# ABD ile ilişkiler kopma noktasında

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abd-ile-iliskiler-kopma-noktasinda-9758h/
- Yayımlanma: 2016-02-09T17:13:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Bir süre öncesine kadar ABD Dışişleri Bakanlığı’nda kıdemli danışman olarak görev
yapan David Phillips, ABD ile Türkiye arasındaki diyalogun kırılma noktasına geldiğini
söyledi.

Üç ayrı başkan döneminde Amerika Dışişleri Bakanlığı’na üst düzey danışmanlık yapan
Phillips, ABD’nin bir tercih yapmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor. Uzman,
Türkiye ile ABD arasında ilişkilerin giderek tuhaflaştığını, buna karşılık ABD’nin
YPG ve PYD ile ilişkilerinin güçlendiğini vurguluyor.

**‘YPG’ ye ABD desteği sürecek’**

Philips’e göre en büyük sıkıntı YPG ve PYD konusundaki görüş ayrılıkları. “ ABD,
IŞİD ile mücadele konusunda atacağı adımlar için Türkiye’den izin almak zorunda 
değil. Suriye’deki YPG güçleri, IŞİD’ karşı mücadele eden çok uluslu koalisyona 
karşı güven sağlamış, IŞİD’ e karşı verdiği mücadele ve terörizme karşı en iyi müttefiki
olduğunu ispatlamıştır. ABD, YPG’ ye silah ve yakın hava desteği veriyor. YPG, IŞİD’
e karşı mücadele etmeyi sürdürdükçe Amerika da YPG’ye silah ve hava desteği vermeyi
sürdürecek “

**‘YPG askeri PYD siyasi ortak’**

Phillips, Türkiye’nin bir gün İncirlik’i kullandırmama riskine karşı YPG’ nin kontrolunda
olan bölgede askeri bir tesis kurulduğuna da dikkat çekti. Phillips, şunları söyledi:
“
YPG’ nin kontrol ettiği bölgede ABD tarafından kurulan askeri üs IŞİD’ e karşı verilen
mücadelede yapılacak saldırılarda kritik önem taşıyan bir yerde. Burada üs kurma
fikrinin Türkiye’nin müttefikliğiyle ilgili belirsizlikten ve ABD’nin savaş planları
dahilinde İncirliğin bir süre sonra devrede olmayacağı endişesinden yola çıkarak
alınmış bir karar olduğunu düşünüyorum. PYD’ de çok uluslu koalisyon içerisinde 
ABD’nin yakın bir siyasi ortağı. PYD’ nin Cenevre’de yapılan Suriye barış görüşmelerine
davet edilmemesine rağmen, ABD Başkanı özel temsilcisini PYD’ li yetkililerle görüşmesi
için gönderdi. PYD ile savaş alanında taktiksel koordinasyonlar da devam ediyor.
Suriye’de Esad sonrasında yapılacak anayasa için siyasi koordinasyonlar da sürüyor.
PYD muhatap alınmadığı sürece Suriye’de barış olmaz. ABD bunu anlıyor.”

**‘ABD tercih yapmak zorunda kalacak’**

İki ülke arasında yaşanan ciddi görüş ayrılıkları yüzünden ABD’nin bir tercih yapmak
zorunda kalacağını belirten Phillips’e göre, ABD çok eski bir müttefik ve NATO üyesi
Türkiye ile YPG arasında tercih yapmak zorunda kalacak. Phillips, bu konuda şöyle
konuştu:

“YPG, IŞİD ile Fırat nehrinin batısından Cerablus’a kadar olan kısmı IŞİD’ den geri
almak ve bu bölgede savaşmak için hazırlandı. Erdoğan bunun kırmızı çizgi olduğunu
söyledi. Eğer Türkiye, Suriye’deki müttefikinize saldırırsa ABD nasıl bir reaksiyon
verecek? ABD, bir tercih yapmak zorunda kalacak. ABD çıkarlarına karşı düşmanca 
bir tutum içine giren onlarca yıldır dostluğunu ve işbirliğini sürdürdüğü NATO üyesi
ve müttefik bir ülke mi? Yoksa bazı batılı değerleri paylaşan ABD ile aynı açıdan
bakan Suriye Kürtleri mi ? Görünen o ki Kürtlerle ilişkiler gelişiyor ve yakınlaştıkça
yakınlaşıyor ancak Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkiler de gittikçe tuhaflaşıyor.”

