Ünlü Fransız şirket IŞİD'e vergi ödemiş

Ünlü Fransız şirket IŞİD'e vergi ödemiş

Fransız şirketi Lafarge'ın IŞİD'i finanse ettiği üstelik pazarlığın Charlie Hebdo saldırısının yapıldığı gün Paris'te gerçekleştirildiği ortaya çıktı

A+A-

Fransız Le Monde gazetesi, Fransız inşaat şirketi, dünyanın bir numaralı çimento devi Lafarge'ın 2013 baharından Eylül 2014'e kadar bir yıldan daha uzun süre bölgedeki işlerinin devam edebilmesi için IŞİD'i finanse ettiğini ortaya çıkardı. Le Monde, Fransız çimento devinin IŞİD'den petrol ve malzeme satın aldığını,geçiş hakkı ödediğini yazdı. Gazete, IŞİD'in el koyduğu fabrikanın 2015'te bölgeyi ele geçiren PYD güçlerinin kontrolüne geçtiğini, şimdi ise Fransız ve Kürt güçlerinin fabrikayı "askeri üs" olarak kullandığını açıkladı.

Le Monde gazetesinin manşetten verdiği haberde, 2010 yılında, Suriye'nin kuzeyindeki Celabiye kentinde bir çimento fabrikası açan Fransız Lafarge şirketi, IŞİD'in 2013 yılında bölgeyi kontrolü altına almasının ardından, fabrikanın faaliyetlerini sürdürebilmesi için IŞİD'e maddi ödemede bulundu. Lafarge'ın yerel yönetimi, malzeme taşıyan kamyonlarının her geçişinde yüklü bir geçiş parası ödemiş. Ayrıca çimento üretimi için kullanılan kaya, petrol gibi hammaddeler için de yüksek miktarda vergi vermiş.

Fabrikanın kontrolünü 2014'te ele geçiren IŞİD, Lafarge'dan 2014 yılındaki karının yüzde 15'ini vergi olarak istemiş. Ancak Lafarge bunu reddedince, IŞİD fabrikaya el koymuş.

Lafarge'ın Celabiye kentinde kurduğu çimento fabrikası Orta Doğu'nun en modern ve büyük fabrikalarından birisi olarak değerlendiriliyor. Fabrikanın yıllık üretim kapasitesi 2,6 milyon ton çimento. Fabrika, 600 milyon Euroluk yatırım bedeli ile petrol sektörü dışında, Suriye'de yapılan en büyük yatırım olarak değerlendiriliyor.

Le Monde, çimento fabrikasının güvenliğinin önce Suriye rejimi tarafından, ardından da 2014 yazından itibaren PYD'nin silahlı kolu YPG tarafından korunduğuna dikkat çekiyor. IŞİD'in kafa keserek infaz yapmaya ve Suriye'de ilerlemeye başladığı 2013 yılından itibaren durum kontrolden çıkıyor ve Lafarge'ın çimento üretimi yavaşlıyor. Fakat savaş nedeniyle çimento fiyatları 50 kg'lık torbası 250 Suriye lirasından 550 liraya yükseliyor.

IŞİD'in Rakka ve Manbiç kentlerini ele geçirmesinin ardından Lafarge, Ahmed Jaloudi adında bir aracı göndererek IŞİD ile pazarlık masasına oturuyor.Pazarlıklara Ahmad Jaal da aracı oluyor.

Gaziantep, Ürdün ve Manbiç kentleri arasında mekik dokuyan aracı Jaloudi, Suriye Lafarge direktörü Frédéric Jolibois'ya 28Ağustos 2014 tarihinde gönderdiği mektupta, "IŞİD bizim işçilerin bir listesini istiyor. Bir kaç gün için izin koparmaya çalıştım ama reddettiler. Tele konferans öneriyorum" diyor.

IŞİD ile pazarlıkların ardından Lafarge kamyonlarının geçişi için, IŞİD'in "Halep vilayeti mali sorumlusundan" tamponlu bir geçiş belgesi elde eden Lafarge, rahatlıkla ham madde ulaşımını sağlıyor. Le Monde'a konuşan kaynaklar, "Lafarge'ın çimento yapımı için hergün yüzlerce kamyon kalker kayalık satın alıyor. Bunların geçişi için IŞİD'e para ödüyor. Kalker kayalıkları ise 2012'den itibaren Kürtler'in kontrol ettiği bölgeden Kürt işadamlarından alınıyordu. Çimento yapımı ve taşınması için gereken petrolü ise Rakka ve Dar ez Zor'da IŞİD'den almaktan başka çaresi yoktu" diye anlatıyor.

Lafarge'ın Eylül 2014'te 2 aylık vergi bedeli 30 bin euro'yu geciktirmesi üzerine aracı Ahmad Jamal, bunu Lafarge’ın Suriye yetkililerine bildirerek "Çok tehlikeli bir durum" olduğuna dikkat çekiyor.

"Savaş fırsatçısı" ve "Dr. Talip"

Lafarge'ın aracısı Ahmad Jamal, yerel halk tarafından "savaş fırsatçısı" olarak biliniyor. Rakka kökenli Jamal, IŞİD ve yerel iş adamlarıyla güçlü ilişki kurarak savaş koşullarını kendi lehine kullanan bir isim olarak tanımlanıyor. Jamal, 9 Eylül 2014'te Lafarge'a gönderdiği mektupta "Dr. Talip Kürtleri ve diğer tarafları sakinleştirmek için elinden geleni yapsa da, Lafarge'ın ateşle oynadığını, söz verdiği vergilerini bir an evvel göndermesi gerektiğini, Lafarge'ın borcunu dolar ve euro cinsinden Lübnan'daki Dr. Talip'in hesabına yatırmasını" istiyor.

