# 2 bin lira altındaki icra borçları sıfırlanıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/2-bin-lira-altindaki-icra-borclari-sifirlaniyor-89606h/
- Yayımlanma: 2022-09-06T08:23:58+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip [Erdoğan](https://www.borsatek.com/cumhurbaskani-erdogan-putin-ile-gorustu-89561h),
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Son [Kabine Toplantısı](https://www.borsatek.com/cumhurbaskanligi-kabinesi-bugun-toplaniyor-89022h)
ndan bu güne, her anlarını ülke ve millet için eser ve hizmetlerle dolu bir şekilde
geçirdiklerini belirten Erdoğan, Türkiye’yi dünyada gururla temsil eden yurt dışı
müteahhitlerle 24 Ağustos’ta bir araya gelerek başarı ödüllerini takdim ettiklerini
hatırlattı.

Anadolu’daki sarsılmaz kale Ahlat’ı tarihi önemine ve ecdadın mirasına yakışır bir
şekilde yeniden ihya ettiklerini vurgulayan Erdoğan, bu amaçla 25 Ağustos’ta Ahlat’ta
çeşitli programlara katıldıklarını aktardı.

Erdoğan, “Malazgirt Zaferi’nin 951. yıl dönümünü, Sultan Alparslan ve ordusunun 
cuma namazı kıldığı yerde, 26 Ağustos günü bir kez daha coşkuyla kutladık. Daha 
sonraki günlerde milli mücadelemizin dönüm noktasını teşkil eden Büyük Taarruz’un
başladığı ve zafere ulaştığı Kütahya’da, Afyonkarahisar’da vatandaşlarımızla kucaklaştık.
Büyük Taarruz’un 100. yılı vesilesiyle ordularımızın başkomutanı, Cumhuriyetimizin
banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarımızı bizzat yerinde
yad ettik. Bununla kalmadık, Kütahya ve Afyonkarahisar şehirlerimize kazandırdığımız
eser ve hizmetlerin toplu açılışını yaparak zaferin 100. yılını daha da anlamlı 
hale getirdik.” şeklinde konuştu.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Ankara’da bir dizi program gerçekleştirdiklerini, bu
programlarda diğer davetlilerin yanı sıra Milli Mücadele kahramanlarının yakınlarıyla
da bir araya geldiklerini ifade eden Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki 
30 Ağustos konserinin, büyük zaferin 100. yılının şanına yakışır bir program olduğuna
inanıyorum.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Milli Savunma Üniversitesinin Kara Harp Okulundaki
diploma ve sancak devir teslim törenlerinde, ordunun saflarına yeni katılan teğmenlerin
heyecanına ortak olduklarını, ertesi gün de İstanbul’da Deniz ve Hava Harp Okullarının
diploma ve sancak devir teslim törenlerine iştirak ettiklerini hatırlattı.

### “Yunanistan dengemiz olmadığı için muhatabımız da değildir”

Erdoğan, “Bu vesileyle bir kez daha son dönemde ülkemize yönelik tacizlerini ve 
terbiyesizliklerini arttıran Yunanistan’la ilgili olarak şu hatırlatmayı yapmak 
istiyorum, Yunanistan ne siyasi ne ekonomik ne askeri bakımdan bizim dengemiz olmadığı
için muhatabımız da değildir.” açıklamasını yaptı.

Her yıl olduğu gibi 1 Eylül’de Adli Yıl Açılış Töreni’ni gerçekleştirdiklerini anımsatan
Erdoğan, şöyle devam etti:

“Adli Yıl Açılış Töreninde, geçmişten bugüne adalet arayışımızı, bu doğrultuda gerçekleştirdiğimiz
çalışmaları, ayrıca gelecekte hayata geçirmeyi planladığımız yenilikleri yargı mensuplarımızla
paylaştık. Geçtiğimiz cumartesi günü Samsun’da, beşincisi düzenlenen TEKNOFEST’in
Karadeniz ayağında gençlerimizle bir araya geldik. Artık sınırlarımızı aşıp bir 
dünya markası haline dönüşen TEKNOFEST’te gençlerimizin bilgisine, kabiliyetine,
çalışkanlığına, azmine her şahit oluşumuzda geleceğimize güvenimiz de artıyor.”

