# AB Türkiye büyüme beklentisini revize etti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ab-turkiye-buyume-beklentisini-revize-etti-23018h/
- Yayımlanma: 2017-05-11T11:09:18+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

 Avrupa Komisyonu, Türkiye için büyüme beklentilerini yükseltti. Türk ekonomisinde
2016 yılında yaşanan güçlü ivme kaybının bu yıl belirsizlikler azaldıkça kademeli
olarak geri alınmasını bekleyen AB Komisyonu, net ticaret tarafından desteklenen
ivmenin yıl sonuna doğru iyileşmesini, iç talebin parasal şartlarda ve güvende iyileşmeden

fayda sağlamasını beklediğini vurguladı.

Avrupa Komisyonu’nun ‘İlkbahar Dönemi Ekonomik Görünüm’ raporuna göre, bu yıl için
büyüme beklentisi yüzde 2,8’den yüzde 3,0’e, gelecek yıl için yüzde 3,2’den yüzde
3,3’e çıkarıldı. 

Avrupa Komisyonu, bu yıl için tüketici fiyat beklentisi yüzde 8,0’den yüzde 11,1’
e, gelecek yıl için beklenti yüzde 7,6’dan yüzde 8,6’ya yükseltildi.

Raporda işsizlik oranı beklentisi bu yıl için yüzde 11,2’den yüzde 13,6’ya çıkarken,
gelecek yılın beklentisi yüzde 11,5’ten yüzde 14,1’e yükseltildi. 

Avrupa Komisyonu, cari denge/GSYH’nin bu yıl yüzde -4,4, gelecek yıl yüzde -4,3 
olacağını tahmin etti. Bir önceki tahmin bu yıl için yüzde -4,3, gelecek yıl için
yüzde -4,9 seviyesindeydi.

AB Komisyonu raporunda Türk ekonomisi için yurt içi ve yurt dışı finansal risklerin
artmakta olduğunu belirtirken, “Türkiye’nin görünümü için hem pozitif hem de negatif
riskler var. Pozitif tarafta, mali hareket alanı özel sektör talebinde beklenenden
düşük gelişmeler yaşanması halinde kullanılabilir. Azalan yurt içi belirsizlik ve
finansal şartlarda daha fazla gevşeme güven ve talep büyümesi üzerinde beklenenden
daha yüksek etki yapabilir” değerlendirmesini yaptı.

Komisyon, Türkiye için aşağı yönlü riskler arasında ise yüksek enflasyon ve yüksek
işsizliği işaret etti. Bu risklerin Türkiye’yi durgunluğa yaklaştırabileceğini belirten
AB Komisyonu, son yıllarda biriken dış kırılganlıklar ve sorunlu kredilerde artışların
riskleri artıracağı uyarısında da bulundu. Komisyon ayrıca, “Finansal olmayan şirketlerin
borçlarındaki güçlü artış şirketler sektörünün borç sürdürülebilirliği konusunda
endişeleri artırabilir” dedi. 
