# AB Komisyonu Türkiye’nin ilerleme raporunu açıkladı!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ab-komisyonu-turkiyenin-ilerleme-raporunu-acikladi-35023h/
- Yayımlanma: 2018-04-18T07:00:15+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

AB 2018 Türkiye Raporunu açıkladı. AB Komisyonu raporunda, Türkiye’ye yönelik göç
politikası, ekonomik büyüme ve bölgesel iş birliği konularında övgülere yer verildi.
Raporda, Türkiye’de hukukun üstünlüğü, temel haklar ve ifade özgürlüğü konularında“
ciddi geriye gidiş” olduğu öne sürüldü. FETÖ’nün terör örgütü olarak nitelendirilmediği
metinde, “Gülen hareketi” ifadesi kullanıldı.

Avrupa Birliği (AB) açıkladığı Türkiye raporunda, Ankara’ya yönelik göç politikası,
ekonomik büyüme ve bölgesel iş birliği konularında övgülere yer verdi.

AA’nın haberine göre raporda, hukukun üstünlüğü, temel haklar ve ifade özgürlüğü
konularında ise “ciddi geriye gidiş” olduğu iddia edildi.

AB Komisyonu, yaklaşık 1,5 yıl aranın ardından aday ve aday adayı ülkeler hakkındaki
raporunu yayımladı. Raporu basına AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi
Federica Mogherini ve AB Komisyonu’nun Genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn 
duyurdu.

Eski adıyla “İlerleme Raporu” yeni adıyla “Türkiye Raporu”nda övgülerin yanı sıra
bazı eleştirilere de yer verildi.

PKK’nın AB’nin terör örgütü listesinde yer aldığı anımsatılan raporda, FETÖ ise 
terör örgütü olarak tanımlanmadı.

Raporda, 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye için “travmatik bir süreç” olduğu belirtilerek,“
AB’nin darbe girişimini hemen ve güçlü biçimde kınadığı ve Türkiye’nin böylesi ciddi
bir tehdide karşı orantılı ve süratli meşru tepki verme ihtiyacını tanıdığı” belirtildi.
Bununla birlikte, raporda 15 Temmuz sonrasında görevden almalar eleştirildi, hukukun
üstünlüğünün ihlal edildiği savunuldu.

**FETÖ’NÜN TERÖR ÖRGÜTÜ OLARAK NİTELENDİRİLMEDİĞİ METİNDE, “GÜLEN HAREKETİ” İFADESİ
KULLANILDI**

Türkiye’nin terör örgütü olarak yoğun bir mücadele yürüttüğü FETÖ, AB tarafından
2016’daki raporda olduğu gibi “Gülen hareketi” olarak adlandırıldı. Bu konuyla ilgili
raporda sadece Türk yetkililerin 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden FETÖ’yü 
sorumlu tuttuğu aktarıldı.

**“TÜRKİYE ÖNEMLİ ORTAK VE ADAY ÜLKE”**

Türkiye’nin AB için “önemli bir ortak ve aday ülke” olduğunun altı çizilen raporda,
Türkiye’nin AB’ye tam üyelik perspektifinin sürdürüldüğü açıklandı.

Raporda, Türkiye’nin özellikle kamu yönetimi alanında önemli reformlar kaydettiği,
daha “açık” bir yönetim için büyük kararlılık gösterdiği bildirildi.

**TÜRKİYE SIĞINMACI MUTABAKATINI UYGULAMAYA DEVAM EDİYOR**

Ayrıca, Türkiye’nin sığınmacı ve göç politikasında “iyi ilerleme” kaydettiği vurgulanan
raporda, “Türkiye, 2016 mutabakatının hükümlerini kararlı bir şekilde uygulamayı
sürdürüyor.” ifadesine yer verildi.

Türkiye ve AB arasında imzalanan Mart 2016 sığınmacı mutabakatının olumlu ve somut
sonuçlar vermeye devam ettiği ifade edildi.

Türkiye’nin 3,5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaparak “stratejik görev” üstlendiğine
dikkat çekilen raporda, vize serbestisine ilişkin Türkiye’nin bir çalışma planı 
sunduğu, plandaki hususların AB Komisyonu tarafından değerlendirildiği kaydedildi.

**TERÖR VE ORGANİZE SUÇLA MÜCADELE**

Türkiye’nin organize suçla mücadele konusunda ilerleme kaydettiği ve kurumsal kapasitesini
artırdığı vurgulanan raporda, siber suçlar gibi alanlarda daha fazla çalışma yürütülmesi
gerektiği ifade edildi.

Raporda, terör finansmanı ve terörle mücadeleye ilişkin Türkiye’nin çok kapsamlı
bir yasal çerçevesi bulunduğuna dikkat çekildi.

