# AB, Rusya’ya yaptırımların delinmesi konusunda Türkiye’yi uyardı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ab-rusyaya-yaptirimlarin-delinmesi-konusunda-turkiyeyi-uyardi-90863h/
- Yayımlanma: 2022-10-07T07:51:58+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Avrupa Komisyonu’nun Finansal Hizmetler, Finansal İstikrar ve Sermaye Piyasaları
Birliği’nden Sorumlu Üyesi Mairead McGuinness dün Ankara’da görüştüğü hükümet yetkilileri
ve iş dünyası temsilcilerine yeni [yaptırım](https://www.borsatek.com/abdden-irana-yeni-yaptirim-90858h)
lar hakkında bilgi verdi ve Brüksel’in uyarılarını gündeme getirdi.

AB büyükelçilerinin yeni yaptırım paketinde uzlaşmalarından sadece bir gün sonra
Ankara’da temaslarda bulunan Komisyon üyesi McGuinness, Ticaret Bakanı Mehmet Muş,
Maliye Bakanı Nureddin Nebati ve Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile bir 
araya geldi. Komisyon üyesi, akşam yemeğinde de iş dünyasının önde gelen dernekleri
ve kurumlarıyla toplantı yaptı.

BBC Türkçe’nin haberine göre AB delegasyonundan yapılan açıklamada, “Komisyon üyesi
McGuinness, yaptırım politikalarını ve daha ileri iş birliği fırsatlarını ele almak
ve hükümet üyeleriyle görüşmek üzere Türkiye’yi ziyaret ediyor” ifadelerine yer 
verildi.

Avrupalı yetkili, Ankara’daki resmi temaslarının ardından Twitter üzerinden yaptığı
kısa açıklamada, belirsizliğin hüküm sürdüğü bir dönemde AB’nin güçlü ortağı olan
Türkiye’de bulunmaktan mutlu olduğunu belirtirken, “Rusya’ya karşı yaptırımlarımızın
uygulanmasına ve yaptırımların hile yoluyla atlatılmasını tespit edip kökünü kazıma
ihtiyacına güçlü bir şekilde odaklandığımızı iletme fırsatı doğdu” diye konuştu.

McGuinness’in Ankara temaslarını daha önemli kılan gelişme, ziyaretin, AB’nin [Rusya](https://www.borsatek.com/rusya-iranla-petrol-ve-gaz-ozelinde-swap-anlasmasi-hazirliginda-90842h)’
ya dönük sekizinci yaptırım paketini kabul etmesinin hemen ardından gerçekleşmesi
oldu. Rusya’nın petrol satışına tavan fiyat getirmesi nedeniyle çok tartışılan AB’nin
yeni yaptırım paketi, ithalat ve ihracat kısıtlamalarının yanı sıra yaptırımları
hileli yollarla delen kişi ve kuruluşların caydırılmasını da içeriyor. 

AB, Rusya’nın askeri, endüstriyel ve teknolojik ürünlere ulaşmasını güçleştirmek,
savunma ve güvenlikle ilgili sektörlerini geliştirmesini önlemek amaçlı olarak yeni
ihracat kısıtlaması getiriyor ve bu kapsamda kömür, kok kömürü, Rus silahlarında
bulunan spesifik elektronik parçalar, havacılık sektöründe kullanılan teknik malzemeler
ve bazı kimyasalların satışını yasaklıyor.

Rus ekonomisine yaklaşık 7 milyar euro civarında zarar vermesi beklenen ithalat 
kısıtlamaları kapsamına ise işlenmiş ve yarı işlenmiş Rus çelik ürünleri, makine
ve elektrikli aletler, plastik ürünler, araçlar, tekstil, ayakkabı, deri, seramik,
bazı kimyasal ürünler ile altın dışı mücevher giriyor.

Aynı paket, Rusya’ya ileri teknoloji, mühendislik ve yazılım gibi alanlarda hizmet
sunan şirketleri de etkiliyor.

AB, böylece kişi, kurum ve kuruluşların yanı sıra Rusya ile iş yapan şirketleri 
içerecek şekilde yaptırım kapsamını genişletmiş oluyor.

