Hisse senedine verginin ayrıntıları

Hisse senedine verginin ayrıntıları

Hisse senetleri alım satım kazançlarında vergi gelecek. Peki temettü gelirlerinin vergilemesinde herhangi bir değişiklik olacak mı?

A+A-

1 Ocak 2016 tarihinden itibaren borsadan elde edilen hisse senetleri alım satım kazançlarında vergi gündeme gelebilir. Thelira yazarı Ekrem Öncü bugünkü köşesinde bu kanunun ayrıntılarına yer verdi. İşte Öncü'nün o yazısı;

Değerli okurlarımız bilindiği gibi 1 Kasım tarihinde seçime gidiyoruz. Ancak seçimden hemen sonra ekonomiyle ilgili acil olarak ele alınması gereken konular bulunmakta. Bunlardan bir tanesi de sermaye piyasalarının/menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi ile ilgili olan Gelir Vergisi Kanununun (GVK) Geçici 67’nci maddesi. Geçici 67’nci madde 1 Ocak 2006’dan itibaren yaklaşık 10 yıldır uygulanmaktadır ve 31.12.2015 tarihi itibariyle yürürlüğü sona erecektir. Eğer ki, Geçici 67’nci maddenin süresi uzatılmaz ise menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi önemli ölçüde değişecek ve stopaja tabi olmayan bazı menkul sermaye iratlarında stopaj söz konusu olacaktır ya da tersi durum doğabilecektir. Örneğin, borsa kazançlarında stopaj oranı Geçici 67’nci madde ile %0 olarak belirlenmişti. Bu maddenin süresinin uzatılmaması halinde 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren borsadan elde edilen hisse senetleri alım satım kazançlarında vergi gündeme gelecektir.

Bu yazımızda Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmamasının ne gibi sonuçlar doğuracağı kazanç türleri itibariyle ele alınacaktır.

HİSSE SENETLERİ ALIM SATIM KAZANÇLARINA VERGİ GELEBİLİR!

Hisse senetleri alım-satım kazançları Geçici 67’nci madde kapsamında tevkifata tabi olup, tevkifat oranı %0 olarak tespit edilmiştir.

Ayrıca, tam mükellef kurumlara ait olup, BİST’te işlem gören ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler tevkifata tabi olmayacağı gibi bu gelirler için Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 80’inci maddesi de uygulanmayacağından değer artış kazancı olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi de söz konusu olmayacaktır.

1/1/2006 tarihinden itibaren iktisap edilen hisse senetlerinin alım-satım kazançları Geçici 67’nci madde hükümleri çerçevesinde tevkifata tabidir. Gerçek kişilerin tevkifata tabi hisse senedi alım satım kazançlarına uygulanan tevkifat oranı, 2012/3141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca tüm tam ve dar mükellef gerçek kişiler için % 0 olarak belirlenmiştir. Söz konusu gelirler için yıllık veya münferit beyanname de verilmeyecektir.

1/1/2006 tarihinden önce iktisap edilen hisse senetleri alım-satım kazançları için Geçici 67’nci madde kapsamında tevkifat yapılması söz konusu değildir. Bu gelirler 31/12/2005 tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre vergilendirilecek olup, maliyet bedeli endekslemesi ve istisna uygulamasından sonra kalan tutar ne olursa olsun beyan edilecektir.

Özetleyecek olur isek, kazancı elde eden tam mükellef gerçek kişi ise,

Halihazırda Geçici 67’nci madde uyarınca Borsa İstanbulda (BİST) işlem gören;

- Menkul kıymet yatırım ortaklıkları hisse senetlerinin satışından sağlanan kazançlar % 10,

- Diğer hisse senetlerinden sağlanan kazançlar % 0,
oranında stopaja tabidir. Bu kazançlarda stopaj nihai vergi olarak kabul edildiği için kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilmemektedir.

Geçici 67’nin süresinin uzatılmaması halinde 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren, hisse senetlerinin satışından sağlanan kazançlardan stopaj yapılmayacaktır. Ama bu verginin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Aksine %0 olan stopaj oranı sona eriyorken kazancın tamamının vergilendirilmesi gündeme gelmektedir.

Hisse senetlerinde,
- ivazsız olarak iktisap edilenler ile
- tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulanlardan elde edilen kazanç tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir.

