# ABD vergi cennetine dönüşüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abd-vergi-cennetine-donusuyor-9621h/
- Yayımlanma: 2016-02-03T12:13:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

ABD kendi vatandaşlarının yurt dışı yatırımlarını mercek altında tutarken, yabancıların
ülkedeki yatırımlarını, vatandaşı oldukları hükümetlere bildirmeyerek dünyanın en
büyük vergi cennetine dönüşüyor.

Uluslararası vergi uzmanları, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile Avrupa
Konseyi iş birliğinde hazırlanan “Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma
Anlaşması”nı imzalamayan ABD’nin, servetlerine yeni sığınak arayışına çıkan dünya
zenginlerinin gözde adresi olduğuna işaret ediyor.

Bugüne kadar 100’e yakın ülkenin imzaladığı söz konusu anlaşma kapsamında oluşturulan“
Ortak Raporlama Standartları” (CRS), üye ülkelerdeki finansal kuruluşların diğer
ülke vatandaşlarına ilişkin hesap bilgilerini ilgili hükümetlere otomatik olarak
bildirmesini öngörüyor.

Böylece servet sahiplerinin vergi yükünden kaçabilmek için başvurduğu denizaşırı
off-shore hesaplarının tespit edilip vergilendirilmelerini sağlayacak anlaşmayı 
İsviçre, Cayman Adaları, Singapur ve Hong Kong gibi vergi cenneti olarak bilinen
ülkeler bile imzaladı.Buna karşın ABD’nin tüm uluslararası baskılara rağmen anlaşmaya
yanaşmaması tepki topluyor.

**Sistem nasıl işliyor**

Amerikan yasalarına göre, ülke dışında yaşayan yabancıların ABD sınırları içindeki
yatırımlarından kazandıkları pasif gelirler vergiye tabi tutulmuyor. Daha da önemlisi
bu gelirler, ABD’nin, OECD’nin bilgi paylaşım anlaşmasını imzalamaması nedeniyle
yabancıların kendi ülkelerindeki vergi kurumlarına rapor edilemiyor.Böylece İsviçre
ve Cayman Adaları gibi bölgelerdeki hesaplardan ABD’ye taşınan para, adeta tereyağından
kıl çeker gibi vergiden kaçırılıyor.

**ABD iki yüzlü davranıyor**

Ancak ABD hükümeti, kendi vatandaşlarının yurt dışındaki mal varlıkları ve gelirlerini
vergiden kaçırmasını önlemek amacıyla 2010 yılında Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası’nı(
FATCA) çıkarttı.

FATCA’yla yabancı ülkelerdeki finansal kuruluşlarının, Amerikalı kişi ve kurumların
sahip oldukları hesapları ABD vergi makamlarına raporlamasını şart koşan ABD, bu
yasaya uymayan kuruluşlara yüzde 30 stopaj vergisi uyguluyor. Dolayısıyla ABD finansal
piyasalarında işlem yapmak isteyen yabancı finans şirketleri, her seferinde ceza
ödememek için FATCA’ya uymak zorunda kalıyor.

Merkezi Virginia’da bulunan Tax Analysts’in Kıdemli Vergi Politikası Uzmanı Robert
Goulder, yaptığı değerlendirmede, ABD’nin, yabancı finansal kuruluşları kendisine
bilgi vermeye zorlamasına rağmen aynı kuralı ABD’deki şirketlere uygulamamasını “
iki yüzlülük” olarak nitelendirdi.

Goulder, “ABD, verdiği vaaza kendisi uymuyor. FATCA’nın uygulamaları karşılıklı 
değil. Yani ABD bankalarının, diğer ülkelerdeki bankalar gibi yabancı yatırımcılarla
ilgili bilgileri paylaşması gerekmiyor. Bunun nedeni de açık; ekonomimiz bankalardaki
yabancı yatırımlardan fayda sağlıyor” görüşünü paylaştı.

**Hesapların yüzde 30’u yabancılara ait**

Yabancıların ABD’deki yatırımlarının miktarına yönelik bir soru üzerine, Florida
Bankacılar Derneğinin araştırmasına atıfta bulunan Goulder, bölge bankalarındaki
mevduat ve tasarruf hesaplarının yüzde 30’unun ABD’de yerleşik olmayan yabancılara(
non-resident alien) ait olduğunu aktardı.

Goulder, başta Miami olmak üzere Güney Florida’nın, Latin Amerika ve Karayipler’in
finansal merkezi olduğunu, özellikle Kübalı ve Venezuelalı zenginlerin paralarını
bu bölgedeki bankalarda tuttuklarını dile getirdi.

ABD’de yerleşik olmayan yabancılara ait banka hesaplarının, ülkenin her eyaletinde
aynı seviyede bulunmasa da Wall Street’te daha da yüksek olabileceğine işaret eden
Goulder, ABD’nin CRS’yi imzalamamasını, gizlilik ve vergi avantajı arayan yabancıların
Amerikan finans sektörü için büyük önem taşımasına dayandırdı.

Goulder, “Amerika’nın politikası her ne nedenle olursa olsun iki yüzlü. Eğer X ülkesi,
Y ülkesinden vatandaşlarının off-shore hesaplarıyla ilgili bilgi almak istiyorsa
bu anlaşma karşılıklı olmalı. OECD ve AB bunun farkında, çünkü CRS’nin en önemli
taahhüdü karşılıklı bilgi değişimini sağlamak. Ancak bu ilke FATCA’da yok. CRS çift
şeritli, FATCA ise tek şeritli yola benziyor” ifadelerini kullandı.