Phillips iki ülke arasında yaşanan görüş ayrılıklarının büyük bir uçurum yarattığını
vurguluyor ve şunları söylüyor: ‘Durum gittikçe kötüleşiyor. Türkiye ABD’ nin yaklaşımlarına
karşı farklı bir tutum sergileyerek inatlaşıyor. Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye
ziyaretinde Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile görüşüp ABD’nin konuyla ilgili endişelerini
açık açık söyledi. Toplantıdan sonra ortak bir basın toplantısı düzenlenmedi çünkü
iki taraf da anlaşmazlıklarının dışarıya yansımasını istemediler çünkü Amerika ile
Türkiye arasındaki sorunlar giderek derinleşip büyüyor. Türkiye, 2012 yılından günümüze
kadar IŞİD’ e karşı mücadele etmeyi reddetti. Kaçakçılar, hala IŞİD petrolü taşıyor.
Bir NATO ülkesi olarak ve koalisyon üyesi Türkiye IŞİD’ e karşı başlatılan mücadelede
ABD’nin beklentilerini karşılayamadı.”

**‘ABD sürekli Türkiye’nin açıklarını kapatıyor’**

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ ın Türkiye gezisinin ardından başkent Washington’da
hükümet yetkilileriyle Türkiye’nin konuşulduğu önemli bir toplantıya katıldığını
belirten Phillips, Washington’da Amerikan hükümeti ile katıldığı son toplantıda 
yönetime Türkiye konusunda sessiz kalmamalarını onermis. Phillips şu açıklamayı 
yapıyor:

“Olanlar ve endişelerinizi kamuoyunla artık paylaşın dedim. Başkan Yardımcısı Joe
Biden’ın Türkiye’yi eleştirilerine katılıyorum. Erdoğan, ABD’yi aşağılamak yerine
daha yakın işbirliği yapmaya çalışmalı ve kendisine yönelik yapılan eleştirileri
de dikkate almak durumunda. ABD sürekli Türkiye’nin yanlışlarını örtmek durumunda
kalıyor. Türkiye’nin IŞİD ile petrol ticaretiyle bir ilişkisinin olmadığı ifade 
ediliyor. Teknik olarak doğru bir şey ama IŞİD’ in petrol ticaretinin her aşamasında
Türk kaçakçılar sahne alıyor ve Türkler bu işten kazanç sağlıyor. Aralarında Ceyhan’dan
petrolü taşıyan tankerlerinin sahipleri de var. Suriye’den gelen indirimli petrolden
büyük kazanç elde ediyorlar. Bu durumda ABD’de Türklerin yaptıklarının üstünü örtmek
durumunda kalıyor. Bu durumda Türkiye’nin IŞİD ile petrol ticareti yok demek teknik
olarak doğru da olsa durumu tam anlatan bir açıklama değil. Türkiye’nin tutumu için
sürekli olarak mazeret bulmaya devam edip, Türkiye’nin açıklarını kapatmaya çalışırsa,
Türkiye asla değişmeyecek veya IŞİD’ e karşı verilen mücadelede güvenilebilir iyi
bir müttefik olmayacak.”

**‘Sivillerin öldürülmesi Türkiye’nin başını ağrıtacak’**

Phillips Güneydoğu’da yaşanan insan hakları ihlalleri iddiaları ve sivil can kayıplarının
Türkiye’nin başını ağrıtacağına işaret etti.

“Türk hükümeti Güneydoğu’da başlatmış olduğu harekatla birlikte iç savaşın yeniden
başlaması riskini aldı. Güneydoğu’da sivilleri hedef alıyorlar ve bu şekilde Güneydoğu’daki
bazı yerleşim bölgelerini kuşatarak bölgede yaşayan Kürtleri radikalleştiriyorlar.
Bu duruma en son Birleşmiş Milletlerden de ciddi bir tepki geldi. BM’de insan haklarından
sorumlu Prens Zeid, sivil ölümlerin araştırılmasını ve bu suçu işleyenlerin yargılanmasını
istedi. Tabii Türkiye, BM’den gelen bu uyarıyı göz ardı edecek. Çünkü bu sivil ölümlerinden
Türk devleti sorumlu. Gerçekleri ortaya çıkartmak yerine işledikleri suçları üzerini
örtmeye çalışacaklar. Türkiye’nin Güneydoğu’da yaptıkları kabul edilemez şeyler.
Ambulansları engellemek, sokağa çıkma yasakları koymak, sivilleri hedef almak bunların
hepsi uluslararası insan hakları hukukuna göre savaş suçlarıdır. Birleşmiş Milletler,
Türkiye’den sivillere karşı işlenen bu savaş suçlarının soruşturulmasını ve bu suçu
işleyenlerin yargılanmasını istemiştir. Eğer Türkiye bunu yapmak istemezse Birleşmiş
Milletler uluslararası mahkemeyi devreye sokmalıdır.”

