# ABD, İran ile bir savaşa doğru mu ilerliyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abd-iran-ile-bir-savasa-dogru-mu-ilerliyor-45299h/
- Yayımlanma: 2019-05-17T08:40:04+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

ABD Başkanı Donald Trump tarafından da desteklenen birinci görüş, İran’ın barışçı
bir yolda olmadığı düşüncesini savunuyor. İçeriğine dair çok az ayrıntı paylaşılmış
olan açıklamaya göre, İran, bölgedeki bazı ABD unsurlarına karşı saldırı hazırlığı
yapıyor.

Beyaz Saray, bir yandan bölgeye askeri takviye yaparken, diğer taraftan da, zorunlu
olmayan diplomatik personelini Irak’tan çekti. Ayrıca, haberlere göre, askeri müdahale
planları üzerindeki tozlar da silinmeye başladı.

Washington’un Tahran’a mesajı net; eğer bölgedeki ABD unsurları, İran üzerinden 
veya İran’ın taşeronları üzerinden hedef alınması durumunda, ciddi bir askeri karşılık
verilecek.

İkinci görüş ise kriz konusunda Washington’u suçluyor ve İran’da rejim değişikliği
hedeflendiğini savunuyor. 

Sürpriz olmayan bir şekilde İran bu görüşü savunuyor.

Ama aynı zamanda Trump yönetiminin, ABD içindeki bazı muhalifleri de “İran karşıtı
şahinler” görüşünün arkasında.

Bu ikinci görüşe göre, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve Dışişleri Bakanı
Mike Pompeo gibi şahin isimler, maksimum ekonomik baskının işe yaramaması durumunda
askeri müdahale seçeneğinin masada olması gerektiğini savunuyor ve buna göre strateji
belirliyor. 

Bu iki farklı görüş, yaşananları kendi bakış açılarına göre yorumluyor ve haklılıklarını
kanıtlamak için yalnızca bir kısım gerçeğe odaklanıyor.

Ancak bu krizde, algılar en az gerçekler kadar önemli. Hatta birçok açıdan algılar,
gerçekleri yaratır hale geldi.

Ve ortaya çıkan o gerçeğe göre, İran ile ABD arasında bir savaş, Trump yönetimi 
devraldığından bu yana en olası hale gelmiş durumda.

Orta Doğu yeniden askeri gerilimlerle anılan bir bölge haline geldi.

2015 yılında küresel güçlerle nükleer anlaşma imzalayan İran’da ekonomi, Trump yönetiminin
yaptırımları yeniden yürürlüğe koyması sonrası her geçen gün geriliyor.

Tahran, yaptırımların yeniden uygulamaya konulması sonrası nükleer sınırlamalara
uymayabileceği mesajını verdi. 

Ancak İran gerçekten 2015 öncesine dönerse, bu Trump yönetimine kullanabileceği 
bir malzeme olur.

Çok fazla dinamiğin olduğu bu satrançta, Trump yönetimi içinde ne yaşandığı kadar,
Tahran’ın olan biteni nasıl değerlendirdiği de önemli.

Donald Trump’ın olası bir askeri çatışma konusunda istekli olmadığı ama kurmayları
arasındaki görüş ayrılığını bir tehdit unsuru olarak görünür kılmaya çalıştığı belirtiliyor.

Trump’ın yabancı topraklara ABD askeri gönderme konusuna karşıt olduğu biliniyor.
Ancak bölgedeki ABD unsurlarının hedef alınması durumunda geri adım atması da olası
görülmüyor.

Tabii Tahran durumu farklı değerlendiriyor olabilir.

Acaba İran, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u, patronu Trump’un gözünde zayıflatmak
için, gerilimi kontrollü bir şekilde artırmak istiyor olabilir mi?

Eğer durum böyle ise, bu çok riskli bir strateji. 

ABD’nin bölgedeki müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan, Washington’u saha kenarından
alkışlayadursun, Avrupalı müttefikler gidişattan duydukları endişeyi yüksek sesle
dile getiriyor.

İspanya, Almanya ve Hollanda, artan gerilim nedeniyle bölgedeki askeri faaliyetlerini
durduran adımlar attı.

2003 yılında Saddam Hüseyin’i devirmek için gerçekleştirilen işgalin artçı şokları
halen sürüyor.

Üstelik İran, Saddam Hüseyin’in Irak’ından çok farklı bir önerme.

İran’ın işgalinin masada olamayacağı açık.

Daha olası olan, denizden ve havadan yürütülebilecek bir operasyon ki bu da tüm 
bölgeyi ateş çemberine çevirir. 

Trump yönetimi devraldığında, dış politikada felaket bekleyenlerin sayısı az değildi.

İran ile yaşanan durumun ABD’nin bugünkü dış politikasında açıkça görünür kıldığı
şey, aslında çok boyutlu bir kriz. Bu krizin içinde, uluslararası anlaşmalarına 
karşı soğukluk, kendi ajandalarının peşinde olan bölgesel müttefiklere aşırı itimat,
Nato müttefikleri ile gerilim ve bunların hepsinin üzerinde, Washington’un gerçek
stratejik çıkarlarını belirleyememe durumu var.

Çin ve Rusya ile büyük güç rekabetinin yaşandığı bir dönemde, İran, Washington’ın
stratejik öncelikleri arasında hangi sırada olabilir?

İran, gerçekten savaş göze alınabilecek kadar kadar büyük bir tehdit mi? Bölge konusunda
uzman birçok Amerikalı stratejiste göre, bunun cevabı hayır. BBC Türkçe
