# 42 bin kişi hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybetti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/42-bin-kisi-hava-kirliligi-nedeniyle-hayatini-kaybetti-96933h/
- Yayımlanma: 2023-04-07T13:19:57+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı
Başkanı Prof. Dr. Gamze Varol, hem Türkiye’de hem de dünyada hava kirliliğinin arttığını
belirterek, “Hava kirliliği büyük bir sorun. Ülkemizde geçtiğimiz yıl hava kirliliği
kaynaklı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 42 bin kişi yaşamını yitirdi” dedi.

NKÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Varol, Türkiye’de
ve dünyada hava kirliliğinin artığını ve bunun birçok hastalığı da beraberinde getirdiğini
söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; dünya nüfusunun yüzde 90’ından fazlasının
kirli hava soluğunu belirten Varol, bu noktada kendisinin de aralarında olduğu, 
hekim ve çevre uzmanlarının içinde bulunduğu oluşumun, 2022 için hava kirliliğinde
kara raporu hazırladığını söyledi.

Raporda, Türkiye’de Dünya Sağlık Örgütü limit değerlerine uyan sadece Hakkari’nin
bulunduğunu belirten Prof. Dr. Varol, “Hakkari dışında ülkemiz de Dünya Sağlık Örgütü
kılavuz değerlerine uyan bu limitlerin altında başka yaşam alanı yok. Ülkemiz için
baktığımızda aslında hava kirliliği büyük bir sorun.

Biz biliyoruz ki açıklanan rapora göre, ülkemizde geçtiğimiz yıl hava kirliliği 
kaynaklı sağlık sorunları nedeniyle yaklaşık 42 bin kişi yaşamını yitirdi.

Bu sorunların içerisinde akciğer kanseri var, hava yolu enfeksiyonları, kronik hava
yolları hastalıkları var, kalp damar sistemi dolaşım yolu hastalıkları var.

Bunlarla bağlantılı hastalıkların yanında yaşam kalitesini etkiliyor hava kirliliği”
dedi.

Prof. Dr. Varol, ülkede ölümlere neden olan risklerin tanımlandığını ifade ederek,“
Uyku düzenini bozuyor, depresyona neden oluyor. Yeni açıklamalar bu yönde. Hatta
şöyle çalışmalarda var;

2009 ve 2019 yıllarında Türkiye’de ölüme neden olan riskler tanımlanmış. Mesela 
hava kirliliği bunlara neden olan ilk 5 hastalık arasında yer alıyor ve bu çok önemli.

Onun üstünde mesela tümörler, dolaşım sistemi hastalıkları, kronik akciğer hastalıklarının
hepsi var.

Dolayısıyla ülkemizde hava kirliliği hem yaşam kalitesini etkileyen, başta kanserler
olmak üzere, sağlığımızı bu yönde etkileyen risklerin içinde yer alıyor” diye konuştu.

### ‘KÖMÜR KULLANIMINA SON VERMEK LAZIM’

Kömür kullanımı ile ilgili de konuşan Prof. Dr. Varol, “Aslında bu hava kirliliğinin
nedeni kömür kullanımı, büyük ölçüde ısınma amaçlı, enerji temini etmek amaçlı ya
da araçlar kaynaklı.

Bir an önce fosil atıklardan kurtulmak, kömür kullanımından özellikle vazgeçmek 
lazım.

Tüm Türkiye için yaklaşık 42 bin kişi hava kirliliği kaynaklı hastalıklardan öldü
dedik.

Ama büyükşehirlerde İstanbul’da 5 bin ölüme denk geliyor. Ankara’da, İzmir gibi 
illerde de böyle. Ankara’da örneğin yaklaşık 3 bin kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklar
nedeniyle yaşamını yitiriyor, bunlar çok önemli sayılar gerçekten.

Böyle olunca bunlar önlenebilir ölümler de olabiliyor. Eğer biz kömürden vazgeçersek
hem ölümleri engellemiş oluyoruz hem erken yaşta, genç yaşta; hem de kronik hastalıklar,
akciğer hastalıkları, dolaşım yolu hastalıkları, felç ya da gebe kadınları etkilediği
için düşük doğum tartılı bebekler, bebek ölümlerinin engellenmesi gibi de yaşam 
kalitemizi bozan hastanelerimize yük olan sağlık sorunlarından da kurtulmuş oluyoruz.

Fuel oil, mazot, ısınma amaçlı araç kullanımı bunların hepsi oldukça hava kirliliğine
neden olan uygulamalar” ifadelerini kullandı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremin ardından
afet bölgesinde hava kirliliğinin arttığını söyleyen Prof. Dr. Varol, “Depremzedelerin
ısınmak amaçlı çadırlarında ve konteynerlerinde yaktıkları çok sayıda odun kömür
ve içeriğini bilmediğimiz plastik ve ağaç var.

Bunlar da hava kirliliğini artırmış durumda bölgede. Tabi depremde yıkılan ve kontrollü
yıkılan binaların molozlarından çıkan toz, duman partiküller bölgedeki hava kirliliğini
artırmış durumda. Sadece kömür değil tabi ki” dedi.
