PPK: 'Enflasyon göstergeleri bir süre daha hedeflerin üstünde'

PPK: 'Enflasyon göstergeleri bir süre daha hedeflerin üstünde'

Para Politikası Kurulu, son aylarda yaşanan döviz kuru oynaklığına bağlı olarak enflasyon göstergelerinin bir süre daha hedefin üzerinde seyredeceği tahmininde bulundu. Kurul, bu durumun fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması için

A+A-

Para Politikası Kurulu (PPK), sermaye akımlarının zayıf seyrettiği dönemlerde faiz oynaklığını azaltmanın faydalı olacağı değerlendirmesinde bulundu. Bu yaklaşımın, küresel para politikalarından kaynaklanan belirsizliğin ekonomi üzerindeki etkilerini yumuşatmaya katkıda bulunacağına dikkat çeken Kurul, kısa vadeli piyasa faizlerinin daha öngörülebilir ve istikrarlı seyrettiği bir politika duruşunun benimsenmesi konusunda mutabık kalındığını bildirdi. Merkez Bankası Kasım ayı Para Politikası Kurulu toplantı özetini yayımladı. Buna göre Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde 1.80 oranında artarken yıllık enflasyon yüzde 7.71’e geriledi. Enflasyondaki bu düşüşte enerji grubu fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici oldu. Mayıs ayından itibaren yaşanan döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak temel enflasyon göstergelerindeki yükseliş sürdü.

Toplantı özetine göre gıda grubunda yıllık enflasyon yüzde 11.13’e yükseldi. Bu yükselişte taze meyve-sebze kaynaklı olmak üzere işlenmemiş gıda grubu belirleyici oldu. Böylece Ekim ayında işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu yüzde 14.95’e yükseldi. İşlenmiş gıda grubunda ise ekmek ve tahıl grubu fiyatlarındaki artışa karşın diğer işlenmiş gıda fiyat artışlarının azalmasına bağlı olarak yıllık enflasyon yüzde 8’e geriledi.

Ekim ayında enerji fiyatları büyük ölçüde uluslararası petrol fiyatları paralelinde azalan yurtiçi akaryakıt fiyatlarının etkisiyle yüzde 0.38 oranında azaldı. Bunun yanı sıra, geçen yılın aynı dönemindeki yüksek oranlı fiyat artışlarının etkisinin ortadan kalkmasıyla enerji grubu yıllık enflasyonu yüzde 2.14’e geriledi.
Hizmet grubu yıllık enflasyonu Ekim ayında yüzde 7.86’ya geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış veriler önceki aya kıyasla grup enflasyonu ana eğiliminde bir azalışa işaret etti. Temel mal grubunda ise döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak yıllık enflasyon yüzde 7.10’a yükseldi. Dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışları sürerken giyim grubunda mevsimsel fiyat artışı geçen yılların üstünde bir oranda gerçekleşti. Bu çerçevede, Ekim ayında temel enflasyon göstergeleri yüksek seyrini korudu.

Toplantı özetine göre son dönemde açıklanan veriler yılın üçüncü çeyreğinde özel nihai yurt içi talebin ılımlı bir eğilim sergilediğine işaret etti. Tüketim malları üretimi ve ithalatı üçüncü çeyrekte ikinci çeyreğe kıyasla artış gösterdi. Benzer şekilde, beyaz eşya ve otomobil satışlarına ait veriler de üçüncü çeyrekte tüketim talebinde artış gerçekleşti. Öte yandan, yatırımlar daha zayıf bir görünüm çizdi. Yatırım talebine ilişkin göstergelerden sermaye malları üretimi üçüncü çeyrekte geçen çeyreğin üzerinde gerçekleşse de bunun yurt içi talepten çok daha ziyade ihracata yönelik olduğuna gözlendi. Sermaye malları ithalatının üçüncü çeyrekte yüksek oranlı gerileme kaydetmesi de makine-teçhizat yatırımlarının henüz toparlanmadığına işaret etti.

Üretim tarafından bakıldığında ise üçüncü çeyrekte iktisadi faaliyette sınırlı bir yavaşlama olduğu gözlendi. Sanayi üretim endeksi Eylül ayında güçlü bir büyüme gösterse de bu gelişme Ağustos ayındaki belirgin azalışın telafisi niteliğinde oldu. Nitekim sanayi üretimi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla dönemlik bazda daha düşük bir artış gerçekleşti.
Son çeyreğe ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki ılımlı artışın süreceğine işaret etti. Ekim ayında PMI verileri yavaşlamaya işaret etse de, İktisadi Yönelim Anketi gelecek üç ay sipariş beklentileri hem iç piyasa hem de ihracat piyasası kaynaklı olmak üzere belirgin şekilde arttı. Özel kesim tüketim ve yatırım talebinde önemli rol oynayan güven kanalına ilişkin göstergelerden tüketici güven endeksi ve firmaların geleceğe yönelik yatırım beklentisinde de artış görüldü.
Kurul’a göre yakın dönem göstergeleri ihracatın ılımlı büyüme eğilimini koruduğunu gösterdi. Altın hariç ihracat miktar endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyrek ortalamasına göre ılımlı bir artış kaydetti. İhracatta önemli bir paya sahip olan Türkiye’nin ana ticaret ortağı Euro Bölgesi’nin uzun bir süredir zayıf seyreden ithalat talebinde son dönemde kısmi bir canlanma görüldü. Ayrıca, küresel PMI göstergeleri küresel ölçekte bir toparlanmaya işaret etti. Bu çerçevede, dış talep koşullarının önümüzdeki dönemde ihracata olumlu destek vereceği düşünüldü.

