Çin ekonomisi borç krizine girer mi

Çin ekonomisi borç krizine girer mi

Çin ekonomisi borç krizine girer mi

A+A-

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) geçtiğimiz günlerde Çin'de aşırı hızlı artan banka kredileri nedeniyle gelecek üç yıl içinde bankacılığın krize girme ihtimalinin yükseldiği uyarısında bulundu.

BIS tarafından yayımlanan rapora göre finans sektörü üzerindeki baskıyı gösteren Kredi-GSYH Açığı göstergesi bu yılın ilk çeyreğinde 30.1 düzeyine yükseldi.

Rapora göre %10'un üzerindeki değerler “gelecek üç yıl içinde” kriz gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Grafik 1’de sunulan değerlere göre; BIS tarafından izlenen ülkeler arasında bu gösterge açısından kriz riski eşiğini aşmış ülkeler Çin, Hong Kong, Şili, Singapur, Tayland, Suudi Arabistan ve Kanada olarak sıralanıyor.

Kredilerin GSYH Açığına Oranı (%)  2016 Birinci Çeyrek

c1.png

Kaynak: BIS credit-to-GDP gapstatistics

 

Grafik 2’de ABD, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Çin’in 2005-2016 yılları arasında Kredi-GSYH Açığı oranları yer alıyor.2008 krizi öncesinde hem ABD’de hem de AB’nin borç krizine giren ülkelerinde bu oran finansal kriz beklentisi oluşmasına neden olan %10 eşiğini aşmıştı. ABD için bu eşik ılımlı düzeyde aşılırken özellikle İspanya ve Yunanistan için bu eşik fazlasıyla aşılmıştı. Kriz sonrası dönemde borç geri ödemelerine bağlı olarak bu oran sayılan tüm ülkelere için eşik değerinin altına düştü ve hatta negatif oldu.

BIS’in son raporu Çin’in mevcut durumuna işaret ederken, Grafik 2Çin’de Kredi-GSYH açığı oranın 2012 yılının ikinci çeyreğinden itibaren %10 eşiğinin üzerine çıktığını ve hızla yükselmeye başladığını gösteriyor. Bu gelişmeler Çin ekonomisinin 2008’deki gibi bir finansal krizi girme olasılığı üzerine yapılan tartışmaları hızlandırdı

 

Kredilerin GSYH Açığına Oranı 2005-2016 (%)

c2.png

Kaynak: BIS credit-to-GDP gapstatistics

 

Küresel finansal krizin ardından Çin ekonomisinin toparlanmasında temel rollerden birini krediler oynadı. Çin'de toplam kredilerin gayrı safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranı 2015 yılında %255'e ulaştı. Sadece iki yıl önce %220 düzeyinde olan Kredi/GSYH oranının buraya yükselmesinde ticari kredilerdeki sert artış etkili oldu. Küresel bankacılık sistemini düzenleyen BIS, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin'deki borç geri ödeme sorunlarının arttığını ve büyük bir krizin eşiğine gelindiğini söylemişti.

Forbes’de KennethRapoza’nın aktardığına göre,Francisco merkezli bir fonun yatırım danışmanı Andy Rothman BIS raporunun bulgularını onaylıyor ve borç krizi olasılığının ciddi olduğunu söylüyor. Ancak 2008’deki gibi bir finansal krizin çıkma olasılığının düşük olduğunu da ekliyor. Çin’de asıl sorun alanı şirket borçlarının yüksek olması. Finansal olmayan işletmelerin borçlarının GSYH’ya oranı 2008 krizi ertesinde likidite genişlemesinin başlamasından üç yıl sonra %97’den %127’ye çıktı. Şu anda Çinli şirketlerin borçlarının GSYH’ya oranı dünyadaki en yüksek oran olan  % 170 düzeyinde seyrediyor.

Batı ülkelerinde daha önce yaşanan borç problemleri ile Çin’in mevcut borç problemi arasındaki en büyük fark aşırı borç sorunun özel sektör işletmelerinin genelinde gözlenmemesi. Bunun yanında Çin’deki borçlanma bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi hane halkının tüketim harcamalarını finanse etmek için değil altyapı ile özel ve kamu sektörü yatırım harcamaları için kullanıldı. Çin’deki %48’lere ulaşan tasarruf oranlarıhane halkı borçlarının yükselmesini engelledi. (John Wong “China'sgreatpolicy dilemma: Moregrowthorlessdebt” Sep 10, 2016)

Çin’de şirket borçlarının üçte ikilik kısmı kamu bankalarının devlet şirketlerine verdiği borçlardan oluşuyor. Devletin kontrolünde olan bankalar yine devletin sahip olduğu şirketlere kamu altyapı projelerini finanse edebilmek için borç verdiler. Çin’de devletin sahip olduğu firmalar yüksek borçluluğu sahipken Alibaba ve Tencent gibi Çin’in yeni büyük özel şirketleri yüksek bir borçluluğa sahip değiller. Devletin sahip olduğu şirketlerin yüksek borçluluk oranı aynı zamanda devlete batık kredilerin yeniden yapılandırılmasının zamanlaması konusunda denetim yapma olanağı sağlıyor.

Çin’in borç sorununu ortadan kaldırmasının maliyeti yüksek olacak. Bu süreç ekonomik büyümenin giderek yavaşlamasına, daha yüksek volatiliteye ve daha yüksek kamu açıklarına neden olabilir ama son günlerde dilendirilmeye başlanan sert iniş ya da bankacılık krizi senaryoları pek olası görmeyen yorumlar da dikkat çekiyor.

Haber Analiz / Ertan Aksoy - Ekonomist 

 

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.