Rusya, Ukrayna sınırında tatbikata başladı

Rusya, Ukrayna sınırında tatbikata başladı

Rusya silahlı kuvvetleri, Ukrayna sınırındaki birliklerinin katılımıyla eğitim tatbikatına başladı

A+A-

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna sınırına yakın bölgelerde planlı eğitim tatbikatına başlandığını duyurdu.

Rus haber ajansı İtar-Tass'ın bildirdiğine göre, Bakanlık eğitim tatbikatını, askeri personelin ateş gücünün etkinleştirilmesi, düşman güçlerinin etkisiz duruma getirilmesi, mekanize piyade, topçu ve tank  birimlerinin zırhlı araçların kullanımının geliştirilmesi için yapıyor.

Ayrıca dağlık ve kış koşullarında yeni teknolojiyle donatılmış savaş araçlarının kullanımı, gece ve görüş mesafesinin düşük olduğu koşullarda hedefe zamanında ulaşma ve savaş taktikleri denenecek.

Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Vladimir Şamano da merkezi komuta tatbikatı kapsamında hava gücünün bir kısmınının Rostov bölgesine aktarılması emrini verdi. Rostov'daki Kuzminki birliğine paraşutla bin 500 asker, askeri araçlar ile çeşitli malzemeler indirildi.

Ukrayna sınıra yakın Rostov, Belgorod, Kursk ve Tambov bölgelerinde yapılan planlı tatbikat, mart ayının sonuna kadar sürecek. 

Avrupa Birliği (AB), 6 Mart’ta Ukrayna konusundaAB'den Rusya'ya yaptırım hazırlığı devlet ve hükümet başkanları seviyesinde yapılan zirvede üzerinde anlaşılan üç aşamalı stratejinin ikinci ayağı çerçevesinde Rusya’ya yaptırım uygulamaya yönelik hazırlık yapıyor.

AB liderleri, krize diyalog yoluyla çözüm bulunmasına katkı sağlamak amacıyla görüşmelere başlanmaması durumunda Rus yetkililere Birlik ülkelerine seyahat yasağı getirilmesi, mal varlıklarının dondurulması ve AB-Rusya Zirvesi’nin iptalinden oluşan üç yaptırımı devreye sokma kararı almışlardı.

Liderlerin aldığı kararlar çerçevesinde hazırlıkları başlatan AB ülkeleri, Kırım’ın Rusya’ya bağlanması konusunda pazar günü yapılacak referandumdan vazgeçilmemesi ve Rusya’nın uluslararası aracılarla görüşmeye başlamaması durumunda pazartesi günü yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında yaptırımları hayata geçirmeyi öngörüyor.

AB kaynakları, seyahat yasağı ve mal varlıklarının dondurulmasını “Ukrayna’nın egemenliğinin ihlalinden sorumlu olanlarla” sınırlı tutulacağının altını çizerken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ya da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov gibi isimlerin listede yer almayacağını belirtiyor.

AB’nin daha önce Libya ve Suriye’de hazırladığı ilk yaptırım listelerinde yaptığı gibi, Putin’e yakın çevrede bulunan askeri ve siyasi üst düzey yetkililerin listeye dahil edilmeleri bekleniyor. Rusya’nın işbirliği içine girmemesi halinde ise bu listenin genişletilmesi gündeme gelebilecek.

AB, olası yaptırımların etkisini artırabilmek için üçüncü ülkelerin de bu yaptırımlara paralel hareket etmelerini sağlamaya çalışıyor.

Ukrayna’daki krizde, özellikle de Kırım’daki durumda radikal bir değişiklik olmaması halinde AB dışişleri bakanlarının yaptırım kararlarına onay vermelerine kesin gözüyle bakılıyor.

AB’nin devreye sokmayı planladığı yaptırımlara rağmen Rusya’nın tavrını koruması halinde ise üç aşamalı stratejinin son ayağının da devreye sokulması ve silah ambargosu ile ekonomik boyutlu yaptırım kararı alınması olasılığı bulunuyor.

ABD Senatosu Ukrayna’ya desteği onayladı

ABD'de, Senato Dış ilişkiler Komitesi Ukrayna’ya destek paketiyle IMF reformunu kapsayan kanun tasarısını onayladı.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, Ukrayna’nın yeni hükümetine 1 milyar dolarlık kredi garantisi, Rusya’ya ekonomik yaptırımlar ve Uluslararası Para Fonu (IMF) reformunun kabulünü içeren tasarıyı 3 ret oyuna karşı 14 kabul oyuyla onayladı.  

Kanun tasarısına göre, hükümet karşıtı eylemler sırasında insan hakları ihlaline karışan, yolsuzluğa bulaşan veya Ukrayna’nın güvenliğine ve istikrarına zarar verecek eylemlerin içinde yer alan Rus veya Ukrayna vatandaşlarının ABD’deki mal varlıkları dondurulabilecek bu kişilere seyahat yasağı konabilecek veya vize başvuruları reddedilebilecek. Bazı senatörlerin önerdiği Rus bankalarının veya enerji firmalarının takibe alınması hükmü ise tasarıda yer almadı.  

Tasarı, ABD yetkililerince Ukrayna’ya doğrudan finansal yardımının yanı sıra 1 milyar dolarlık kredi garantisi sağlanması ve bu ülkeden çalınmış varlıkların iadesine destek verilmesini de karara bağlıyor.

