# AKP’de oy kaybına karşı hangi önlemler tartışılıyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/akpde-oy-kaybina-karsi-hangi-onlemler-tartisiliyor-72931h/
- Yayımlanma: 2021-10-19T16:36:25+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Bunun için partide oy kaybına neden olabilecek etkenler değerlendiriliyor ve sorun
alanı olarak görülen konularda atılacak adımlar netleştirilmeye çalışılıyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre AKP kulislerinde oy kaybına neden olabilecek en önemli
etken olarak hayat pahalılığı görülüyor.

Başkanlık Sistemi’nin aksayan yönlerine ilişkin anayasa değişikliği ve Kürt seçmeninin
kazanılmasına dönük adım atılması gerekliliği de parti kulislerinde dile getiriliyor.

Seçimlere 1,5 yıldan fazla bir süre olmasına karşın, pandemi nedeniyle uzun süre
sahadan uzak kalan siyasi partilerin liderleri de yaz başından bu yana sahalarda.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da TBMM yaz tatiline girmeden
partili milletvekilleri, il başkanları ve yöneticileri ile yaptığı çeşitli toplantılarda
2023 seçimleri için şimdiden çalışmaya başlamaları ve “kapı kapı dolaşmaları” talimatı
vermişti. 

Yaz aylarında seçim bölgelerinde seçmenlerini dinleyerek Ankara’ya dönen AKP milletvekilleri
de gördükleri sorun alanlarını parti yönetimine iletiyorlar.

Sahadan yansıyan izlenimlere en önemli sorun olarak ekonomik sıkıntı ve özellikle
geniş toplum kesimlerini etkileyen hayat pahalılığı görülüyor.

Milletvekillerine iletilen en fazla şikayet tarım girdi fiyatlarındaki yükseliş,
buna bağlı olarak mutfak enflasyonundaki artış oldu. 

Köylü ve esnaf ziyaretlerine ilişkin izlenimlerini aktaran milletvekillerine göre,
halk ekonomik anlamda ciddi sıkıntı yaşıyor, ama henüz iktidardan umudunu kesmiş
değil:

“Vatandaş, ‘Yem, gübre pahalı ama bu sorunu da AK Parti çözer’ diyor. Gıda fiyatları
yüksek ama dünyada da gıda fiyatlarının arttığını düşünüyor. Gübre yüzde 300 zamlanmış
ama bu dünyada da böyle. Türkiye’de ihracat artıyor ama hayat pahalı. Dünyada pandemi
döneminde üretim durdu ama Türkiye’de durmadı. Sanayi çalışıyor, tarım ürünleri 
satılıyor. İhracat rakamlarının büyümesi güzel bir olay ama bu şu anda vatandaşın
cebine yansımıyor. Büyümeyi vatandaşın da cebine yansıtırsak sandıkta sıkıntı yaşamayız.”
AKP kulislerinde ihracat ve büyüme rakamlarından memnuniyet duyulsa da, çiftçi, 
esnaf ve dar gelirli/asgari ücretli kesimlere dönük düzenlemelerin seçimler öncesinde
hızla yaşama geçirilmesi gerektiği konuşuluyor ve bu kesimlere dönük desteklerin
seçimler öncesinde yaşama geçirileceği ifade ediliyor. 

TBMM’de geçen hafta kabul edilen vergi yasası değişikliği bundan sonra atılacak 
adımların göstergesi olarak görülüyor.

2018 seçimlerinde AKP’ye en tepkili kesim olan emeklilikte yaşa takılanlar konusunda
şimdilik yeni bir adım atılması düşünülmüyor ancak geçen seçimler öncesinde söz 
verilen 2200 ek gösterge düzenlemesinin de 2022 yılında yapılacağına işaret ediliyor.

## ‘Başkanlık korunarak sistem revizyonu’

AKP’nin tartışılan bir başka konu ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan
yönlerinin yeniden düzenlenmesi oluşturuyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem öneren muhalefetin, seçimleri sistem referandumuna
dönüştürmek isteyeceğinin değerlendirildiği AKP’de, buna karşı MHP ile birlikte 
hazırlanacak olan anayasa değişikliği teklifinde Başkanlık Sistemi korunarak sistemin
aksayan yönlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmesi düşünülüyor.

Ancak iki partinin sandalye sayısı anayasa değişikliğine yeterli olmadığı için muhalefetle
de sistemin aksayan yönlerinin düzeltilmesi ve parlamentonun güçlendirilmesine ilişkin
konularda uzlaşma aranması düşünülüyor. 

AKP’li milletvekilleri, muhalefet partileri aralarında uzlaşsa da seçimlerden sonra
da yeniden parlamenter sisteme geçilmesini olanaklı görmüyor.

Tersine, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin 2028 seçimleri öncesi rayına oturacağı
düşünülüyor ve muhalefetin de adım atması halinde 2023 seçimlerinin Başkanlık Sistemi’nde
uzlaşmanın ilk adımı olabileceği de ifade ediliyor.

Muhalefetin bu uzlaşmaya yanaşmaması halinde ise seçimler öncesinde yeni anayasanın
yaşama geçmesinin zor olduğunu, ancak muhalefetin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem
söylemine karşı, “yeni anayasa ve denge-denetleme sistemi sağlanmış Başkanlık Sistemi”
vaadiyle gidilebileceğine dikkat çekiliyor. 

AKP’de tartışılan bir başka konu ise Kürt seçmenin desteğini almak için atılması
gereken adımlar.

AKP’den ayrılanların kurduğu Ali Babacan’ın liderliğindeki Demokrasi ve Atılım Partisi(
DEVA) ile Ahmet Davutoğlu’nun liderliğindeki Gelecek Partisi’nin, muhafazakar Kürt
seçmenin oylarını almaya dönük politika izlediği biliniyor.

Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ittifak ortaklığı ve Halkların Demokratik
Partisi’ne (HDP) kapatma davası açılması gibi etkenlerin, AKP’ye oy veren Kürt seçmende
kırılma yarattığı, siyasi yorumcular tarafından dile getiriliyor.

AKP kaynaklarına göre ise geçmişten bu yana partiye oy veren Kürt seçmende büyük
bir kopuş söz konusu değil.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yüzde 1 oyun bile çok değerli olduğu,
bunun için de arada kalmış kararsız veya yeni Kürt seçmenin kazanılması için adımlar
atılması gerektiği vurgulanıyor.

Ancak hiçbir şekilde çözüm sürecine benzer bir politika değişikliğine gidilmeyeceği
vurgulanırken, ekonomi alanında yapılacak düzenlemeler ve yatırım odaklı politikaların
önceleneceği ifade ediliyor.