Bu iki durum haricinde ise BİST'te işlem gören hisse senetlerinin alım satım kazancında hiçbir istisna tutarı söz konusu olmadığından kazancın tamamının gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gündeme gelecektir. Beyan edilecek kazancın hesaplanması esnasında ise, alış ve satış tarihleri arasındaki Yİ-ÜFE farkının % 10'u geçmesi şartıyla maliyet bedelinin endekslenmesi yöntemi kullanılabilecektir.

Sonuç olarak, hisse senetleri alım satım kazançları Geçici 67’nci madde düzenlemesi ile %0 stopaja/vergiye tabi iken 1 Ocak 2016’dan itibaren elde edilecek kazançlar normal Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan edilecek ve gelir vergisi tarifesi üzerinden vergiye tabi olacaktır.

Kazancı elde eden dar mükellef gerçek kişi ise,

Geçici 67’nci madde uyarınca, BİST'te işlem gören hisse senetlerinin satışından dar mükellef gerçek kişiler tarafından sağlanan kazançlar da % 0 oranında stopaja tabidir. Stopaj dar mükellef gerçek kişiler açısından da nihai vergi olarak kabul edildiğinden kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilmez.

Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, dar mükellef gerçek kişiler açısından BİST'te işlem gören hisse senetlerinden sağlanan kazançlar üzerinden de stopaj yapılmayacaktır.

Dar mükellef gerçek kişiler tarafından BİST'te işlem gören hisse senetlerinin iki yıldan fazla süreyle elde tutulduktan sonra satılması durumunda da iki yıldan uzun sürede elden çıkarılan hisse senetleri nedeniyle elde edilen kazanç tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecektir. İki yıldan daha kısa sürede sürede satılanlardan ise işlem bazında hesaplanan kazancın tamamının münferit beyanname ile işlem tarihini takip eden 15 gün içerisinde beyan edilmesi ve hesaplanan gelir vergisinin de aynı süre içerisinde ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak ilgili ülke ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasındaki hükümlerin de dikkate alınması gerekecektir.

HİSSE SENEDİ TEMETTÜ GELİRLERİNE YENİ VERGİ GELİR Mİ?

Geçici 67’nci madde kapsamında, hisse senedi temettü gelirlerine stopaj yapılmamaktadır. Bu nedenle Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, tam mükellef gerçek kişiler ile dar mükellefler tarafından elde edilen temettü gelirlerinin vergilemesinde herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

DEVLET TAHVİLİ VE HAZİNE BONOSU FAİZLERİNE VE ALIM SATIM KAZANÇLARINA YENİ VERGİ YÜKÜ GELECEK MİDİR?

1/1/2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan; Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirleri Geçici 67’nci madde kapsamında % 10 oranında stopaja tabidir.

Geçici 67. madde uyarınca bu stopaj nihai vergi olarak kabul edildiğinden, söz konusu gelirler başka gelirler için beyanname verilmiş olsa dahi beyannameye dahil edilmemektedir.

Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, Devlet tahvili ve Hazine bonosu ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymet faizlerinden yapılan stopaj oranı % 0 (GVK 94/7) olacaktır.

Buna göre, Geçici 67’nci maddenin uzatılmaması halinde 1/1/2016’dan itibaren sayılan menkul kıymetlerden elde edilen faiz gelirlerinin beyan sınırını aşması durumunda, gelirin tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekecektir. Geçici 67’nci madde uyarınca yalnızca %10 stopaj yapılırken, beyanname ile beyan edilmesi halinde bu oran elde edilen gelirin miktarına göre %35’lik dilimden dahi vergilendirilebilecektir. Burada da bir vergi artışı söz konusu olacaktır.

1 Ocak 2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan; Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan alım satım kazançları da Geçici 67 % 10 oranında stopaja tabidir. Stopaj nihai vergileme olmaktadır.

Geçici 67’nin süresinin uzatılmaması durumunda vergileme bakımından faiz gelirlerine benzerdir. Ancak, alım satım kazancı için hiçbir istisna tutarı olmadığından, kazancın tamamı gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Beyan edilecek kazancın hesaplanması sırasında, alış ve satış tarihleri arasındaki Yİ-ÜFE farkının % 10'u geçmesi şartıyla maliyet bedelinin endekslenmesi yöntemi mümkün olabilecektir.

