# Abdüllatif Şener’den Erdoğan’ın sözlerine yanıt

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abdullatif-senerden-erdoganin-sozlerine-yanit-22741h/
- Yayımlanma: 2017-05-04T14:33:27+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’den, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan AKP’ye
tekrar üye olurken yaptığı konuşmada “Bu partiye sırtını dönüp de iflah olan kimse
görülmemiştir” şeklindeki sözlerine yanıt geldi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan AKP’ye tekrar üye olurken yaptığı konuşmada ‘Bu partiye
sırtını dönüp de iflah olan kimse görülmemiştir’ dedi.

Eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener de Erdoğan’ın bu sözleri hakkında “Başarının,
iflah olmanın, hakkın hakikatin ölçüsü güç ve koltuklar olsaydı dünyanın en iflah
olan insanları firavunlar olurdu” açıklamasını yaptı.

Erdoğan’ın sözlerini RS FM’de Yavuz Oğhan’dan Bi De Bunu Dinle’de değerlendiren 
Şener, şu açıklamaları yaptı:

“Siyaset yapan herkes kendi pozisyonunu güçlendirmek için, kendi durduğu yerde ne
söylenmesi gerekiyorsa onu söylemeye çalışır. Cumhurbaşkanı’nın değerlendirmesi,
kendisine özgü bir değerlendirmedir. İflah olmak ne demektir? İflah olmak, başbakan,
milletvekili, bakan ya da cumhurbaşkanı olmak mıdır? İflah olmak birilerine göre
makam, mevki sahibi olmak ve bununda ötesinde mevkii kullanarak, haram veya helal
bol para sahibi olmak olarak değerlendirilebilir. Bulunduğu konuma gere topluma 
faydalı olan insanlar, iflah olan ve başarılı insanlardır. Ama konumu, makamı, unvanı,
serveti yükseldiği halde ülkesine zarar veren insanlar, başarısız ve iflah olmayan
insanlardır. Türkiye’de ortam o kadar felakete doğru gidiyor ki, şu anda ortaya 
çıkan bu tablodan dolayı sorumlu hissetmesi gereken devlet büyükleri, başarısız 
gözüküyorlar. Nedir o başarısızlık? En basiti ekonomi. Türk lirası değer kaybetmiştir.
Son 9 yıldır kişi başına düşen milli geliri düşüren, insanları yoksullaştıran, bir
siyasi iktidar ve iktidarın tepesinde bulunan kişiler başarısızdırlar. Başarısız
olmaksa, iflah olmamayı gerektirir.”

**‘ERDOĞAN’IN ‘BİZİM KARDEŞLİĞİMİZ MEZARA KADAR’ CÜMLESİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR’**

Şener, iflah tartışmasını değerlendirmeye devam ederek şunları söyledi:

“Hayatımın en önemli dönemini Adalet ve Kalkınma Partisi’nin var olması için harcadım.
Ancak dava dediğiniz şey kurumsal bir yapı değildir. İçinde bulunduğunuz kurumsal
yapıda eğer sizin dava dediğiniz temel ilkelere aykırı şeyler varsa orada durmak
davaya ihanet olur, oradan ayrılmak değil. Benim dışımda partinin kurucuları arasında
yer alan, partinin var oluşunu sağlayan isimlerin hemen hemen hiçbiri şu anda Adalet
ve Kalkınma Partisi’nde değildir. Ayrılmak ve bırakmak istemedikleri halde Sayın
Erdoğan tarafından partiden dışlanmışlardır, diskalifiye edilmişlerdir. Dolayısıyla
böyle bir tablo ortadayken, Erdoğan’ın ‘Bizim kardeşliğimiz geçici bir kardeşlik
değildir. Uzun süre beraber yol almak gerekir. Mezara kadar gidilir’ gibi sözleri
yaptıklarını değil, yapmadıklarını bastırmaya yöneliktir.”

**‘BU MU BAŞARI, BU MU İFLAH OLMAK?’**

Türkiye’nin şu anki politikasını da değerlendiren Şener, “Türkiye dış politikası
arapsaçına dönmüştür, bir curcunadır. İslam alemini kan gölüne çeviren politikaları
sahiplenmek yine aynı şekilde bir başarısızlığın sonucudur. Devletin tepesindeki
insanların siyasi tarzı insanları ayrıştırmayı derinleştirmiştir ve huzur kalmamıştır.
Bu mu başarı, bu mu iflah olmak? Her tarafında bombaların patladığı bir Türkiye’yi
inşa etmek, yanlış politikalarla var kılmak iflah olamamanın resmidir. Başarının,
iflah olmanın, hakkın hakikatin ölçüsü güç ve koltuklar olsaydı dünyanın en iflah
olan insanları firavunlar olabilirdi” dedi.
