# 1 numara Gülen, 2 numara Emre Uslu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/1-numara-gulen-2-numara-emre-uslu-8322h/
- Yayımlanma: 2015-10-26T14:54:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Kamuoyunda “Selam Tevhid” olarak bilinen “Kudüs Ordusu Terör Örgütü’ adlı soruşturmada,
usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin “paralel yapı”ya yönelik yürütülen soruşturma
kapsamında 54’ü tutuklu 122 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.

Bir numaralı şüpheli olarak Fethullah Gülen’in yer aldığı iddianamede iki numaralı
şüpheli ise Emre Uslu olarak yer aldı. Başsavcılık tarafından onaylanan iddianame
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Aralarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakanlar, MİT
Müsteşarı Hakan Fidan, gazeteciler ve kamu görevlilerin de bulunduğu 968 kişi müşteki
sıfatıyla iddianamede yer alıyor.

İddianamede, şüphelilerce, 2010-2014 yılları arasında “Kudüs Ordusu Terör Örgütü”
adı altında yürütülen ve yüzlerce mağdur, müşteki ile kamu kurum ve kuruluşlarının,
sivil toplum kuruluşu konumundaki dernek ve vakıfların terörle ilişkilendirilmesi
için yapılan soruşturma dosyasının tespiti ve ele geçirilme süreci anlatılıyor.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Fethullah Gülen ve Emre Uslu ile eski emniyet
müdürü Yurt Atayün’ün, “Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, devletin gizli 
kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, Türkiye
Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs
etme, özel hayatın gizliliğini ihlal etme, hukuka aykırı kişisel verileri kaydetme,
resmi belgede sahtecilik, suç uydurma, devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması
gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama, suç delillerini yok etme, gizleme
veya değiştirme, hukuka aykırı olarak kişiler verileri kaydetmek” suçlarından ayrı
ayrı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, 67,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları
isteniyor.

İddianamede ayrıca, şüphelilerce kumpas soruşturmasının başlatılmasına sebep olarak,“
Mavi Marmara gemisi tarafından İsrail işgali altındaki Gazze’ye yardım götürülmesi”,“
MİT Müsteşarlığı’na 25 Mayıs 2010’da Hakan Fidan’ın atanması ve Türkiye, İran ve
Brezilya arasında imzalanan 17 Mayıs 2010 tarihli Tahran deklarasyonu”, “siyasi 
irade tarafından başlatılan ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ olarak adlandırılan
Çözüm Süreci’nin başarıya ulaşmasının engellenmesi” gösterildi.  

 