### Yurt dışı ziyaretleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yarın Bosna Hersek, Sırbistan ve Hırvatistan’ı
kapsayan bir Balkan gezisine çıkacağını belirterek, “Son dönemde gerginliklerin 
arttığı bu coğrafyada barışın, huzurun, kalkınmanın, hakkaniyetin temsilcisi Türkiye
olarak üzerimize düşen görevleri yerine getirmeyi sürdürüyoruz.” dedi.

Gelecek hafta Özbekistan’da Şanghay Beşlisi’nin toplantısına iştirak ederek, Türkiye’nin
hak ve menfaatlerini orta ve doğu Asya coğrafyalarında geliştirmenin yollarını arayacaklarını
kaydeden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir sonraki hafta da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılarak, hem dünya ve
bölge gündemine dair görüşlerimizi dile getirecek hem de çok sayıda toplantı ve 
görüşme yapacağız. Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada artan gücü, etkisi ve sorumlulukları
bize ufkumuzu sürekli genişletmemiz, ilişkilerimizi çeşitlendirmemiz, fırsatları
değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor. Bunun için hem ülke içinde siyasetten ekonomiye,
her alanda hedeflerimize sıkı sarılmamız hem de küresel gelişmeleri kendi lehimize
yönlendirmemiz gerekiyor.

Gece gündüz demeden böylesine yoğun programlarla koşturmanın tek sebebi Türkiye 
ve Türk milleti olarak işte bu tarihi fırsatı en üst düzeyde kullanabilmektir. Her
fırsatta altını çizerek tekrar ettiğimiz gibi Türkiye güçlü olmak, gücünü sürekli
artırmak mecburiyetindedir. Aksi takdirde ülkemizi, çevremizde sayısız örneğini 
gördüğümüz felaketlerin içine sürüklemek isteyenlere fırsat vermiş oluruz. Siyasetçisinden
sokaktaki vatandaşına kadar kendini bu ülkenin bir ferdi olarak gören herkesin de
bu anlayışla hareket etmesini bekliyoruz.”

### 2022 ikinci çeyrek büyüme rakamları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta açıklanan 2022 ikinci çeyrek büyüme rakamlarının,
Türk ekonomisinin yükselişine devam ettiğini gösterdiğini vurgulayarak, bunun kendi
kendine ortaya çıkan bir başarı olmadığını belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu tablo, yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazlayla büyüme esasına dayanan
Türkiye Ekonomi Programımıza uygun şekilde yolumuza devam ettiğimizin işaretidir.
Salgın döneminde herkes içine kapanırken biz üretim çarklarının dönmeye devam etmesini,
istihdamın korunmasını, ihracatın artırılmasını hedef alan bir yaklaşımla hareket
etmiştik. Her ne kadar o dönemde birileri bizi bu politikamızdan dolayı eleştirmiş
olsa da geldiğimiz noktada ne kadar doğru bir karar verdiğimizi onlar dahi inkar
edemiyor. Gelişmiş ülkelerin ekonomi politikalarını, klasik modelleri bir kenara
bırakarak bizimkine benzer bir anlayışla değiştirmeye başlamaları da programımızın
isabetini teyit eden bir diğer gelişmedir. Bizim mandacı iktisatçılar dediğimiz 
kesim bile artık eski görüşlerinde ısrar edemiyor. Sürekli bardağın boş tarafını
göstererek de olsa farklı şeyler söylemeye çalışıyor. Büyüme rakamlarımızı işte 
bu fotoğraf içinde değerlendirmek gerekiyor.

Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,5 olan büyüme oranımız, ikinci çeyrekte yüzde 7,6
olarak gerçekleşmiştir. İkinci çeyrekteki büyüme oranımızla hem OECD hem de G20 
içinde en yüksek büyüme kaydeden ikinci ülke konumundayız. Üstelik bu büyümeyi iç
talep yanında dış talepteki güçlü artış da desteklemiştir. Dengeli büyümemizin içindeki
makine teçhizat yatırımı harcamalarının ortalamanın neredeyse iki katı seviyesinde
bir yere sahip olması, gelecekte daha ileri seviyelere ulaşma umudumuzu güçlendiriyor.
Elbette bu büyüme oranına etrafımızda yaşanan güvenlik krizlerine, insani trajedilere,
ülkemize yönelik pek çok haksız saldırıya rağmen ulaştığımızı da unutmamalıyız.”

Kış mevsiminin yaklaşmasıyla Avrupa merkezli olarak başlayan ancak küresel etkilere
sahip enerji krizinin derinleşme kaygısının, Türkiye’nin üretim ve ihracat potansiyelini
daha da önemli hale getirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık 251 milyar
dolarlık ihracat seviyesine ulaşan Türkiye ekonomisinin, küresel mal ticaretinden
aldığı payın da yüzde birin üzerine çıktığını söyledi.

Turizmde de hedeflerin üzerinde bir gerçekleşmeye doğru gidildiğini bildiren Erdoğan,“
Sadece güney bölgelerimizde değil, ülkemizin her yerinde, otellerde, uçaklarda, 
turizm tesislerinde boş yer bulmanın neredeyse imkansız olduğu bir sezon geçiriyoruz.”
diye konuştu.

Erdoğan, ithalattaki artışın ve dolayısıyla cari denge hedefindeki bozulmanın sebebinin
ise enerji ve emtia fiyatlarındaki öngörülemez yükselişler olduğunu belirterek, “
Nitekim yılın ilk 6 ayındaki cari işlemler dengemiz, enerji hariç bakıldığında 8,1
milyar dolar fazla vermektedir. Buna rağmen enerji dahil, cari fazla vermek için
çalışmalarımızı artan bir hızla sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Güvenlik krizleri başta olmak üzere küresel dengeleri bozan gelişmelerin normalleşmeye
başlamasıyla bu sorunun da üstesinden gelineceğine inandığını vurgulayan Cumhurbaşkanı
Erdoğan, şöyle devam etti:

“Yine bu çerçevede, ülkemizin enerji ihtiyacının, yerli, milli, sürdürülebilir kaynaklardan
teminine yönelik çok sayıda projeyi hayata geçiriyoruz. Yeni programımızı istihdam
merkezli oluşturduğumuzu her fırsatta vurguluyoruz. Son 2 yılda istihdamda net 5
milyon kişilik artışla toplam istihdamın tarihimizin en yüksek rakamı olan 31 milyon
sınırına dayanmış olması, bu alandaki hedeflerimize de ulaştığımızın ispatıdır. 
Merkez Bankası rezervlerinden milli gelir hesaplarına kadar her alanda benzer olumlu
gelişmeleri görmek mümkündür.

Vatandaşlarımıza yaptığımız, kendi paramız Türk lirasına güvenme ve sahip çıkma 
çağrımız, hamdolsun çok önemli bir karşılık bulmuştur. Kur Korumalı Mevduat Hesaplarına
geçişe gösterilen ilgi sayesinde bir ara 239 milyar dolar seviyesine ulaşan vatandaşlarımızın
yabancı para hesap tutarları geçtiğimiz ay sonu 212 milyar dolara kadar gerilemiştir.
Borsamızın sürekli rekorlar kırması da sermaye piyasalarındaki güvenin ifadesidir.”

### “Pek çok tedbiri adım adım hayata geçireceğiz”

Tüm bu fotoğraf içinde enflasyonun hala en ciddi sorun olmayı sürdürdüğünü kaydeden
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her ülkesinin kendi ekonomik gerçekliğine göre son
40-50 yılda, eşi benzeri görülmemiş enflasyon tehditleriyle mücadele ettiğini söyledi.