Geçici 67’nci madde uyarınca, 1 Ocak 2006 tarihinden sonra ihraç edilmiş olan; Devlet tahvili, Hazine bonosu, Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresi tarafından çıkarılan menkul kıymetlerden dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen faiz gelirleri % 10 oranında stopaja tabidir. Stopaj dar mükellef gerçek kişiler için nihai vergi olarak kabul edildiğinden kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilmemektedir.

Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmaz ise, dar mükelleflerin Devlet tahvili ve Hazine bonosu ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden elde ettikleri faiz gelirleri üzerinden % 0 (GVK 94) oranında stopaj yapılacaktır. Dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen bu gelirler beyanname ile beyan da edilmeyecektir (GVK Md. 86/2). Bu halde dar mükellef gerçek kişiler Geçici 67’nci madde ile uygulanan %10’luk stopajdan da kurtulmuş olacaklardır. Burada tam mükellef gerçek kişiler ile dar mükellef gerçek kişiler arasında da vergi yükü bakımından adaletsizlik gündeme gelecektir.

Geçici 67’nin süresinin uzatılmaması durumunda, dar mükellef gerçek kişiler tarafından söz konusu menkul kıymetlerden elde edilen alım satım kazançlarının tamamının münferit beyanname ile işlem tarihini takip eden 15 gün içerisinde beyan edilmesi ve hesaplanan gelir vergisinin de aynı süre içerisinde ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşması varsa anlaşma hükümleri de dikkate alınacaktır.

ÖZEL SEKTÖR TAHVİL FAİZ GELİRLERİ VE ALIM-SATIM KAZANÇLARINDA DURUM NEDİR?

Özel sektör tahviline ilişkin faiz gelirleriyle alım-satım kazançları Geçici 67’nci madde kapsamında %10 tevkifata tabidir. 1/1/2006 tarihinden itibaren yurt içinde ihraç edilen özel sektör tahvil/bono faiz gelirleri ve alım-satım kazançları aynı durumdaki Devlet tahvili/Hazine bonosu gelirleri gibi vergilendirilmektedir.

Ancak, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahviller ise, Gelir Vergisi Kanununun 75’inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı menkul sermaye iratları arasında tanımlanmış olmakla birlikte bahse konu tahviller Geçici 67’nci madde kapsamına giren menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı sayılmadığından, Geçici 67’nci madde kapsamında tevkifata tabi değillerdir. Bu çerçevede, tam mükellef kurumlar tarafından yurt dışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirlerinin vergilendirilmesinde, Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesi uyarınca tevkifat yapılacaktır. Yani tam mükellef kurumlar tarafından yurtdışında ihraç edilen tahvillerden elde edilen faiz gelirlerinin vergileme esaslarında herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, söz konusu menkul kıymet faiz gelirlerinden GVK 94. madde uyarınca % 10 oranında stopaj yapılacaktır. Ayrıca özel sektör tahvillerinden elde edilen faizlerin beyan edilmesi de söz konusu olacaktır. Buna göre elde edilen gelirlerin beyan sınırını aşması durumunda, gelirin tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekecektir.
GVK geçici 67. madde uyarınca, Türkiye'de ihraç edilen özel sektör tahvillerinden dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen faiz gelirleri % 10 (banka ve aracı kurum aracılığı olmaksızın ihraç edilenlerden % 10) oranında stopaja tabidir. Stopaj dar mükellef gerçek kişiler açısından nihai vergi olarak kabul edildiğinden kazancın tutarı ne olursa olsun beyan edilmez.

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, bu menkul kıymetlerin satışından sağlanan kazançlardan stopaj yapılmayacaktır. Alım satım kazancı için hiçbir istisna tutar da söz konusu olmadığından, kazancın tamamının gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekecektir. Beyan edilecek kazancın hesaplanması sırasında, alış ve satış tarihleri arasındaki Yİ-ÜFE farkının % 10'u geçmesi şartıyla maliyet bedelinin endekslenmesi yöntemi kullanılabilecektir.

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, Türkiye'de ihraç edilen özel sektör tahvillerinden elde edilen faiz gelirlerinden GVK 94 uyarınca % 10 oranında stopaj yapılacaktır. Dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen bu gelirler beyan edilmeyecektir (GVK md. 86/2).

