# Adli kolluk düzenlemesine yine ret

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/adli-kolluk-duzenlemesine-yine-ret-936h/
- Yayımlanma: 2014-01-17T11:25:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Yargı ile Hükümet arasında krize neden olan amire gözaltı, yakalama ve soruşturma
işlemlerini bildirme zorunluğu getiren Adli Kolluk Yönetmeliği’ne Danıştay’dan ikinci
kez ret kararı geldi. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının itirazını Danıştay İdari
Dava Daireleri Genel Kurul’u oy çokluğu ile reddetti.

Türkiye Baralor Birliği, İstanbul Merkezli 17 Aralık operasyonunun hemen ardından
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının Adli Kolluk Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına
Dair Yönetmeliğe iptal ve yürütmenin durdurulması istemiyle dava açmıştı. TBB, “
Adli kolluk görevlilerinin, kendilerine yapılan bir suça ilişkin ihbar veya şikayetleri,
el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri en üst dereceli
kolluk amirine bildireceğine” ilişkin yönetmeliğin iptali ve yürütmesinin durdurulmasını
istemişti. Danıştay 10. Dairesi de bu hüküm ile “Cumhuriyet savcısının soruşturmaları
cumhuriyet başsavcısına bildirmesini” gerektiren hükmün yürütmesini durdurmuştu.

Davalı Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, Danıştay 10. Dairesi’nin bu yürütmeyi durdurma
kararına itiraz etti. 19 kişiyle toplanan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 
bakanlıkların itirazını oyçokluğu ile reddetti. 13 üye ret oyu kullanırken, 6 üye
ise itirazın kabul edilmesi gerektiği yönünde oy kullandı. Danıştay 10. Dairesi 
önümüzdeki günlerde Adli Kolluk Yönetmeliği değişikliğinin esastan da iptal istemini
görüşecek.

**Karar yetki aşımına dayandırıldı**

Dört bakanı kabine dışı bırakan yargıda kriz yaratan Adli Kolluk Yönetmeliği’ne 
böylece Danıştay ikinci kez veto etti. İtirazın da reddiyle polisin amirine, savcının
başsavcıya el koydukları olaylar, yakalanan kişiler ve alınan tedbirler hakkında
derhal bilgi verme zorunluluğu ikinci kez durduruldu. Danıştay, “telafisi güç zararlar
nedeniyle” davalı Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının savunmasını bile beklemeden
ivedilikle yürütmeyi durdurma kararı aldı. Kurul da bu kararı yerinde gördü. Yürütmeyi
durdurma kararı, “yetki aşımına” dayandırılarak, şöyle denilmişti:

 “Yönetmelik hükümleri kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı biçimde ceza soruşturma
sürecine ilişkin usul kuralları içermekte, adli makamların görev ve yetki alanlarına
ilişkin düzenleme getirmektedir. Aynı zamanda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesinde
yer alan soruşturma gizliliği kuralını da zedeleyecek nitelikteki hükümler, idari
düzenleme yetkisinin aşılması nedeniyle yetki yönünden açıkça hukuka aykırı bulunmaktadır”

**Danıştay’ın durdurduğu maddeler**

* Adli kolluk görevi yapan polis ve jandarmaya adli olayları, yakalama, gözaltı,
arama gibi operasyonları derhal üst amirlerine bildirme zorunluluğu
* Savcılara 
da Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) iletişimin tespiti, dinlemesi ve kayda alınmasını
düzenleyen 135/6. maddesindeki rüşvet, kaçakçılık, silahlı örgüt başta katalog suçlar
nedeniyle yapacakları soruşturmaları başsavcıya bildirme zorunluluğu. Savcılar bu
suçlardan dinleme, iletişimin tespiti başta yapacakları operasyonun yanısıra soruşturmanın
bütün aşamalarını Başsavcılarına “Yazılı” bildireceklerdi. Savcının “bildirim” yazısı
Başsavcının “görüldü” şerhi ile soruşturma dosyasına konulacaktı* Adli kolluk olan
polis ve jandarma “en üst dereceli kolluk amiri” il ve ilçe emniyet müdürleri ile
amirlerine derhal bilgi vermeden adım atamayacak ve operasyon yapamayacaktı.* Savcı
da başsavcıya bildirmeden artık rüşvet, örgüt, kaçakçılık gibi kataloğ suçlardan
dinleme izni istediğini başsavcıya bildirmeden operasyon için düğmeye basıp soruşturmaya
geçemeyecekti
