# 2030’da en önemli mevduat “kişisel veri” olacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/2030da-en-onemli-mevduat-kisisel-veri-olacak-52569h/
- Yayımlanma: 2020-04-28T10:52:53+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

KPMG ‘Geleceğin Dijital Bankacılığı’nı araştırdı. Araştırma,  koronavirüs nedeniyle
dijital kanallara yoğunlaşan bankaların 10 yıl  içinde nasıl bir evrim geçireceğine
ışık tutuyor. KPMG’nin  öngörülerine göre 2030’ların bankalarının en önemli mevduatı
müşterilerinin kişisel verileri olacak.

Finans sektörünü büyük bir hızla dönüştüren teknolojinin  etkilerini araştıran KPMG,
bankaların değişimine ışık tutan bir  çalışma yaptı. KPMG’nin hazırladığı ‘Geleceğin
Dijital Bankacılığı’  araştırması, 10 yıl içinde finans sektörünün yapı taşlarından
olan  bankaları bekleyen yıkıcı dönüşümün ipuçlarını veriyor. Koronavirüs  salgınında
iş modellerini hızla dijitale taşıyan ve müşterilerine ‘temassız’ bir dünya sunan
bankaların yeni teknolojilerle sınavı devam  edecek.

KPMG’nin araştırmasına göre, 2030’lu yılların bankacılık  işlemlerine mevduattan
çok müşterilerin kişisel verileri yön verecek.
Müşterilerin kazanç ve yatırımlarını
değerlendirdikleri en güvenilir  alan olan bankalar, 10 yıl sonra müşterilerin aynı
zamanda kişisel  verilerinin de korunacağı en güvenilir yer olacak.

Geleneksel bankalar müşterilerinin sadece finansal varlıklarını  yönetmeye devam
edecek ancak geleceğin bankaları kişisel verileri  yönetecek. Bankalar, müşterilerinin
izniyle kişisel verilerini  finansal hizmetlerden fazlası için yine onların yararına
kullanıp  hayatın her alanında fayda sağlayacak.

10 yılda son 100 yıldan fazla değişecek

KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Kerem Vardar,  geleceğin bankacılık
sisteminin tamamen müşteri ihtiyaçları üzerine  şekilleneceğini söyledi. Vardar,
şunları ekledi:

“Teknoloji insanların çalışma şekillerini, hayat tarzlarını ve  hatta sosyal hayatlarını
düzenliyor. İnsanların daha karmaşık ve  farklı alanlara dağılmış hayatlarını, artan
görev ve sorumluluklarını  yönetmelerine yardımcı oluyor, finansal işlemler de bunun
en önemli  parçası. Bankacılık sektöründe önümüzdeki 10 yıl boyunca, son 100  yılda
gördüğümüzden daha fazla değişiklik göreceğiz. Bunun sebebi  sadece gelişen teknoloji
değil hepsi birbirine bağlı olan yapısal  faktörler, demografik değişim, sosyo-ekonomik
koşullar, regülasyonlar  ve çevresel değişiklikler de etkili.

Geleceğin bankaları, müşterilerinin finansal refahlarını sağlamak,  bunu daha da
iyileştirmek üzere yapılanacak ve tamamen müşterilerin  ihtiyaçlarına göre tasarlanacak.
Müşteriler, yetersiz zaman ve bilgi  sahibi olmadıkları işlemler nedeniyle bankalarının
kendileri için en  doğrusunu yapma konusunda yüksek güven duyacakları özel hizmetler
talep edecek. Bankalar sadece düzenlemelere uyum için değil aynı  zamanda sundukları
hizmetin değerini artırmak için müşterilerinin  verilerini işleyecek. 2030’lu yılların
bankaları, yapay zeka ve robot  otomasyonu ile desteklenen kanallar üzerinden veri
odaklı müşteri  deneyimi konusunda uzmanlaşacak.”

KPMG’nin araştırmasından öne çıkan bazı başlıklar şöyle

Geleceğin bankaları, müşterilerinin hayatını kolaylaştıran, günlük  ihtiyaçlarına
cevap veren, önerilerini yaşam tarzlarına göre  kişiselleştirebilen, finansal hizmetlerden
daha fazlasını sunan  bankalar olacak.

