# ABD, S. Arabistan’ın restini dinlemedi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abd-s-arabistanin-restini-dinlemedi-11680h/
- Yayımlanma: 2016-05-19T01:03:59+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Bir Demokrat ve bir Cumhuriyetçi senatör tarafından hazırlanan yasa tasarısı Senato’daki
oylamaya katılanların tamamının oylarıyla geçti. Tasarı, 11 Eylül saldırılarında
ölen kişilerin ailelerinin saldırılarda Suudi yöneticilerin rolü olabileceği gerekçesiyle
ABD mahkemelerinde dava açabilmesine imkan tanıyor. ABD’de 1976 yılında çıkarılan
bir yasa, başka ülkeler hakkında Amerikan mahkemelerinde dava açılmasını engelliyor.
Senato’dan bugün geçen tasarı, 1976 yılına ait yasanın konuyla ilgili bölümünde 
istisnalar yapılmasına imkan veriyor.

Tasarı gündeme geldiğinde Suudi Arabistan yönetimi tepki göstermiş, Kongre üyelerini
ABD’de bulunan 750 milyar dolar değerindeki varlıklarını satmakla tehdit etmişti.

Barack Obama yönetimi de Kongre üyelerinden tasarıyı geçirmemesini istemiş, ABD 
aleyhinde benzer yargı süreçlerinin başka ülkelerde başlayabileceği gerekçesiyle
Amerikan vatandaşlarının tehlikeye girebileceğini belirtmişti.
Beyaz Saray Sözcüsü
Josh Earnest, bugün tasarının geçmesinden hemen sonra yaptığı açıklamada, bu adımın“
istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini”, Obama’nın tasarıyı veto edeceğini söyledi.

Earnest, “Bu yasa tasarısı, egemenlik dokunulmazlığıyla ilgili uzun zamandır bulunan
uluslararası hukuku değiştirecektir. Başkan Obama’nın tasarının ABD’yi dünyanın 
diğer mahkemelerinde zarar görecek duruma düşüreceği konusundaki endişeleri devam
ediyor.” dedi.

Tasarının yasalaşması için ABD Kongresi’nin diğer kanadı Temsilciler Meclisi’nden
de geçmesi ve Obama tarafından imzalanması gerekiyor. Ancak Obama, tasarıya karşı
çıktığını ve veto edeceğini açıklamıştı.

**ABD Hazinesi resti gördü**

Suudi Arabistan yönetiminin bu yasanın geçmesi durumunda ABD’de 750 milyar dolarlık
varlıklarını satacağı resti, Hürriyet yazarı Uğur Gürses’e göre ABD’nin Suudi Arabistan’ın
elinde 116.8 milyar dolarlık ABD tahvili tuttuğunu açıklaması ile boşa çıktı. İşte
Uğur Gürses’in o yazısı:

Önceki gün ABD Hazinesi, 1974’den beri perdelediği bir bilgiyi açıkladı.

IMF verilerine göre mart sonunda 587 milyar dolar döviz rezervi bulunan Suudi Arabistan’ın
ABD tahvilinde tuttuğu miktar rezervlerinin yüzde 20’sine karşılık geliyor.

Peki, bu açıklamanın önemi ne?

Düşük petrol fiyatları nedeniyle 2015’de milli gelirinin yüzde 15’ine denk gelen
yaklaşık 100 milyar dolarlık müthiş bir bütçe açığı veren Suudi Arabistan’ın başı
ekonomik olarak dertte. 2014 Ağustos ayında 746 milyar dolar olan döviz rezervi,
bir buçuk yılda 587 milyar dolara gerilemiş durumda. Petrol gelirleri düşen, devasa
bir bütçe açığı vererek hızla rezerv eriten ülkenin, şimdi politik alanda da ABD
ile başı dertte.

ABD Kongresi’nin 11 Eylül 2001 saldırıları ile ilgili soruşturmasının 28 sayfalık
sonuç bölümünde ABD’de yaşayan Suudi yetkililerinin parmağı olduğu yönünde kamuoyuna
sızan bilgiler, saldırılarda yakınlarını kaybedenleri harekete geçiriyor. Aileler
Suudi kraliyet ailesi mensuplarını, yetkilileri ve bankaları yargı önüne taşımak
istiyorlar. Ancak engel, 1976’daki yasayla sağlanan diplomatik dokunulmazlıklar.
Bu yüzden, Senato’ya getirilen tasarı ile bu dokunulmazlık kaldırılmak isteniyor;
terörizm bağlantılı suçlar istisna edilsin diye.

