# AKP’li kararsızların sayısı arttı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/akpli-kararsizlarin-sayisi-artti-7602h/
- Yayımlanma: 2015-08-20T18:32:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Kamuoyu araştırma şirketi Andy-Ar’ın sahibi Faruk Acar, iki ay önce oy kullanan 
seçmenin yüzde 18’inin artık kararsız olduğunu söyledi. Acar, AKP’ye oy veren yüzde
6’nın da kararsızlara geçtiğini belirtti. Acar’a göre HDP, Batı’da kaybettiği oyu
Güneydoğu’da telafi ediyor.

Al Jazeera Türk’ten İrfan Bozan’ın sorularını yanıtlayan (20 Ağustos 2015) Acar’ın
açıklamaları özetle şöyle:

**_Son araştırmanızda yüzde 18’lik bir kararsız seçmen buldunuz. İki buçuk ay önce
oy kullanan seçmenlerin yaklaşık beşte biri nasıl birdenbire kararsız oldu? Garip
bir durum değil mi?_**

Seçimin hemen sonrasında yaptığımız araştırmada, HDP seçmeni dışında hiçbir parti
seçmeni sonuçtan memnun değildi. Buna rağmen ‘’Bu pazar seçim yenilense partinize
yine oy verir misiniz?’’ sorumuza seçmenlerin yüzde 93’ü “evet” yanıtı vermişti.
Aradan geçen iki aylık sürede seçmen gidişatı izledi,

Türkiye’nin sıkıntılarla yüz yüze geleceği bir ortam oluşmasını algıladılar. Şu 
anda yüzde 9 kararsız, yüzde 9 ise boş oy atarım, sandığa gitmem, protesto ederim
yaklaşımında. Bu yüzde 18’i normal şartlarda dağıtmamız bizi çok sağlıklı sonuca
götürmüyor aslında, ama günü bağlayan bir fotoğraf olduğunu düşünerek, biz bunu 
oransal olarak dağıtıyoruz. Bugün bu yüzde 18’in oransal dağılımına bir şerh koşmakta
fayda var. 20 yıldır Türkiye’de yaşanan seçimleri bir araştırmacı olarak izleyen
biri olarak, seçimden iki ay sonra yüzde 20’ye yakın tarafını belli edemeyen bir
seçmen durumunu hiç tecrübe etmedik.

Kendini bir anlamda geri çeken, pusuya yatarak süreci izleyeceğini söyleyen bir 
seçmeni açıkçası görmedim. 7 Haziran seçimleri öncesinde hatırlarsanız İngiltere
ve İsrail’de yapılan seçimlerde araştırmacılar hep yanılmışlardı. Bu seçimde de 
Türkiye’deki araştırmacılar böyle bir sınav verebilir. Çünkü bu yüzde 18’lik kararsız
seçmen açıkçası bir araştırmacı için ürkütücü. Bu seçmenler sonucu değiştirebilecek
kadar da etkili.

**‘Kararsızların yüzde 6’sı AKP’ye oy verenler’**

_**Bu kararsız seçmen içinde son seçimde AK Parti’yi yüzde 41’e taşıyan seçmenler
var mı?**_

7 Haziran’da AK Parti’ye oy verenlerin yüzde 20’ye yakını bu tarafa, yani yüzde 
18’in arasına geçmiş durumda. Bu önemli bir oran.

_**7 Haziran’da AK Parti’ye oy verenlerin yüzde 20’si şimdi kararsız tarafa mı geçti
diyorsunuz?**_

Tabii tabii. Bu çok önemli bir oran. Bugün AK Parti’nin ham oyunu yüzde 35 buluyoruz.
Yüzde 41 istikrar vurgusu nedeniyle gelen oylardı. Yüzde 41, onu takip eden iki 
partinin toplamı olarak kuşkusuz yine önemli bir oran. Yüzde 6 oy; istikrar, 13 
yıllık icraatı beğenmesi, alternatifsizlik nedeniyle verilen oylar. Bu yüzde 6’nın
bu nedenleri geriye atarak kararsız hale gelmiş olması AK Parti’ye büyük bir mesaj.
Eğer ki erken seçim kararı bugünkü araştırmalarla AK Parti’nin ve CHP’nin yükseldiği,
MHP’nin düştüğü izlenimine göre verildiyse, sandıkta her şey ters yüz olabilir. 
Yüzde 18’lik seçmen çok önemli bir kitle, bu kesim üçüncü partidir. Yüzde 18 blok
olarak bir yere gitmez ama bir parti için yüzde 2-3’lik düşüş ve yükselişe neden
olabilir. Önümüzdeki seçimde kampanya ve ekipler çok önemli olacak. Algıların yönetileceği,
kampanyaların etkili olacağı bir seçim bizi bekliyor.

