# AB’ye vize serbestisi 2016’da

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/abye-vize-serbestisi-2016da-8751h/
- Yayımlanma: 2015-11-30T00:53:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye-AB Zirvesi sonrasında Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB Konseyi Başkanı Donald
Tusk ve Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ortak basın toplantısı düzenledi.
Avrupa Birliği, sığınmacı akınıyla ilgili Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk maddi destek
sağlamayı kararlaştırdı. AB, sığınmacıların durumuna yönelik gelişmelere göre yardımları
gözden geçirecek. Türkiye ise topraklarında kalan Suriyeli sığınmacıların çalışmalarını
sağlayacak yasal düzenlemeleri yapacak. AB, Türkiye’nin geri kabul anlaşmasından
doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde Ekim 2016’dan itibaren vize serbestisine
başlayabileceğini karara bağladı. Ayrıca üyelik müzakereleri kapsamında “Ekonomik
ve Parasal Politika” başlıklı 17. faslın aralık ayında açılması kararlaştırıldı.

Basın toplantısında konuşan Başbakan Davutoğlu, 2016 yılında AB üyelik sürecinin
ivme kazanacağını belirterek, amaçlarının göçleri düzenleyip azaltmak olduğunu söyledi.

Hürriyet Gazetesi Brüksel Temsilcisi Güven Özalp’in haberine göre, Davutoğlu hükümetin
reform hükümeti olduğun ifade ederek Türk toplumunun AB üyeliğini desteklediğini
belirtti. AB’nin Türkiye’ye vereceği 3 milyar Euro’nun Türkiye’ye değil Suriyeli
sığınmacılar için verildiğini belirten Davutoğlu fasıllarla ilgili AB’nin de deklarasyonu
olacağını söyledi.

İşte ortak bildiri

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “tarihi” olarak nitelediği Avrupa Birliği ile Türkiye
arasında bugün yapılan zirve sonunda tarafların üzerinde anlaştığı ortak bildiride
şu ifadelere yer veriliyor:

-Avrupa Birliği liderleri bugün Brüksel’de Türk muhataplarıyla biraraya gelmiştir.
Türkiye 1999’dan bu yana (AB üyeliğine) aday olup, 2005’ten bu yana da katılım müzakerelerini
yürütmektedir.

-Türkiye ve AB, karşı karşıya bulundukları ortak sınamaların üstesinden gelmenin
önemini ele almışlardır. 15 Ekim tarihli AB Konseyi Sonuçlarına uygun olarak, Türkiye’nin
katılım sürecinin yeniden canlandırılmasının gerekliliği hususunda mutabık kalmışlardır.(
Türkiye ve AB) Ortak geleceklerinin inşası için sonuç odaklı hareket etmeyi, dayanışmalarını
ve mevcut bağlarını daha da ileriye taşımayı taahhüt etmişlerdir. Her iki taraf 
Avrupa Projesini güçlendirmek üzere, mevcut risk ve tehditlerle, uyum içinde mücadele
etmek ve üstesinden gelmek hususunda kararlıdırlar. Türkiye ve AB, Antalya’da düzenlenen
G-20 Zirvesi Ortak Bildirisi ve BMGK 2249 sayılı kararına atıfla, terörizmle mücadelenin
öncelik olmaya devam ettiğini teyid ederler.
 

-Bu amaç doğrultusunda, Türkiye-AB ilişkilerinin henüz tam anlamıyla gerçekleştirilmemiş
olan geniş potansiyelini değerlendirmeyi teminen, yapılandırılmış ve daha sık üst
düzeyli diyaloğun önemi hususunda anlaşmışlardır. Bu çerçevede, iki taraf, uygun
bir formatta, yılda iki kez olmak üzere düzenli Zirveler gerçekleştirilmesi konusunda
anlaşmıştır.