Erdoğan, “Özellikle gelişmiş ülkeler, aldıkları tüm önlemlere rağmen henüz enflasyon
sorununa çözüm bulabilmiş değiller. Türkiye olarak inşallah yılbaşından sonra ülkemizdeki
enflasyonun hızlı bir şekilde inişine şahitlik edeceğiz. Önce 40’lı, ardından 30’
lu, yıl sonuna doğru 20’li rakamlardaki enflasyonla ülkemizi bu tehdidin gölgesinden
de çıkarmayı planlıyoruz.” dedi.

Bu süreçte refah kaybı yaşayan dar ve orta gelir grubuna yönelik destekleyici çalışmaları
arttırarak devam ettireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asgari ücretten
emekli ve memur maaşlarını yükseltmeye, sosyal yardım programlarını yeni bir anlayışla
ele alarak, hakkaniyet ilkesine dayalı olarak tabanını genişletmeye kadar pek çok
tedbiri adım adım hayata geçireceğiz.” diye konuştu.

Erdoğan, Resmi Gazete’de dün yayımlanan Orta Vadeli Programın, enflasyonun düşürülmesi
başta olmak üzere bu mücadelenin yol haritası olduğuna işaret etti.

Cumhurbaşkanlığının koordinasyonunda, tüm bakanlıkların ve kurumların katılımıyla
hazırlanan Orta Vadeli Programın, 2023 ve 2025 yılları arasındaki çalışmaların rehberi
olacağını söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Program döneminde ülkemizin kalkınma potansiyelini ve istihdamı arttıran yüksek
katma değerli üretime öncelik veren, ihracat temelli sürdürülebilir büyümeyi hedef
alan bir strateji uygulayacağız. Bu dönemde, hizmet gelirlerindeki, zaten yaşanmakta
olan artışın düzenli şekilde sürmesini bekliyoruz. İhracatımızı, ülke ve ürün çeşitleriyle
desteklemeyi sürdüreceğiz. İthalatı dengelemek için enerji dahil her alanda ülkemizin
imkanlarını harekete geçirecek projelere öncelik vereceğiz. Hem finansal istikrarı
hem fiyat istikrarını, program dönemi sonunda hedeflediğimiz seviyeye getirmek istiyoruz.
İstihdamı daha da geliştirmek, gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere çalışmak
isteyen istisnasız herkese imkan sağlamak için aktif iş gücü politikalarını güçlendireceğiz.
Elbette bu süreçte de geçmişten bugüne olduğu gibi bütçe disiplininden taviz vermeyeceğiz.”

### “Milli gelirimizi 1 trilyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maliye politikalarını, kamu açıklarını azaltma ve bütçe dengelerini
güçlendirme yönünde sürekli tahkim edeceklerini bildirdi.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında, çevre, sosyal ve ekonomik dönüşüm politikaları
ile yeşil dönüşümün gerçekleştirilmesinin de Orta Vadeli Programın önemli unsurları
arasında olduğunu anlatan Erdoğan, “Program sonunda milli gelirimizi 1 trilyon doların
üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Esasen son 8-9 yıldır yaşadığımız saldırılar ve 
bunların kur, faiz, enflasyon, şer üçgeninde yürüyen ekonomik ayakları olmasaydı
bugün milli gelirimizin 1,5 trilyon doların üzerine çıkışını konuşacaktık.” dedi.

Her şeye rağmen satın alma paritesi itibarıyla Türkiye’nin dünya milli gelir sıralamasında
11’inciliğe yükselmesini de önemli bir başarı olarak gördüklerini söyleyen Cumhurbaşkanı
Erdoğan, şöyle devam etti:

“Önce satın alma paritesinde, arkasından toplam milli gelir sıralamasında dünyada
ilk 10’a gireceğimize, özellikle çok uzak olmadığına yürekten inandığımı söylemek
isterim. Sanayicilerimiz kendilerini küresel değişimlere adapte etme konusunda oldukça
gayretliler. Biz de doğru teşvik politikalarıyla bu çabayı destekliyoruz. Yeni girişimcilerimizin
önünü açmak, cesaretlerini arttırmak için de pek çok farklı program uyguluyoruz.
Türkiye Kalkınma Fonunu, katma değerli yerli ve yenilikçi üretim yapan girişimcilerimiz
için daha etkin şekilde kullanacağız. Hiç şüphesiz bu girişimler arasında enerji
arz güvenliğimize katkıda bulunacak projeleri daha güçlü şekilde destekleyeceğiz.
Teknoloji odaklı sanayi hamlesi programıyla da yükselen küresel teknolojileri ve
ürünleri geliştiren projeleri özel olarak teşvik edeceğiz. Afetlere hazır, enerji
verimliliği yüksek, kültürel değerlerimizi koruyan, yatay mimariyi esas alan kentsel
dönüşüm çalışmaları da programımızın öncelikleri arasındadır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pek çok detayı bulunan Orta Vadeli Programa 
göre, tüm kurumların kendi bütçe hazırlıklarını başlattıklarını belirterek, “Meclisimizin
de takdiriyle yürürlüğe girecek 2023 bütçemizi, ülkemizin hedeflerine doğru atmış
olduğumuz yeni ve önemli adımların zemini kılmak istiyoruz. Ne seçim sürecinin ne
de başka herhangi bir iç veya dış gelişmenin, 85 milyonun geleceği bakımından kritik
öneme sahip bu program ve bütçe dengelerini bozmasına rıza göstermeyeceğiz. Orta
Vadeli Programın ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Programın hazırlanmasında 
ve bütçe çalışmalarında emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımızdan Hazine ve Maliye
Bakanımıza, Bütçe ve Strateji Başkanımızdan bakanlıklarımıza kadar herkesi tebrik
ediyorum.” diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye’nin, dünyanın neresinde olursa olsun mağdur ve mazlum duruma düşmüş
herkesle dayanışma içinde olmayı, medeniyetinin ve tarihinin üzerine yüklediği bir
sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.

Bu anlayışla ilgili resmi kuruluşlar ve sivil toplum yapılarıyla milli gelirine 
kıyasla dünyanın en çok insani kalkınma yardımı yapan ülkesi haline geldiklerini
dile getiren Erdoğan, paylaşmanın bereketine inanan bir millet vasfıyla tüm mazlumların
ve mağdurların umudu olmayı sürdüreceklerini vurguladı.

Pakistan’da yaşanan sel felaketi karşısında da aynı tavrı gösterdiklerini anlatan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asırlar öncesinde aynı devlet köklerine sahip olduğumuz 
bu coğrafya halkı her dönemde kardeşlik hukukumuza sahip çıkmış, vefasını göstermiştir.
Milli mücadelede bize en büyük desteği o zamanlar Hindistan Müslümanları içinde 
yer alan Pakistanlı kardeşlerimizin verdiğini asla unutmadık, unutmayacağız. Cumhuriyet
tarihi boyunca da başımız her sıkıştığında Pakistan halkını ve devletini yanımızda
bulduk.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan’da etkili olan ve ülkenin önemli bir kısmını sular**
altında** bırakan sel felaketi sonrası ortaya çıkan görüntülerin 85 milyonun yüreğini
dağladığını belirtti.

Muson yağmurlarının etkisi ve küresel ısınma sebebiyle yüksek dağlardaki buzulların
erimesiyle ülke topraklarının 3’te 2’sinin sel suları altında kaldığını söyleyen
Erdoğan, “Bugüne kadar 1100 kişinin ölümüne, 325 bin evin yıkılmasına, 733 bin evin
hasar görmesine, 800 bin hektar ekili arazinin çamura gömülmesine, 735 bin besi 
hayvanının telefine yol açan bu felaket sebebiyle Pakistan halkına başsağlığı dileklerimizi
ve üzüntülerimizi iletiyoruz.” dedi.

Sağlıktan gıdaya, altyapıdan iskana kadar pek çok soruna yol açan bu durum karşısında
Türkiye ve Türk Milleti olarak kayıtsız kalmadıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
Murat Kurum’un, bölgeye giderek felaketi ve yapılması gereken çalışmaları bizzat
yerinde görüp ve incelediklerini aktardı.