**ABD finansal gücünü kullanıyor**

ABD’nin neden İsviçre gibi uluslararası baskıyla CRS’ye katılmaya ikna edilemediği
sorusunu ise Goulder, “ABD, dünyanın en büyük finans sektörüne sahip ve bundan kaynaklanan
pazarlık gücünü kullanarak uluslararası baskıları bertaraf edebiliyor. ABD’ye Hazine
ve Dışişleri bakanlıkları düzeyinde baskı var. Yabancı yetkililer, ABD’li mevkidaşlarına‘
Eğer size FATCA yoluyla bilgi vermemizi istiyorsanız bilgi paylaşımını karşılıklı
yapalım’ önerisinde bulunuyorlar. Ancak ABD’li yetkililer ellerini havaya kaldırıp,‘
Elimize bilgi geçerse sizinle paylaşırız ama paravan şirketlerin ardında kimin olduğunu
bilmiyoruz ve bu yasalar federal değil, eyalet yasaları olduğu için yapabileceğimiz
bir şey yok’ yanıtını veriyorlar” şeklinde yanıtladı.

Goulder, özellikle Meksika’nın bu konuda birçok girişimde bulunduğunu, ülkede orta
ve yüksek gelire sahip birçok kişinin vergi ödememek için servetlerini ABD bankalarına
yatırdığının ortaya çıktığını ifade etti.

**Paravan şirketlerle gizlilik cenneti**

ABD’nin CRS’ye katılmaması ülkenin vergi cennetine dönüşmesini sağlayan tek faktör
değil. ABD yasalarının paravan şirketlere imkan tanıması da bu açıdan önemli rol
oynuyor. ABD’deki bazı eyaletler, kurulan şirketlerin asıl hissedarları ya da sahiplerinin
kayıtlara geçmesini gerektirmiyor.Yabancıların yatırım yaptığı varlık yönetimi şirketlerinin,
ofislerini ABD’deki finans merkezlerinden yüzlerce mil uzaktaki Nevada, Wyoming 
ve South Dakota gibi metruk eyaletlere açmasının ardında da bu yatıyor. Bu durum,
ABD’nin sadece vergi kaçırmak için değil kara para aklama faaliyetleri için de en
çok tercih edilen ülkelerden biri olmasına yol açıyor.

Goulder, bu konuda da şunları söyledi:

“Para ilk başta Delaware, Nevada, Wyoming gibi eyaletlere geliyor ama buralarda 
kalmıyor. Bu eyaletler, paravan şirketlere imkan tanımasıyla ünlü gizlilik cennetleri.
Çünkü bu eyaletlerde kurulan paravan şirketlerin arkasında kim var bulamazsınız.
Bu şirketler bu yüzden buralarda kuruluyor ancak para ülkenin diğer bölgelerindeki
yatırımlarla değerlendiriliyor. Gizlilik vergi kaçırmayı amaçlayanların ‘olmazsa
olmaz’ı. Bugünün küresel ekonomisinde gizlilik cenneti olmadan, vergi cenneti olunmaz.
Uzun lafın kısası, ABD dünyanın en büyük vergi cenneti oldu.”

**ABD suçluların işini kolaylaştırıyor**

Merkezi İngiltere’de bulunan bağımsız araştırma kuruluşu Tax Justice Network’ün 
Vergi Danışmanı Andres Knobel de AA muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

Knobel, dünyanın en büyük vergi cenneti olma yolunda hızla ilerleyen ABD’nin, suçluların
işini kolaylaştırdığını iddia ederek, “ABD, sahibi belirsiz anonim şirketleri ve
bunlara ilişkin resmi kayıtların veya merkezi bir bilgi toplama sisteminin olmaması
nedeniyle vergi kaçırmayı ve para aklamayı daha kolay hale getiriyor” diye konuştu.

Buna ilaveten ABD’nin birçok ülke ve finans merkezinin aksine OECD’nin otomatik 
bilgi paylaşım standartlarına inatla karşı çıkmasının durumu daha da kötüleştirdiğini
anlatan Knobel, “ABD, CRS’den kurtulmak isteyen vergi kaçakçılarının ve diğer suçluların
gözdesi haline geliyor” dedi.

**Gelişen ülkeleri kimse düşünmüyor**

Knobel, ABD’nin bilgi paylaşımı konusunda riyakar davrandığına işaret ederek, aslında
hiçbir gelişmiş ülkenin vergi şeffaflığını gelişen ülkeler için istemediğini savundu.

OECD’nin hazırladığı CRS’nin, FATCA’dan daha iyi olmasına karşın eksiklikleri bulunduğunu
söyleyen Knobel, özellikle gelişen ülkelerden vergi cennetlerine kaçırılan verginin,
gelişmiş ülkelerin umurunda olmadığını ileri sürdü.

Knobel, “Gelişen ülkelerin vergi konularında gereken iş birliğini ne zaman göreceklerini
kimse bilmiyor. ABD’nin ve diğer vergi cennetlerinin eylemleri, sadece kendi vatandaşlarının
vergi kaçırmasını önlemek istediklerini gösteriyor. Ancak vatandaşı olmayanların
vergi kaçırmasına karşı hiçbir şey yapmıyorlar hatta kaynağının yasal olup olmamasına
bakmaksızın, onların paralarını çekmeye uğraşıyorlar” görüşünü paylaştı.