**TÜRKİYE, KIBRIS SORUNUNUN ÇÖZÜLMESİNİ DESTEKLİYOR**

Türkiye’nin bölgesel iş birliği konusunda önemli adımlar attığı kaydedilen raporda,
Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümü için destek verdiği hatırlatıldı. Bu çerçevede
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’in çabalarına da destek vermeye devam ettiği anımsatıldı.

Bölgesel iş birliği alanında Türkiye’nin özellikle AB üyesi Bulgaristan’la göç konusunda
önemli iş birliği yürüttüğü kaydedilirken, Türkiye’nin “iyi komşuluk ilişkileri,
uluslararası antlaşmalar ve çatışmaların barışçıl çözümüne” bağlı kalması gerektiği
ifade edildi.

**EKONOMİK BÜYÜME TAKDİR EDİLDİ**

Raporda Türkiye’nin 2017 yılında kaydettiği ekonomik büyümenin altı çizilirken, 
darbe girişimi sonrasındaki ekonomik küçülmenin başarılı bir şekilde güçlü büyümeye
çevrilmesi takdir edildi.

Ekonomi alanında AB mevzuatına uyum sağlanması konusunda da ilerleme kaydedildiği
aktarılan raporda, Türk ekonomisinin “ciddi ilerleme” kaydettiği ve işleyen bir 
serbest pazar ekonomisi olduğu belirtildi.

Türkiye’nin rekabet baskısıyla baş etme gücünün çok yüksek olduğu kaydedilen raporda,
Türk ekonomisinin ticari ve yatırımlar açısından AB pazarıyla çok iyi entegre olduğu
vurgulandı.

Diğer yandan, Türkiye’nin enerji sektörü ve doğalgaz piyasasında ilerleme kaydettiği
aktarıldı.

**PKK’NIN FAALİYETLERİ**

Raporda, PKK’nın güneydoğudaki terör faaliyetleri, “ülkenin karşı karşıya olduğu
en ciddi sorunlardan biri” olarak tanımlandı.

PKK’nın AB terör örgütleri listesinde yer aldığı anımsatılan raporda, Türkiye’nin
teröristlere karşı meşru müdafaa hakkı olduğu ancak önlemlerin “orantılılık” çerçevesinde
olması gerektiği savunuldu.

Ayrıca, terörizmle ilgili yasal mevzuatın, Türkiye’nin terörle mücadelesini zaafiyete
uğratmayacak biçimde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) içtihatları bağlamında gözden geçirilmesi istendi.

**OHAL VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI**

Türkiye’de “hukukun üstünlüğü, kamu reformları, temel haklar ve ifade özgürlüğü”
husularında “ciddi geriye gidiş” olduğu öne sürülen raporda, “Türkiye’nin AB’den
ciddi bir uzaklaşması söz konusu” ifadelerine yer verildi.

Raporun siyasi kriterler bölümünde 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında hızlı
ve orantılı adım atılmasının Türkiye’nin meşru ihtiyacı olduğunu vurgulayan AB, 
OHAL kapsamında alınan önlemlerin ise “orantısız” olduğunu iddia etti.

Raporda, FETÖ’ye ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen ve halen yürürlükte 
olan OHAL, Gülen hareketini dağıtmayı amaçlamaktadır. Gülen hareketi, hükümet tarafından
terör örgütü olarak nitelendirilmektedir. OHAL’in bir başka hedefi de Türkiye’de
son dönemde tekrarlanan saldırılara karşı terörizmle mücadeleyi desteklemektir. 
Söz konusu süreç Türkiye için travmatik bir süreçtir.”

Yargı bağımsızlığına dair endişelere yer verilen raporda, yargının işleyişinde “
ciddi gerileme” gözlemlendiği ve “yargı bağımsızlığının güvence altında olmadığı”
savunuldu.

**TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER**

Belgede, Komisyonun bir önceki raporunu açıkladığı Kasım 2016’dan bu yana ifade,
toplantı ve örgütlenme özgürlüğü alanlarında “büyük gerileme” kaydedildiği, işkence
ve kötü muamele iddialarında artış gözlemlendiği belirtildi.

Geçici tutukluluk uygulamalarına son verilmesi çağrısında bulunulan raporda, işkence
iddialarının “etkin biçimde soruşturulması” talep edildi.

Raporda, 2017 anayasa değişikliği referandumunda kabul edilen kimi değişikliklerin
Avrupa Konseyi kriterleri bağlamında gözden geçirilmesi istendi.

Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması Ek Protokolü’nü hala uygulamadığına değinilen raporda,
protokol tamamen uygulamaya geçirilmediği sürece yeni fasıl açılmayacağı kaydedildi.
