# ABD Türkiye’ye ne tür yaptırımlar uygulayabilir?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abd-turkiyeye-ne-tur-yaptirimlar-uygulayabilir-38903h/
- Yayımlanma: 2018-08-01T14:40:19+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı Mike Pence, Amerikalı pastör Andrew
Brunson serbest kalana kadar Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazır olduklarını açıkladı.
Ortada bir pazarlık olmadığını belirten ve süreci “psikolojik savaş” olarak nitelendiren
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise “Tehdit diline prim vermeyiz” dedi.

Amerikan Kongresi askeri ve mali konularda Türkiye’ye yönelik bazı adımlar atarken,
Washington yönetimi de Trump ve Pence üzerinden en üst düzeyde “büyük yaptırımlardan”
bahsediyor.

Türkiye ise Brunson davasının hukuki bir süreç olduğunu ve geri adım atmayacağını
söylüyor.

Andrew Brunson, Ekim 2016’da tutuklanmıştı. “Hem Fethullah Gülen Cemaati hem de 
PKK adına suç işlemekle” itham edilen Brunson, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işlediği” gerekçesiyle 15 yıla kadar, “devletin gizli kalması gereken 
bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasından ise 20
yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. 

Brunson davası ve başka Amerikan vatandaşları ile Türkiye’deki diplomatik misyonlarında
görev yapan yerel çalışanların tutukluluğu, son dönemde ABD ile Türkiye arasındaki
ilişkilerde sıkıntılı konular arasında yer alıyor.

Analistlere göre, Brunson davasının yanı sıra bir NATO üyesi olan Türkiye’nin Rusya’dan
S-400 füze savunma sistemi satın alma planları ve Ankara’nın ABD’nin İran’a yeniden
uygulamaya sokmaya hazırlandığı yaptırımlara uymayacağını açıklaması da Washington’da
rahatsızlık yaratan diğer konular arasında yer alıyor.

Türkiye ise 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin sorumlusu olarak gösterdiği Fethullah
Gülen’in iade edilmemesinden ve Suriye’de de ABD’nin çoğunluğunu Kürt silahlı grup
Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG)
verilen destekten duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiriyor.

Ayrıca, New York’ta görülen davada eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan
Atilla’nın İran yaptırımlarını yasa dışı yollarla delmek suçundan hüküm giymesinin
ardından ABD Hazine Bakanlığı’nın Halkbank’a ceza kesip kesmeyeceği de ikili ilişkiler
açısından izlenen bir diğer konu. 

ABD, Türkiye’ye karşı ne gibi adımlar attı?
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 
Başkanı ve eski Başbakan Binali Yıldırım, Şubat 2018’de BBC Türkçe’ye verdiği mülakatta,
ABD’yi “terör örgütlerini korumakla” ve NATO ortağına gerekeni yapmamakla suçlamıştı.

Yıldırım, ayrıca ABD’nin Türkiye’ye “gizli ambargo” uyguladığını öne sürmüş ve bu
değerlendirmesine dayanak olarak da ABD Dışişleri Bakanlığı’nın SIG Sauer yarı otomatik
silahların satışına onay vermemesini göstermişti.

Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Erdoğan’ın Mayıs 2017’de Washington ziyaretinde korumalarının
protesto gösterisi düzenleyenlere sert müdahalesinin yarattığı tepkiler üzerine 
1,2 milyon dolarlık SIG Sauer yarı otomatik silah satışına onay vermeme kararı almıştı.
Erdoğan da ABD ile yaşanan vize krizi nedeniyle emniyet teşkilatının bu silahları
kullanmayacağını açıklamıştı.

ABD ayrıca, vatandaşlarının ve Türkiye’deki misyonlarında görev yapan iki yerel 
çalışanın tutuklanmasının ardından vize başvurularını bir süreliğine durdurmuş ve
iki ülke arasındaki görüşmelerin ardından yeniden başlama kararı almıştı.

Son olarak, ABD Kongresi’nde de önümüzdeki yıl için hazırlanan savunma harcamaları
yasa tasarısında başta F-35 yeni nesil savaş uçakları olmak üzere Türkiye’ye büyük
askeri malzeme satışını geçici olarak durduran bir madde eklendi.

Tasarının Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından üzerinde uzlaşmaya varılan versiyonunda,
yasalaşma sürecinin tamamlanmasından 90 gün içinde ABD Savunma Bakanlığı’nın Türkiye
ile ABD arasındaki ilişkilerin durumuna yönelik bir rapor hazırlaması ve bu rapor
sunulana kadar da teslimatın durdurulması öngörülüyor.