 * **Geleneksel bankacılıkta sınırlar kalkacak**

Bankalar için yeni bir iş modeli olan  Fintech’lerle bankacılık  sistemlerinin ortak
sinerjiler oluşturdukları ve perakende sektöründe  örneklerini gördüğümüz ‘Platformlaşma’
yaygınlaşacak. Bankalar  müşterilerine ihtiyaçlarına yönelik olarak etkileşimli 
geniş  seçenekler sunarak hizmetlerini kişiselleştirme imkanı tanıyacak.

 * **Açık bankacılık, fintech şirketlerini ve sistemlerini  güçlendirecek.**

Geleceğin bankaları  fintech ekosistemlerini, müşteri için  iletişimde olduğu tedarikçilerini
yönetebilen yapılar olacak. Tamamen  müşterilerinin yaşam tarzlarına göre hizmetler
oluşturarak, gelişen  fintech sistemleriyle rekabet edecek. Bu yönde yol almayan
bankalar  zorluk çekecek.

 * **Güven sağlayan bankalar başı çekecek**

Kişisel verilerin güvenli bir şekilde saklandığı bir numaralı  kuruluş bankalar 
olacak. Araştırmaya katılım gösteren tüketicilerin  yüzde 47’si bankacılığı kişisel
verilerin muhafaza edilmesinde en  güvenilir sektör olarak görüyor.

Bazı bankalar tüketicilere kişisel veri yönetimi ile ilgili  sağladıkları özgürlüklerle,
şimdiden harekete geçmiş durumda.
Gelecekte veri gizliliğinin korunmasında öncü 
adımlar atmaya devam  eden bankalar diğer sektörlere yol gösterici bir rol oynayacak.

 * **Yapay zeka için etik uzmanlar gelecek**

Teknolojinin getirdiği bilinmezlik ve yeni alanlar müşteriler için  riskli olabiliyor.
Yapay zekanın her zaman bir uzman gibi etik,  tarafsız davranması beklenmiyor. Bu
nedenle, yapay zekanın kararlarını  denetleyecek, teknolojiyi yönlendirecek, yapay
zekayla birlikte  çalışacak uzmanlar bankacılık sisteminde görev alacak. Bunu  sağlayabilen
geleceğin bankaları güvenilirliğini koruyacak.

 * **Yeni nesil teknolojiler bankacılık anlayışını değiştirecek**

Teknoloji, bankacılığı yeni aygıtlar ve uygulamalar sayesinde daha  kişisel hale
getirecek ve “her zaman her yerde” kullanılabilir  kılacak. Yapay zeka (AI), makine
öğrenmesi (ML) ve Nesnelerin
İnterneti (IoT) başta olmak üzere çağımıza damga vuran
birçok yeni  nesil teknoloji bir bütün olarak bankaların müşterilerle kurduğu  ilişkiyi
dönüştürecek.

Ek olarak, yüksek derecede bağlantılı bir dünya artık norm haline  gelecek ve tüketiciler
sesli ve kişisel asistanlar, yüz tanıma sistemi  ve giyilebilir aygıtlar aracılığıyla
bankalarla daha etkili bir  şekilde etkileşime girecek.

**Tüketici akıllı otomasyona ve güvene önem veriyor**

Raporda yer alan dünya çapında yapılan araştırmanın sonuçlarına  göre, üç tüketiciden
ikisi (yüzde 65) ürün, tarife veya fiyat  bilgisine ulaşma  tavsiye ve görüş alma
sürecini otomatikleştirecek  banka arayışında. Tüketicilerin beşte ikisinden fazlası(
yüzde 44) ise  mevcut durumlarından çok bunaldıklarını hissetmekle beraber gelecekte
bilgileri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak istiyor.

Finansal hizmetlerin bir araya toplanması da tüketiciler için önem  teşkil ediyor.%
70 oranında tüketici yapacakları işlemlerin sadece  birkaç sağlayıcı tarafından 
gerçekleştirilmesini arzu ediyor. Dört  tüketiciden üçü (yüzde 75) ise finansal 
ürünler ve hizmetler hakkında  yeterli bilgi sahibi olduğunu, bunları anladığını
ve nasıl işlediğini  bildiğini hissediyor. Ancak çoğunluğu (yüzde 66) yine de bir
karar  almadan önce bankadan görüş ve öneri istiyor.
