# 1000’i aşkın şirket iflas erteleme istedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/1000i-askin-sirket-iflas-erteleme-istedi-11935h/
- Yayımlanma: 2016-05-30T11:06:57+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri şirketi KPMG’nin Türkiye Vergi Bölüm Başkanı
Abdülkadir Kahraman, 2015 ve 2016 yılı içinde 1,000 civarı şirketin iflas erteleme
talebinin kabul edildiğini ancak bu ertelemelerin kötüye kullanımının piyasada domino
etkisi yapabileceğini söyledi.

Kahraman, yaptığı yazılı açıklamada, iflas ertelemenin bir iyileştirme ve şirketlerin
ekonomiye kazandırılması için verilen bir hak olduğuna dikkat çekerek, bu hakkın
suiistimalinin, aynı ekosistemde bulunan alacaklı şirketlerin de nakit akışını bozacağını
ve piyasada domino etkisi yaratacağını söyledi.

Kahraman, “Hatta bu şirketlerden devletin vergi alacaklarının tahsili de riske girecektir”
dedi.

İflas ertelemenin amacı dışında kullanıldığına dair kaygıların ciddi seviyelere 
ulaştığını söyleyen Kahraman, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) konu ile ilgili
olarak; “iflas ertelemede yeterli inceleme yapılmadan ve başvurudan sonraki 1 gün
içinde karar alındığı” eleştirilerinde bulunduğuna dikkat çekti.

“İflas erteleme kurumunun kötüye kullanımının çeşitli çevrelerde, piyasada topyekûn
krize yol açabileceği eleştirileri gelmektedir. Zira artan iflas erteleme başvuruları
gereği gibi yönetilmediği takdirde durumu iyi şirketlerin de nakit akışını bozarak
piyasada bir domino etkisi yaratması kaçınılmaz olacaktır.”

İflas ertelemenin yalnızca borçlunun menfaatlerini korumak için var olan bir kurum
olmadığını söyleyen Kahraman, şunları söyledi:

“Ticari işletmenin münferit malvarlıklarının bağımsız bir biçimde ve bu sebeple 
düşük bedelle satılması ilgili ticari işletmenin olduğu kadar alacaklıların da zararınadır.
Fakat yalnızca borca batıklığın tespiti ile yetinilerek iflasın ertelenmesine karar
verilmesi halinde bu alacaklıların aleyhine dönmektedir. Bu durumun sebeplerinden
biri olarak sürece dahil olan ve karar verecek mahkemeye süreçte kılavuzluk etmesi
gereken bilirkişi ve kayyumların yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmaması, işletmenin
faaliyet gösterdiği piyasayı tanımaması gösterilebilir. Gerçekten de uygulamada 
mahkemelerin çok hızlı iflas erteleme kararı verdiği gözlemlenmektedir. Şirketi 
yalnızca mali olarak değerlendiren bilirkişiler borca batıklığın tespitini iflas
erteleme kararı verilmesi için yeterli görebilmektedir. Halbuki iflasın ertelenmesine
karar verilebilmesi için ayrıca gerçekleştirilebilir bir iyileştirme planının mevcudiyeti
aranmalıdır.”