**‘Terör operasyonlarıyla milliyetçi oylar gelmez’**

_**Çok tartışılan bir diğer konu da milliyetçi hassasiyeti yüksek olan seçmenlerin
Güneydoğu’daki çatışmalara ilişkin tutumu nedeniyle AK Parti’ye yönelip yönelmeyecekleri.
Araştırmanızda buna dair bir işaret gördünüz mü?**_

‘AK Parti operasyon başlatarak Türk milliyetçilerinin beğenisini kazandı’ diyemeyiz.
MHP’den AK Parti’ye geçiş, teröre daha sert yaklaşım siyasetiyle olmaz. Çünkü AK
Parti ne kadar sert olursa MHP bir üstüne koyar. Bu yılların getirdiği bir hâkim
anlayış. ‘’Kürt sorunu yoktur’’ diyerek milliyetçilere yönleneceğiniz bir alanın
size oy getireceğini söyleyemeyiz. Bunu 7 Haziran’da tecrübe de ettik, getirmedi.
Operasyon başlatınca teröre karşı MHP’den daha iyi bir pozisyon alma fotoğrafı veremezsiniz,
çünkü MHP’nin var olma alanı orası. MHP’den AK Parti’ye geçiş nasıl olur? Milliyetçi
söylemlerle bir bütünlük arz ediyorsanız, ekonomiyle, dış politikayla, doğrucu olma
halinizle, ideolojinizle milliyetçi tanıma denk geliyorsanız, milliyetçi oyları 
alırsınız ama sadece teröre karşı operasyonlarla milliyetçi oyları alamazsınız.

_**Bu söylediklerinize karşın son araştırmanızda AK Parti’de yüzde 2’lik bir artış
buldunuz. Bu oylar nereden geldi?**_

Barajı geçemeyen partilerde yaklaşık yüzde 5’e yakın bir oran var. Saadet Partisi’nden,
BBP’den ve seçime bağımsız adaylarla giren Hüda Par’dan geldi bu oylar.

**‘HDP Batı kaybını Güneydoğu’dan telafi ediyor’**

_**7 Haziran seçimlerinde HDP’nin barajı geçip geçmeyeceği en çok merak edilen konuydu.
HDP barajı geçti ve AK Parti tek başına iktidar olamadı. Şimdi ise Güneydoğu’dan
çatışma haberleri geliyor. Çatışmalı bu süreç HDP’nin oyunu nasıl etkiliyor?**_

7 Haziran seçimleri öncesinde HDP’nin çözüm sürecinde üstlendiği misyon, AK Parti
ile birlikte bir aktör olma pozisyonuydu. Kürtlerde HDP için bir farkındalık oluşturdu.
HDP temsiliyette Kürtler için bir alan açtı ve bunun merkezine oturdu. HDP’nin sivil
siyaseti destekler pozisyonda olması, Batı’daki “PKK eşittir HDP” algısının da kırılmasına
neden oldu.

_**Batı’da HDP’ye bakan PKK’yı artık görmemeye mi başladı diyorsunuz?**_

Evet bunu söylemeye çalışıyorum.

_**Bu durum hâlâ sürüyor mu?**_

HDP, Batı’da daha çok Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine kurguladığı söylemle
etkili oldu. Bugün itibariyle PKK eylemlerinin başlamasıyla Batı’da “PKK eşittir
HDP” söylemleri kısmen karşılığını bulmaya başladı.

