# 2022’de de belirsizlikler sürecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/2022de-de-belirsizlikler-surecek-80157h/
- Yayımlanma: 2022-02-09T15:42:39+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye’de önde gelen kurumları tarafından hazırlanan strateji raporlarında, 2022’
de küresel çapta yüksek enflasyon ve oynaklık temasının süreceği belirtilerek yatırımcılara“
temkinli ve tetikte” olunması gerektiği mesajı verilirken, borsada yükselişin sürebileceği
öngörülüyor.

Yeni tip [koronavirüs](https://www.facebook.com/groups/1566134423669924/posts/3035730183377000/)(
Kovid-19) salgınının etkilerinin devam ettiği 2021 yılında, bir yandan artan enflasyonist
baskılar bir yandan da salgında ortaya çıkan yeni varyantlar neticesinde büyümeye
yönelik kaygılar, merkez bankalarını para politikaları konusunda çıkmaza sürükledi.

Böylesi zorlu bir ortamda yatırımcı algısına yön vermeye çalışan merkez bankalarının
sözle yönlendirmeleri “şahin” ve “güvercin” arasında gidip gelirken, belirsizlikleri
azaltmada her ne kadar önemli bir rol üstlense de fiyatlamalardaki oynaklık dikkate
alındığında öngörülebilir bir ortamın oluşturulmasında yetersiz kaldı.

Özellikle yüksek [enflasyon](https://www.borsatek.com/enflasyon-sepetinde-dikkat-ceken-degisiklik-79809h)
konusunda yapılan “geçici” değerlendirmelerinin “beklenenden daha uzun süreli”ye
evrilme sürecinde, merkez bankaları sıkı para politikalarına geçişte kademeli bir
yol izleneceği ve piyasanın önceden bilgilendirileceğine dair net mesajlar verse
de 2022 itibarıyla gelinen noktada daha hızlı ve sert bir dönemin ilk sinyalleri
alındı.

Bu gelişmeler paralelinde 2022’ye dair üretilen strateji raporlarında da uzun yerine
kısa vadeli tahminler yapıldığı, makro verilere yönelik öngörülere yer verilmediği
dikkati çekerken, yıl geneline dair kullanılan başlıklar “bir şey değişir, her şey
değişir” tabirinin desteklediği belirsizliklere işaret ediyor. Bu durum, yatırımcıları
temkinli ve her an tetikte olunması gereken bir yılın beklediğini teyit ediyor.

### “Her şeyin olabileceği bir yıl”

Garanti BBVA Yatırım ekibi tarafından hazırlanan strateji raporunda, 2022 için “
Her şeyin olabileceği bir yıl” nitelendirmesi yapılırken, birçok farklı senaryonun
gündeme gelme olasılığının yüksek olması nedeniyle yıl sonu tahminleri üretilmediği,
ilk 3 aya odaklanılarak daha kısa aralıklarla yatırımcıların bilgilendirileceği 
belirtildi.

Tüm dünyada 2022’nin ana konusunun enflasyon olacağı vurgulanan raporda, “Salgının
en yoğun döneminde üretim ve lojistik sorunları nedeniyle tüm ekonomilerde arz kaynaklı
enflasyon görülürken, toparlanmayla birlikte bu kez talep enflasyonu kendini hissettirmeye
başladı. Parasal otoriteler bu tehdide parasal gevşemeyi kesip, faiz artırarak tepki
vermeye başladı. 2022’de dünya piyasalarının yönünü bu uygulamaların zamanlaması
ve şiddeti belirleyecek. Gelişmiş ülkelerin parasal sıkılaştırmaya gittiği bir dünyada
gelişmekte olan ülkelerin çok farklı bir yön izlemeleri beklenemez. Bu nedenle 2022’
de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) hamlelerine bağlı olarak birçok gelişen ülkede de
benzer hareketler görmeye devam edeceğiz.” değerlendirmeleri yapıldı.

Raporda, dünya ekonomisi böyle bir döneme girerken Türkiye ekonomisinde farklı bir
hikayenin izlendiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

“Geleneksel politikalardan farklı yöntemler uygulanan ülkemizde henüz makro dengelerin
de piyasalardaki oynaklığın da tam olarak oturmadığını görüyoruz. Yeni ekonomik 
model ile cari fazla veren bir ekonomi olmayı amaçlayan Türkiye’de bundan sonraki
süreçte politika faizinin enflasyonun altında tutulmaya devam edileceğini düşünüyoruz.
TL’nin değerlenmekte zorlanacağı böyle bir ortamda Merkez Bankasının zaman zaman
müdahalelerle kurları dengelemeyi denediğini göreceğiz, ancak sınırlı bir rezervle
bunu sürdürmek güç olacağı için kur korumalı mevduat, kurumsal yatırımcılara forward
döviz kuru verilmesi, enflasyona endeksli mevduat/tahvil gibi ürünlerin çeşitlendirilmesi
ile yerli yatırımcının döviz talebinin kontrol altında tutulmasına çaba sarf edilecek.”

TL yatırımcıları açısından 2022’nin gözdesinin yine Borsa İstanbul olacağı aktarılan
raporda, “İhracata çalışan, döviz pozisyonu taşıyan, döviz maliyeti olsa bile bunu
satış fiyatına yansıtma gücüne sahip şirketler bu yıl gene hareketli olacak. 2022’
nin geçen yıldan bir farkı, bu kez yüksek enflasyon ortamında olmamız. Bu nedenle
nakit pozisyonunu ve borçlarını iyi yöneten şirketlerin de öne çıktığını göreceğiz.”
denildi.

