# Ak Yatırım 2026 için hisse önerilerini açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ak-yatirim-2026-icin-hisse-onerilerini-acikladi/
- Yayımlanma: 2026-01-23T12:51:20+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Ak Yatırım, yatırımcılarla paylaştığı 2026 strateji raporunda [BIST 100](https://www.borsaistanbul.com)
endeksi için 12 aylık hedefini yukarı yönlü revize ederken **[hisse](https://www.borsatek.com/bist-100-tarihinde-ilk-kez-13-bin-puani-gecti/)**
senedi piyasasında genel bir ralliden ziyade seçici alımların öne çıkacağı bir döneme
girildiğini bildirdi.

Kurum, endeks hedefini yüzde 30 getiri potansiyeliyle 16 bin 500 puan olarak belirlerken,
risksiz faiz oranı varsayımını 200 baz puan indirerek yüzde 22 seviyesine çekti.
Daha önce 2025 başında 14 bin 700 olan, ardından riskler nedeniyle 13 bin seviyesine
düşürülen hedef, makroekonomik dengelenme beklentisiyle yeniden yükseltildi.

### Enflasyon beklentileri ve faiz patikası

![hisse](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/image-48-1024x610.
png)

Strateji raporunun temelini oluşturan makroekonomik varsayımlar, Türkiye ekonomisinde
kademeli bir normalleşme sürecine işaret ediyor. Analistler, yıllık manşet enflasyonun
2026 sonunda yüzde 25 seviyesine, 2027 sonunda ise yüzde 22’ye gerileyeceğini öngörüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikasında ise ihtiyatlı ve
kademeli faiz indirimleri bekleniyor.

Projeksiyonlara göre, Ocak ayında başlaması beklenen 100 baz puanlık indirimi takiben,
sonraki üç toplantıda 100’er baz puan, devam eden iki toplantıda 50’şer baz puan
ve yılın son iki toplantısında tekrar 100’er baz puanlık indirimler yapılacak.

![Ak Yatırım 2026 için hisse önerilerini açıkladı Borsatek](https://i1.wp.com/www.
borsatek.com/app/uploads/2026/01/image-49-1024x324.png)

Politika faizinin 2026 sonunda yüzde 31 seviyesine inmesi hedefleniyor. 2027 yılında
ise 350 baz puanlık ilave indirimle oranın yüzde 27,5’e çekilmesi bekleniyor. Türk
Lirası’nın reel değerinin korunması politikasının süreceği ve kurun 2026’da nominal
olarak yüzde 17 değer kaybedeceği tahmin ediliyor. GSYİH büyümesinin ise 2025’teki
yüzde 3,5 seviyesinden 2026’da yüzde 4,0’e yükseleceği öngörülüyor.

![hisse](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/image-50-1024x300.
png)

### Sektörel görünüm ve hisse tercihleri

Raporun en geniş kapsamlı bölümlerinden birini sektörel analizler ve **hisse** seçim
kriterleri oluşturuyor. Genel piyasa koşullarının imalat sektörü ve ihracatçılar
için yılın ilk yarısında zorlu geçebileceği belirtilirken, bankacılık, sigorta, 
gıda perakendeciliği ve sağlık sektörlerine yönelik olumlu görüş korunuyor.

Bankacılık sektöründe faiz indirimlerinin getireceği marj genişlemesi ve kredi büyümesi
sayesinde öz sermaye kârlılığının, 2027 sonrasında ilk kez TÜFE’yi aşması bekleniyor.
Sigorta tarafında prim üretiminin artışı ve büyüyen fon portföylerinin finansal 
gelirlere katkısı öne çıkıyor. Gıda perakendeciliğinde sepet harcamaları ve maliyet
disiplini avantaj sağlarken, gıda dışı perakendenin hane halkı alım gücündeki zayıflama
nedeniyle geride kalabileceği ifade ediliyor.

