# 2022 zamları Ocak ayı enflasyonunu nasıl etkileyecek?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/2022-zamlari-ocak-ayi-enflasyonunu-nasil-etkileyecek-78034h/
- Yayımlanma: 2022-01-03T16:17:53+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Bloomberg HT](https://www.bloomberght.com/son-zamlar-ocak-enflasyonuna-nasil-etki-edecek-2295751)‘
nin haberine göre yeni yıl zamlarla başlarken, Aralık’ta beklentilerin çok üzerinde
yüzde 36,08 olarak açıklanan tüketici [enflasyon](https://www.borsatek.com/enflasyon-rakamlari-aciklandi-vatandas-isyan-etti-78028h)
u ve yüzde 79,89 olarak açıklanan üretici enflasyonu rakamları sonrası dikkatler
yeni zamların Ocak enflasyonuna etkisine çevrildi.

2022’ye girerken konutlarda kullanılan elektrik fiyatlarına kademeli olarak yüzde
50 ve yüzde 125 [zam](https://www.borsatek.com/istanbullulari-kizdiracak-bir-zam-daha-77952h)
yapılırken doğalgaza ise yüzde 25 zam geldi. Taksi, dolmuş, belediye otobüsü ve 
metro ücretine yüzde 36 zam yapılırken banliyö tren ücretlerine de yüzde 23 zam 
yapıldı.

LPG’ye yüzde 8,9 zam yapılırken motorine yüzde 11,2, benzine ise yüzde 4,9 zam yapıldı.
Sigara ve alkol grubundan alınan ÖTV’de artış oranı da yüzde 47,39 oldu.

Ekonomistler zamların enflasyona etkisini değerlendirdi

Gedik Yatırım’dan Serkan Gönençler, elektrikteki kademeli fiyat artışlarının faturalarda
ortalama yüzde 75’lik bir artışa yol açacağı varsayımıyla, elektrik ve doğalgaz 
zamlarının TÜFE enflasyonuna doğrudan etkisini kabaca yüzde 2,5 puan olarak hesapladıklarını
ve son dönemde akaryakıt fiyatlarına gelen zamların da enflasyona yüzde 1,6-1,7 
puanlık bir katkı yapabileceğini, bunun yarısından biraz fazlasının Aralık enflasyonunda
da görüldüğünü belirtti.

Bununla beraber, elektrik, doğalgaz ve akaryakıt zamlarının TÜFE enflasyonu üzerindeki
toplam etkisinin, dolaylı etkilerle birlikte zaman içinde yüzde 7,5-8,0 puana kadar
ulaşabileceğini ekledi. Serkan Gönençler, 2021 yılında küresel enflasyonun tarihsel
zirvelere ulaşmasında, tedarik zinciri kaynaklı arz eksiklikleri, çip krizi, salgına
bağlı kısıntıların hafiflemesine bağlı güçlü talep artışı ve emtia ve enerji fiyatlarındaki
dramatik yükselişler gibi bir dizi faktörün etkili olduğunu; salgına bağlı baz etkilerinin
de enflasyonun yükselmesinde etkili olduğunu dile getirdi ve şöyle devam etti:

Özellikle ABD özelinde değerlendirirsek, enflasyonun en azından ilk çeyrek boyunca
mevcut seviyelerine yakın seyretmesi beklenebilir. Sonrasında güçlü talebe bağlı
fiyat artışlarının hafiflemesi ve tedarik zinciri kaynaklarının azalmasına (varyantlara
bağlı yeni kısıtlamaların gündeme gelmeyeceği varsayımıyla) bağlı olarak ve güçlü
baz etkilerinin de devreye girmesiyle, enflasyonun yılın ikinci yarısında daha belirgin
olmak üzere bir düşüş trendine girmesi muhtemel görünüyor. Bu düşüşe karşın, yıl
genelinde enflasyon FED’in ortalama yüzde 2,0-2,5’lik hedefinin oldukça üzerinde
kalabilir.

“Enflasyon büyük oranda kur gelişmelerine bağlı olacak”

Yurtiçinde ise, enflasyonun seyri yine büyük ölçüde kur gelişmelerine bağlı olarak
şekillenecek. Ancak kurlarda mevcut seviyelerde bir dengelenme görülse bile, TÜFE
enflasyonu Ocak’ta devreye giren (ve ilerleyen aylarda devam etmesi muhtemel) zamlar
ve birikimli kur etkileriyle Mart/Nisan aylarına kadar yükselişini sürdürebilir.