**‘Erdoğan sadece kendi çözebileceği problemleri yaratıyor’**

Phillips, Türkiye ile ABD arasında AK Parti döneminde bazı kırılmalar yaşansa da
bu kez sorunun daha ağır ve ciddi olduğunu vurguluyor.

“ABD, AKP 2002’ yılında iktidara geldiği zaman demokratik gelişmeler bakımından 
hoş karşıladı. Erdoğan’ın buna cevabı da demokrasiye bir belediye otobüsüne benzeterek
istediği durağa gelince inmek oldu. Türk parlamentosu 1 Mart 2003’te tezkeresini
veto ederek Irak konusunda ABD’ ile işbirliği yapmadı. ABD ve Türkiye Irak konusunda
farklı düşünseler de aradaki ilişki sürüyordu. Şimdi ise Türkiye ile ABD arasında
devam eden diyalog kırılmaya yakın. Türkiye IŞİD ile mücadele konusunda uluslararası
koalisyona destek vermeye gönülsüz olduğunu gösterdi. ABD’nin çıkarlarına karşı 
davranışlar sergiliyor. ABD’nin Suriye’deki en iyi müttefikini, Kürtleri hedef alıyor.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Artık ABD’nin Türkiye adına özür dilemeye son
vermesinin zamanı gelmiştir. ABD, kamuoyuna Türkiye’nin uluslararası insan hakları
yasalarını çiğnediğini açıklamalıdır. Savaş suçları işlendiği için konunun Birleşmiş
Milletler tarafından uluslararası mahkemeye taşınıp burada soruşturulmasına destek
vermelidir. Geçtiğimiz aylarda yüzlerce sivil öldürüldü. Sivilleri öldürmek insanlığa
karşı işlenmiş bir suçtur. İki polisin öldürülmesinden sonra eğer Türkiye, şiddetli
bir şekilde karşı saldırıya geçmeseydi PKK ile de çatışma yaşanmazdı. Erdoğan, Miloseviç’in
Yugoslavya’da ve Sırbistan’da yaptıklarını yapıyor. Sadece kendi çözebileceği problemleri
yaratıyor.”

**‘PYD masada olmazsa Suriye’de trajedi sürer’**

Türkiye’de ifade özgürlükleriyle ilgili sorunlara da dikkat çeken Phillips “Erdoğan
yönetimine karşı en ufak bir eleştiri yapan karşısında yargıyı buluyor, akademisyenler
hedef alınıyor” dedi. “Erdoğan’ın politikalarıyla Türk seçmenin de aynı yönde düşünüp
1 Kasım seçimlerinde iktidara oylarıyla destek verdiğini belirten Phillips, Türkiye’nin
iyi bir yöne gitmediğini iddia etti.

“Türk kültürü misafirperverdir. Türkler onurludur, ülkelerinin uluslararası camiada
kötü bir duruma düşmesini istemezler. Cumhurbaşkanlarının insanlık suçu işlemekle
suçlanmasını istemezler. Türkiye’nin nasıl bir ülke olması gerektiği yönünde bir
tartışma başlamalıdır. Suriye’de PYD’ yi işin içine sokmadan çözüm gelmez. Türkiye
radikal ve cihatçı gurupları destekledikçe ve PYD’ yi de Cenevre’de masaya oturtmadıkça
Suriye’deki trajedi devam edecek. Türkiye uzun yıllar seküler derin devlet yapısından
acı çekti. Şimdi bu derin devlet yapısının yerine İslamcı derin devlet var. Bu İslamcı
derin devlet de İslamcı AK Partinin elinde.”

KAYNAK: AMERİKA’NIN SESİ