– Düzenli Zirveler, Türkiye-AB ilişkilerindeki gelişmeyi ele almak ve uluslararası
meseleleri tartışmak için bir platform teşkil edecektir. Ciddi güvenlik sınamaları,
bilhassa da artmakta olan terör tehdidi gözönüne alındığında, terörün her şekliyle
ve her türlüsüyle mücadele etmek üzere, dış politika ve güvenlik politikası alanında,
düzenli görüş alış-verişinin yapılması ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerekmektedir.
Bu çerçevede, iki taraf, Bakan/Yüksek Temsilci/Komiser seviyesinde kapsamlı, düzenli
siyasi diyalog toplantıları yapma konusunda anlaşmışlardır. Sözkonusu toplantılar,
düzenli Ortaklık Konseyi toplantılarına ilaveten düzenlenecektir. Üst düzeyli diyalog
toplantıları kilit tematik konular çerçevesinde de yapılmalıdır.

-Her iki taraf, 17. faslın açılmasını teminen, 14 Aralık 2015 tarihinde Hükümetlerarası
Konferans toplanmasına ilişkin açıklamayı memnuniyetle karşılamıştır. Buna ilaveten,
Komisyon’un, üye ülkelerin pozisyonlarına halel getirmemek kaydıyla, bazı fasılların
açılmasına yönelik gerekli hazırlıkların 2016 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması
konusundaki taahhüdü not edilmiştir. Diğer fasıllar konusunda da hazırlık çalışmaları
bilahare başlatılabilecektir.

-AB, Vize Yol Haritası unsurlarının tüm katılımcı Üye Devletler nezdinde karşılanmasının
hızlandırılması konusunda Türkiye’nin taahhüdünü memnuniyetle karşılamıştır. Avrupa
Komisyonu, Türkiye’nin Vize Serbestisi Yol Haritasını uygulamasına ilişkin ikinci
ilerleme raporunu 2016 Mart ayının başında açıklayacaktır. Komisyonun 2016 sonbaharında
üçüncü ilerleme raporunu sunabilmesini teminen Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşmasının
2016 Haziran ayından itibaren tam olarak uygulanması konusunda her iki taraf anlaşmaya
varmıştır. Sözkonusu üçüncü ilerleme raporu, Vize Serbestisi Sürecini tamamlamak,
başka bir deyişle, Yol Haritasında yeralan unsurlar karşılandığında, Türk vatandaşlarının
Şengen bölgesine seyahatlerinde vize uygulamasının Ekim 2016’ya kadar kaldırılmasını
teminen yayınlanacaktır.

-AB, Türkiye’de, acil ve sürekli insani yardım sağlayacaktır. Aynı zamanda, genel
mali desteğini önemli ölçüde artıracaktır. Komisyon tarafından, Türkiye’de geçici
koruma altındaki Suriyelilere ve evsahibi topluluklara etkin ve tamamlayıcı destek
sağlamak amacıyla finanse edilen faaliyetlerin eşgüdümünü sağlamak ve etkin hale
getirmek için Türkiye için bir Sığınmacı Mali İmkanı oluşturulmuştur. AB Türkiye’ye,
başlangıç olarak, Birlik bütçesinden ve üye ülkelerin katkılarıyla 3 milyar Euro
ilave kaynak sağlamayı taahhüt etmiştir. Gelişmeler ışığında, bu meblağa olan ihtiyaç
ve fonun niteliği gözden geçirilecektir. Türkiye 2.2 milyondan fazla Suriyeliyi 
misafir ettiği ve 8 milyar ABD Doları harcadığı cihetle, AB, Türkiye-AB işbirliği
çerçevesinde, yük paylaşımının öneminin altını çizmiştir. Bu kapsamda, her iki taraf
üye ülke ve halihazırdaki AB’nin yeniden yerleştirme plan ve programlarının yapacağı
katkının önemini vurgulamıştır.

-Türkiye ve AB, Suriye’deki durumun yarattığı krizle mücadele etmek amacıyla, geçici
koruma altındaki Suriyelilere destek verilmesi ve göç yönetimi çerçevesindeki mevcut
işbirliğinin ilerletilmesini teminen, 15 Ekim 2015 tarihinde kabul edilen ve bugüne
kadar ad referenda niteliğini haiz Ortak Eylem Planının hayata geçirilmesine karar
vermişlerdir.

