# ABD’den iki konuda Türkiye’ye tepki

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abdden-iki-konuda-turkiyeye-tepki-12902h/
- Yayımlanma: 2016-07-02T12:56:46+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, günlük basın toplantısında, Türkiye’de
bu hafta kapatılan altı haber sitesi ve kapatılacağı iddia edilen haber siteleri
ile ilgili kendisine yöneltilen soruyu cevapladı.

Kirby şunları söyledi;

‘’Bu haberleri gördük. Daha önce de söylediğimiz gibi bilgiye ulaşım demokratik 
toplumun temel bir unsurudur. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve bilgiye ulaşım
özgürlüğü medya kurumları ve kişiler içindir ve bu prensipler Türk anayasasında 
korunmaktadır. Biz, Türkiye’nin dostu ve müttefiği olarak bu ilkelere saygı duyulduğunu
görmek isteriz”

Sözcü Kirby’nin bu sözleri üzerine bir gazeteci, ‘ifade özgürlüğüne yönelik soruların
kendisine birçok kez yöneltildiğini ancak Türkiye’deki gidişatın kötüleşmesine rağmen
kendisinin hep aynı kelime ve cümlelerle yanıt verdiğini, Amerikan tarafının tutumunda
bir değişiklik olmadığını hatırlattı.

**Sözcünün papaz çıraklığı döneminden bir hatıra**

Bu eleştiriye Kirby, çocukken Kilise’de Papaza yardım ettiği zamanlardaki bir hatırasını
anlatarak cevap verdi. Hikayede, papazın haftalık hutbesini yazdığını ve aynı şeyi
her pazar günü söylediği için bunun pek de etki yapmadığını düşündüğünü, buna karşılık
bir Pazar günü hutbenin kenarına ‘buraya gelince bağır’ yazarak, aynı şeyleri bu
kez bağırarak söyleyerek farklılık meydana getirmeye çalıştığını söyledi.

**Sözcü: Yumruğumu masaya vursam değişecek mi?**

Buradan hareketle Kirby, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik soru sorulduğunda aynı
sözleri kullanmasının eleştirilmesine karşı çıktı ve şunları söyledi: ‘’Farklı birşey
söylemiyorum çünkü inancımız değişmiyor. Burada kalkıp, yumruğumu masaya vursam,
terleyip, köpürsem bu durumu daha iyi hale getirecek mi? Biz ifade özgürlüğüne, 
basın özgürlüğüne inanıyoruz. Sadece kendi evimizde değil, demokratik prensiplere
inandığını söyleyen ve o prensipleri anayasasında koruyan her ülkenin de aynı şekilde
hissetmesi gerektiğini düşünürüz. Bunu söylemekten sıkılmayacağız ama bağırmak, 
çağırmak veya senin istediğin gibi farklı fiil ve isimleri kullanmak bizim endişelerimizin
aynı kaldığını ve bu konuşmaları Türk yetkililerle maalesef yapmamız gerektiği gerçeğini
değiştirmeyecek.’’

**ABD: Şimdiye kadar mantıklı liderlik kararları alınmadı**

Kirby verdiği uzun cevabına şöyle devam etti:

‘’Size söylediğimizin aynısını onlara (Türk yetkililere) da söylüyoruz. Bunu Türkiye’nin
dostu ve müttefiği olarak, bu endişe veren ve sizin dediğiniz şekilde kesinlikle
yanlış doğrultuda giden çizginin geriye çevrilebileceğini, bunu dostluk ruhuyla 
ve umut ruhuyla yapıyoruz. Bu geriye çevrilebilir. İyi, sağlam ve mantıklı liderlik
kararları ile bu çok kolayca değişebilir. Bu liderlik kararları şimdiye kadar yapılmadı.
Doğrusunu söylemek gerekirse bunun tersi yapıldı. Garanti ederim ki haftaya, bir
sonraki hafta eğer işlerin yanlış yolda gittiğinin devamını görürsek benim tamamen
aynı şeyleri söylediğimi duyacaksınız çünkü bunun bizim söylediğimizden daha iyi
bir söyleniş yolu yok.’’

**ABD: Türkiye yardım teklifimizi kabul etmedi**

Kirby, İstanbul Atatürk havaalanı saldırısının faillerinin kimlikleri ile ilgili
soruya bu konularda ek bilgilerinin olmadığı şeklinde cevap vererek yanıtladı. ABD’nin
soruşturma için yardım teklifi yaptığını ancak Türkiye’nin bu yardım tekliflerini
kabul ettiğinden haberi olmadığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’de
yapılan soruşturmanın ayrıntılarından haberinin olmadığını da belirten Kirby, çoğu
zaman ABD’nin Türkiye’deki bulguları Türk medyasından öğrendiğini söyledi.

**ABD: Danıştay ve Yargıtay Yasasından derin endişe duyuyoruz**

Türkiye’deki Danıştay ve Yargıtay mahkemelerin yapısının değiştiren kanun değişikliği
ile ilgili başka bir soruya karşılık ise Kirby şunları söyledi: ‘’Parlamentonun 
dün geçirdiği ve iki yüksek mahkemenin yapısını değiştirecek yasasının şimdi Cumhurbaşkanı
Erdoğan’a imzalaması için verildiğini biliyoruz. ABD bu yasanın Türk yargısının 
bağımsızlığını erozyona uğratma ve siyasi baskıya açma potansiyelini artıracağı 
hakkında derinden endişelenmektedir. Biz Türk anayasasında sağlandığı gibi bağımsız
yargının hukukun üstünlüğü, şeffaf ve adil bir iş ortamını desteklemek için temel
önemde olduğunu ve sağlıklı bir demokrasi için kilit olduğuna inanıyoruz. NATO müttefiği
ve bir dost olarak Türk yargısal reformlarını yakından takip ederek bunun paylaştığımız
demokratik değerlere nasıl uygun olduğunu anlamaya çalışıyoruz.’’
