# AB ortak stratejik rezervi enerji krizini çözmeyecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ab-ortak-stratejik-rezervi-enerji-krizini-cozmeyecek-72910h/
- Yayımlanma: 2021-10-19T11:26:42+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrasında ekonomik toparlanmayla birlikte
küresel enerji talebinde yaşanan hızlı artış ve düşük arz enerji krizine yol açarken,
AB son bir yılda yüzde 600’ün üzerinde artış gösteren doğal gaz fiyatlarıyla mücadele
ediyor.

AB Komisyonu, geçen hafta enerji fiyatlarındaki artışa karşı üye ülkelere kısa vadede
elektrik ve gaz faturalarını erteleme, hanelere doğrudan ödeme yapma ve vergi indirimi
gibi seçenekler içeren bir öneri paketi sunarken, liderler 21-22 Ekim’de Brüksel’de
düzenlenecek AB Liderler Zirvesi’nde İspanya tarafından teklif edilen stratejik 
doğal gaz rezervi oluşturulması konusunu ele alacak.

Bazı üye ülkelerin ulusal gaz rezervleri olmakla birlikte, AB’nin ortak bir stratejik
gaz rezervi bulunmuyor. En büyük depolama kapasiteleri ise Almanya, İtalya, Hollanda
ve Fransa’da bulunuyor. Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkelerinde daha küçük depolama
kapasiteleri bulunurken, bu kapasiteler yeterli altyapının bulunması halinde diğer
üye ülkelerle paylaşılabiliyor.

Gas Infrastructure Europe verilerine göre, AB’nin doğal gaz depolama kapasitesi 
117 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor.

Avrupa Politikaları Çalışmaları Merkezi (CEPS) Araştırma Görevlisi İrina Kustova,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, ortak stratejik gaz rezervi oluşturulması fikrinin
mevcut krizde etkili olamayacağını ifade etti.

Doğal gazı depolamanın, petrolden daha zor olduğunu belirten Kustova, “Teklif, stratejik
rezerv önleminin AB doğal gaz piyasa tasarımıyla nasıl örtüşeceği konusunda kafalarda
pek çok soru işareti yaratıyor. Doğal gaz ya yeraltı depolama tesislerinde ya da
yüzer depolama ve yeniden gazlaştırma ünitelerinde depolanabilir. İki durumda da,
mevcut piyasa modelinde bu depolamanın maliyetini kimin karşılayacağı, yani doğrudan
kar sağlamadan bu kapasitenin rezerve edilmesinin yükünü kimin sırtlanacağı önemli
bir soru. Özellikle, fiyatlar yüksekken doğal gaz depolamak piyasa mantığıyla da
çelişiyor.” diye konuştu.

Kustova, yüksek gaz fiyatlarının, son yıllarda düşüş eğiliminde olan kömür kullanımının
yaygınlaşması gibi negatif sonuçlarının da olabileceğine işaret etti.

Krizin enerji dönüşümü üzerindeki etkisinin kalıcılığının önemine işaret eden Kustova,
bunu da kış aylarındaki gaz fiyatlarının belirleyeceğini vurguladı.

**“En önemli problem talebin büyümesi”**

Avrupa Politika Merkezi (EPC) Analisti Marco Giuli de yeni bir stratejik rezerv 
oluşturulması için elektrik piyasası tasarımında veya ortak satın alımlarda yapılması
gereken revizyonların zaman alacağını söyledi.

Talep tarafındaki artışa yönelik adımların atılmasının daha doğru olacağını aktaran
Giuli, “Önümüzdeki dönemde spot piyasalarda fiyatları öngörmek çok zor. Önümüzdeki
süreçte elbette ana üreticilerden bazı sinyaller almak yardımcı olabilir.” diye 
konuştu.

Giuli, gelecek 10 yılda doğal gazda önemli bir yeni kapasitenin piyasaya girmesinin
beklendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Ancak en önemli problem hem Avrupa hem Asya’da talebin büyümesi gibi duruyor. Yakın
dönemde Rusya’nın arzı ve talep düşüşünün yakından takip edilmesi gerekiyor. Mevcut
krizi stratejik rezerv çözemez. Her durumda, siyasi müzakereler, gereken finansal
ve idari kaynaklar zaman alacaktır. Bu çözümün nasıl bir fayda sağlayacağı zaten
belirsizken, buna tüm üye ülkelerin katılıp katılmayacağı meçhul. Ancak buna benzer
araçlar, Avrupa ve tedarikçileri için enerji dönüşümünde daha uzun vadeli olarak
gereken gaz kaynağına dair planlar yapılması için tasarlanabilir. Tedarikçilerden
gelen fazla kapasitenin rezerve edilmesine yönelik bir tür sigorta mekanizması bu
anlamda etkili olabilir.”
