# 14.5 milyar TL Bank Asya’da nasıl buhar oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/14-5-milyar-tl-bank-asyada-nasil-buhar-oldu-15050h/
- Yayımlanma: 2016-09-19T17:28:21+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

17-25 Aralık öncesinde Bank Asya’daki nakit para miktarının 18.4 milyar TL, sonrasında
ise 3.9 milyar TL olduğu tespit edildi. “14.5 milyar lira nereye gitti?” Milliyet
yazarı Tolga Şardan bunun yanıtını verdi. İşte o yazı;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak
için bugün ABD’ye gidiyor.

BM’nin 71. dönem çalışmalarında ana başlıklar ‘Suriye ve mülteci’ sorunu olarak 
gözükse de Erdoğan’ın ajandasında 15 Temmuz’da yaşananlar ve FETÖ konusu mutlaka
yer alacaktır.

15 Temmuz’un ardından Gülen’in iadesi için ABD ile başlatılan süreçte ikili ilişkiler
önemli bir noktaya geldi.

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın geçen ay Türkiye’ye yaptığı ziyaret sırasında
Washington’dan gelen uzman heyet, FETÖ konusunda Ankara’dan önemli bilgiler elde
ederek döndü.

Adalet ve Dışişleri Bakanlığı uzmanlarından oluşan 7 kişilik heyetin Ankara’ya gelmesi
tesadüf değildi. 
Zira, bu heyetin Ankara’ya gelmesini Türkiye’nin ABD’yi ‘ikna 
süreci’ sağladı.

Peki, bu ikna süreci nasıl gerçekleşti?

ABD’den Gülen olayını takip eden Adalet Bakanlığı’nın ilgili birimlerinin ‘ikna 
edilmesi’nde, 8 Ağustos’ta ABD’ye giden 4 kişilik bir uzman ekibin anlattıkları 
ve verdikleri bilgiler önemli rol oynadı.

14.5 milyar lira uçtu

Biraz daha geriye gidelim.

Hükümetin, Gülen cemaatinin bürokrasiden tasfiyesine karar vermesinin ardından başlayan
süreçte, Emniyet Genel Müdürlüğü, cemaatle ilgili çok önemli bir çalışma başlattı.

Çalışmada, ‘Cemaatin, 17-25 Aralık’tan önceki mal varlığı ve nakit parasının, 17-
25 Aralık’tan sonra ne olduğu’ sorusunun yanıtı aranmaya başlandı.

Özellikle Cemaat’in nakit para akışının mercek altına alındığı finans kaynaklarıyla
ilgili çalışmanın merkezini Bank Asya oluşturdu.

KOM’da oluşturulan özel bir çalışma grubu tüm mesaisini Bank Asya üzerine yoğunlaştırdı.

Bank Asya’nın kayıtlarındaki ilk incelemelerde, 17-25 Aralık öncesinde Bank Asya’daki
nakit para miktarının 18.4 milyar TL, sonrasında ise 3.9 milyar TL olduğu tespit
edildi. Yani, 14.5 milyar liranın 17-25 Aralık sürecinde bankadan nakit olarak kaçırıldığı
görüldü.

Bu tespitin ardından, “14.5 milyar lira nereye gitti?” sorusunun peşine düşüldü.

Bank Asya’ya Mayıs 2015’te el konulmasıyla birlikte hesap hareketlerinin detaylı
biçimde incelenmesiyle sorunun yanıtı bulundu.

Aynı zamanda, Merkez Bankası’nın kayıtları üzerinden yapılan araştırmalarda ‘dünya
üzerinde hiç görülmeyen’ ve ‘ilk kez Gülen cemaatince kullanılan’ bir yöntemle ‘
Türkiye’de toplanan himmetlerin ülkeler arası para transferleri gerçekleştirilerek
ABD’ye ulaştırıldığı’ günışığına çıkarıldı.

Bugün FBI’ın bile çözmekte zorlandığı para transferi hilesi yapılırken, Türkiye’de
cemaat yapısı içinde faaliyet yürüten firmaların kullanıldığı anlaşıldı. Bu yöntemde,
Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların, aynı veya benzer isimlerle ABD’de de kuruluşunun
olduğu görüldü.

