# AK Parti’den İnce’nin açıklamalarına ilk yorum

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ak-partiden-incenin-aciklamalarina-ilk-yorum-37631h/
- Yayımlanma: 2018-06-25T14:45:03+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın CNNT Türk canlı yayınında yaptığı açıklamalar şöyle:“
Ülkemize milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Burada bizi mutlu eden demokrasinin,
milletimizin kazanmasıdır. Ve milletin iradesinin sandıkta özgür bir şekilde tecelli
etmesidir. Dün de basın açıklamamda buna işaret ettim. 1877’den bugüne kadar seçim
tecrübesi var. Bu ülkenin en hassas olduğu konu kendi reyidir, oyudur. Türkiye’de
de seçim güvenliği 1946 seçimlerini saymazsak eğer, 1980 darbesinden sonra bile 
ısrarla korunmuştur. 1980 darbesini yapanlar bile başka bir kişiyi işaret etmişlerdir.
Millet gitmiştir, kendi uygun gördüğü kişiye Turgut Özal’a oyunu vermiştir. Sandıklarda
milletin iradesi tecelli etmiştir. 

Herkes oyları sayımında başında duruyor mu? duruyor. Sonra bütün siyasi parti temsilcilerinin
imzasının olduğu tutanakları alıyor mu? Alıyor. Şimdi buradan ancak demokrasi çıkar.
Ki bu tecelli etmiştir. Sevindirici bir şey de şu yüzde 88 bir rekor katılımın gerçekleşmiş
olması. Ve millet iradesinin yüzde 98’lik bir bölümünün de parlamentoda temsili.
Bugün Avrupa demokrasilerine baktığımızda yüzde 30’luk, 40’lık katılım oranları 
yaşanırken, Türkiye dünyaya örnek gösterebilecek bir tablo ortaya koydu.

‘İNCE’NİN TAVRINI TAKDİR ETMEK LAZIM’

Bugünkü Muharrem İnce’nin tavrını takdir etmek lazım. Orada Muharrem İnce’nin kullandığı
cümle önemli “Başkalarının yenilgileri üzerine bir galibiyet inşa edemezsiniz. Kendi
zaferiniz için çalışmanız gerekir” Siyaset böyle bir şeydir. Muharrem İnce, sayın
cumhurbaşkanımızın çok değerli bulduğunu söyledi. Ben de İnce’nin sözünün değerli
olduğunu söyleyeyim.”

Ünal daha sonra sorulara şu yanıtları verdi: 

İnce, “Türkiye normalleşmeli, Erdoğan’ı ziyaret edebilirim, Cumhurbaşkanı herkesi
kucaklamalı” dedi

Cumhurbaşkanımız her zaman elini uzattı. Ama sıkılı yumrukla tokalaşamazsınız. Bugün
eğer siz hakaret dili üzerinden, nefret dili üzerinden, demokrasiye yakışmayan, 
tek adam, diktatör gibi siyasal söylem oluşturursanız, sonra da sen benimle niye
anlaşmıyorsun diyemezsiniz. Millet iradesinin tecelli ettiği, milletin seçtiği, 
milletin adamı niteliğini kazanmış bir cumhurbaşkanının saygıdeğer olduğunu bilmeniz
gerekir. Ama bu millet seçtiyse saygı durmak zorundasınız