Bu yasanın üzerinde uzlaşmaya varılan hali, bir kez daha Temsilciler Meclisi ve 
Senato’nun onayına sunulacak ve daha sonra da Trump’ın imzasıyla birlikte yürürlüğe
girecek. 

## ABD bundan sonra ne yapabilir?

ABD Kongresi’nde bir süredir Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını savunan isimler bulunuyordu.
Hatta, savunma harcamaları tasarısına Türkiye’de bazı kişilere yönelik yaptırım 
uygulanmasına dönük bir maddenin eklenmesi teklif edildi ancak bu kabul edilmedi.

Şimdi ise Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı Pence’in çağrılarının Kongre’de bundan
sonraki yaptırım çabalarının da hayata geçirilme ihtimalini artıran bir gelişme 
olarak gösteriliyor.

ABD basını ve analistler, Washington’ın Türkiye’ye askeri, mali ve kurum ya da kişileri
doğrudan hedef alan yaptırımlar uygulayabileceği belirtiyor.

Askeri alanda, F-35 teslimatını ABD Savunma Bakanı’nın rapor sunma şartına bağlayan
tasarı dışında kısa vadede bir adım atılması beklenmiyor. 

Mali tarafta ise son dönemdeki gelişmelerin mevcut yürüyen bazı girişimlerin hayata
geçme olasılığını artırmış olabileceği ifade ediliyor.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, geçen hafta içerisinde Dünya Bankası nezdindeki
Uluslararası Finans Kuruluşu gibi kurumların Türkiye’ye verilecek kredilerin onay
sürecinde ABD’nin veto kullanmasını öngören tasarıyı kabul etti.

Bu uluslararası kurumlarda başka ülkelerin de karar mercilerinde bulunması nedeniyle
ABD’nin kararının kredilerin verilmesini engelleyecek boyutta olup olmayacağı bilinmiyor.

Ayrıca, bu tasarının yasalaşması için Senato komitesindeki onay önemli bir başlangıç
olarak kabul edilse de Temsilciler Meclisi’nde de onaydan geçmesi gerekiyor. Bu 
sürecin de haftalar sürebileceği belirtiliyor.

Son olarak kişilere ya da kurumları hedef alan yaptırımların uygulanması da olasılık
dahilinde.

Bazı senatörler, savunma harcamalarıyla ilgili yasa tasarısının Senato versiyonuna
ABD Dışişleri Bakanı’na “ABD vatandaşlarının hatalı ya da yasaya aykırı bir şekilde
uzun süre tutuklu kalmalarından sorumlu olduğuna dair Bakan’ın güvenilir bilgiye
sahip olduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin üst düzey yetkililerinin ülkeye girişini engelleme”
yetkisi veren bir madde eklemek istedi. Ancak bu madde kabul edilmedi. 

Bununla birlikte, ABD’li analistler 2017 yılında çıkarılan ABD’nin Hasımlarıyla 
Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamında bir süredir gündeme
getirilen çağrıların bu kez Trump’ın de desteğini alabileceğine dikkat çekiyor.

Bu yasa, Rusya savunma sanayi ve istihbarat servisleriyle iş yapan şirketlere de
yaptırım uygulanmasını öngörüyor.

Eylül 2017’de Cumhuriyetçi Senatör ve eski başkan adayı John McCain ile Demokrat
Senatör Ben Cardin, Trump’a yazdıkları mektupta, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füzesi
almak için yaptığı anlaşma nedeniyle bu yasa kapsamında yaptırımlar uygulanmasının
da önünü açtığını söylemişti.

ABD’nin Avrupa ve Avrasya İlişkilerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Wess
Mitchell de Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde Nisan ayında katıldığı
oturumda, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın almasının “CAATSA’nın 231’inci maddesi
kapsamında yaptırımların uygulanmasına ve Türkiye’nin F-35 programına katılımı üzerinde
olumsuz etki yaratma potansiyeli” taşıdığını ifade etmişti. 

## ABD’nin yaptırım uygulamasının sonuçları ne olur?

Washington’da Kongre’den gelen Türkiye’ye yaptırım uygulama çağrıları bugüne kadar
Trump yönetiminde karşılık bulmadı.

