# Akbank yöneticisinden kur açıklaması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/akbank-yoneticisinden-kur-aciklamasi-75050h/
- Yayımlanma: 2021-11-17T18:12:03+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Akbank Özel Bankacılık ve Yatırım Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Alp Keler,
Akbank Private Banking’in 20. yılını kutlaması dolayısıyla basın mensuplarıyla bir
araya geldiği toplantıda soruları yanıtladı.

Dr. Alp Keler, varlık yönetiminde son dönemde global alanda önemli [gelişmelerin](https://www.borsatek.com/akbanktan-400-milyar-tl-kredi-destegi-73570h)
yaşandığını, algoritmik yatırımlar ve roboadviser çözümlerin ön plana çıktığını 
belirterek, “Roboadviser’lar piyasadaki gelişmelere bağlı olarak yatırım karar alma
sürecinde yoğun olarak kullanılıyor ve roboadviser’lar sayesinde daha geniş kitlelere
belirli dijital kanallar üzerinden yatırım danışmanlığı hizmeti verilebiliyor. Türkiye’de
roboadviser’ı ilk başlatan [Ak Portföy](https://www.borsatek.com/ak-yatirimdan-4-hisse-icin-endeksin-uzerinde-getiri-ta-1310g)
olup, şu anda portföy yönetiminde de aktif olarak kullanılmaktadır.” diye konuştu.

### Yatırım alışkanlıkları değişti

Keler, son bir kaç yılda Türkiye’de yatırım alışkanlıklarının kapsamlı bir şekilde
değiştiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Uzun yıllar hisse senedi piyasalarında 1 milyon civarında yatırımcı vardı. Bu rakam
salgının da etkisiyle sonradan gerilese de 2,7 milyona kadar yükseldi. Önemli bir
artış yaşandı. Keza fon piyasası da öyle. Teknolojisinden sağlık sektörüne ve sosyal
sorumluluğa kadar tematik fonlar inanılmaz çeşitlendi. Kripto piyasalarına ve yurt
dışı hisse senedi piyasasına yatırımlar da çok arttı. Bu çeşitlenmeyi sağlayan iki
ana neden var; biri dijitalleşme paralelinde bu ürünlere erişimin kolaylaşması. 
İkincisi ise bu ürünlerin performansı. Son iki yıla baktığımızda döviz, altın, gayrimenkul
ve sektörel bazda Türk hisse senedi piyasası yükseliyor. Bütün finansal yatırımlarda
bir değerlenme var. Bu da yatırım alışkanlıklarını değiştirdi ve klasik mevduat 
yatırımlarının payının azalmasına neden oldu. Ülkenin genelinde yatırım alışkanlıklarında
çok temel değişiklikler var.”

### “Dövizin fiyat hareketine uzun vadeli bakmak lazım”

Alp Keler, dünyada paranın çok bol olduğu bir dönemden geçildiğinden bahsederek,
birçok ülkede varlıklardaki değerlenmenin temel nedenlerinden birinin bu olduğunu
söyledi.

Gelinen noktada, enflasyon ya da tahvil alımlarının azaltımı gibi gelişmelerin konuşulduğunu,
doların da kuvvetli olduğu bir süreç yaşandığını aktaran Keler, “Bizde de ister 
istemez son dönemde faizdeki seyir, kurdaki hareketi etkiliyor. (Merkez Bankası 
faiz kararı) Benim yarından beklentim faizlerin sabit bırakılması yönünde ama piyasada
100 baz puana kadar genel bir indirim beklentisi var.” dedi.

### Türkiye çok zengin bir ülke

Keler, Türkiye’nin çok zengin bir ülke olduğuna inandığını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde
bulundu:

