Türkiye problem çözmede OECD sonuncusu

Türkiye problem çözmede OECD sonuncusu

Yetişkinlerin okuduğunu ve rakamları anlama işyerinde problem çözme becerilerini ölçen araştırma Türkiye’nin kötü performansını ortaya koydu

A+A-

OECD’nin işyerinde yetişkinlerin becerilerini ölçen araştırmasına göre Türkiye, okuduğunu anlama, rakamları anlama ve problem çözmede sınıfta kaldı. 15 yaş grubundaki öğrencileri karşılaştıran PISA araştırmasında ortalamanın altında kalan Türkiye’de yetişkinler daha da kötü bir performans gösterdi.

40 ülkede 5’er biner yetişkinle yapılan görüşmeler neticesinde şekillenen PIAAC araştırmasına göre, okuryazarlık (işyerinde anlama-anlatım, anladığını uygulama), matematik ve teknoloji kullanım becerisi olmak üzere 3 alanda beceriler ölçüldü.

Türkiye, işyerinde problem çözme ve teknolojiyi kullanmada 8 puanla OECD sonuncusu olurken, ortalama puan 31 çıktı. Çalışanların sadece yüzde 8’i bu alanda yetkin çıkarken, yetişkinlerin yüzde 40’ı işyerinde hiç bilgisayar deneyimi olmadığını söyledi.

Bu oran OECD ülkeleri arasında en yüksek oran olarak dikkat çekerken, yetişkinlerin yüzde 45.7’si okuduğunu anlamada en kötü seviyede yer aldı. OECD ortalamasında bu oran yüzde 18.9 olurken, Türkiye sondan üçüncü sırada oldu. Rakamları anlamada (ki bu kategoride sayma, sıralama, basit aritmetik işlemler soruluyor) en kötü seviyede performans gösteren Türkler’in oranı da yüzde 50.2 oldu.

Sadece 16-24 yaş arası dikkate alındığında Türkiye’nin beceri performansı bir nebze iyileşiyor. Okuryazarlık becerisinde ortalama puan 268; Türkiye’nin puanı 227 çıkarken, sadece 16-24 yaş arasında Türkiye’nin puanı 237’ye yükseldi. Bu kategoride OECD ortalaması da 275’e yükseldi. Aradaki farkın en yüksek olduğu yaş grubu 35-44 yaş arası. Bu yaş grubunda Türkiye ile OECD ortalaması arasında 48 puanlık bir fark çıktı.

OKURYAZAR TÜRKLER, SİYASETE ETKİ ETTİĞİNE İNANMIYOR

OECD’de okuryazarlık becerileri arttıkça siyasete etki ettiğine dair inanç, güven duygusu, gönüllü etkinliklere katılma gibi ekonomik olmayan eğilimler güçleniyor ama Türkiye’de bu ilişki zayıf. OECD ortalamasına göre okuryazarlık durumu en iyi olan kategoridekilerin yüzde 48’i siyasi süreçlere etki edebildiklerine inanırken, Türkiye’de bu oran yüzde 23. Üstelik bu oran tüm okuryazar seviyelerinde aşağı yukarı aynı.

CİNSİYETLER ARASI BÜYÜK UÇURUM TÜRKİYE'DE 

Kadın ve erkek arasında performansta en büyük uçurum Türkiye’de. Türkiye’de erkekler 3 alanda da, yani okuduğunu anlama, rakamları anlama ve problem çözmede açık ara kadınlardan daha iyi skor elde etmiş durumda.

BECERİSİ EN YÜKSEK OLAN TÜRKLER SAATTE EN FAZLA 16 DOLAR KAZANIYOR

Bilgiyi işleme becerisi ile ücret ilişkisi Türkiye’de çok güçlü. Satın alma gücü paritesine göre düzenlenmiş saatlik ücretler baz alınarak yapılan sıralamada, Türkiye’de en iyi ücret alanlar arasında en yüksek okuryazarlık seviyesine sahip olanların aldığı saatlik ücret 16 dolar iken en iyi ücret alan en düşük okuryazarlık seviyesine sahip olanların aldığı saatlik ücret ise 6 dolar. Öte yandan, aynı okuryazarlık seviyesine sahip çalışanlar arasında dikkat çekici büyüklükte ücret farklılıkları var. Örneğin, okuryazarlık seviyesinde 5 kategoriden 2’nci kategoride yer alan bir çalışan okuryazarlık seviyesinde en yüksek kategoriye mensup bir kişiyle aynı ücreti (9 dolar) kazanabiliyor. Bu da, Türkiye’de çalışanların kazandığı ücretlerin başka unsurlar tarafından da belirlenebildiğini ortaya koyuyor.

Bu haber toplam 274 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.