Kanun tasarısı aynı zamanda 2010 yılında IMF tarafından önerilen ve ABD dışında tüm ülkeler tarafından kabul edilmiş olan reform paketini de onaylıyor. IMF reform paketi, gelişmekte olan ülkelerin karar alma sürecindeki ağırlığını artırırken kurumun finansal kaynaklarını da genişletiyor.

Gözlemciler, oylanmak için Senato genel kuruluna giden kanun tasarısının önümüzdeki hafta sonunda başlayacak kongre tatilinden önce gündeme alınıp alınmayacağının henüz net olmadığını belirtiyor. Tasarı Senato’dan geçtikten sonra Temsilciler Meclisi'nde de kabul edilirse kanun haline gelecek.

ABD Hazine Bakanı Jack Lew ve IMF Başkanı Christine Lagarde ayrı ayrı yayınladıkları açıklamalarda, Ukrayna’ya desteği ve IMF reformunun kabulünü içeren kanun tasarısının Senato Dış İlişkiler Komitesi'nde kabul edilmesinden duydukları memnuniyeti bildirdiler.

Putin Ukrayna'yı istiyor

Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, “Putin’in ilk planı Kırım’ın yönetimini ele almak ancak o daha da ileri gidebilir. Başkent Kiev dahil, tüm Ukrayna’yı nasıl ele geçirebileceğine dair kesinlikle diğer planları var” dedi.

Yatsenyuk, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Barack Obama ile görüştükten sonra gazetecilere açıklamada bulundu. Rusya'nın Kırım'daki askeri birliklerini geri çekmesi gerektiğini vurgulayan Yatsenyuk, şöyle konuştu:

"Rusya'nın askerlerini geri çekmesinin siyasi ve diplomatik araçlarla gerçekleşmesinin en iyi şans olduğuna hala inanıyoruz. Rusya'nın bu tür gerçek bir görüşmeye istekli olmadığını anlıyoruz ancak 21'inci yüzyılda, tüm uluslararası anlaşmaları ihlal ederek, BM Sözleşmesi'ni çiğneyerek ve hiçbir sebebi ve temeli bulunmadan bağımsız bir ülkeye müdahale ederek Ukrayna topraklarında Rus askerlerinin bulunması kabul edilemez."   

 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e seslenen Yatsenyuk, "Bu savaş duvarını, gözdağı ve askeri saldırıyı bitirin. Duralım, sakinleşelim" diye konuştu. 

Yatsenyuk, Obama ile görüşmesinin ardından düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi’nde konuştu. Beyaz Saray’daki görüşmesinin oldukça faydalı geçtiğini belirten Yatsenyuk, Başkan Obama ile “açık, samimi” bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Ülkesinin “dramatik” bir süreç geçirdiğine vurgu yapan Yatsenyuk, yaşananların sadece Ukrayna ile Rusya’yı ilgilendirmediğini dile getirdi. Yatsenyuk, “Bu, Ukrayna ile Rusya ile arasında olan bir kriz değil, bu aynı zamanda bir küresel kriz” dedi.

Rusya’nın Kırım’daki askeri güçlerini geri çekmesini ve bir an önce müzakerelere başlaması çağrısını yineleyen Yatsenyuk, Ukrayna hükümetinin açık bir diyaloğa hazır olduğunu kaydetti.

Yatsenyuk, Ukrayna halkının ülkenin geleceğini şekillendireceğini dile getirerek, “Biz hiçbir zaman teslim olmayacağız” ifadesini kullandı.

Putin’in farklı planları var

Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle ilgili, bunun geçen yüzyılın en büyük felaketi olduğunu söylediğini hatırlatan Yatsenyuk, “Bu yüzyılın en büyük felaketi ise Sovyetler Birliği’nin yeniden inşa edilmesi olacaktır” açıklamasında bulundu. Putin’in farklı planları olduğunu ileri süren Yatsenyuk, “Putin’in ilk planı Kırım’ın yönetimini ele almak ancak o daha da ileri gidebilir. Başkent Kiev dahil, tüm Ukrayna’yı nasıl ele geçirebileceğine dair kesinlikle diğer planları var” değerlendirmesinde bulundu.

Kırım’daki son duruma da değinen Yatsenyuk, Kırım’da meşru bir hükümetin olmadığını, yaklaşık 18 bin Rus askerinin bulunduğunu belirtti. Yatsenyuk, hafta sonu yapılacak referandumla ilgili olarak ise “Kırım’daki referandumun meşruluğu bulunmuyor ve anayasaya aykırı” ifadesini kullandı.

Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olduğunun altını çizen Yatsenyuk, Kırım’a gıda, elektrik ve su vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Ukrayna Başbakanı, gerginliği tırmandıracak adımlardan da kaçınılması uyarısında bulundu. Yatsenyuk, “Savaştan kaçınmak için yapabileceğimiz her şeyi yapmalıyız, çünkü kan akmaya başladı mı, bunun sonu gelmeyecektir. Kan akmasını önlemek bizim önceliğimiz ama bunda başarısızlığa uğranırsa kan dökülmesi yayılacaktır" dedi.

 

Bu haber toplam 397 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.