“Türkiye’de özellikle dolarizasyonun çok yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Bu anlamda
dünyadaki en yüksek ülkelerden biri. Bunun esas nedeni de biraz ekonomik temellerle
bağlantılı. Burada doların veya dövizin fiyat hareketine uzun vadeli bakmak lazım.
Ekonomik göstergelere bakmalıyız. Bunlar nedir; alım gücü paritesi, ülkeler arası
faiz ve enflasyon farkı, Merkez Bankası’nın açıkladığı reel efektif döviz kuru endeksi…
Bu seviyelere göre baktığımızda, aslında kurun olması gereken yerlerden çok uzak
olmadığını söyleyebilirim ama dönem dönem yabancı yatırımcıların ve bireysel yatırımcıların
davranışları, kurumların döviz alımları gibi piyasadaki hareketler, kısa vadede 
dalga boylarını harekete geçiriyor. Burada rezervler, dış ticaret ve cari açıkla
ilgili birçok analiz yapılabilir. Burada doğru politikaları uygulayabilirsek, ben
farklı varlık sınıflarının dönem dönem ön plana çıkabileceğini düşünüyorum. Örneğin
son dönemde döviz hareketli ancak diğer taraftan Türk varlıklarının çok daha ucuz
hale geldiğini söyleyebilirim. Hisse senedi piyasaları tarafında bankacılık sektörü
özellikle BBVA’nın açıklamasının ardından hareketlendi. Ancak baktığımızda bu hareket
yüzde 10-15 olsa da dolardaki artış da aynı oranda. Dolayısıyla bugün Türkiye’de
hisse senedi piyasaları tüm dünyaya kıyasla çok ucuz. Fiyat/kazanç oranı ve piyasa
değeri/defter değeri olarak bakarsak tarihi dip seviyelerde. Banka hisseleri 10 
yıldır TL bazında neredeyse yatay seyrediyor, dolar bazında da tarihi dip seviyelerine
çok yaklaştı. Bu da uygun konjonktürde ilginin artabileceğini gösteriyor.”

### “TL mevduat faizleri, politika faizinin hafif üzerinde gidecek”

Alp Keler, mevduat faizlerinin seyrine ilişkin gelen bir soru üzerine, “TL mevduat
açısından bankalarca verilen faizin, Merkez Bankası’nın politika faizinin hafif 
üzerinde gideceğini düşünüyorum. Döviz mevduatlarına verilen faizin ise zorunlu 
karşılıkların yüksek olması ve zaman zaman revize edilmesi nedeniyle bir miktar 
düşük seyretmesini bekliyorum, çünkü burada risk algısından ziyade daha çok bazı
politikalar belirleyici oluyor.” yanıtını verdi.

### Kur geçişkenliği riski

Mevcut enflasyon ve faiz seviyesine bakıldığında negatif faiz sürecinin yaşandığını
belirten Keler, burada global faktörlerin de etkili olduğunu, içeride de kur geçişkenliği
riskinin bulunduğunu anlattı.

Keler, enflasyon beklentilerinin burada çok önemli olduğunu vurgulayarak, “Son 10-
15 yıllık dönemde negatif faiz sürecinin kısa sürdüğünü, sadece birkaç ayla sınırlı
kaldığını görüyoruz. Bu da ya faizlerin bundan etkileneceğini ya da enflasyonun 
aşağı ineceğini gösteriyor. Burada önümüzdeki dönem için en belirleyici faktör enflasyon
olacak.” dedi.

#### Sermaye piyasalarına çok inandığını anlatan Keler, şunları kaydetti:

“Türkiye’de sermaye piyasalarının önü çok açık çünkü yatırım alışkanlıkları çok 
farklı alanlardan büyüyüp gelişiyor. Gelişim ve gayrimenkul fonları ciddi anlamda
gelişiyor. Birkaç yıl önce hiç olmayan emtia ve yurt dışı hisse bazlı yatırım araçlarını
bugün konuşuyoruz. Dünyada da bu eğilim mevcut. Sermaye piyasaları ulaşılabilir,
işlem yapılabilir ve farklı ürünlerden farklı gelirler elde edilebilir durumda. 
Özellikle yeni jenerasyon çok ilgili. Bu gelişme, önümüzdeki en az 10-20 yıla yansıyacak
bu gelişme. Katlanarak gelişeceğini düşünüyorum. Bizde de derinliğin gelmesini kaliteli
şirketlerin halka arzlarıyla mümkün olacağına inanıyorum.”

### Kripto para piyasaları

Kripto para piyasalarına bakışına dair soruyu da yanıtlayan Keler, “Bu piyasada 
Türkiye’den yaklaşık 4-5 milyon yatırımcı bulunduğu düşünülüyor. Önümüzdeki dönemde
bu konuda bir regülasyon çıkması bekleniyor. Bunun da SPK üzerinden tanımlanması
bekleniyor. Bu tanımlama yapıldıktan sonra bizim gibi kurumların da kriptoya dayalı
işlemlere ne şekilde entegre olacağına bakacağız. Mevzuat açıklandıktan sonra bizler
de ona yönelik finansal ürünler dizayn edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

 

 
