# ABD’de Erdoğan’a karşı eleştiriler artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abdde-erdogana-karsi-elestiriler-artiyor-1061h/
- Yayımlanma: 2014-01-26T13:56:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD’nin eski Ankara büyükelçileri Eric Edelman ve Morton Abramowitz, Türkiye’deki
17 Aralık olaylarından dolayı dış güçleri suçlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a
karşı Washington’un tavrını daha açık belli etmesi gerektiğini savunuyor. 

Eric Edelman ve Morton Abramowitz’in, Partilerüstü Politikalar Merkezi’nin dış politika
direktörü Blair Misztal’la ortak yazdıkları ve Washington Post gazetesinde yayınlanan
makalede “Son on yılda neler başarırsa başarsın Başbakan Erdoğan ülkesinin hızla
yükselen demokrasisine zarar veriyor. ‘Amerika’nın kısa vadeli çıkarları etkilenecek’
diye sessiz kalmak da Türkiye’nin uzun vadeli istikrarına zarar veriyor” görüşü 
öne sürülüyor.

Amerika’nın Sesi tarafından yansıtılan “Amerika Türkiye’ye Yönünü Değiştirmesi Gerektiğini
Söylemeli” başlıklı makalede “Erdoğan aynı Gezi protestolarında yaptığı gibi, son
soruşturma olayının da kendisine karşı komplo olduğunu iddia etti. Üstelik muhalefet
partilerini ve dış güçleri suçladı, Amerikan büyükelçisini sınır dışı etmekle tehdit
etti” ifadeleri kullanılıyor.

Makalede Erdoğan’ın tek amacının “ rüşvet ve soruşturmaları savuşturmak olmadığını”
savunan yazarlara göre” Başbakan, aynı zamanda muhalefeti bastırmayı ve Türkiye 
üzerindeki kontrolünü genişletmeye çalışıyor.”
ABD’nin eski Ankara Büyükelçileri,“
Erdoğan’ın bu taktikleri yeni değil” yorumunu yaptıkları makalede “Başbakan’ın muhalifleriyle
uzlaşmaya gitmek yerine onları yok etmeye çalıştığını, askerleri siyasetten uzaklaştırdıktan
sonra, diğer güç merkezlerine odaklandığını, bu güç merkezlerinin de medya, işverenler,
sivil toplum ve son olarak da Gülenciler olduğunu” iddia ediyor.

**Erdoğan, Türkiye’yi mükemmel olmayan bir demokrasiden, otokrasiye taşıyor**

Gezi Parkı protestoları ve şimdiki skandala hükümetin tepkisini, “ gittikçe otoriterleşen
bir hükümetin verdiği mücadelenin belirtileri” olarak gören Edelman, Abramowitz 
ve Misztal’a göre, Türkiye’nin demokrasi alanındaki kayıpları, Amerika açısından
bir açmaz yaratıyor. Yazıda şu ifadelere yer veriliyor:
“Erdoğan’ın şu anda izlediği
yol, Türkiye’yi mükemmel olmayan bir demokrasiden, otokrasiye taşıyor. Bu kadar 
yakın bir müttefikin ve NATO üyesinin böylesine bir kadere sahip olması, ikili ortaklığa,
Amerika’nın zaten sıkıntıda olan prestijine ve bölgenin demokratik geleceğine derin
izler bırakabilir. Bu durum Türkiye’nin ekonomisine de zarar verebilir.”

**Sessizlik Erdoğan’ı cesaretlendiriyor**

ABD’nin eski Ankara Büyükelçileri, “Erdoğan’ın Amerika’nın Türkiye’ye müdahale ettiği
suçlamaları, Washington’u zor bir durumda bırakıyor” diye düşünüyor ve Erdoğan’ın
iktidarının önemli bir bölümünde Washington’un, aleyhte gelişen olaylara karşı yaklaşımının
genelde kamuoyu önünde sessiz kalmak olduğunu, nadiren de özel görüşmelerde sitem
etmeyi tercih ettiğini yazıyor. Büyükelçilere göre bu strateji “hiçbir zaman işe
yaramadı, Erdoğan’ın dış politikasının önemli unsurlarını etkilemedi, genelde Amerikan
politikalarından uzaklaştı, çatışmacı söylemini benimsedi. Gerçekte Amerika’nın 
sessizliği Erdoğan’ı daha da cesaretlendirdi.”

Edelman, Abramowitz ve Misztal’a göre Amerikalı liderler, Erdoğan’ın diktatör eğilimleriyle
yüzleşme korkusundan vazgeçip, Washington’un Türkiye’nin siyasi istikrarına ve canlı
demokrasisine verdiği önemi hatırlatmalı.
“Türkler Amerika’ya güvenmese de, karşılarına
da almak istemiyor” görüşünün de dile getirildiği makalenin yazarları, Amerika’nın,
Erdoğan’ın son dönemdeki tavırlarını hem kamuoyu önünde, hem de özel görüşmelerde
daha güçlü bir şekilde kınaması durumunda kendisini yumuşamaya ikna edebileceğini
düşünüyor.

Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’nin demokrasisine “büyük zarar verdiğini” iddia eden
ABD’nin eski Ankara büyükelçileri, “Amerika, Erdoğan’ın aşırıya kaçan davranışları
ve demagojisinin, Türkiye’nin siyasi kurumları ve değerleri açısından yıkıcı olduğunu
ve Türk-Amerikan ilişkilerine zarar verdiğini hatırlatmalı” savlarını da dile getiriyorlar.