Türkiye, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı 24 Şubat’ta başlattığı saldırının ardından ABD,
AB ve diğer Batılı ortakların aldığı yaptırım kararlarına uymayacağını, ilkesel 
olarak sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nce alınan yaptırımlara itibar
edeceğini açıklamıştı.

Yaptırımlara uyan Avrupalı ve diğer uluslararası şirketlerin faaliyetleri sonlandırmasıyla
doğan boşluk, Rus şirketleri ile yoğun bir mesai başlatan Türk şirketleri tarafından
dolduruldu.

Bu süreçte, Türkiye’de kurulan çok sayıda Rus şirketi, ithalat ve ihracat faaliyetleri
için Türkiye’yi üs gibi kullanmaya başladı. Financial Times’ın haberine göre, son
dönemde Türkiye’den Rusya’ya ihracat geçen seneye oranla yüzde 50’ye yakın bir oranda
arttı. 

AB’li diplomatlara göre, Türkiye’de faaliyetini artıran Rus şirketlerinin sayısı
her gün artıyor.

Samsun’dan Novorosisk’e yapılan Ro-Ro ticareti ve artan karayolu TIR ticaretini 
yakından gözleyen Brüksel’e göre, Rus şirketleriyle yapılan bu ticaretin AB yaptırım
paketlerini delme olasılığı yüksek.

AB’nin bu tedirginliği, Prag’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesi marjında
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron
tarafından da dile getirildi. Erdoğan-Macron görüşmesinin ardından Fransız Cumhurbaşkanlığı’ndan
yapılan bilgilendirmede, Fransız Cumhurbaşkanı’nın Erdoğan’a “Rusya’ya uygulanan
yaptırımların atlatılmasına ilişkin çabalara karşı mücadele etme” çağrısında bulunduğu
kaydedildi.

Türkiye’nin ihracatının neredeyse yarısını AB’ye yaptığını anımsatan diplomatlar,
Brüksel’in Türkiye ile ticaretin zarar görmesini istemediğini ve bu nedenle Ankara
ile yakın çalışma içinde olmak istediğini kaydediyorlar.

Aynı diplomatlara göre, Brüksel’in tedirginliğini daha da artıran gelişme Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın 6 Ağustos’ta Soçi’de ziyaret ettiği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
ile iki ülke arasındaki ticaret ve ekonomik iş birliğini derinleştirmeyi amaçlayan
ama içeriği açıklanmayan bir mutabakat muhtırasının imzalandığını açıklaması oldu.
Diplomatlar, anlaşma içeriğinin bazı yaptırım alanlarıyla örtüşmesi nedeniyle kamuoyuna
açıklanmamış olabileceği şüphesinin Brüksel ve Washington’da dile getirildiğini 
kaydediyorlar.

Batı’dan gelen bu kaygılar üzerine Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Ankara’daki büyükelçilere
bir sunum yaparak, endişelerin yersiz olduğu ve yaptırım uygulanmasının zarar verici
sonuçlar doğuracağı mesajını verdiği biliniyor.

Ancak Rus vatandaşlarının Türkiye’de kullanımına açılan Mir kartının Batı’dan Türk
bankalarına gelen baskı sonucunda kullanıma kapatılması bu sürecin en somut gelişmelerinden
biri olmuştu. 

McGuinness’in Ankara temaslarında Türkiye ile ticari iş birliğini artırma ve potansiyeli
geliştirme mesajı verirken, yaptırımların delinmemesi için de Brüksel ile yakın 
iş birliği içinde olunması çağrısında bulunduğu öğrenildi. AB Komiseri’nin benzer
mesajları iş dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekte de gündeme getirdiği belirtiliyor.

McGuinness’in Maliye Bakanı Nebati ve Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu ile temaslarında,‘
Türkiye Ekonomi Modeli’ kapsamında izlenen politikaları ele alıp, muhataplarından
bundan sonraki sürece dönük bilgi aldığı kaydediliyor.

Brüksel’de yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin izlediği modelin ileriki dönemde
Türk ekonomisine ve özellikle reel ekonomiye daha fazla kayıp verdireceğini, enflasyonun
kısa vadede düşme eğilimine girmeyeceğini öngörüyor. 
