürsüye, ‘yaklaşık iki hafta önce, ünlü bir Türk işadamını tutuklattığı için, 273 bin Türk’ün Twitter’da izlemeye başladığı savcı’ diye tanıtılarak çağrılan Bharara, konuşmasında, hukukun üstünlüğüne ve yasalar önünde herkesin eşit olduğu ilkesine vurgu yaptı.

Konuşmasının ardından da Türk gazetecilere kısa bir açıklama yapan Bharara, “Bizim önemsediğimiz bir şey var o da adalet. Türkçe öğrendiğim ilk sözcük de adalet ve biz bunu önemsiyoruz” dedi.

HİÇ KİMSE HUKUKTAN ÜSTÜN DEĞİL'

Ana konuşmasında adaleti yerine getirmenin kendisine huzur ve mutluluk verdiğini belirten Bharara, “Birazdan Türkiye konusuna da geleceğim” dedi. Yolsuzluğa karışmış hükümetlerle ve yolsuzluklarla mücadele etmenin, demokrasiyi korumanın temel yollarından biri olduğuna değinen Bharara, şu ifadeleri kullandı: “Amaç, şeffaf ve dürüst bir hükümet rüyasını gerçekleştirmek. Benim ofisimde, kendilerini işlerini adamış arkadaşlarımın, belki başka yerlerde daha çok kazanacak olabilmelerine karşın, her gün çok zorlu işler yapmalarının bir nedeni var. Toplumlarını ve ülkelerine katkı sağlamak. Amaç yasaları çiğneyen politikacıya ceza vermek değil ancak bu da tabii ki gerekli. Amaç, bozulmuş politik sistemin gelişmesini ve iyileşmesini sağlamak. Sonuçta hepimiz aynı şeyi istiyoruz. İşleyen ve yurttaşlarının yaşamlarını daha da iyileştiren yönetimler istiyoruz.”

Hiç kimsenin hukuktan üstün olmadığını ve bunun en ideal demokrasi olduğunu belirten Bharara, “Bu yalnızca New Yorkluların ya da Amerikalıların umutları değil, dünyanın her yerinde, her kıtasında, İzlanda’dan Hindistan’a, Brezilya’dan Türkiye’ye kadar” diye konuştu.

'ANLAŞILAN SARRAF TÜRKİYE'DE ÇOK GÜNDEMDE OLAN BİRİYMİŞ'

ABD’li bir savcı olarak yaptığı işte Türkiye’nin gündeme gelmesinin, FBI’nın Sarraf’ı, İran’a olan yaptırımları delme, kara para aklama suçlamaları gözaltına almasıyla başladığını anlatan Bharara, “Anlaşıldı ki bu kişi Türkiye’de de çok gündemde olan bir kişiymiş. Tutuklamayı yaptığımız gün Twitter’da 8 bin 100 takipçim vardı. Bir kaç gün içinde 270 bini geçti. Bu akşamki yemek öncesinde, 298 bini buldu ve hemen hepsi Türk takipçiler” dedi.

'ADIMI ZOR SÖYLEYEBİLEN TÜRKLER UMUT ARAYIŞINDA'

İnsanların Türkiye’de yolsuzlukların üstüne gidilmediğini düşündüklerini, kendisinin Türkiye’de yolsuzluk olup olmadığı konusunda yorumda bulunmayacağını belirten Bharara, “Ancak durum şu ki, hiç ülkelerine bile gitmemiş olduğum, adımı zor söyleyebilen, hatta hiç duymamış, İngilizce bilmeyen, Türkçe mesajlar yazan yüzbinlerce insan, temiz bir yönetim konusunda umut arayışı içinde. Bu hepimiz için, dürüst ve şeffaf, hukukun üstün olduğu yönetimlere özlem duyulduğunun açık bir göstergesi" diye konuştu

'BAŞKA BİR YERDE YAŞASAYDIM BEN DE TEHLİKEDE OLURDUM'

Yaşanabilen sorunlara karşın, ABD’de yaşıyor olmalarından mutluluk duymaları gerektiğini de belirten Bharara, “Başka bir yerde olsaydık, kişisel olarak ben tehlikede olacaktım. Yalnızca, böyle bir kürsüde, kamu görevlilerini soruşturma ve halk önünde konuşuyor olmak yüzünden. Hükümetlerdeki en güçlü kişilere hukukun üstünlüğünden bahsediyor olmaktan ki dünyada birçok ülke var, hükümet yolsuzluklarını haber yapan gazetecileri hapse atan” dedi.

'TÜRKİYE'Yİ ZİYARET ETMEYİ ÇOK İSTERİM'

Bazı medya kuruluşlarının kendisini Gezi Parkı olayları ile ilişkilendirme iddialarına da yanıt veren Bharara, “Hayatım boyunca Türkiye’de bulunmadım. Türkiye’de belki de özgür olmayan bazı basın kuruluşlarını söylediğinin tersine…Ne turist olarak, ne protestocu olarak, ne de direniş ya da protestolar organize eden biri olarak… Ama bir gün Türkiye’yi ziyaret etmeyi çok isterim” ifadelerini kullandı.

Bu haber toplam 976 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.