İlk Brexit sonuçları

İlk Brexit sonuçları

İngiltere'de milyonlarca seçmen, ülkenin AB'den çıkıp çıkmamasını oylamak için dün sandık başına gitti. TSİ 00:00'de oy verme işlemi sona erdi. İlk sandık başı anketlerine göre sonuç AB ile devam

A+A-

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden (AB) çıkıp çıkmamasını belirleyecek referandumda seçmenlerin oy kullanma işlemi tamamlandı.

YouGov araştırma şirketinin sandık başı anket sonuçlarına göre, AB'de kalmaya "evet" diyenler yüzde 52, "hayır" diyenler yüzde 48 oranında.

Avrupa Birliği'nden ayrılmak için yürütülen kampanyaların öncüsü Bağımsızlık Partisi lideri Nigel Farage, oylamanın aleyhlerine sonuçlanmaya daha yakın olduğunu açıkladı. İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ın AB üyeliğinin oylandığı referandumda, oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de (TSİ 09.00) başladı. Sandıkların saat 22.00’de (TSİ 00.00) kapanacağı referandumda, sonucun cuma sabahı netleşmesi bekleniyor.

İş çıkışında sandık başına gitmeye hazırlananlar, hava muhalefetiyle karşılaştı. Londra'da sağanak yağış nedeniyle bazı tren seferleri iptal edildi. Metro hattında da sık sık aksaklıklar yaşandı. Çalışanların, sandıklar kapanmadan oylarını kullanamamasının da sonuçları etkilemesi bekleniyor. 

Birleşik Krallık’ta yaşayan İrlanda ve Milletler Topluluğu üyesi ülkelerin vatandaşları ile yurt dışında yaşayan ancak son 15 yılda en az bir kez seçmen kaydı yaptırmış olan İngiliz vatandaşları da referandumda oy kullanabiliyor. Birleşik Krallık’ın deniz aşırı bağlı toprağı konumundaki Cebelitarık vatandaşları da referandumda oy verebiliyor.

Oy kullanma yaşının 18 olduğu Birleşik Krallık’ta toplam 46 milyon 499 bin 537 seçmen bulunuyor. İngiltere 39 milyon 956 bin 824 seçmenle Birleşik Krallık’taki en önemli seçmen oranına sahip, onu 3 milyon 988 bin 492 ile İskoçya, 2 milyon 270 bin 743 ile Galler, 1 milyon 260 bin 955 ile Kuzey İrlanda takip ediyor. Cebelitarık’ta ise 24 bin 117 seçmenin referandumda oy kullanması bekleniyor.

Referandumda seçmenler "Birleşik Krallık AB üyesi olarak kalmalı mı, yoksa AB'den ayrılmalı mı?" sorusunu yanıtlıyor.

AB’nin atası konumundaki Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) Fransa'nın iki vetosundan sonra 1973’te katılan Birleşik Krallık, AET üyeliğini 1975’te referanduma götürmüştü. 41 yıl önceki ilk referandumda sandıktan yüzde 67 “kalma” kararı çıkmıştı.

SON ANKETLER 'KALALIM' DİYOR

İngiltere merkezli sosyal araştırmalar merkezi Ipsos MORI'nin Standard gazetesi için yaptığı ankette, halkın yüzde 52'sinin AB'de kalmak, yüzde 48'inin ise AB'den ayrılmak istediğini söylüyor. Öte yandan oylama işlemi sürerken internetten Populus'un yaptığı anketin sonuçlarına göre ise yüzde 55 AB'de kalmayı desteklerken, yüzde 45'i ise birlikten ayrılmaktan yana gözüküyor. SurveyMonkey'nin online anketine göre ise yüzde 51 'kalalım, yüzde 46 'çıkalım' diyor.

cameron.jpg

BAŞBAKAN OYUNU KULLANDI

İngiltere Başbakanı David Cameron ve eşi Samantha oylarını ilk kullananlar arasında yer aldı. Sabahın erken saatlerinde oy verme merkezine girerken görüntülenen çift, oylarını kullandıktan sonra el ele dışarı çıkarken görüntülendi.