Otomotiv sektöründe iç pazarda artan fiyat rekabetine karşın ihracatçıların daha
iyi pazar koşullarından faydalanacağı, havacılıkta ise yolcu sayısındaki artışın
sürmesine rağmen rekabetin yoğunlaşacağı belirtiliyor. Demir-çelik sektöründe düşük
bazdan toparlanma sinyalleri görülse de küresel kapasite fazlası ve ticaret sürtüşmeleri
risk unsuru olarak değerlendiriliyor. Telekomda 5G yatırımlarının maliyetleri artıracağı
ancak görünümün netleşeceği, enerji üreticilerinde ise kapasite artışlarının belirleyici
olacağı kaydediliyor.

### Model portföyde değişim ve hisse gerekçeleri

![hisse](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/01/image-47-1024x579.
png)

Ak Yatırım, strateji güncellemesi kapsamında model portföyündeki hisselerde önemli
değişikliklere gitti. Özellikle 2026’nın ilk yarısı için finans ve hizmet sektörlerindeki
hisselere ağırlık verilirken Anadolu Hayat, Enka İnşaat ve İş Bankası öneri listesine
eklendi. Buna karşılık, dönemsel etkiler ve katalizör eksikliği nedeniyle Tüpraş
ve IC Enterra listeden çıkarıldı.

Yapılan revizyonlar sonrasında kurumun model portföyü şu şirketlerden oluştu: Anadolu
Hayat, Coca-Cola İçecek, Enka İnşaat, İş Bankası C, Kalekim, Koç Holding, MLP Care,
Migros, Tofaş ve Yapı Kredi Bankası. İş Bankası’nın net kârını iki katına çıkarma
potansiyeli ve cazip değerlemesi portföye eklenme gerekçesi olarak sunulurken, Anadolu
Hayat’ın yüksek öz kaynak getirisi beklentisi ve temettü verimi dikkat çekti. Enka
İnşaat ise küresel altyapı yatırımlarındaki artış ve yeni sözleşme kazanımları nedeniyle
listeye dahil edildi. Tüpraş tarafında ise rafineri göstergelerindeki iyimserliğe
rağmen düşük sezon etkisiyle daha cazip giriş seviyelerinin beklendiği kaydedildi.

Raporda dikkat çekilen bir diğer husus, BIST 100 endeksinin performans dinamiklerindeki
değişim oldu. Geçtiğimiz yıl Aselsan’ın tek başına endeks getirisinin yüzde 46’sını
sağladığı ve endekse en çok katkı veren payların yarısının BIST 30 dışından geldiği
vurgulandı.

Analistler, sürpriz **hisse** performanslarının endeks üzerindeki etkisinin arttığını
ve söz konusu durumun yapısal bir eğilime dönüşmesi halinde model portföy seçim 
süreçlerinin yeniden tasarlanması gerekebileceğini belirtti.

### ABD tarifeleri ve ticaret anlaşması riskleri

![İş Yatırım](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/03/analiz_vbts_grafik_hisse_4-
1024x577.webp)

Yatırımcılar için risk unsuru oluşturabilecek dış gelişmeler de raporda detaylandırıldı.
ABD yönetiminin İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik yüzde 25 gümrük vergisi 
gündemi, Türkiye açısından yönetilebilir bir risk olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin
İran ile ticaret hacminin toplam dış ticaretin yüzde 1’i seviyesinde olduğu ve enerji
tedarikinde alternatiflerin bulunduğu ifade edildi. ABD pazarına ihracat yapan THYAO,
EGEEN, Şişecam, Karsan ve Sasa gibi şirketlerin süreci takip etmesi gerektiği belirtildi.

Ayrıca AB-Mercosur Serbest Ticaret Anlaşması’nın, özellikle otomotiv sektöründe 
Tofaş ve Ford Otosan için uzun vadeli rekabet riski yaratabileceği uyarısı yapıldı.
Stellantis’in Latin Amerika’daki üretim gücünün Tofaş için risk oluşturabileceği,
buna karşın Türk otomotiv yan sanayisinin uzun vadeli sözleşmelerle korunduğu kaydedildi.
Gıda sektöründe ise kotalar ve pazar çeşitliliği nedeniyle etkinin sınırlı kalacağı
öngörüldü.