Kredi borçları himmetle kapatıldı

Türkiye’de ticari faaliyetler yürüten cemaat yapısı içindeki firmalar, süreç içinde
Bank Asya’dan milyonlarca liralık kredi kullanarak paraları hesaplarına geçirdi.
Krediyi alan firmaların, parayı ‘yasal’ biçimde ABD’deki uzantıları olan kurum veya
kuruluşlara aktardığı anlaşıldı.

Bank Asya’dan yüksek miktarlarda kredi kullanan cemaat firmalarının bankaya olan
borçları ise yurtiçinde toplanan himmetlerle kapatıldı.

Böylece, FETÖ’nün Türkiye’de topladığı himmetler, kara para aklamasının değişik 
bir yöntemiyle Bank Asya’dan kullanılan krediler yurtdışına transferiyle ABD güvenlik
birimlerinin dikkatini çekmeden FETÖ liderine ulaştırılmış oldu.

FETÖ’nün, bu sistemle ABD’nin değişik eyaletlerinde faaliyet gösteren 150 dolayındaki
kuruma para gönderildiği belirlendi.

Bu çalışmalar sırasında, gerek ifadelerle, gerekse elde edilen bağış kayıt ve belgeleriyle
kara para aklama sistemi deşifre edildi.

Para transferlerinin önemli adreslerinden birisi de aynı zamanda Bank Asya’da hesabı
bulunan Kaynak Holding’in bünyesindeki firmalar olduğu görüldü. Holding bünyesindeki
firmalar aracılığıyla ABD’deki cemaat kuruluşlarına yüklü miktarda paraların transfer
edildiği görüldü.

Özel ekip ABD’de

KOM Dairesi, ABD’ye ulaştırılan paraların ‘kara para’ ya da ‘şüpheli havale’ olarak
ABD’nin el koymasını önlemek amacıyla kullanılan yönteme ait kayıtları, ikili güvenlik
işbirliği çerçevesinde ABD makamlarına ulaştırdı.

FETÖ’nün kullandığı sistemin ortaya çıkarılmasının ardından, ABD Başkan Yardımcısı
Biden’ın Türkiye ziyaretinden önce 4 kişilik özel bir ekip, 8 Ağustos’ta ABD’ye 
gitti. Ekipte, Kaynak Holding ve Bank Asya soruşturmalarını yürüten İstanbul Anadolu
Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun ile soruşturmada görevli Savcı Hüseyin Önelge 
ile KOM Dairesi’nden iki uzman yer aldı.

Türk heyeti, 8-11 Ağustos arasında Washington’daki temaslarında Adalet Bakanlığı
ve Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkilileri ile görüşerek ayrıntılı bilgilendirme
yaptı. Heyet; temasları sırasında, Türkiye’den ABD’ye yapılan şüpheli para transferlerinin
belgeleri ve delillerinin yanısıra 15 Temmuz günü Türkiye’de yaşanan başarısız darbe
girişiminin görüntüleri ve akabinde yürütülen adli soruşturmalarda gelinen noktayı
özetleyen bilgileri sundu.

Bu bilgilendirme sonrasında ve Biden Türkiye’ye gelmeden önce ABD’nin ilgili makamları,
şüpheli para transferlerini gerekçe göstererek Gülen’in liderliğindeki yapıyla ilgili‘
kara para soruşturması’na yöneldi. 
Ardından Biden’den önce Ankara’ya gelen ABD 
Adalet Bakanlığı yetkililerine, yine benzer biçimde önemli bilgilendirmeler yapıldı.
Halen, Türkiye ile ABD arasındaki bilgi alışverişi devam ediyor.

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Dairesi (KOM), 2015’in yaz aylarında cemaatin
finans kaynaklarına yönelik başlattığı çalışmalarda, önümüzdeki dönemde belki de
Gülen’in Türkiye’ye iadesini sağlayacak bilgi ve belgelere ulaştı.

Türkiye’nin çalışmalarına karşın ABD, Gülen’i iade eder mi, etmez mi, henüz belli
değil. 
Ancak, belli olan durum; cemaatin ABD’deki şüpheli para trafiği işlerine
karışması ve bununla bağlantılı kara para soruşturması yürütülüyor olması.