Dış ticaret ve cari denge öngörüler doğrultusunda seyretti. 12 ay birikimli olarak bakıldığında altın hariç ihracatın ılımlı artış eğilimini sürdürdüğü, altın hariç ithalatın ise göreli olarak daha sınırlı artışlar sergilediği gözlendi. Bu çerçevede, kısa vadede altın ticaretinden kaynaklanan baz etkisi nedeniyle yıllık birikimli cari açıkta artış beklense de, söz konusu etki hariç tutulduğunda cari işlemler açığındaki ılımlı iyileşme eğiliminin süreceği tahmin edildi.

Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranları tarım dışı istihdamdaki gerilemenin etkisiyle 2013 yılı üçüncü çeyreğinde ikinci çeyreğe kıyasla artış kaydetti. Söz konusu dönemde tarım dışı istihdamda genele yayılan bir yavaşlama gözlendi. Öte yandan, sanayi istihdamına ilişkin öncü göstergeler Eylül-Ekim döneminde olumlu yönde bir değişim sergilemekte ve istihdamdaki zayıflama eğiliminin yılın son çeyreğinde devam etmeyeceği yönünde sinyal verdi. Bununla birlikte, küresel ekonomiye dair belirsizlikler önümüzdeki dönemde yatırım ve istihdam artışını sınırlayabilecek bir unsur olarak önemini korudu.
Kurul, bu gelişmeler çerçevesinde, yurt içi nihai talebin ve ihracatın ılımlı büyüme eğilimlerini koruduğu değerlendirmesinde bulundu. Yılın üçüncü çeyreğinde iktisadi faaliyette sınırlı bir yavaşlama olduğu, son çeyreğe dair verilerin ise bir miktar toparlanmaya işaret ettiği belirtildi. Kurul, gelinen noktada toplam talep koşullarının enflasyon üzerinde aşağı veya yukarı yönlü belirgin bir baskı oluşturmadığını ifade etti.

Kurul, iktisadi faaliyetin seviyesinin yanı sıra kompozisyonunun da dış denge açısından yakından takip edildiğini bildirdi. Özete göre mevcut politika çerçevesi cari işlemler dengesini olumlu yönde etkiledi. Temkinli para politikası duruşunun, alınmakta olan makroihtiyati önlemlerin ve zayıf seyreden sermaye akımlarının etkisiyle yılın ikinci yarısında finansal koşullarda kayda değer bir sıkılaşma gözlendi. Önümüzdeki dönemde kredi büyüme hızlarının daha makul düzeylere geleceği öngörüldü. Bu doğrultuda, altın ticareti hariç tutulduğunda cari işlemler açığındaki ılımlı iyileşme eğiliminin süreceği tahmin edildi.

Son aylarda yaşanan döviz kuru oynaklığına bağlı olarak enflasyon göstergelerinin bir süre daha hedefin üzerinde seyredeceği tahmin edildi. Kurul, bu durumun fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması için temkinli duruşun güçlendirilmesine ve para piyasası faiz oranlarındaki oynaklığın azaltılmasına karar verdi.

Kurul, toplantı özetinde sermaye akımlarının zayıf seyrettiği dönemlerde faiz oynaklığını azaltmanın faydalı olacağını değerlendirmesinde bulundu. Bu yaklaşımın, küresel para politikalarından kaynaklanan belirsizliğin ekonomi üzerindeki etkilerini yumuşatmaya katkıda bulunacağı ifade edildi. Kısa vadeli piyasa faizlerinin daha öngörülebilir ve istikrarlı seyrettiği bir politika duruşunun benimsenmesi konusunda mutabık kalındı.

Kurul, mevcut sistemde gecelik piyasa faizlerinin koridorun üst sınırına yakın tutulduğu bir likidite yönetiminin, kısa vadeli faizlerdeki oynaklığı sınırlayacağı ve aynı zamanda daha temkinli bir para politikası duruşuna işaret edeceği değerlendirmesinde bulundu. Bu amaçla bir ay vadeli repo ihalelerine son verilerek piyasaya sağlanan fonlamanın ağırlıklı olarak gecelik vadede olacağı bir likidite yönetimi kurgulandı. Böylelikle, piyasaya verilen likiditenin kompozisyonu ayarlanarak bankalararası para piyasasındaki gecelik faiz oranlarının yüzde 7.75’e yakın seviyelerde oluşması sağlanacak. Alınan bu karar, gerek merkez bankası fonlamasının vadesini kısaltması, gerekse piyasanın marjinal fonlama maliyetini artırması nedeniyle sıkılaştırıcı etki yapacak.

Kurul, toplantı özetinde enflasyon görünümü orta vadeli hedeflerle uyumlu olana kadar para politikasındaki temkinli duruşun korunması gerektiğini belirtti. Kurul, gelinen noktada, parasal ve finansal koşullar bir arada değerlendirildiğinde mevcut para politikası duruşunun uygun olduğunu vurguladı.

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.