Sermaye hareketlerine sınır intihardır

Sermaye hareketlerine sınır intihardır

Başbakan Yardımcısı Babacan, Erdoğan'ın ekonomide alternatif planları olduğunu açıklamasının ardından ortaya atılan sermaye hareketlerine kısıtlama getirilebileceğine yönelik söylentilerin kesinlikle doğru olmadığını olmayacağını söyledi.

A+A-

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ekonomide alternatif planları olduğunu açıklamasının ardından ortaya atılan sermaye hareketlerine kısıtlama getirilebileceğine yönelik söylentilerin kesinlikle doğru olmadığını olmayacağını söyledi.

Kanal 24 televizyonunun canlı yayınında soru yanıtlayan Babacan, işlerin en iyi olduğu dönemlerde bile en kötü senaryolar için alternatif planlarının her zaman olduğunu, hiç bir zaman çaresizliğin söz konusu olmadığını belirterek, "Ama (bu planlar arasında) nelerin olmadığına vurgu yapmakta fayda var" dedi ve şöyle dedi:

"Türkiye'yi sermaye hareketlerine kapattığınız zaman, Türkiye'nin büyümesi diye bir şey söz konusu değil; tam tersine negatif büyümeyle daralan bir ülke oluruz. Dolayısıyla sermaye hareketleriyle ilgili bir kısıtlama Türkiye ekonomisi için bir intihardır, kesinlikle böyle bir şey yok.

"Böylesi 11 yıllık geçmişi olan bir hükümetin, tamamen ülke ekonomisi öldürecek bir adım atması; bunu düşünmesi dahi mümkün değil. Zaten bu söylentilerin piyasa üzerinde etkisi olmadı."

TCMB'nin bağımsızlığının değiştirilmesi mümkün değil

 

Babacan, TCMB'nin yapısının veya bağımsızlığının değiştirilmesinin de yapılması mümkün olmayanlar arasında bulunduğunu söyledi ve "Merkez Bankası bağımsızlığını değiştirdiğiniz zaman, ciddi bir öngörülemezlik meydana gelir ve yatırımcı ciddi cevap verir. Bu, bizim parti programımızda açıkça yazan bir konudur... Bunun dışında bir adım bütün verdiğimiz sözleri inkar etmek demektir" dedi.

"Yapılmayacakların neler olduğunu ortaya koyalım ki; olacaklar konusunda seçenek çok, çalışmalar bittiği zaman Başbakan açıklar" diyen Babacan, ekonomik ve sosyal konulara ilişkin bir düzenleme paketi üzerinde çalışıldığı haberleri ile ilgili olarak ise şunları söyledi:

"Bizim içimizde paket anlamında bir çalışma yok ama biz sürekli olarak reel sektörün beklentilerini, şikayetlerini sürekli dinliyoruz; talepleriyle ilgili düzenlemeleri zaten yapa yapa ilerliyoruz. Paket deyince şunu anlıyorum; memlekette kriz olur, onu çözmek için krizi çözme paketi ortaya çıkar. Kriz diye ifade edeceğimiz bir ortam yok ki; bir kriz paketi ortaya koyalım... Zaten sürekli yaptığımız çalışmalarımızı peyderpey yaptıkça göreceksiniz."

Bunun, herhangi bir adım atılmayacağı anlamına da gelmediğini söyleyen Babacan, "Merkez Bankası'nın son adımları, bir haftalık sonuçlara bakacak olursak; piyasalar tarafından oldukça olumlu karşılandı" dedi.

Merkez Bankası'nın çok çeşitli enstrümanı bulunduğunu, gerekirse yeni adımlar atabileceğini her zaman söylediklerini belirten Babacan, "Bu konuda belki biraz farklı düşünceler de vardı; son atılan adımlar gösteriyor ki; o gün ekonominin gereği, gerçeği neyse o gün için atmak gerekiyor" diye konuştu.

Plan revizyonu yapılabilir

OVP revizyonu ile ilgili dek konuşan Babacan; "Mart ayının sonu gelir, ilk çeyrekteki bütün verileri alırız, seçimler geçer,.. o günkü piyasa göstergelerine, gelişmelere bakarız; ancak o gün, o da eğer gerekirse, bir revizyon olabilir" dedi.

Babacan, siyasette iki ayın uzun bir süre olduğunu, o güne kadar gelişmelerin neler olacağına dair kati ifadeler kullanmanın güç olduğunu belirterek, "30 Mart'a kadar siyasi hareketlilik olabilir... ama biz bu tür bir siyasi hareketlilik beklemiyorduk açıkçası. Beklemediğimiz bir noktadan, beklemediğimiz bir açıdan geldi" dedi.

Babacan, "13 Aralık'tan dün akşama kadar halka açık şirketlerin değeri 60.25 milyar dolar düştü, kur arttı; ancak net anlamda Türkiye'den çıkış son derece sınırlı" diye konuştu.

Babacan, "İçişleri ve Adalet Bakanlığı 17 Aralık'tan sonraki birkaç hafta içinde hızlı adımlar atmamış olsaydı; bugün çok daha kötü durumda olabilirdik" diye konuştu.

Enerji fiyatları yükseldi

Kur artışlarının ne kadar kalıcı olduğunun bilinmemesi sebebiyle bugüne kadar enerji maliyetlerine oluşan artışları nihai fiyatlara yansıtmadıklarını söyleyen Babacan, "Enerjide kur artışlarından gelen maliyet artışını bugüne kadar sineye çektik. BOTAŞ şu ana kadar kendi iç bünyesinden bu farkı karşıladı" dedi.

Babacan, bunun ilelebet sürdürülebilir olmadığını da belirterek, "Biraz da önümüzdeki bir-iki ayın ekonomik gelişmelerine bakmak gerekiyor" diye konuştu.

Bu haber toplam 413 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.