# Ağbal: Özel sektör yatırımları yavaşlama eğiliminde

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/agbal-ozel-sektor-yatirimlari-yavaslama-egiliminde-21295h/
- Yayımlanma: 2017-03-25T15:46:21+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Mersin Sanayi ve Ticaret Odasın’da düzenlenen “İstihdam
ve Üretim Destekleri ile Vergisel Düzenlemeler Toplantısı”nda konuştu.

Bakan Ağbal, 2009 öncesi dünya ekonomilerinin daha büyük oranda büyüyen, küresel
ticaretin aktığı bir döneme işaret ettiğini ancak 2009’dan sonra küresel ekonominin
daraldığını, bunun da halen sürdüğünü anlattı.

Küresel ekonominin geleceğinin hiçbir zaman 2009 öncesi gibi olmayacağını ifade 
eden Ağbal, “Geleceğe ilişkin beklentilerin 2009’dan daha iyi olmadığı çok net.”
diye konuştu.

Bakan Ağbal, 2016’nın bütün dünya ekonomilerinde 2009 krizinden sonra en kötü yıl
olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“2017-2019 yılları küresel ekonomide büyümenin ılımlı şekilde yukarıya geldiği, 
küresel ticaretin tekrar yukarı doğru artış gösterdiği bir dönüm olacağı beklentisi
var. Bundan önceki yıllarda hep IMF, Dünya Bankası ileriye dönük hep iyimser tahminlerde
bulundular ancak hep gerçekleşmeler bunun altında oldu. Küresel ekonomide işlerin
beklenen ölçüde gitmediğini ifade etmekte yarar var. Fırsatlarımız ve risklerimiz
var. Uzun dönemli farklı trendler var. Bunların farkında olmalıyız, dünyaya bakışımızı
da bu riskler, tehditler, fırsatlar ve genel trendler üzerinden kurmak zorundayız.”

– “ABD’de faizlerin arttırılması, gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor”

Ekonomide toparlanma beklendiğini vurgulayan Ağbal, “Hem gelişmiş ülkelerde hem 
de gelişmekte olan ülkelerde ılımlı bir toparlanma olacak. Küresel ticaret bir miktar
daha iyimser, özellikle Mersin gibi dış ticarette iş yapan bir şehir için son derece
önemli.” ifadesini kullandı.

Ağbal, Avrupa Birliği ülkelerinde 2013 sonrasında ekonomik anlamda toparlanma görüldüğünü,
ABD seçimlerinin de belirsizlikleri başlattığını aktararak sözlerini şöyle sürdürdü:

“ABD seçim sonuçlarına ilişkin aşağı-yukarı bir beklenti vardı. Tersi bir sonuç 
oldu. Trump’ın ABD’de iş başına geldikten sonra hızlı bir şekilde kamu harcamalarını
arttıracağı, vergileri düşüreceği şeklinde bir beklenti vardı, vardı fakat orada
da anlaşılıyor ki bu ortaya konulan politikaların kısa sürede uygulamaya konulması
mümkün gözükmüyor. Bu da bizim için bir belirsizlik unsuru, bu da küresel ekonomiyi
olumsuz yönde etkiliyor. ABD Merkez Bankası, ‘Bu sene en az 3 defa faiz arttıracağız’
diyor. Martta faiz arttırımı geldi, 2 defa daha var. ABD’de faizlerin yukarıya gitmesi
bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin hepsini etkiliyor. Bu risk unsuru.”

Ağbal, dünyada özel sektörün borçluluğun arttığını anlatarak “Bana göre dünyanın
karşı karşıya kaldığı en büyük tehdit, özel sektör yatırımlarının aşağı gelmesi.
Yani Türkiye’de de benzeri bir trendi görüyoruz. Özel sektör yatırımları artık eskisi
gibi hızla artmıyor, yavaşlama eğiliminde. Hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkelerde
böyle.” değerlendirmesinde bulundu.

– ABD’ye yapılan uçuşlara getirilen elektronik cihaz yasağı

Bakan Ağbal, ABD’ye yapılan doğrudan uçuşlara getirilen elektronik cihaz yasağına
ilişkin “Türk Hava Yolları’na, ABD bir laptop yasağı getirdi. Peki ne oluyor? Havacılık
sektöründe dünyada neler oluyor. 1960’la bugünü karşılaştırılam. 1960’a baktığınızda,
havacılık sektöründe global uçuşlarda ‘Hub’lar var. ‘Hub’ dediğimiz toplanma merkezleri.
Bir taraftan bir tarafa giderken belli lokasyonlar var, bütün uçaklar orada toplanıyor.
1960’larda bu, büyük ölçüde Kuzey Amerika ve Avrupa’daydı. Şimdi gittikçe bu tarafa
doğru kayıyor. Şu anda Türkiye’ye geldi. İstanbul’a geldi.” dedi.

“Biz 3. havalimanını yapıyorsak, aslında dünyanın havacılık sektöründe geldiği trendi
yakalayarak bunu yapıyoruz.” ifadesini kullanan Ağbal şöyle devam etti:

“İstanbul global ‘Hub’ olma yolunda. O yüzden ‘150 milyon yolculuk bir havalimanı
yapalım’ derken bunun hiçbir realistik olmayan tarafı yok. Son derece realistik.
Global havacılık ‘network’u doğuya doğru kaydıkça, batıdaki ülke ve şehir ekonomileri
kaybedenler liginde. Kazananlar yeni ‘Hub’ merkezleri. Türkiye böyle bir ‘network’ün
üzerinde böyle bir avantajı yakaladı. Bizim bu avantajı kaçırmamamız gerekiyor. 
Bu avantajı kaçırırsak, global ‘network’ içindeki nokta bir sonraki durağa gidecek.”

THY’de yaklaşık 8 yıl yönetim kurulu üyeliği yaptığını anlatan Ağbal, ABD’ye yapılan
doğrudan uçuşlara getirilen elektronik cihaz yasağına ilişkin eleştirisini şöyle
sürdürdü:

“THY özellikle son 7-8 yıldır transit yolcu sayısını aritmetik olarak değil, geometrik
olarak arttırdı. THY’nin yolcu sayısı artıyor ama içerden beslenerek artmıyor, iç
hatlarda yolcu sayısı artıyor ama esas kazancı yurt dışındaki transit yolcudan alıyoruz.
Enteresandır ki bakıyorsunuz bugün, THY’nin İstanbul çıkışlı uçaklarına ABD’ye gittiğinde
laptop yasağı getiriliyor. Niye? Çünkü THY ile uçan yolcu profili değişti. Global
üretim ve ticaret ‘network’ü içerisinde, sürekli yolculuk yapan bir grup var. Bunların
yaş ortalaması diyelim ki 18-35 yaş, bunlar teknolojiyi çok iyi kullanıyorlar, bunlar
ticareti ve finans sektörünü yönlendiriyorlar, bunlar neredeyse 24 saat o bilgisayarlarıyla
iş yapıyorlar. THY ciddi anlamda, ‘business class’ dahil olmak üzere bu segmentten
ciddi yolcu alıyor. Şimdi kalkıyorsunuz, ‘ben buna böyle bir kural getirdim.’ diyorsunuz.
Bu dünyada ortaya çıkan korumacılık eğiliminin geldiği noktaya bakıyorsunuz, ‘dünyada
her şeyi biz yaparız’ diyenler şimdi korumacı oldu.”