Erdoğan, AFAD Başkanlığı koordinasyonunda, 16 sivil toplum kuruluşunun desteğiyle
50 bin çadır, 100 bin gıda ve temizlik kolisinin bölgeye gönderilmek üzere hazırlandığını
belirterek, şunları söyledi:

“Bugün itibarıyla 11 uçak ve iki iyilik treni bölgeye hareket etti, üçüncü tren 
de yarın yola çıkıyor. Ayrıca mahallinden temin edilen temel ihtiyaç malzemeleri
de afetzedelere dağıtılmaya başlandı. Oluşturulan hava köprüsü ve iyilik trenleriyle
Pakistanlı kardeşlerimizin yaralarını sarana kadar elimizdeki imkanları kendileriyle
paylaşmayı sürdüreceğiz. Hedefimiz, yarısı valiliklerimiz, yarısı sivil toplum kuruluşlarımız
tarafından temin edilecek toplam 500 bin gıda kolisini her hafta iki tren kaldırarak,
14 seferde Pakistan’a ulaştırmaktır. Hayırseverlerimizi Pakistanlı afetzede kardeşlerimiz
için AFAD ve sivil toplum kuruluşlarımız tarafından yürütülen yardım kampanyasına
destek vermeye davet ediyorum. Bir kez daha Pakistanlı kardeşlerimize geçmiş olsun
dileklerimizi iletiyoruz.”

### “En yaygın ve kaliteli sağlık hizmetini sunuyoruz”

Türkiye’nin son 20 yılında gerçekleştirdiği kalkınma devriminin en iftihar verici
sonuçlarından birinin de sağlıkta yaşandığını dile getiren Erdoğan, “Vatandaşlarımızın
hemen tamamını kapsayan genel sağlık sigortası sistemimizin dünyada eşi benzeri 
yoktur. Ülkemizin en ücra köşelerine kadar yayılan tam teşekküllü hastanelerimiz
ve herkesin erişimine açık teşhis, tedavi, ilaç temini mekanizmalarımızla vatandaşlarımıza
en yaygın ve kaliteli sağlık hizmetini sunuyoruz.” diye konuştu.

Şehir hastanelerinin, salgın döneminde önemi daha iyi anlaşılan ve bu sistemi bir
adım daha öteye taşıyan benzersiz bir yenilik olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“Son dönemde sağlık çalışanlarımızın özellikle de doktorlarımızın özlük haklarıyla
ilgili tartışmalar sağlıktaki bu güzel tabloyu gölgelemeye başlamıştı. Bunun üzerine
14 Mart Tıp Bayramı’nda sağlık çalışanlarımıza tüm sorunlarını çözme sözü verdik.
Sağlık çalışanlarımızın sabit ek ödemelerini merkezi yönetim bütçesine alarak bu
konuda yaşanan karmaşayı ve memnuniyetsizliği ortadan kaldırdık. Mahsuplaşmanın 
uygulamada ortadan kalkmasıyla hizmet veren her sağlık çalışanı ek ödeme alma imkanına
kavuşmuştur. Aile hekimlerimizin özlük haklarında da benzer bir düzenlemeye gittik.
Emeklilerine de yansıyacak şekilde özlük haklarında yaptığımız iyileştirmelerin 
sağlık çalışanlarımız tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını görmekten
mutluluk duyuyoruz.” dedi.

Aynı düzenlemeyi üniversite hastanelerinde görev yapan sağlık çalışanlarına da teşmil
ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Böylece Sağlık Bakanlığı ile üniversite hastanelerinde
çalışanlar doktorlarımız arasında ortaya çıkan farkı kapatmış oluyoruz. Sağlık hizmetlerinin
kalitesinin artırılması için hayata geçirdiğimiz beyaz reformun meyvelerini 6 bin
hekimimizin kamuya dönmek için müracaatıyla almaya başladık. Amacımız 85 milyonun
tamamına en iyi sağlık hizmetlerini vermek ve bunu yapan sağlık çalışanlarımızın
huzur içinde görevlerini yerine getirmelerini temin etmektir.” dedi.