Raporda, olumlu fiyatlamalarda BIST 100 endeksi için yükselişlerin 2.140-2.170 ve
2.300-2.400 seviyelerine doğru sürebileceği ifade edilerek, geri çekilmelerin ise
1.900-1.700 bandında alım fırsatı verebileceği bildirildi.

### “Yüksek volatilite ile normale dönüş çabaları”

Deniz Yatırım Araştırma tarafından hazırlanan Strateji Raporu’nda da 2022 yılı için“
yüksek volatilite ile normale dönüş çabaları” tanımlaması yapıldı.

Küresel toparlanmanın daha az destekleyici koşullarla önceki yıla kıyasla daha düşük,
ancak pozitif patikada devam edeceği aktarılan raporda, yüksek enflasyon ortamının
da 2022 geneline hakim olacağı dile getirildi.

Raporda, belirsizlik ortamının, yıl boyunca yatırım kararlarını alma aşamasında 
yüksek oynaklık destekli güçlükler çıkaracağı ifade edilerek, şu değerlendirmelere
yer verildi:

“2022’de 4 başlık etrafında yatırımcı davranışlarının oluşmasını bekleriz: yüksek
faiz hadleri, Fed’in tetikleyici olma rolü, getiri arayışının rotasyonu desteklemesi
ve arz-talep normalleşmesi. Buna göre, yıl genelinde global çapta nominal ve reel
faiz hadlerinin yükseleceği kanaatindeyiz. Fed’in kasım ayından bu yana yaptığı 
kuvvetli iletişim destekli farklı yönlendirmeleri, para politikalarında normalleşme
aşamasına geçildiği işareti veriyor. Varlık alımlarındaki aylık azaltımların devreye
alınmasıyla başlatılan süreç, yılın ilk çeyreğinde daha hızlı bir yaklaşımla mart
ayı ortasında tamamlanacak. Devamında ise ilk faiz artışı ve bilançonun daraltılması
eylemleri görülecek. Söz konusu gelişmeler Fed’in diğer ülkeler nezdinde de para
politikalarının yeniden gözden geçirilmesi riski yaratması anlamına geliyor. Getiri
arayışlarının ise devam edeceği düşüncesindeyiz. Salgından çıkış sürecini takiben
görülen büyüme temalı hisse senetlerinden, değer eksenli gruba geçişin hız kazanacağına
inanıyoruz.”

Borsa İstanbul için ana belirleyici unsurun, getiri arayışı teması olacağı vurgulanan
raporda, “Makro tahminlerimizde ve risksiz faiz oranımızda yaptığımız güncellemeler
neticesinde 12 ay vadeli BIST 100 endeksi hedef fiyatımızı 2.750 puan seviyesinde
belirliyoruz. Son kapanış düzeyi gözetildiğinde yüzde 37 yükseliş potansiyeline 
işaret etmekte. Özellikle temettü verimi yüksek hisse senetlerinin yanı sıra konvansiyonel
ve yeşil enerji grubu hisselerin ön planda olmasını bekliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

### “Dünyada normalleşmeye, Türkiye’de heterodoks politikalara dönüş”

Gedik Yatırım tarafından “Dünyada Normalleşmeye, Türkiye’de Heterodoks Politikalara
Dönüş” başlığı altında hazırlanan 2022 Strateji Raporu’nda ise dünya ekonomisinde
salgın dönemindeki olağan dışı politikalardan normalleşmeye geçildiğine işaret edildi.

Küresel ekonominin bu yıl 2021’e nazaran yavaşlasa da tarihsel ortalamanın üzerinde
büyümesinin beklendiği aktarılan raporda, “Küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıkların
devam etmekle beraber hafiflemesini, arz-talep dengesizliklerinin azalmasıyla küresel
enflasyonun ikinci yarıda düşüşe geçmesini bekliyoruz.” değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, bu ılımlı beklentilere karşın ABD’de enflasyonun uzun vadeli hedeflerin
üzerinde kalmaya devam edebileceği, buna bağlı olarak da Fed’in piyasa beklentilerinden
daha fazla şahinleşebileceği vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

“Bu durum, küresel piyasalarda bir süreliğine sert fiyatlamalara yol açsa da Fed’in
piyasalarla iletişimini önceki yıllarda olduğu gibi uyumlu bir şekilde yürütmesi
sayesinde, satışların uzun soluklu bir trende dönüşmeyeceğini öngörüyoruz. Ilımlı
olarak nitelendirebileceğimiz bu makro senaryoya ilişkin önemli risk unsurları da
bulunuyor. Öncelikle, yeni virüs varyantları ya da Çin’in sıfır Kovid-19 politikasına
bağlı kalması sonucunda tedarik zincirlerindeki aksaklıkların devam etmesiyle, küresel
ticaretin ve enflasyonun olumsuz etkilenmesi en önemli risk unsuru olabilir. Salgın
döneminde arka plana atılan ABD-Çin hegemonya mücadelesinin, her iki ülkedeki seçim
atmosferleri de dikkate alındığında 2022’de yeniden ön plana çıkarak finansal piyasalarda
dalgalanmalara yol açabileceğini düşünüyoruz. Ukrayna konusu başta olmak üzere, 
Rusya ile ABD ve AB arasındaki gerginlikler, özellikle enerji fiyatları üzerinden
küresel ekonomi üzerinde önemli etkilere neden olabilir.”

Türk hisse senetlerinin ucuz kaldığına işaret edilen raporda, “Risk primindeki belirsizlikler
hisse senetlerinin potansiyel değerine ulaşmasını engellemeye devam ediyor. Bu yıl
için BIST 100 hedefimiz ise yüzde 30’luk yükselme potansiyeliyle 2,625 puan seviyelerinde.”
denildi.
