# AGİT: YSK’nın kararı hukuksuz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/agit-ysknin-karari-hukuksuz-22067h/
- Yayımlanma: 2017-04-17T17:13:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşikilatı (AGİT) gözlemcileri, anayasa değişikliğine
ilişkin referandum sonucunu değerlendirdi. “Türkiye referandumu, eşit olmayan şartlar
altında yürütüldü” denen açıklamada, “YSK’nın mühürsüz oyların da geçerli olacağına
dair aldığı son dakika kararı için “kanuna aykırı” görüşü dile getirildi. 

“Oy sayım prosedüründe son değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı” 
vurgusu yapılan açıklamada, “Referandumda iki taraf eşit şartlara sahip değildi,‘
Evet’ kampanyası medyayı domine etti” de denildi.

Referandumun Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmadığının altının çizildiği açıklamada,“
Demokratik süreç için hukuki altyapı yetersiz” ifadesine yer verilirken şunlar kaydedildi:

“Ziyaret ettiğimiz sınırlı sayıdaki sandık referandum gününde düzenli ve verimliydi.
Anayasa referandumunda idari kaynaklar ‘evet’ kampanyası lehine uygunsuz olarak 
kullanıldı. Medyada tarafların eşit şekilde yer almasına izin verilmedi; YSK’nın
tarafsız içeriği engelleme yetisi ortadan kaldırıldı.”

AGİT gözlemcilerinin değerlendirmeleri şöyle:

Kampanya çerçevesi kısıtlayıcıydı ve çok sayıda mahalli yetkilinin yanı sıra cumhurbaşkanı
ve birtakım ileri gelen devlet yetkililerinin “Evet” kampanyasına etkin katılımı
nedeniyle kampanya dengesiz olmuştur. AGİT/DKİHB SRGH kamu kaynaklarının kötüye 
kullanımının yanı sıra, birtakım partilerin ve sivil toplum örgütlerinin “Hayır”
kampanyasını destekleyen çabalarının engellendiği de gözlemlemiştir. Kampanya dili
birtakım üst düzey yetkililerin “Hayır” destekçilerini terörist destekçileri ile
bir tutması ile lekelenmiştir. “Hayır” destekçileri kampanya faaliyetleri sırasında
çok sayıda durumda polis müdahaleleri ve şiddet içeren saldırılar ile karşı karşıya
kalmışlardır. Bu ihlaller kampanyalarda özgürlük ve eşitlikle ilgili AGİT taahhütlerine,
Avrupa Konseyi standartlarına ve diğer uluslararası yükümlülüklere aykırıdır.

**“YSK’nın mühürsüz oy kararı kanunla çelişkili”**

Anayasa referandumu eşit olmayan bir ortamda gerçekleşti.  Oy sayım prosedüründe
son değişiklikler önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdı. Ziyaret ettiğimiz sınırlı
sayıdaki sandık referandum gününde düzenli ve verimliydi. Referandum genel olarak
standartları tutturamadı, hukuki altyapı gerçekten demokratik bir süreç için yetersizdi.
Anayasa referandumunda idari kaynaklar “evet” kampanyası lehine uygunsuz olarak 
kullanıldı.  Medyada tarafların eşit şekilde yer almasına izin verilmedi; YSK’nın
tarafsız içeriği engelleme yetisi ortadan kaldırıldı.

Anayasa referandumu uluslararası standartlara uyumun gerisinde kaldı. YSK’nın mühürsüz
pusulalar hakkındaki kararının önemli bir güvenceyi ortadan kaldırdığını ve kanunla
çelişkili olduğunu söyleyebiliriz.”

**ABD ve AB, bu raporu bekliyor**

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’deki anayasa değişikliği referandumunun neticesini
takip ettiklerini, sonuçların doğrulanması ve AGİT’in ilk bulgularına ilişkin raporunu
tamamlamasına kadar yorum yapmayacaklarını açıklamıştı. Bakanlığın bir sözcüsünün
Amerika’nın Sesi’ne e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki referandum
oylamasının neticesini takip ediyoruz. Sonuçlar doğrulanana ve AGİT’in ilk bulgularına
ilişkin raporu yayınlanana kadar yorum yapmaktan kaçınacağız” ifadesini kullanmıştı.

AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker de AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası 
Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu’nun Genişleme Müzakerelerinden
Sorumlu Üyesi Johannes Hahn imzasını taşıyan ortak açıklamada, referandum sonuçlarının
not edildiği belirtilerek, “AGİT Uluslararası Gözlem Misyonu’nun, kural dışılık 
iddialarına ilişkin olanlarla da ilgili olan, değerlendirmesini bekliyoruz” denilmişti.

**Kararlar hâlâ oybirliğiyle alınıyor**

AGİT, pek çok uluslararası örgütten farklı bir işleyiş yapısına sahip. Geçmişinden
gelen çıkar çatışmasının en belirgin kalıntısı, kararların hala oy birliğiyle alınması.
Teoride, Andorra ile Rusya’nın oyu eşdeger, ancak siyasi gerçeklikler ve değişik
baskı unsurları, pratikte durumu bu türlü bir kilitlenmeye götürmüyor. Öte yandan
örgüt, daha başlangıç aşamasında yeni gerekliliklere ayak uydurmasını ve kendini
ona göre biçimlendirmeyi becerebilmiş. Bunun en açık örneği ise, 1992’de kabul edilen“
Oybirliği Eksi Bir” kuralı. Normalde her türlü karar için tüm katılımcı ülkelerin
onayı gerekirken, “insan hakları ve temel özgürlükler konusunda AGİK normlarını 
çok açık olarak çiğnediği gerekçesiyle” Yugoslavya’nın üyeliğinin askıya alınabilmesi
için ilk kez böyle bir istisnai yönteme başvuruldu.

Örgütün diğer ilginç yönü ise, alınan kararların hiçbir hukuki bağlayıcılığının 
bulunmaması. Buna rağmen, bir uluslararası anlaşmaya değil, karşılıklı taahhütlere
dayanan örgüt sürecinde oybirliğiyle alınan kararların büyük bir siyasi ağırlığı
var. Bir başka ifade ile, AGİT karar süreci yavaş işleyebiliyor, çünkü ülkelerin
ikna edilmesi uzun sürebiliyor, ancak alınan karara uymayan ülkeye, diğer üyeler
siyasi baskı uygulayabiliyor.

[**>> İŞTE AGİT’İN REFERANDUM RAPORU**](https://www.borsatek.com/d/file/agit.pdf)