Küfür, hakaret, tek adam, diktatör gibi ifadeler kullandığınız kişiye sonra da dönüp
ben sizinle kucaklaşmak istiyoruz diyemezsiniz. Yani tabi ki birliğimiz beraberliğimiz
her şeyin önünde. Ama karşılıklı güven ve işbirliğinin Türkiye’de inşası için sayın
cumhurbaşkanımızın attığı adımlara ben şahidim. 19 Haziran’da Kılıçdaroğlu, genel
merkezimizde cumhurbaşkanımızı ziyaret ettiğinde üçer kişilik heyetlerle toplantı
gerçekleşti. O dönemde hatırlarsanız sayın Kılıçdaroğlu, milli mutabakat komisyonu
çağrısı yapmıştı. O dönemde bugünkü HDP ve MHP de olumsuz cevap vermişti. Kılıçdaroğlu’na
ne dedi biliyor musunuz? “Gelin beraberce bu ülkenin sorunlarını çözelim. Biz sizinle
beraber Türkiye2nin kahir ekseriyetini oluşturuyoruz” aynen bu ifadeyi kullandı.
Hatta dedi burada bulunan arkadaşlarımızdan da hemen bir komisyon oluşturalım ve
beraberce bu arkadaşlar çalışsınlar, terör konusunda, siyaset üstü asıl meselelerinde
bu arkadaşlarımız çalışsınlar dedi.

Ama daha sonra maalesef cevap bile buna verilmedi. Ben Muharrem İnce’nin bu yöndeki
ifadelerini umut verici buluyorum. Ben Muharrem bey ile beraber iki yıl grup başkanvekilliği
yaptık. Demokrasiye saygılı olması gerektiğinin Muharrem bey tarafından vurgulanması,
sonucu kabullenilmesi bunlar demokrasi adına, siyasal kültür adına önemli yaklaşımlar.

AK Parti’nin bir önceki seçime göre oy kaybı ortaya çıkıyor… 300’ün altında, MHP
ile her konuda işbirliği gerekecek. Ne oldu, niye böyle oldu, çıkarılması gereken
ders ne? 

Siyaset toplumla konuşma biçimidir. Siyaset dediğimiz şey sizin toplumla halkla 
milletle ilişkinizin neticesinde siyasetiniz ya güçlenir, ya zayıflar. Biz AK Parti
olarak hep milletimizle beraber hareket ettik. Biz onun diliyle konuştuk, toplumsal
talepler bizim birinci önceliğimiz oldu ve her zaman da şunu söyledik.

Biz seçimin sonuçlarıyla ilgili kampanyayla ilgili genel başkanımıza bir rapor hazırlayacağız.
Ne oldu? seçmen bize ne dedi? Hangi mesajları verdi? Çok ciddi çalışmalar yapacağız
ve kendi pozisyonumuzu belirleyeceğiz. Şunu öncelikli olarak önemsiyoruz, burada
cumhur ittifakı büyük bir zafer kazanmıştır. AK Parti olarak da bizim sahada ne 
oldu, hangi sorunlar yaşandı, teşkilatlarımız açısından hangi sorunlar yaşandı? 
Bunların hepsini değerlendireceğiz, genel başkanımızın başkanlığında çok açık net
konuşacağız. Dışarıdan bakanlar diyor ki “siz konuşuyor musunuz” Biz eğer, bu partinin
yetkili kurulları, bu konularda bizim kurullarımızda konuşulmasa sizce biz her seçimi
kazanabilir miyiz?

Bahçeli’nin anket şirketleriyle ilgili ciddi eleştirileri oldu. Anketler, MHP’nin
oy oranıyla ilgili yanıldı. Siz MHP’nin aldığı oy oranını tahmin edebiliyor muydunuz?
Gerçekten Bahçeli’nin söylediği gibi anket şirketleriyle ilgili problem var mı? 
Adım atılır mı?

Mesela biz anketleri sayısal olarak değil de siyasal olarak değerlendiririz. Anket
sözünü ettiğim toplumsal eğilimleri, o algıyı, seçmen davranışlarını tutumlarını
rakamların arasında siyasal olarak doğru yorumlayabilme işidir. Rakam vermek kolay
bir şey. Oturursunuz bütün anket şirketlerinin ortalamasını alırsınız bir rakam 
söylersiniz. Aslında anketlerin size siyasal olanı söylemesi gerekir. Dolayısıyla
anket şirketleri maalesef bu anlamda talep de bu yönde olduğu için biraz da rakamlara
odaklandılar.