Dr. Talip diye adı geçen Amro Talip ise, 28 yaşında, Suriye asıllı Kanadlı genç bir iş adamı. Harvard Hukuk Fakültesi'nin "Suriye'de çözüm" konferansa çağırdığı Amro Talip, kendisini "Suriye hükumeti ve Lafarge şirketi çevre yönetimi danışmanı, Türkiye'de Suriye sınırına yakın bir bölgede kurulan bir ithalat-ihracat şirketinin de sahibi" olarak tanıtıyor.

Haberde, Türkiye ismi de sık sık bu kişilerin giriş çıkışları sırasında ya da IŞİD'in petrol ticareti ile ilgili olarak geçiyor.

Charlie Hebdo saldırısı günü Paris'te Lafarge ile pazarlık

19 Eylül'de IŞİD fabrikaya giriyor, işçilerin bir bölümünü çıkartıyor. Lafarge fabrikayı terkediyor. IŞİD Lafarge'ın depolarındaki çimentoları satıyor, fabrika parçalanarak satılıyor. Le Monde "Siloların açılış kodlarını kimin verdiğini ise tanrı biliyor" diyerek IŞİD'in içeride adamları olduğunu da ima ediyor.

Gazetenin "intteligence online" sitesine dayandırarak verdiği bilgiye göre, bir süre sonra Amro Talip Lafarge yönetimi ile kontağa geçiyor ve fabrikanın yeni sahiplerinin yönetimi altında, yüzde 15 üretim payı vermeleri karşılığında, yeniden üretime geçmeyi öneriyor. Ancak Lafarge bu öneriyi reddediyor.

Amro Talip 7 Ocak 2015'te, Charlie Hebdo saldırısının olduğu aynı gün, Lafarge'ın Paris'teki bürosuna gelerek bizzat yöneticilerle konuşuyor. Olanlar karşısında korkan Lafarge yönetimi Talip ile bütün bağlantılarını kesiyor. Fabrikanın malzemeleri sökülüp satılıyor, araçları yağmalanıyor, bir süre sonra bölgenin kontrolü YPG'ye geçince IŞİD bölgeden kovuluyor. YPG, fabrikayı işletmiyor ve alanın "askeri alan" olduğunu belirterek kimseyi de fabrikaya yaklaştırmıyor.

Bütün bu iddialar hakkında Le Monde'a konuşan Lafarge iletişim sorumlusu Sabine Wacquez, "Suriye'deki durum 2013-2014 yıllarında çok karmaşık ve farklıydı. Bu konudaki bilgileri doğrulamak için konuşmamız gereken kişilere şimdi ulaşamıyoruz. Fabrika 2014'ten bu yana kapalı" yanıtını verdi.

PYD arması takan Amerikan askerleri fabrikada

Le Monde, fabrikanın şimdiki durumunu anlatan ek haberde de, Türkiye ile Amerika'nın tartışmasına neden olan "PYD armalı Amerikan askerleri" krizinin bu fabrika ve civarında baş gösterdiğini yazıyor.

Görgü tanıkları fabrikada olanları Le Monde'a, "Fabrikadan sürekli, Peşmergelerin elindeki Toyota kamyonetlere benzer araçlar girip çıkıyor. YPG'nin araçlarından farklı. Bazıları mitrayözle donatılmış. Bazen silahlılar, bazen silahsız. Bazen da konvoylar halinde çıkıyorlar" diyor.

Mayıs ayı sonunda AFP için çalışan bir foto muhabiri, pek çok Toyota kamyonet görüyor. Foto muhabiri Amerikalı askerleri, üniformalarında Kürt yerel güçlerinin amblemleriyle, yerel askerlerle birlikte çekiyor.

Gazete, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun kendi sınırlarına yakın bölgede böylesine bir alan yaratılmasından duyduğu rahatsızlığı Amerikalı muhataplarına ilettiğini, Pentagon'un da durumdn rahatsız olduğunu ve askerlerine bu amblemleri takmalarını yasakladığını anlatıyor.

Kürt mililsler ise fabrika civarında İngiliz, Fransız ve Amerikan askerleri olduğunu doğruluyor. Le Monde, "Rakka devrimci güçleri ile Türkiye'nin güneyinde bulunan batı istihbaratları arasında genç bir Suriyeli mühendisin arabuluculuk ettiğini" yazıyor. Görgü tanıklarının ise Haziran ayı başında fabrika civarında olanları, "Amerikan ve Fransız özel birlikleri fabrikaya yerleştiler. Suriye'nin kuzeyinde başka üsleri de var. Ama fabrika temel üsleri. Gece saat 22.00-23.00 sularında helikopterlerin indiğini ve kalktığını duyuyoruz. Görmüyoruz ama seslerini işitiyoruz" diye anlattıklarını yazıyor. Arabuluculuk eden Suriyeli mühendis ise, "Lafarge fabrikayı kapattı. Kürt ve Fransız birlikleri fabrikanın askeri üs olarak kullanımında anlaştılar, Lafarge da onay verdi" diyor. (VOA)

Bu haber toplam 687 defa okunmuştur

YORUM YAZ

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar; inançlara saldırı içeren ve doğru imla kuralları ile yazılmamış,ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.