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, söz konusu kazançlar üzerinden stopaj yapılmayacaktır. Bu nedenle dar mükellef gerçek kişiler tarafından söz konusu menkul kıymetlerden elde edilen alım satım kazançlarının tamamının münferit beyanname ile işlem tarihini takip eden 15 gün içerisinde beyan edilmesi ve hesaplanan gelir vergisinin de aynı süre içerisinde ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak ilgili ülke ile Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşmasının olması halinde anlaşmalarındaki hükümlerin de dikkate alınması gerekecektir.

MEVDUAT FAİZİ VE REPO GELİRLERİNİN DURUMU NE OLACAKTIR?

24/12/2012 tarihli ve 2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında yapılmış olan düzenlemeler çerçevesinde; elde edilen döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizler vadelere göre %18, %15 ve %13 oranlarında; mevduat faizleri de vadelere göre %15, %12 ve %10 oranlarında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir. Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

Repo işlemlerinden 2015 takvim yılında elde edilen gelirler % 15 oranında tevkifata tabi olup, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir. Tevkifat uygulamasında gelir sahibinin gerçek/tüzel kişi ya da tam/dar mükellef olmasının veya elde edilen gelirin vergiden istisna olup olmamasının önemi bulunmamaktadır.

Geçici 67 uyarınca stopaj nihai vergi olarak kabul edildiğinden, söz konusu gelirler beyan edilmemektedir. Yine başka gelirler dolayısıyla beyanname verilmiş olsa dahi, bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, mevduat faizleri, katılım bankalarınca katılma hesaplarına ödenen kâr payları ve repo gelirlerinden yapılan stopajın oranı % 15 (GVK 94) olacaktır.

Bu değişikliğin dışında yukarıdaki gelirlerin beyan edilmesi de söz konusu olacaktır. Buna göre elde edilen mevduat faizi, repo ve katılım bankası kâr paylarının beyan sınırını aşması durumunda, gelirin tamamının yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekecektir. Bu da elde edilecek gelir miktarına göre yeni vergi yükü doğurabilecektir. Yani vergi yükü beyan edilen tutara bağlı olarak %35’e kadar çıkabilecektir.

Geçici 67. maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, mevduat faizleri, katılım bankalarınca katılma hesaplarına ödenen kâr payları ve repo gelirlerinden yapılan stopajın oranı % 15 (GVK 94) olacaktır. Dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen bu gelirler beyan edilmeyecektir (GVK md. 86/2).

EUROBOND FAİZ VE ALIM SATIM KAZANÇLARI

Geçici 67 düzenlemesi, eurobondlardan elde edilen gelir ve kazançları kapsamamaktadır. Dolayısıyla Geçici 67’nci maddenin süresinin uzatılmaması durumunda, tam mükellef gerçek kişilerin eurobondlardan elde ettikleri faiz ve alım satım kazançlarının vergileme usulünde herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

Mevcut durumda, Geçici 67 uyarınca, dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından eurobondlardan elde edilen gelirler (faiz ve alım satım) beyana ve vergiye tabi değildir.

Geçici 67’nin süresinin uzatılmaması durumunda, dar mükelleflerin eurobondlardan elde ettikleri faiz gelirlerinin % 0 (GVK 94) oranında stopaja tabi olduğu kabul edilecektir. Dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen bu gelirler beyan da edilmeyecektir (GVK md. 86/2).

Eurobondların Türkiye'de satışından sağlanan alım satım kazançları ise stopaja tabi değildir. Bu nedenle dar mükellef gerçek kişiler tarafından söz konusu menkul kıymetlerden elde edilen alım satım kazançlarının tamamının münferit beyanname ile işlem tarihini takip eden 15 gün içerisinde beyan edilmesi ve hesaplanan gelir vergisinin de aynı süre içerisinde ödenmesi söz konusu olacaktır. Ancak ilgili ülke ile Çifte Vergilemeyi Önleme Anlaşması var ise anlaşma hükümleri de dikkate alınacaktır.

Sonuç olarak, seçimlere endekslenerek ekonomiyi göz ardı etmemiz mümkün olamaz. Temenni edelim ki, 1 Kasımdan itibaren hükümet hızlıca kurulsun ve finans piyasalarını çok ciddi şekilde etkileyecek olan Gelir Vergisi Kanunun 67’nci maddesinin süresi uzatılsın. Maddenin süresi de ancak yasal düzenleme ile yapılabilecektir.

Bu haber toplam 1657 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.