İNGİLİZ GAZETELERİ BU MANŞETLERLE ÇIKTI

Geçen hafta manşeti ve başyazısıyla seçmenleri AB'den ayrılma yönünde oy vermeye çağıran ülkenin en yüksek tirajlı tabloid gazetesi The Sun, bugün "Bağımsızlık Günü" manşetiyle yayımlandı. Birinci sayfasında Birleşik Krallık'ın Avrupa'dan daha büyük temsil edildiği bir haritaya yer veren gazete, seçmenlere "Birleşik Krallık'ı Avrupa'nın pençelerinden kurtarabilirsiniz." diye seslendi.

cameron2.jpg

 

Daily Express gazetesi de birinci sayfasının tamamını referanduma ayırdı. Birinci Dünya Savaşı'nda asker toplamak için kullanılan bir posteri referanduma uyarlayan gazete, Birleşik Krallık bayrağı üzerinde büyük puntolarla "Ülkenin sana ihtiyacı var. Ayrılma yönünde oy kullan!" çağrısına yer verdi.

Daily Mail gazetesi "En büyük dört AB yalanını ifşa ediyoruz" manşetiyle çıkarken, AB'de kalınmasından yana yürütülen kampanyayı eleştirmeyi tercih etti.

Ülkenin AB'de kalmasından yana kampanyaya destek veren The Guardian gazetesi bugün "Avrupa'da kalmak için son bir hamle" manşetiyle yayımlanırken, Avrupa'nın uydu fotoğrafına yer verdiği sürmanşetinde de "Kim olmak istiyoruz?" sorusunu sordu.

AB yanlısı yayın yapan Daily Mirror gazetesi de "Aileniz, çocuklarınız, emekliliğiniz, istihdam ve genel sağlık sistemini düşünün." uyarısını yaparak, "Karanlığa adım atmayın, kalmak için oy verin" manşetiyle çıktı.

Metro gazetesi "Britanya kararını veriyor" manşetiyle yayımlanırken, Daily Star gazetesi referandumun rakip figürleri Başbakan David Cameron ile eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'ın ağızlarının kırmızı birer çarpı ile kapatıldığı fotoğraflarına yer verdiği birinci sayfasında "Aylardır tehditlere, korkutmalara, yalanlara maruz kaldık. Nihayet söz sırası bizde." ifadelerini kullandı. 

Birinci sayfasını Avrupa'nın uydu fotoğrafıyla kaplayan The Times gazetesi "Hesaplaşma günü" manşetini atarken, son anketlere göre ülkenin kaderinin bıçak sırtında olduğunu yazdı.

GÖÇ VE EKONOMİ

Şubat ayında başlayan ikinci referandum sürecinde taraflar öncelikle göç, ekonomi, ülkenin küresel ağırlığı ve egemenlik konularında karşı karşıya geldi. Yılda 300 binden fazla net göç alan Birleşik Krallık’ta, hükümet bu sayıyı 100 bine indirmeyi vadettiyse de başaramadı.

AB'den ayrılma yanlıları, birlik üyesi olarak kalındığı sürece göçün kontrol altına alınamayacağını savunuyor.
Göçmenlerin başta sağlık olmak üzere kamu hizmetleri üzerinde baskı yarattığını savunan ayrılık yanlıları, AB’den gelen göçmenleri temel sorun olarak gösteriyor. AB’de kalınmasından yana olanlar ise göçmenlerin ödedikleri vergilerle Birleşik Krallık’a yükten ziyade katkı sağladığını savunuyor.

AB yanlıları, ortak pazarın imkanlarından yararlanılmak isteniliyorsa iş gücünün serbest dolaşımının da kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. İngiltere, toplam ihracatının yaklaşık yüzde 45'ini, toplam ithalatının ise yaklaşık yüzde 54'ünü AB ülkeleriyle yapıyor ve yaklaşık 2 milyon AB üyesi vatandaşı Birleşik Krallık'ta çalışıyor. AB’de kalınmasından yana olanlar 500 milyonluk ortak pazarın Birleşik Krallık ekonomisi için öneminin altını çiziyorlar.

