Goldman: TCMB için güvenilirlik testi

Goldman: TCMB için güvenilirlik testi

Goldman Sachs yayınladığı bir raporda bu haftaki PPK toplantısının bağımsızlık/kredibilite endişelerini çözmek için bir fırsat olabileceğini belirtti

A+A-

PPK'nin 22 Nisan Çarşamba günü toplanacağını hatırlatan Goldman Sachs, komitenin bütün faiz oranlarını değiştirmeden bırakacağını, gecelik kredi faizinin %10.75, 1 haftalık repo faizinin %7.50 ve gecelik borç faizinin yüzde 7.25 düzeyinde kalacağını öngördü.

Goldman, ayrıca yerel döviz piyasasındaki likidite koşullarının toparlanmasını amaçlayan bazı makro ihtiyati tedbirlerin alınmasını da önemsiz olmayan bir olasılık olarak niteledi. Özellikle TCMB'nin rezerv opisyon katsayılarını (ROC) ve TL zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarını artırabileceği ifade edildi. Ayırca merkez bankasının TL likidite koşullarını gerekirse daha da sıkılaştırmaya hazır olduğuna işaret edeceği ifade edildi.

Goldman bu önlemlerin TL'yi istikrara kavuşturmaya yetmeceğini beliterek, TL'nin süpriz bir kredi faizi artırımından destek bulmasının, daha yüksek fayda sağlamasının daha olası göründüğünü belirtti. "Ancak TCMB'den gelen son açıklamalarında yer alan ayrıntıların bu kez bir faiz atrırımından çok ince ayar yapacak olan araçların tercih edilebileceğine dair işaretler yer aldı" ifadeleri kullanıldı.

Goldman bu gelişme ve beklentiler ışığında TL'nin zayıflamaya devam etmesinin yüksek olasılık olduğunu ve bunun siyasi belirsizlikler ve daha derin hissedilen temel dengesizlikler ile kurların daha hareketli olacağını öngördü.

Goldman'ın raporu şöyle sürdü:
"Son yapılan PPK toplantısında TCMB bütün faiz oranlarını aynen bırakmış ve daha temkinli bir tonlama kullanmıştı. Bu tonlama ile enflasyondaki yukarı yönlü risklere dikkat çekilmiş, gıda ve enerji fiyatlarındaki volatilitenin etkileri üzerinde durulmuş ve küresel belirsizliklerdeki artış vurgulanmıştı. Makro gelişmeler ve piyasalardaki gelişmeler bir süredir negatif oluyor eve TCMB'nin temkinli duruşunu sürdürmesine yönelik ihtiyacın altını çiziyor.

İlk olarak TL siyasi belirsizlik nedeniyle baskı altında kalmaya devam etti ve Merkez Bankası'nın döviz rezervleri azalmayı sürdürdü. TCMB'nin brüt döviz rerzervi 122 milyar dolar ve net döviz rezervi 35 milyar dolara geriledi. Bu düzey para birimine sürdürülebilir bir destek sağllamaktan uzan bir rezerv düzeyi olarak görünüyor.

İkinci olarak Mart ayı enflasyon verisi yukarı yönlü bir sürpriz yaptı ve çekirdek enflasyon trendi daha az iyi huylu görünmeye başladı. Önemli bir diğer unsur da enflasyondaki yukarı yönlü sürpriz enflasyon beklentilerini olumsuz etkiledi. 12 aylık enflasyon beklentileri Nisan ayında yüzde 6.9 seviyesine yükseldi. Bu oran bir önceki ay yüzde 6.8 seviyesindeydi.

Üçüncü olarak Mart ayında PMI endeksi imalat üretiminde yavaşlamanın devam ettiğini gösterdi. Şubat ayı sanayi üretimi verisi ise yukarı yönlü sürpriz yapmıştı. Zira net hata ve noksan ile rezervler giriş olmamasının etkisiyle
geriliyor.

Stagflasyonist makro arka plan karşısında TL'nin ılımlı ve sürpriz bir kredi faizi artırımından (25-50 baz puan) TL'ye fayda sağlayabilir ve bu karar piyasalara merkez bankasının enflaysonu yüzde 5 düzyindeki hedef seviyeye çekmek için gereken her şeyi yapmaya hazır olduğu mesajını verebilir ve enflasyon beklentilerini çapalayabilir. Böylesi bir hareket piyasalar tarafından sürpriz olarak algılanabilir, merkez bankasının kredibilitesini atırır ve TCMB'ye para politikaları açısından daha fazla esneklik sağlayabilir.

Bunun gibi yine TCMB makro ihtiyati önlemlerle TL'yi desteklemeyi seçebilir. Bu bağlamda banka Rezerv Opsiyon Katsayılarını döviz piyasalarına daha fazla döviz enjekte edecek şekilde düşürebilir. Banka ayrıca TL'de zorunlu karşılık
oranlarının faizlerini artırabilir.

Bununla birlikte bu önlemlerin döviz kurlarını istikrara kavuşturma açısından etkili olacağını düşünmüyoruz. Kurlar halen zayıf piyasa güveninin ve daha derin makro dengesizliklerin baskısı altında. (Örneğin gerilemiş olmasına rağmen halen GSYİH'nın yüzde 5'i ile ciddi bir cari açık sözkonusu ve GSYİH'nın yüzde 50'si ile yüksek bir dış yükümlülük oranı yaşanıyor, yüksek enflasyon ve düşük verimlilik artışı gözleniyor.)

Bu gelişmeler ışığında TCMB'nin bu yıl faiz oranlarını değiştirmeyeceğini ve TL'nin baskı altında kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Buna bağlı olarak 12 aylık dolar/TL kuru beklentimizi 2.95 ve 2016 sonu beklentimiz 3.20 seviyesinde oluşuyor.

 

Bu haber toplam 731 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.