Biz net bir şekilde anketlerde hangi evirilmelerin, hangi değişimlerin, seçmen davranışında
ortaya çıkan tutum değişikliğini aşağı yukarı okuyabiliyoruz. Kampanya süreci son
derece azdı, seçmen davranışı oluştuktan sonra seçmen kolay kolay tutum değişikliğine
gitmez. Seçmen kararını verirken kararını etkileyen temel unsurlardan bir tanesi
de, biz hep diyoruz ya “bizim milletimizin sağlam bir terazisi vardır” Bu millet
arif bir millettir. Bizim de her zaman söylediğimiz bu kararları anlamak gerekir.
Bizim milletin sandıkta tecelli eden iradesine dönük söz söylemek değil, o iradenin
bize ne söylediğini anlamak önemli.

MHP, 1 Kasım’da aldığı oyları muhafaza etti. Ve tabi İYİ Parti’ye dönük zaten bir
genel şey vardı, hani medya üzerinden oluşturulan bir algı. Anket şirketlerinin 
ve bazı medya organlarının yürüttüğü bir çalışma vardı. Fakat Muharrem İnce’nin 
adaylığından sonra bu kaçınılmaz olarak değişim gösterdi. Biz bunların hepsine bakacağız.

Bu ittifak toplumsal ve siyasal tabanı olan bir ittifak. Masa başında oluşturulmuş
bir ittifak değil. Bu 15 temmuz ruhunun ve Yenikapı birlikteliğinin ortaya çıkardığı
doğal bir ittifak. Ve bunu da her zaman biz söyledik, cumhurbaşkanımız da söyledi.
MHP genel başkanı da ifade etti. Biz masa başında oturup bir ittifak oluşturmadık
ki, oluşan bir ittifakın bu milletin ortak kaygılarının, hayallerinin bize verdiği
bir görev ve sorumluluk olarak biz sadece bunun yasal zeminini hazırladık. Diğer
ittifaklara baktığınız zaman, görüşmeler, konuşmalar, pazarlıklar sonucunda bu ittifak
oluştu. Biz ne MHP ile oturup herhangi bir şekilde şu şöyle olsun bu böyle olsun…
Biz BBP ile şu kadar milletvekili olsun demedik. Bu ittifak milletin bize verdiği
o sorumluluğun bir talebi olarak gerçekleşti.

Meclis ne zaman toplanacak, nasıl bir süreç göreceğiz?

Eski bir grup başkanvekili olarak cevap vereyim. Takvim belli. İç tüzük ve anayasa
bu takvimi belirlemiş. YSK kesin sonuçları açıkladıktan sonraki 3. Gün Meclis toplanır
ve milletvekillerinin yemin töreni yapılır. Yemin etmiş parlamentonun önünde cumhurbaşkanı
da yemin eder ve görevine başlar. Meclis başkanlığına adaylık süreci başlar. 6. 
gün ilk tur seçimler başlar. Seçimlerde grup başkanvekillerinin kendi aralarında
yürüttükleri istişarelerde bir günde 3 tur  da yapılabilir. 6. Gün seçimler başlar,
sonra Meclis başkanı seçilir.

 Bu sürede Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan arasında bir görüşme olur mu?

Bu konuda bir şey diyemem. Bunu zaman gösterecek.

Yetki kanunu ne zaman kullanılacak?

Yetki kanunu daha çok yasalardaki ibarelere dönük düzenlemeler için alındı. Bir 
çok başbakan, müsteşar ibaresi var. O ifadelerle ilgili düzenlemelerin hızla yapılması
ve cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin uygulanmasının zeminini hazırlamak için hükümet
yetkiyi aldı. Cumhurbaşkanımız yemin etmeden önce bu düzenlemeler tamamen bitmiş
olacak. Ondan sonraki süreç sistemin ön gördüğü Meclis’in yasama görevi ve cumhurbaşkanlığı
kararnameleri süreci. Türkiye’yi çok güzel günler bekliyor.