ABD yönetimi buna engel olmak istese de, Suudiler için kayda değer bir risk.

Bu yüzden, nisan ayında ortaya çıktı ki Suudiler ABD yönetimini sıkıştırıyor; ‘eğer
bu yasa geçerse ABD varlıklarına yatırılmış 750 milyar dolarlık varlıklarımızı satarız’.

**ABD ÖRTÜYÜ KALDIRIYOR**

Suudi Arabistan’ın bu varlıklarının önemli bir kısmının ABD Hazine tahvilleri olduğu
düşünülüyordu. Ama miktarı bilinmiyordu. Çünkü ABD, 40 yıldır bu bilgileri saklıyordu.

Bloomberg Haber’in ABD’deki bilgi edinme yasalarına dayanarak talep etmesi üzerine,
ABD Hazinesi Suudi Arabistan’ın 116.8 milyar dolarlık ABD hükümet tahvilini ortaya
serdi. Bloomberg, daha önce, ‘petrol ihracatçısı ülkeler’ grubu altında topluca 
yayımlanan bu bilgilerin saklanmasının nedenini, 70’li yıllardaki petrol krizleri
sırasında Suudi hükümetini kollama amaçlı olduğunu yazıyor.

**ABD Suudilerin restini görmüş oldu.**

Öte yandan bu bilginin açığa çıkması, katı şeriat hükümleri uygulayan bir ülkenin
faizli varlıklara parasını yatırdığını da ayrıca tescilledi.

Ortaya çıkan verilere göre; Suudi Arabistan’ın ABD tahvili varlıklarını 90’lı yıllarda
20 milyar dolar civarında tuttuğu, 2004 sonrasında petrol fiyatlarının artmasıyla
2008’de 70 milyar dolara çıktığı, 2013 sonrasında da 100 milyar doları geçtiği gözleniyor.

Açıklanan sayılardaki cari stok miktarının Suudi Arabistan’ın ABD’yi sıkıştıracak
kadar yüksek olmadığı dillendiriliyor. Oysa ki şirketler, bankalar ya da ülkeler
farklı merkezlerde de bu tahvilleri tutabiliyorlar. Belçika, İsviçre, Lüksemburg
gibi merkezlerde de saklama hizmeti alabiliyorlar. Bu da ABD Hazinesi’ndeki kayıtlara,
o ülkelere aitmiş gibi yansıyabiliyor. İran’a ambargo ve mali kısıtlamalar örneği
gösterdi ki; politik olarak başı belaya giren ülkenin parası da bloke oluyor, nefes
aldırılmıyor. Bu yüzden paranın kime ait olduğu belli olmayacak biçimde, farklı 
bir ülkede tutmak günü geldiğinde işe yarayabiliyor.

**REZERV BAŞKA YERDEN ERİMİŞ**

Suudilerin rezervlerinin azaldığı 2014-2016 arasında, ABD’deki tahvil varlıklarını
92 milyar dolardan 124 milyar dolara kadar yükseltmesi, tek hesabın ABD’de olmadığı
fikrine de destek veriyor.

Belçika’nın 153, İsviçre’nin 230, Lüksemburg’un ise 220 milyar dolar tahvil tutması,
bu ülkelerin ‘misafir ettiği’ paraların da işareti. Hatta bugünlerde gündemde olan
paravan şirket cennetlerinden Cayman Adaları’nın, 265 milyar dolarlık tahvil varlığı
ile üçüncü sırada olması da kayda değer.

Suudilerin ABD’ye hasar vermek için satış yapması en başta kendilerini vurur; satacağı
varlığın değerini yani rezerv değerlerini düşürür. ABD’nin aba altından ortaya sürdüğü
bilgi bunu anlatıyor; hem yüksek değil, olsa bile zararı kendine olur demek bu.

ABD’de, yerleşik olmayanlara ait 6.3 trilyon dolarlık bir hükümet tahvili hesabı
var. Bunun 4.1 trilyon dolarlık bölümü, resmi döviz rezervi olarak tutan çeşitli
ülke merkez bankaları ya da hazinelerine ait. İlk sıradaki Çin, 1.2 trilyon dolarlık
tahvil tutuyor. Türkiye ise 52.9 milyar dolarlık tahville 24. sırada.

Türkiye’nin 2015 Mart ayındaki 76.2 milyar dolarlık varlığını, 2016 Mart ayına gelindiğinde
23 milyar dolar azaltması dikkat çekiyor. Zira aynı dönemde döviz rezervleri sadece
8 milyar dolar azaldı.
