# Akfen, Mersin Limanı’ndaki yüzde 40’lık payını sattı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/akfen-mersin-limanindaki-yuzde-40lik-payini-satti-25692h/
- Yayımlanma: 2017-07-31T20:59:16+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Akfen Holding, Mersin Limanı’ndaki hisselerinin yüzde 40’ını 869 milyon dolara Avustralyalı
IFM Investors’a sattı

Akfen Holding, Mersin Uluslararası Limanı’ndaki yüzde 50 hissedeki yüzde 40’lık 
payı 869 milyon dolara Avustralyalı altyapı fon yönetim şirketi IFM Investors’a 
devredecek.

Akfen Holding’den yapılan açıklamaya göre, Türkiye’ye yeni bir dev yabancı yatırımı
daha çekmeyi başaran Holding, Mersin Uluslararası Limanı’ndaki yüzde 50 hissedeki
yüzde 40’lık payın 869 milyon dolara devri için Avustralyalı altyapı fonu IFM Investors
ile hisse devir sözleşmesi imzaladı.

Hisselerini, IFM Global Altyapı Fonu’nun sahip olduğu, danışmanlık verdiği ve yönettiği
Avustralya merkezli IFM Investors’a ait Global InfraCo SP NEUM SLU şirketine devredecek
olan Akfen Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, anlaşma maddelerine göre
kalan yüzde 10’luk payla “Mersin Uluslararası Limanı Yönetim Kurulu Başkanlığı” 
pozisyonunu koruyacak.

Hisse ihracı karşılığında Türkiye’ye yaklaşık 869 milyon dolarlık nakit girişi sağlayacak
Akfen Holding, buradan elde ettiği geliri Türkiye’de hayata geçireceği toplam 6 
milyar 935 milyon liralık yatırım paketinde kullanacak.

Akfen, 2017 yılı başında 2 yılda tamamlayacağı yatırım paketi açıklamıştı. Toplamda
bin 380 kişilik istihdam yaratan paketin en önemli iki ayağını 3,9 milyar liralık
Isparta, Eskişehir ve Tekirdağ’daki şehir hastaneleri ve 2 milyar 250 milyon liralık
yenilenebilir enerji projeleri oluşturuyor.

“Mersin Limanı’na 1,2 milyar dolar yatırım yaptık”

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, açıklamadaki değerlendirmesinde,
1,2 milyar dolarlık yatırım sonucunda Mersin Uluslararası Limanı’nın bölgenin en
önemli limanlarından biri olduğunu vurguladı.

Dünyanın en büyük liman işletmecilerinden Singapur merkezli ortakları PSA International
ile Mersin Uluslararası Limanı’na özelleştirme sürecinin ardından hızla yatırımlarına
başladıklarını belirten Akın, şunları kaydetti:

“2007 yılında Özelleştirme İdaresi’nden 755 milyon dolar ile 36 yıllık işletme imtiyazını
aldığımız Mersin Limanı’nı bugüne kadar 453,5 milyon dolar ilave yatırım yaparak
toplam 1 milyar 208,5 milyon dolarlık harcama ile Akdeniz’in hub’ı haline getirdik
ve liman kapasitesini 8 kat artırdık. Bugün itibarıyla elleçlenen yük 1 milyon 600
bin TEU’ya ulaşarak 10 yılda 4 kat artış kaydetti. Halen boş kapasitemiz bulunuyor.

Limanı, uluslararası mega taşıma gemilerini ağırlayacak kapasiteye ulaştırdık. Konvansiyonel
kargo elleçlemesi 4,1 milyon ton seviyelerinden 2 katına çıkarak 8 milyon ton seviyelerine
yükseldi. Daha önce olmayan Ro-Ro hizmeti de bizimle başladı ve 74 bin seviyelerine
geldi. Mersin Uluslararası Limanı’nı sadece Türkiye değil, bölgenin en önemli uluslararası
limanları arasında hak ettiği noktaya getirdik.”

“Bu tür hisse ihraçları en kıymetli ihracat kalemi” 

Türkiye’de 16 Nisan 2017’de yapılan Anayasa değişikliği referandumu sonrasında siyasi
belirsizliklerin büyük oranda son bulduğunu belirten Akın, “Ülke olarak önümüzü 
görmeye başladığımız ve ekonomik parametrelerin daha iyiye gittiği ortamda son yılların
en büyük yabancı yatırımını Türkiye’ye çekmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” ifadelerini
kullandı.

Akın, “2019 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimine ve genel seçimlere
bizi taşıyacak yeni kabinenin de belirlenmesinin ardından artık ekonomide kaldığımız
yerden başarı hikayeleri yazmamız gerekiyor.” görüşünü paylaştı.

Türkiye’ye yaptıkları yatırımlara yabancı sermayeyi ortak ederek “taze döviz”in 
ülkeye girişini blok hisse ihracı yoluyla yapmaya çaba gösterdiklerini belirten 
Akın, şöyle devam etti:

“Böylelikle Akfen Holding olarak 2017 yılı başıyla birlikte Akfen Yenilenebilir 
Enerji, TAV Havalimanları Holding ve Mersin Uluslararası Limanı’nda dört dev yabancı
şirketin Türkiye’ye toplam 1 milyar 229 milyon dolarlık yatırımını ülkemiz ekonomisinin
geleceğine duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak görüyorum. Bu da Türk ekonomisinde
yeni başarı hikayeleri için güzel bir başlangıç olacaktır.”

Hamdi Akın, yurt dışı şirketlerine yapılan bu tip hisse devirlerinin “en kıymetli
ihracat kalemleri” arasında yer aldığını belirterek, bunları hiçbir ithal ikamesine
dayanmadığı için “net döviz girişi” olarak çok değerli bulduğunu bildirdi. 

Akın, “Sadece bir hisse senedi karşılığı bu sermayenin ülkeye girdiği düşünüldüğü
zaman, bu tip devirlerin cari açığı kapatması açısından önemi çok daha iyi anlaşılacaktır.
Bu devirlerle oluşan döviz girişlerinin, net cari açığı kapatan sermayeler (FDI)
olarak değeri çok fazladır.” değerlendirmesinde bulundu. 

Akfen’den 1 milyar 229 milyon dolarlık yabancı sermaye girişi 

Verilen bilgilere göre, Akfen Holding’in Mersin Uluslararası Limanı’ndaki yüzde 
40’lık hissesi için Avustralya merkezli dünyanın sayılı altyapı fon yönetim şirketlerinden
IFM Investors ile 869 milyon dolarlık anlaşmaya imza atmasıyla birlikte 2017 yılı
içinde Türkiye’ye doğrudan sağladığı yabancı yatırım nakit girişi (FDI) 1 milyar
229 milyon dolara ulaştı. 

Akfen, 2017 yılı başında Akfen Yenilenebilir Enerji şirketindeki yüzde 33’lük blok
hissesi için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu’na(
IFC) 200 milyon dolar, TAV Havalimanları Holding’deki yüzde 8,1’lik hissesi için
Fransa merkezli Aeroports de Paris şirketine ise 160 milyon dolarlık hisse ihracı
gerçekleştirmişti. 
