Kadınlar kayıt dışı çalışıyor

Kadınlar kayıt dışı çalışıyor

Türkiye'de kayıtdışı çalışan kadınların toplam çalışan kadınlara oranı yüzde 52, kayıtdışı çalışan erkeklerin toplam çalışan erkeklere oranı ise yüzde 30 oldu

A+A-

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), çalışma hayatında kadınların konumunu ortaya koyan Kadın İstihdamı ve Güvencesizlik Raporuna göre, kayıtdışı çalışan kadınların toplam çalışan kadınlara oranı yüzde 52 seviyesindeyken, kayıtdışı çalışan erkeklerin toplam çalışan erkeklere oranı ise yüzde 30 seviyesinde olduğu belirtildi.

Raporda, TÜİK tarafından açıklanan Hanehalkı İşgücü Anketi Ekim 2013 dönem sonuçları üzerinden yapılan hesaplamalarla kadın istihdamındaki gelişmelerin, kadınların çalışma hayatında karşılaştığı güvencesiz ve esnek çalışma biçimlerindeki dönüşüm ve çalışma süreleri ele alındı. Raporda, işgücüne katılım oranının Ekim 2013 döneminde kadınlar için yüzde 30.7 düzeyinde olduğu, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre kadınlar için söz konusu oranın yüzde 0.1 puan azaldığı belirtildi.

İşsiz kadın sayısı artıyor

İstihdam edilen kadınların oranı, işgücüne katılan kadınların oranından daha fazla azaldığı belirtilen raporda, söz konusu oranın yüzde 27.2’den yüzde 26.7’ye gerilediği vurgulandı. Raporda, kadın işsizliğinin yüzde 12.7 olduğu, bu oranın kentlerde yüzde 17.4’e, tarım dışı kesimlerde ise yüzde 18.5 düzeyine ulaştığı ifade edildi.
Raporda, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre işgücüne katılan kadın sayısının 88 bin kişi ile sınırlı bir düzeyde artarken, istihdam edilenlerin sayısının 19 bin kişiye azaldığı, bunun sonucunda ise işsiz kadın sayısının 107 bini kişi arttığı belirtildi.

Yüksekokul mezunlarında iki katından fazla

İşsiz kadın sayısındaki artışın işgücüne katılan kadınların sayısından daha fazla olduğu kaydedilen raporda şunlar kaydedildi:
“Geniş tanımlı işsizlik verileri ile ele alındığında, son 1 yılda çalışma hayatına yeni katılmak isteyen kadınların yanı sıra, işgücü piyasalarına daha önce dahil olmuş kadınlar içerisinde de önemli sayıda kadın ya iş bulamamış ya da umutsuzluk ve diğer nedenlerle iş aramadığı için işgücü piyasalarının dışında kalmıştır. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre toplam işsiz sayısındaki artış 202 bin olurken, yeni işsizlerin yüzde 53’ü kadınlardır.

Umudu olmadığı için ya da diğer nedenlerle son 3 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ve iş başı yapmaya hazır olduğu halde bu nedenle işsiz sayılmayanların sayısı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre erkekler için 74 bin kişi azalırken, kadınlar için 65 bin kişi artmıştır. Buna göre geniş tanımlı işsizlerin sayısı kadınlar için 172 bin artarken, erkekler için sadece 20 bin kişi artmıştır. Bu verilerle birlikte yeni işsizlerin içinde kadınların oranı yüzde 90’a ulaşmaktadır.”
Raporda, yüksekokul mezunu kadınlarda işsizlik Ekim 2013 dönemi için yüzde 17 ile yüksekokul mezunu erkeklerin yüzde 8.3’lük oranının iki katıdan fazla olduğuna dikkat çekildi.

Çalışan kadınların yüzde 52'si kayıt dışı

Raporda, başta umudu kesik olanlar olmak üzere son 3 aydır iş arama kanallarını kullanmayan ancak işe başlamaya hazır olduğu halde işsiz sayılmayanların yüzde 61’i kadınlar olduğu, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 23’ün kadın olduğu vurgulandı. Raporda, kayıtdışı çalışan kadınların toplam çalışan kadınlara oranı yüzde 52 seviyesindeyken, kayıtdışı çalışan erkeklerin toplam çalışan erkeklere oranı ise yüzde 30 seviyesinde olduğu kaydedildi.

DİSK-AR, Kadın İstihdamı ve Güvencesizlik Raporu’nda kadın istihdamının artırılması, işsizliğinin azaltılması ve eşitsizliklerin giderilmesi için şu önerilerde bulundu:
“İşgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmelidir. Ev içi yaşlı, hasta ve çocuk bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır. Kapatılan tüm kamu kreşleri açılmalıdır. İş güvencesi herkes için mutlak bir hak olarak kabul edilmelidir.

Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm iş yerlerinde ücretsiz bakım evleri ve kreşler açılması zorunlu olmalıdır. Diğer çocuklu bireyler için her mahalleye ihtiyacı karşılayacak kadar kreş açılması amacıyla devlet kendisi girişimde bulunmalı, belediyelere yasal zorunluluk getirilmeli, 50’den az işçi çalıştıran işverenler de bu mahalle kreşlerine destek olmakla yükümlü olmalı, yurttaş girişimleriyle yaratılacak kreş kooperatifleri vb. alternatif çözüm arayışları özendirilmelidir.”

Yasal düzenleme şart

İş yerlerindeki çalışma düzeninin, kadınların ve erkeklerin çocuklarına bakma yükümlülüğüne uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği vurgulanan raporun devamında şunlar kaydedildi:

“Kadın ve erkek çalışanların, kendilerine ve ailelerine zaman ayırabilmeleri için yasal günlük/haftalık çalışma süreleri günde en fazla 7, haftada en fazla 35 saate indirilmeli, toplu ya da bireysel iş sözleşmeleri ile daha altında süreler kararlaştırılması özendirilmelidir. ‘Aile sorumlulukları’, ‘çocuk bakım yükümlülükleri’ gibi bahanelerle kadınlara esnek çalışma formları dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sendikal hak ve özgürlüklerin önündeki engeller kaldırılmalıdır.”

Bu haber toplam 562 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.