# 17 Aralık’a post-modern darbe benzetmesi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/17-aralika-post-modern-darbe-benzetmesi-986h/
- Yayımlanma: 2014-01-21T16:30:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı Ekonomi Direktörü Erdal Tanas
Karagöl ile Hatice Karahan tarafından hazırlanan “Post-Modern Ekonomik Darbe Girişimleri:
Gezi ve 17 Aralık Süreci” başlıklı çalışmada,  “Son olayların gölgesine sığınarak
yapılan sahte veya yönlendirilmiş ekonomi haberleriyle, Türkiye tüm dünyaya depremlerin
yaşandığı ve yıkımın kaçınılmaz olduğu bir ülke olarak aksettirilmektedir. Tüm bu
gelişmeler, 2013 yılında yaşanan olayların arkasında stratejik oyunlar olduğunu 
apaçık göstermektedir” değerlendirmelerine yer verildi.

Çalışmada, Türkiye’nin 2000’li yıllarda sergilediği dikkat çekici performansı ve
umut vaat eden potansiyeliyle geleceğin ekonomileri arasında en ön sıralarda gösterildiğine
dikkat çekilerek, bu parlak ekonomik görünümün, ülkenin ekonomik ve siyasi istikrarsızlığını
bir kazanç kapısı olarak görmek isteyen güçleri, bugün de rahatsız ettiğinin altı
çizildi. 

Türkiye’nin bugün ekonomik büyüme bazında, dünyada birçok ülke ve ülke grubunun 
oldukça üzerinde rakamlar kaydettiği ve hayata geçirmeyi planladığı yeni projelerle
gücüne güç katacağının sinyallerini verdiği kaydedilen çalışmada, İstanbul Finans
Merkezi, İstanbul’a yapılacak 3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi dev projelerin
de, belli kesimlere ayrı bir rahatsızlık verdiği ifade edildi.

“Nitekim yeni Türkiye, dış sermayeye bağımlılığını azaltırken, yatırımların ve finansmanın
kalitesini artıracak bu hedefleriyle Faiz Lobisi başta olmak üzere, sözü edilen 
grupların menfaatlerine gölge düşürecektir” görüşüne yer verilen çalışmada, bu duruma
engel olmak isteyenlerin izleyeceği ana yolun ülkedeki istikrar ve güven ortamını
bozmaktan geçtiği kaydedildi. 

**Makro göstergeler yolunda gidiyor**

Çalışmada şu değerlendirmelere yer verildi:  “Veriler, post-modern ekonomik darbeler
olarak adlandırılabilecek haziran ayındaki Gezi ve 17 Aralık süreci ile 2013 yılının
ilk dönemlerindeki olumlu gidişatın, açıkça baltalanmaya çalışıldığını göstermektedir.
Bu girişimlerin, güven ve istikrarda anahtar rol oynayan seçim dönemine yaklaşırken
cereyan etmesi de ayrıca manidardır. İçinde bulunduğumuz dönemde halen süren çalkantılar,
izlenilen stratejinin bir parçası olarak, uluslararası kamuoyunda Türkiye algısını
yıkma şeklinde açıkça ve hızla devam etmektedir. Son olayların gölgesine sığınarak
yapılan sahte veya yönlendirilmiş ekonomi haberleriyle, Türkiye tüm dünyaya depremlerin
yaşandığı ve yıkımın kaçınılmaz olduğu bir ülke olarak aksettirilmektedir. Tüm bu
gelişmeler, 2013 yılında yaşanan olayların arkasında stratejik oyunlar olduğunu 
apaçık göstermektedir.”

Öte yandan çalışmada, mali disiplin ve para politikasının, ekonomide sıkı kontrolün
devam ettiğine dair olumlu mesajlar verdiği, birçok makro göstergenin yolunda gittiği
belirtilerek, “Dolayısıyla Türkiye’nin oldukça kritik bir dönemde gerçekleşen söz
konusu gelişmeleri en hafif zararla atlatmak ve piyasaları ılımlı bir hale getirmek
için, istikrarın zedelenmesine müsaade etmemesi ve güven mesajları vermeye devam
etmesi büyük önem taşımaktadır” ifadesi kullanıldı.