_**“HDP’de bir kayıp var” demek mi istiyorsunuz?**_

7 Haziran seçimlerinde HDP zaten Kürtlerden aldığı oylarla barajı geçti. Şu anda
Güneydoğu’da AK Parti’ye oy veren Kürtlerin HDP’ye yöneldiğini görüyoruz. Operasyonlar
Batı’da, TV’lerden izlenirken bu operasyonlar bizzat operasyonları yaşayan halk 
nezdinde tepkiye neden oldu. HDP’de bir kenetlenme oluştuğunu görüyoruz. Yaptığımız
araştırmalarda özellikle Güneydoğu’da HDP’nin birinci parti olduğu 16 ilde son seçime
göre üzerine 3-4 puan koyduğunu görüyoruz.

_**Neden?**_

Barış süreci ipini Kürtler geçmişten gelen tecrübeleri ile ihtiyatlı davranarak 
tuttu. Çözüm sürecine desteğini yüzde 97’lere taşıdı. Fakat ‘’Kürt sorunu yoktur’’
denilerek, Dolmabahçe mutabakatı yok sayılarak, devletin bir kez daha onları yarı
yolda bıraktığına dair güvensizlik oluştuğunu gözlemliyoruz. Bu güven duygusu kaybolunca
merkez olarak HDP’ye yöneliyorlar. Operasyonların AK Parti’ye değil, HDP’ye yaradığını
söylemek mümkün. AK Parti için Batı’da HDP’den tekrar CHP’ye yönelecek oyların bir
önemi yok.

O oyların tekrar CHP’ye dönmesi AK Parti’nin tercihi. Kandil’in yaklaşımı Batı’daki
HDP oylarını vuruyor; buna karşın HDP, Güneydoğu’da AK Parti’ye giden oyları topluyor.
Dolayısıyla HDP ne düşüyor ne de yükseliyor. Bu arada HDP gittikçe Kürtlerin merkezi
haline geliyor. Kürtlerin yarısının temsili AK Parti’de, yarısının temsili HDP’deydi.
Bugün itibariyle dörtte üçü HDP’nin, dörtte biri AK Parti’nin temsiliyetinde diyebiliriz.

Kürt seçmen AK Parti’ye, “Size oy verirken iyiydi, biz kendimizle ilgili bir partiyi
destekleyemez miyiz? Bize olan samimiyet oyla oluşan bir samimiyet miydi?” diye 
soruyor. Bu arada HDP de Türkiyelileşmek yerine, bölgeye tekrar dönüş yapmak durumunda
kalan bir parti olmaya doğru da gerileme gösteriyor.

_**Biraz da CHP’yi konuşursak, son araştırmanızda CHP’de iki puanlık bir yükseliş
buldunuz. Bunun seçime kadar artan bir eğilime dönüşmesi mümkün mü?**_

Güneydoğu’daki çatışmaların en kazançlı partisi CHP diyebiliriz. MHP’nin bu çatışmalardaki
pozisyonu belli. AK Parti Kürtler ve milliyetçilik ikilemi yaşıyor. HDP olayların
bir aktörü halinde. Konu bu üç parti arasında geçiyor. CHP topa girmeyerek ne milliyetçileri
karşısına aldı ne de Kürtleri karşısına alan bir söylem geliştirdi. Şu anda aklıselimin
bir merkezi olarak algılandığı için yükselişte.

Çoğunlukla politikada taraf olamazsanız bertaraf olabilirsiniz ama bazı problemler
vardır ki çözümsüzlük söz konusuysa aklıselim galip gelir. Kavganın bir tarafı değilseniz,
uzlaşıya dönük bir konumda yer alıyorsanız, burada kazançlı çıkan taraf olacaksınız.
Yükselişin bir trend haline dönüşmesi, sürecin nasıl yönetileceği ve algıların nasıl
oluşturulacağı ile ilişkili.

Terörün artması ile oy geçişkenliği dramatik ölçüde olmaz ama bunun yanında ekonomiye
darbe olursa; Türkiye’nin istikrarını bozan, milletin cebine yansıyan bir durumla
karşı karşıya kalınırsa; seçmen iktidara da, hükümet kuramayan muhalefete de fatura
kesebilir.

O zaman koalisyonun neden kurulamadığına ilişkin kendi pozisyonunu anlatıp, seçmeni
ikna eden parti öne çıkar. Önümüzdeki seçim 7 Haziran sonrasında oluşan algıları
yönetenin kazanacağı bir seçim olacak. 

 

 

 

 