– Özellikle düzensiz göçmen akımına karşı sonuç alınmalıdır. Türkiye ve AB göçmen
akınlarını düzenleyecek ve düzensiz göçün engellenmesine katkıda bulunacak Ortak
Eylem Planını uygulama konusunda anlaşmışlardır. Türkiye ve AB göç akımlarına düzen
getirmek ve düzensiz göçü engellemek üzere Ortak Eylem Planını uygulamak konusunda
anlaşmışlardır.

– Sonuç olarak, her iki taraf, anlaşmaya varılmış olduğu üzere ve ivedilikle uygulanması
kaydıyla, uluslararası korumaya ihtiyacı bulunmayan göçmenlerin Türkiye’ye ve AB’ye
seyahatlerini engelleyerek, mevcut ikili geri kabul yükümlülüklerinin yerine getirilmesini
temin ederek ve hızlı bir şekilde kaynak ülkelerine geri göndererek uluslararası
korumaya ihtiyacı bulunmayan göçmenler konusundaki aktif işbirliğini ilerleteceklerdir.

– Aynı şekilde, Türkiye’nin, geçici koruma altındaki Suriyelilerin sosyo-ekonomik
durumlarının daha da iyileştirilmesini teminen, ivedilikle tedbirler alma niyetini
memnuniyetle karşılamışlardır. Her iki taraf, kaçakçılıkla ilgili suç ağlarıyla 
mücadeleyi güçlendirmek üzere, kararlı ve hızlı bir şekilde harekete geçilmesi yönündeki
niyetlerinin altını çizmişlerdir.

-Aralık 2014 Avrupa Konseyi Genişleme Sonuçlarında da yer aldığı üzere, Türkiye 
ve AB, ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacak olan ve iş
çevrelerini biraraya getirecek bir iş platformu teşkil edecek olan, Üst Düzeyli 
Ekonomik Diyalog Mekanizmasını kurmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu mekanizmayı,
2016 yılının ilk çeyreğinde başlatmayı kararlaştırmışlardır.

-İki taraf 16 Mart 2015 tarihinde Ankara’da başlatılmış olan Üst Düzeyli Enerji 
Diyaloğunun ve Stratejik Enerji İşbirliğinin kurulmasından duyulan memnuniyet dile
getirmiştir. Enerji alanında daha yakın işbirliği ile bölgesel ve küresel düzeyde
enerji işbirliği konusunda düzenli bilgi değişimi, her iki tarafın yararınadır. 
İki taraf bu tür bir toplantının ikincisinin 2016 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi
hususunda anlaşmışlardır.

-Taraflar Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusunda hazırlık aşamalarının başlatılmasını
memnuniyetle karşılamıştır. Her iki tarafın bu hazırlık çalışmalarını tamamlamalarının
ardından, resmi müzakerelerin 2016 yılının sonuna doğru başlayabilecektir.

-Tüm bu hususlar yakın bir şekilde izlenecek ve paralel ilerletilecektir. Türkiye
ve AB, bu yeni ivmenin somut sonuçlar doğurmasını sağlamak amacıyla, mevcut gündemlerinin
geniş yelpazesini birlikte ilerletmek konusunda kararlıdır.

**AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’ın açıklamaları**

Tusk, Brüksel’de düzenlenen AB-Türkiye Zirvesi sonunda, “Bu zirve ilişkilerimizi
bir takvim çerçevesinde canlandırmak, terör tehdidi ve acil meseleler ile ilgiliydi.
Çok faydalı bir zirve tamamlandı” diye konuştu.

Sığınmacı gündeminde buluştuklarını anımsatan Tusk, “AB’nin sınırlarının korunması
kendi görevi. Kimsenin bizim sınırımızı korumasını beklemiyoruz” ifadesini kullandı.

Tusk, Avrupa’ya göçmen akışının durmasının önemli olduğuna işaret ederek, “Bu noktada
Türkiye’ye destek verilecek ve 3 milyar avroluk bir fon sağlanacak” dedi.

Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin yeniden canlanmasını istediklerini belirten 
Tusk, “Parasal ve ekonomik politikalar başlıklı 17. faslın açılması için bir toplantı
yapılacak. Başka fasılların açılması için de çalışmalar yapılacak” değerlendirmesinde
bulundu. 