Kurlarda stabilizasyon sağlanmışsa, TÜFE enflasyonu Mayıs/Haziran aylarından itibaren
gerileyebilir. TÜFE enflasyonunun ilk çeyrekte yükselişinin önüne geçebilecek faktör,
ancak Dolar/TL kurunda çok kısa vadede bir geri çekilme (örneğin 10-11 seviyelerine)
olabilir.

“Enerji zamları dolaylı yoldan enflasyonu yukarı yönlü etkileyecektir”
Dayanıklı/
yarı dayanıklı mallar, enerji ve gıda üzerinde etkili olan kur gelişmelerinin hizmet
enflasyonuna yansımasının biraz daha gecikmeyle gerçekleşmesi nedeniyle, önümüzdeki
aylarda özellikle hizmet enflasyonunda daha belirgin bir yükseliş görülebileceğini
düşünüyoruz.

Yüksek oranlı enerji zamları da enflasyon sepetinin neredeyse tamamını dolaylı yoldan
yukarı yönde etkileyecektir. Bunlara ek olarak, genel fiyat seviyelerindeki yükselişin,
kura bağlı maliyetleri görece düşük kalemlerde dahi (örneğin hizmetler sektöründe)
fiyat artışlarını tetiklemesi (fiyatlama davranışlarında bozulma) beklenebilir.

“Kurun 14 olması halinde 2022 sonu enflasyonu yüzde 30’a yakın gerçekleşebilir”

Kurlar mevcut seviyelerde dengelense bile, TÜFE enflasyonu birikimli kur etkileriyle
birkaç ay daha yükselmeye devam edebilir. Kurlar 21 Aralık’ta ulaştığı zirve seviyelerden
önemli oranda geri çekildiyse, aşırı oynaklık halen devam etmekte. Bu da enflasyona
ilişkin önemli bir belirsizlik yaratıyor. Örneğin, atılan son adımlar sonrası piyasada
Dolar/TL kurunun 2022’de 11,0-14,0 arasında dengelenebileceği varsayılıyor.

Fakat kur seviyesinde yüzde 30’a yaklaşan bu belirsizlik aralığı TÜFE enflasyonunun
da çok farklı seviyelerde şekillenmesine yol açabilir. Örneğin, Dolar /TL kurunun
2022’de 11,0 civarı seviyelerde dengelenmesi halinde, TÜFE enflasyonu sene sonunda
yüzde 12-13 seviyesine kadar gerileyebilecekken (ortalamada yüzde 30-32 civarı),
14,0 veya biraz üzerinde dengelenmesi halinde 2022 sonu enflasyonu yüzde 30’a yakın
bir seviyede (ortalama yüzde 40-42 civarı) gerçekleşebilir.”

“Aralık’taki yüksek enflasyon Ocak verilerine de yansıyacak”

Trakya Üniversitesi’nden Prof.Dr. Sadi Uzunoğlu da, son dönemde kurdaki aşağı yönün
ardından bazı ürün ve hizmetlerde fiyatların düşürülmesine yönelik hamleler olduğunu;
buna karşın Aralık’taki yüksek enflasyonun 2022 Ocak verilerine de genel olarak 
yansıyacağını ancak bazı kalemlerdeki artışın kısıtlı kalabileceğini belirtti.

Omikron varyantının etkilerinin arz ve tedarik zincirlerinde yaratacağı sonuçların
hem dünya hem de Türkiye’de enflasyonun seyri açısından kritik olduğunu ekleyen 
Sadi Uzunoğlu, 2022’de Eylül ayına değin 2021’den devralınan enflasyon seyrinin 
sürmesinin muhtemel olduğunu ifade etti. Kurda olası bir istikrar yakalanması halinde
ise daha makul enflasyon artışları görülebileceğinin ancak enflasyonun yukarı yönünün
terse dönmeyeceğinin altını çizdi.

Kadir Has Üniversitesi’nden Prof.Dr. Erinç Yeldan ise, üretici fiyatlarında dünyadaki
genel durum ve TL’nin görünümü nedeniyle yapısal olarak yüksek artışlar görüldüğünü
ve bunun TÜFE’ye yansımak zorunda olduğunu, yapılan müdahalelerin en fazla artışı
ertelediğini belirtti. Para ve maliye politikasında net bir değişim olmadıkça yükselen
enflasyonun kalıcı olarak durdurulamayacağını da dile getirdi.

Aşan: Ocak’ta negatif enflasyon bekliyorum

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan, Bloomberg HT yayınında
gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Aşan, “Kurun bu seviyelerde devam ettiği ortamda
fiyat düzeltmelerinin etkisiyle Ocak ayında eksi enflasyon bekliyorum. Şubat’tan
sonraki enflasyon önümüzdeki döneme dair enflasyon beklentisini belirleyecek dönem
olacak.” diye konuşmuştu.