Ancak Brunson’ın serbest bırakılması Trump yönetiminde de bu konuda bir tavır değişikliğinin
sinyali olarak yorumlanıyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Hogan Gidley, geçen hafta içinde yaptığı açıklamada, Başkban
ve Başkan Yardımcısı’nın attığı Twitter mesajlarının çok açık olduğunu belirterek,
Brunson’ın ivedilikle serbest bırakılmaması halinde yaptırım uygulanacağını yineledi.

Analistler de Brunson meselesine gelen tepkilerin Türkiye’ye yaptırım olasılığını
artırdığını savunuyor. 

## Nicholas Danforth: Yaptırımlar neredeyse kesin

BBC Türkçe’ye konuşan Washington merkezli düşünce kuruluşu Bipartizan Policy Center’ın
ulusal güvenlik programı kıdemli analisti Nicholas Danforth, Kongre’de giderek artan
tepkilere Trump ve Pence’ten gelen üst düzey açıklamaların da eklenmesinin Brunson’ın
tahliyesi konusunda bir formül bulunamaması halinde “yaptırımlar uygulanacağını 
neredeyse kesin” hale getirdiğini söyledi.

Danforth, bu konunun her ülke açısından da “bir ulusal itibar” meselesine dönüşmüş
olmasının geri adım atmayı zorlaştırdığını ifade ederek, “Dahası, Brunson’ın tutukluluğunun
devam ediyor olması, ABD devleti içerisinde Ankara’ya daha yumuşak bir yaklaşım 
benimsenmesi gerektiğini söyleyenlerin çabalarına da zarar veriyor ve yalnızca yaptırımların
Erdoğan’ın dikkatini çekeceği görüşünü uzun bir zamandır savunanların inisiyatifi
ele geçirmesine neden oluyor” dedi.

Ancak yaptırım uygulanmasının Türkiye’yi Rusya’ya daha çok yanaştıracağı ve NATO
içerisinde de sıkıntı yaratacağı uyarısı yapanlar da var.

The Washington Institute’un Türkiye Araştırma Programı Direktörü Soner Çağaptay,
1 Haziran’da yazdığı bir makalede, ABD’nin uygulayacağı yaptırımların Türkiye ile
ABD’nin arasını açarak, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in nihai hedefine hizmet
edebileceğini belirtti.

Bloomberg’e konuşan German Marshall Fund of the United States’in Ankara Direktörü
Özgür Ünlühisarcıklı da yaptırımların NATO içerisinde “ciddi bir kriz” yaratacağı
görüşünde.

Ünlühisarcıklı, “Bu durum yalnızca Türkiye’yi değil, ittifakın kendisini de zayıflatır”
diyor. 

## ABD, daha önce Türkiye’ye yaptırım uyguladı mı?

Evet.

ABD, Türkiye’ye 1974 ile 1978 yılları arasında farklı şekillerde bir dizi yaptırım
uyguladı.

Yaptırımların ilk yürürlüğe girmesi, 1973 genel seçimlerinin ardından Cumhuriyet
Halk Partisi (CHP) ile Milli Selamet Partisi tarafından kurulan koalisyon hükümetinin
haşhaş ekim yasağını kaldırmasıyla oldu.

Hükümet, 1 Temmuz 1974’te 7 ilde devlet kontrolü altında haşhaş ekimine tekrar başladı.
Haşhaş ekimi önceki yıllarda ABD’nin tepkileri sonucu yasaklanmıştı.

ABD Kongresi, Türkiye’ye her türlü askeri, ekonomik ve diğer yardımların yanı sıra
mühimmat, savunma hizmetleri ve silah teslimatına dair ruhsatları askıya aldı.

Ayrıca, Türkiye’ye kredi verilmesi de 1 Ocak 1975 tarihi itibariyle durduruldu.

Dönemin ABD Başkanı Gerald Ford, Türkiye ile müzakerelerin devam ettiğini belirterek,
Kongre’nin aldığı kararları yürürlüğe sokmadı.

Ancak, 1974 yazındaki Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Ford da Türkiye’ye yardımların
durdurulmasını öngören kararı onayladı.

Yaptırımlar, haşhaş ekimi nedeniyle gündeme getirilmiş olsa da uygulanması Kıbrıs
Barış Harekatı’ndan sonra gerçekleşti.

Ancak ilerleyen yıllarda, Soğuk Savaş’a bağlı bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin
stratejik önemini artırmasıyla zaman içerisinde yaptırımlar da kaldırıldı. BBC Türkçe