Buna mukabil, birlikten ayrılma yanlıları Birleşik Krallık'ın AB düzenlemelerinin dışına çıkarak istediği ülkeyle istediği ticaret anlaşmasını yapma özgürlüğüne kavuşacağını savunuyor.

Birlikte kalma yanlıları, ayrılığın ülke ekonomisinde şok etkisi yapacağını ve milli gelirin yüzde 5-6 azalacağını öne sürerken ayrılık yanlıları ise benzer “felaket senaryolarının” 1999'da alınan avroya geçmeme kararının arifesinde de ortaya atıldığını ancak ülkenin kendi para birimini kullanmayı sürdürmesine karşın, kötü senaryoların gerçekleşmediğini hatırlatıyor.

KÜRESEL ROL VE EGEMENLİK

Birleşik Krallık’ın AB’de kalmasından yana olanlar ülkenin ancak birlik içinde kalması halinde küresel çapta alınacak önemli kararlarda söz hakkı olacağını, AB’den ayrılmanın ülkenin küresel meselelerde sesini kısacağını vurguluyor.
Ayrılık yanlıları ise NATO ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Birleşik Krallık’ın küresel rolünü koruyacağı görüşünde. AB’den ayrılma yanlıları birliğin ulus devletlerden aldığı yetkileri Brüksel’de topladığını ve bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne doğru evrildiğini öne sürüyor.

AB’de kalma yanlıları ise Birleşik Krallık’ın halihazırda kendi para birimini kullanmak ve Schengen Anlaşması'nın dışında kalmak suretiyle “özel statüye" sahip olduğunu, bir Avrupa Birleşik Devletleri içinde erimesinin söz konusu olmadığını savunuyor.

İNGİLTERE AB'DEN AYRILIRSA NE OLACAK?

Referandumun sonucu, İngiltere'nin AB'den çıkması yönünde olursa bunun hemen hayata geçirilmesi öngörülmüyor.
Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının 2 ila 10 yıl süreceği, bu süre içerisinde de İngiltere'nin AB kurallarına tabi olmaya devam edeceği belirtiliyor.

Birleşik Krallık’ın AB'den çıkması halinde İngiliz vatandaşlarının AB ülkelerine seyahat etmek için vize almaları gerekip gerekmeyeceği AB ile varılacak anlaşmaya bağlı olacak.

Ülke, birlikten çıkmasına karşın ortak pazarda kalmayı sürdürürse vatandaşları da AB ülkelerinde çalışmaya devam edebilecek. Ancak İngiliz hükümeti AB vatandaşlarına çalışma izni kısıtlaması getirirse kendi vatandaşlarının da AB ülkelerinde çalışmak için vize almaları gerekecek.

CAMERON'IN KOLTUĞU SALLANTIDA

Muhafazakar Parti hükümeti döneminde 43 yıl önce AET’ye üye olan Birleşik Krallık’ta referandumdan AB'den ayrılma sonucu çıkarsa ülke yine bir Muhafazakar Parti hükümeti döneminde birlikten ayrılmış olacak.

Geçen yıl yapılan genel seçim öncesinde AB konusunda referanduma gitme sözünü Muhafazakar Parti'nin seçim manifestosuna koyan Başbakan David Cameron, ülkesinin üyelik koşularını değiştirmek için birlik ile yeni bir müzakere süreci başlattı.

Müzakereler çerçevesinde AB'den egemenlik, göç ve siyasi birliğin dışında kalma başlıkları altında yeterli tavizleri aldığını savunan Cameron, tarihi 23 Haziran olarak ilan edilen referandumda ülkesinin birlikte kalması için kampanya yürüttü.

Partisini ve kabine üyelerini referandum konsunda serbest bırakan Cameron'ın karşısında, Adalet Bakanı Michael Gove ve eski Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'ın başını çektiği AB'den ayrılma yanlısı grup yer aldı.
Cameron'dan sonra Muhafazakar Parti'nin liderliği için güçlü adaylar arasında yer alan Johnson'ın, referandumda AB'den ayrılma sonucu çıkması halinde Cameron'ı istifaya zorlaması veya erken genel seçimin gündeme gelmesi ihtimali de bulunuyor.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.