### “Vatandaşlarımızın 2 bin lira ve altındaki icra borçlarını tasfiye ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyuyla paylaşmak istedikleri bir başka müjdelerinin de
icra takibine düşmüş dosyası bulunan vatandaşlarla ilgili olduğunu belirterek, şöyle
devam etti:

“Hükümet olarak bir yandan ülkemizin ihtiyacı olan altyapı ve üstyapı yatırımlarını
yaparken diğer yandan refahı artırmak ve artan refahı adil dağıtmak için de çalışıyoruz.
Milletimizin can ve mal emniyeti, huzuru, refahı, barış ve güven içinde yaşaması,
her vakit olduğu gibi bugün de birinci önceliğimizdir. Bu anlayışla işçilerimizin,
emeklilerimizin, memurlarımızın ücretlerinde önemli iyileştirmeler yaptık. Buğday,
arpa, çay, fındık, üzüm başta olmak üzere çiftçilerimizin alın terlerinin mahsulü
olan tüm ürünlere, hakları olan fiyatları vererek çiftçilerimizi memnun eden adımları
attık.

Bugün aldığımız yeni bir kararla da vatandaşlarımızın bir kısmının icra takibine
uğramasına yol açan 2 bin lira ve altındaki borçlarını tasfiye ediyoruz. Buna göre,
15 Ağustos 2022 tarihinden önce icra takibi başlatılmış 2 bin lira ve altındaki 
alacakların gider gösterilerek vergiden düşürülebilmesini ve böylece tasfiyesini
sağlıyoruz. Varlık yönetim şirketlerine devredilmiş alacaklar da buna dahildir. 
Böylece icra takibine konu yaklaşık 10 milyon dosya ve yaklaşık 5,5 milyon vatandaşımız,
icra takibinden kurtulmuş olacaktır. Hükümet olarak aldığımız bu kararın yasal düzenleme
boyutunu, ekim ayında Meclis’in açılmasıyla birlikte Cumhur İttifakı’nın Meclis 
grupları hemen atacaktır. Aldığımız kararın bu düzenlemeden yararlanacak her bir
vatandaşımıza hayırlı olmasını diliyorum.”

### “Doğalgaz tüketim desteği programı devam edecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir müjdelerinin de önümüzdeki hafta başlayacak
2022-2023 eğitim öğretim yılıyla ilgili hazırlıklarını yürüten ihtiyaç sahibi ailelere
olacağını ifade ederek, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına, bu ailelere
daha güçlü destek vermek amacıyla ilave kaynak aktarımı yaptıklarını bildirdi.

İhtiyaç sahibi ailelerin eğitim-öğretim yılı desteği için ilçelerindeki vakıflara
başvurmaları gerektiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Geçtiğimiz kış başlattığımız doğalgaz tüketim desteği programını, bu yıl da sürdüreceğiz.
Bu destekten yararlanmak isteyen ev sahibi veya kiracı fark etmeksizin tüm vatandaşlarımız
5 Eylül’den itibaren e-Devlet üzerinden başvurularını yapabilirler.

Kronik hastaların veya yaşam destek cihazlarına bağlı kişilerin bulunduğu hanelere
doğalgaz desteği yüzde 5 fazlasıyla yapılacaktır. Türkiye Aile Destek Programını
geçtiğimiz aylarda uygulamaya alarak, sosyal koruma kalkanımızın kapsamını genişletmiştik.
Şartları tutmadığı için diğer yardımlardan yararlanamayan ve belirli bir gelir seviyesinin
altında olan 831 bin vatandaşımıza temmuz ayında 427 milyon lira destek sağlamıştık.
Mevcut ve yeni hak sahibi 1,6 milyon kişinin 1 milyar lirayı bulan ağustos ayı ödemelerini
7 Eylül’de gerçekleştiriyoruz. Tüm bu sosyal desteklerin de vatandaşlarımıza hayırlı
olmasını diliyorum.”
