# AB Komisyonu 2021 Türkiye Raporu’nu açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ab-komisyonu-2021-turkiye-raporunu-acikladi-72954h/
- Yayımlanma: 2021-10-19T22:03:06+03:00
- Yazar: Selim Soydan

AB Komisyonunun aday ülkeler Türkiye, Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya ve adaylık
başvurusunda bulunan Bosna Hersek ve Kosova’ya ilişkin son değerlendirmelerin yer
aldığı 2021 Genişleme Paketi, AB Komisyonu’nun Komşuluk ve Genişlemeden sorumlu 
üyesi Oliver Varhelyi tarafından duyuruldu.

Sputnik’in haberine göre Türkiye ile ilgili olarak demokrasi, temel haklar, yargı
gibi konularda önceki yıllarda açıklanan raporlarda yer verilen eleştiriler bu yıl
da tekrarlandı. Göç politikası, ekonomi, iklim gibi başlıklarda ise Türkiye hakkında
olumlu ifadelere yer verildi.

## **Göç ve sığınma politikası**

Raporda Türkiye’nin göç ve sığınma politikası konusunda bir miktar ilerleme kaydettiği
aktarılarak, 18 Mart 2016 tarihli AB-Türkiye mutabakatının sonuç vermeye devam ettiği,
Türkiye’nin Doğu Akdeniz güzergahı boyunca göç akışını etkin biçimde yönetmekte 
kilit rol oynamayı sürdürdüğü tespiti yapıldı.

Bu ifadelere karşın 18 Mart Mutabakatı’nda AB’nin üzerine düşen yükümlülükler hakkında
değerlendirme yapılmadı.

“Mülteciler ve ülke içinde yerinden edilenler” başlığında “Türkiye, geçici koruma
altındaki yaklaşık 3.7 milyon Suriyeli ile uluslararası koruma statüsüne sahip olanlar
veya başvuruda bulunanlar da dahil olmak üzere 320 binden fazla Suriyeli olmayanlardan
oluşan dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmak için muazzam çabalarını
sürdürdü.” değerlendirilmesi yer aldı.

## **Güvenlik, savunma ve dış politika**

Raporda, Türkiye’nin sınır içinde ve dışında güvenlik operasyonları yaptığı anımsatılarak,“
Sınır bölgelerinde güvenlik durumu, AB’nin terör eylemlerine karışan kişi, grup 
ve kuruluşlar listesinde yer alan PKK’nın tekrarlayan terör eylemleri nedeniyle 
belirsizliğini koruyor. AB, PKK’nın saldırılarını açık bir şekilde kınadı ve kurbanların
aileleriyle dayanışma içinde olduğunu ifade etti.” denildi.

“Türkiye’nin giderek daha iddialı olan dış politikası, özellikle Kafkasya, Suriye
ve Irak’taki askeri harekata verdiği destek nedeniyle, AB’nin Ortak Güvenlik ve 
Dış Politikası kapsamındaki AB öncelikleriyle çelişmeye devam etti.” ifadelerine
yer verilen raporda AB’nin Türkiye ile ‘istikrarlı ve müreffeh bir Suriye’ hedefini
paylaştığına işaret edildi.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde “kendi askeri faaliyetini” yürüttüğü kaydedilen
raporda “Aynı zamanda Türkiye, temel hizmetlerin sunumunu artırdı ve kuzey Suriye’deki
altyapı ağlarını genişletti.” tespiti yapıldı.

Çok taraflılığı destekleyen Türkiye’nin Birleşmiş Milletler, NATO ve AB tarafından
liderlik edilen 9 uluslararası barış ve gözlem misyonuna katıldığının altı çizildi.
Türkiye’nin Afrika’ya yönelik özel bir önem atfetmeye devam ettiği, birçok zorluğa
rağmen ABD için önemli bir ortak olmayı sürdürdüğü, Mısır ve Suudi Arabistan ile
ilişkilerini geliştirdiği, Libya’daki yeni yönetim ile derhal iletişim kurduğuna
değinildi.

## **Kamu yönetimi, yargı, demokrasi**

Raporda Türkiye’nin demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi eksiklikler olduğu,
raporlama döneminde demokratik gerileme ve derin siyasi kutuplaşmanın devam ettiği,
sivil toplumun sürekli bir baskıyla karşı karşıya kaldığı savunuldu.

Kamu yönetimi reformu alanında raporlama döneminde herhangi bir ilerleme kaydedilmediğinin
öne sürüldüğü raporda, “idarenin hesap verebilirliği ve insan kaynakları yönetimi
konusundaki endişelerin devam ettiği, reform için siyasi iradenin hala eksik olduğu,
yönetimin siyasallaşmayı sürdürdüğü” ifadeleri yer aldı.

Raporda yargı sistemi “hazırlık aşamasında” şeklinde nitelenerek, “Yolsuzlukla mücadele
konusunda Türkiye, hazırlıkların erken bir aşamasında kalmış ve raporlama döneminde
ilerleme kaydetmemiştir.” denildi.