Tusk, 2016 yılının Türkiye-AB ilişkilerinde anahtar yıl olmasını beklediklerini,
Türkiye’nin katılım görüşmelerinde ilerlemesi için kıstasların aynı olduğunu, toplantıda
bir paket üzerinde anlaşıldığını ve sürecin devam edeceğini ifade etti.

**AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker’in açıklamaları**

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker de, “Geri kabul anlaşması ile vize serbestisi
arasında bağ var. Birlikte değerlendirmeye devam edeceğiz. Bütün şartlar yerine 
gelirse, vize serbestisinin 2016’nın sonbaharında gündeme gelmesini bekliyorum” 
dedi.

Yapılan toplantının verimli olduğunu ifade eden Juncker, göçmen krizi konusunda 
ortak bir tutum sağlamak gibi önemli bir gündemle bir araya gelindiğini hatırlattı.

Juncker, Türkiye ile Ortak Eylem Panı’nın hayata geçirilmesi konusunda mutabakata
varıldığına dikkati çekerek, “AB ve Türkiye sığınmacı konusunda birlikte şekillendireceği
bir cevap bulamazsa bu göç akımını durduramayacağız” diye konuştu.

Türkiye’de 2 milyon sığınmacının bulunduğunu anımsatan Juncker, “Türkiye, takdire
şayan bir şeklide bu işi üstendi. Türkiye’ye destek vermeliyiz. 3 milyar avroluk
destek, ortaklaşa bir mutabakatla kullanılacak” dedi.

Juncker, Türkiye ile vize serbestisi konusunun konuşulduğunu, katılım süreci konusunda
da gerekli çalışmalar yapılarak başlıkların açılacağını belirtti.

Sığınmacıların yeniden yerleştirilmesi konusunda 15 Aralık’a kadar bir hazırlık 
çalışması yapılacağına işaret eden Juncker, Türkiye ile 28 AB üyesi devlet arasında
böyle bir toplantının ilk kez gerçekleştirildiğini ve sürecin ilerleyişi konusunda
iyimser olduğunu söyledi.

**Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamaları**

Brüksel’deki Türkiye-AB Zirvesi’nin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan
Ahmet Davutoğlu, AB ile müzakerelerin yeniden canlandırılması kapsamında 14 Aralık’ta
bir faslın müzakerele açılacağını ve diğer bazı fasılların da yakında ele alınacağını
söyledi.

Yüksek düzeyli ekonomi, enerji ve politika diyalogu mekanizmaları kurulacağını ifade
eden Davutoğlu, “İlişkileri derinleştirecek, stratejik işbirliğini geliştirecek 
ve müzakere sürecini hızlandıracağız.” dedi.

Başbakan Davutoğlu’nun, Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa seyahatlerine imkan 
sağlayan ve mültecileri geri kabulü taahhüt eden anlaşmayla ilgili sürecin de önümüzdeki
yıl tamamlanacağını açıkladı.

Davutoğlu, “Özellikle tüm Avrupalı meslektaşlarımın aynı kıtada ve aynı ailenin 
üyeleri olarak Türkiye ve AB’nin aynı kadere sahip olduğu ve Türkiye’nin üyeliğinin
bir kazanım olacağında mutabık kalmaları beni sevindirdi.” dedi.

Mülteci krizinin ortak bir problem olduğu üzerinde de mutabık kaldıklarını dile 
getiren Davutoğlu, Türkiye ya da AB’nin bu krizin sebebi olmadığını fakat çözüm 
için birlikte hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.

Mülteci krizinin kesin çözümü için Suriye krizine çözüm bulunması gerektiğini de
belirten Davutoğlu, aksi takdirde onlarca ortak eylem planının işe yaramayacağını
vurguladı. Davutoğlu, bu konuda Suriye krizini çözemeyen BM sistemini suçladı.

AB’nin aktaracağı 3 milyar Euro’nun Türkiye’ye değil, Suriyeli mültecilere gönderileceğini
de vurgulayan Davutoğlu, burada bir yük paylaşımından bahsedilebileceğini kaydetti.
Davutoğlu, mültecilerin başka ülkelere yerleştirilmesi konusunun ise daha sonra 
ele alınacağını ekledi. 

 

 