Türkiye’nin organize suçla mücadelede bir dereceye kadar hazırlıklı olduğu ve sınırlı
ilerleme kaydettiğinin aktarıldığı raporda olağanüstü hal sırasında getirilen önlemlerin
çoğunun yürürlükte kalmaya devam ettiği belirtildi.

## **Salgın, Doğu Akdeniz, iklim**

Türkiye’de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılama oranının yüzde 71 civarında
olduğuna dikkat çekilerek, “Türkiye, iç talebi artırmak ve salgının ekonomik yansımalarını
yumuşatmak için önemli önlemler aldı.” denildi.

Doğu Akdeniz’de 2020 yılında gerginliğin arttığı, bu yıl başında ise düştüğü belirtildiği
raporda, şu ifadeler kullanıldı:

“AB, Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortamda Türkiye ile iş birliğine 
dayalı, karşılıklı yarar sağlayan bir ilişkinin geliştirilmesine yönelik stratejik
bir çıkarı olduğunu bir kez daha teyit etti. AB, AB Konseyi tarafından belirlenen
koşullara tabi olarak, bir dizi ortak çıkar alanında Türkiye ile aşamalı, orantılı
ve tersine çevrilebilir bir şekilde ilişki kurmaya hazır olduğunu ifade ederek AB-
Türkiye ilişkilerinde daha olumlu bir dinamik oluşturmayı önerdi. Bu bağlamda iklim,
göç ve güvenlik konularında üst düzey diyaloglar gerçekleştirildi ve bunu yakında
sağlık konulu diyalog izleyecek.”

Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği alanında bir miktar hazırlıklı olduğu belirtilen
raporda, Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması, atık yönetim kapasitesi, atık su
arıtımı ve mevzuat uyumu gibi alanlarda ilerleme gösterdiği ifade edildi.

## **Ekonomik durum**

Raporda, “Türkiye ekonomisi oldukça ileri düzeydedir ancak raporlama döneminde herhangi
bir ilerleme kaydedilmemiştir. Ekonominin işleyişi ile ilgili ciddi endişeler devam
etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Türkiye’de yetkililerin iç talebi artırmak ve Kovid-19’un ekonomik etkilerini hafifletmek
için “büyük ve geniş kapsamlı bir dizi önlem” aldığına işaret edilen raporda, söz
konusu önlemler sonucunda Türkiye’nin, ekonomik krizden hızlı bir şekilde çıktığı
ve 2020’nin üçüncü çeyreğinde kriz öncesi seviyelere ulaştığı kaydedildi.

Raporda, Türkiye’de makroekonomik politikanın kredilere çok fazla bağlı olduğu, 
doğrudan mali desteklerin sınırlı seviyede uygulandığı belirtildi. Geçen yılki parasal
genişlemenin Tük lirasını zayıflattığı öne sürülen raporda, bunun enflasyonu ve 
dolarizasyonu yükselttiği, portföy çıkışına neden olduğu iddia edildi.

Raporda, para politikasının 2020 yılı sonbaharında sıkılaştığı ancak yeni Merkez
Bankası Başkanı’nın 4 ay sonra görevden alınmasının finansal piyasaları istikrarsızlaştırdığı
savunuldu. Kayıt dışı ekonominin kriz sırasında gerilediğine işaret edilen raporda,
halen ekonominin büyük bir bölümünün kayıt dışı olduğu ifade edildi.

Raporda, bankacılık sektörünün iyi bir sermaye yapısına sahip olmaya devam ettiği
vurgulandı. Salgının işgücü piyasasını olumsuz etkilediği anımsatılan raporda, istihdam
seviyesinin Kovid-19 nedeniyle gerilediği ifade edildi.

Raporda, Türkiye’nin AB içindeki rekabet baskısı ve piyasa güçleri ile başa çıkma
kapasitesine ulaşma konusunda iyi derecede bir hazırlık düzeyine sahip olduğu belirtildi.
Eğitime erişimin geliştirilmesinde ilerleme kaydedildiği ifade edilen raporda, ARGE’ye
yatırımın artış gösterdiğine işaret edildi.

## **Enerji**

Raporda, Türkiye’nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir enerji
sektörünün geliştirilmesi konusunda ilerleme kaydettiğine dikkat çekildi.

AB’nin Türkiye’nin dış ticaretinde payının bir miktar arttığı ifade edilen raporda,
Türkiye’nin kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadeleyi düzenleyen yasal
çerçevesini iyileştirdiği vurgulandı.

Raporda, Türkiye’nin tüketici ve sağlığın korunmasına ilişkin mevzuat uyumu açısından
iyi bir hazırlık düzeyine ulaştığı ifade edildi.

Türkiye’nin AB-Türkiye Gümrük Birliği kapsamındaki yükümlülüklerinden sapmaları 
olduğu iddia edilen raporda, Türkiye’nin jeopolitik risklere ve küresel finansman
koşullarındaki değişikliklere maruz kaldığı belirtildi.
