# Akşener’den “İstanbul Sözleşmesi” sözü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/aksenerden-istanbul-sozlesmesi-sozu-73298h/
- Yayımlanma: 2021-10-24T17:07:33+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “İstanbul Sözleşmesi’ni hayata geçireceğiz,
Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden kurtulacağız” dedi. 

2017’de kurulan İyi Parti 4. kuruluş yıldönümünü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde
kutladı. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener burada yaptığı konuşmada ekonomiden
tarıma, çevreden kadın haklarına, eğitimden hukuka kadar partisinin her alandaki
vaatlerini anlattı.

Akşener şu ifadeleri kullandı: 

Memleketin dört bir yanından gelerek bizleri şereflendiren, siz değerli dava arkadaşlarım;
Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz! İyi Parti ailesi olarak, 4’üncü yaş günümüzde,
bizi bugün bir araya getiren rabbime, şükürler olsun.

**“Türkiye, yeni bir çağrıyı bekliyor”**

Bugün burada; 4 yıllık kutlu yolculuğumuzda, bir dönüm noktasındayız. Çünkü Türkiye,
yeni bir çağrıyı bekliyor.  Asırlık çınarların gölgesinde, boy atan hikâyemize, 
kulak kesiliyor. Anneler, babalar, gençler, Geçmişten bugüne, o kutlu mirası taşıyanlar,
Yarınlar, can kulağıyla bizi dinliyor.

Adalet erlerine selam olsun! Cesareti cinsiyette değil, şahsiyette arayanlara, İyilikte
yarışanlara, iyilikle yaşayanlara, binlerce selam olsun! Bugün çok özel bir gün…
Yüreğimde; Hatice’nin, Fatma’nın, Ayşe’nin, Nene Hatun’un, Halide Edip’in heyecanı
var. Mavi Gözlü Bozkurt’umuz Mustafa Kemal Atatürk’ün, mücadelesi var. Başbuğumuz
Alparslan Türkeş’in, herkesi kucaklayan, Turan hayali var!

Rahmetli Demirel’in, rahmetli Özal’ın, kalkınmış büyük Türkiye vizyonu var. Cumhuriyetin
ve hürriyetin, adaletle yükselişi var… Dava arkadaşlarım; Hepimizin ülküsüyle süslenen
Anadolu’da; O, bu, şu yok. Ocu, bucu, şucu yok. Biz varız. Milletimiz var. Türkiye
var.

**“Eski, yeni değil, bir tane Türkiye var”**

Eski, yeni değil, bir tane Türkiye var. O Türkiye’de; Herkes eşit, her şey adil.
Müreffeh insanlar, Mutlu çocuklar, Umutlu gençler, Korkmadan yaşayan kadınlar var.
Evine rahatça ekmek götüren babalar,  siftahını yapmış esnaflar, karnı doymuş hayvanlar,
ormana yürüyen ağaçlar, gürül gürül akan dereler,  cıvıl cıvıl ötüşen kuşlar var.
Huzur var, bereket var, adalet var, çevre var. Ve bu kutlu hedefin, bu kutlu ülkünün
yolunda yürüyen, bu memleketin vefalı evlatları, İyi Partimizin neferleri var. 

**“Zengin, mutlu ve huzurlu bir Türkiye hayalime, ortak oldunuz”**

Şükürler olsun. Bugün, İyi Partimiz 4 yaşında. Kutlu olsun. Rabbim daha nice yaşlara
eriştirsin inşallah… Dava arkadaşlarım; İyilik hareketimizi, 4 yıl önce, 25 Ekim’de,
nice zorluklara, göğüs gererek kurduk. Yolumuza engeller çıkardılar, aştınız. Duvarlar
ördüler, yıkıp geçtiniz. “Yapamazsınız, 2 güne dağılırsınız.” dediler, ama sizler
inandınız. Bana güvendiniz.  Zengin, mutlu ve huzurlu bir Türkiye hayalime, ortak
oldunuz. Bu yolu, benimle birlikte yürümeye, söz verdiniz. 

**“Türkiye’yi, iyilikle düze çıkartacağız”**

Şükürler olsun, Yüce Allah, iyi niyetlerimizi geri çevirmedi. Bu aziz millet, bizleri
sevdi, bağrına bastı.  “Burada bir ışık var” dedi.  “Burada, yanlış giden bir şeylere,‘
dur’ diyenler var” dedi. Milletimiz bize, teveccüh gösterdi.  Nitekim, göstermeye
de devam ediyor. Ve büyük bir heyecanla görüyoruz ki; memleketin dört bir yanında,
Millet Bizi Çağırıyor! Biz de, milletimizin bu kutlu çağrısına, daha çok çalışarak
karşılık vereceğiz.  Onları, asla mahcup etmeyeceğiz. Türkiye’yi, iyilikle düze 
çıkartacağız. Bu bizim, milletimize olan, vefa borcumuzdur. Bu bizim, milletimize
olan, şeref sözümüzdür!

**“İyi Parti’yi, Türkiye’yi yönetme iddiasıyla kurduk”**

 İyi Parti’yi, Türkiye’yi yönetme iddiasıyla kurduk. Tüm hazırlıklarımızı, tüm çalışmalarımızı,
bu iddia doğrultusunda yaptık. Milletimiz de, bu gerçeği görüyor ve emin adımlarla
iktidara yürüyoruz. Artık biz hazırız. Şimdi onlar düşünsün! Bizim anlayışımızda,
iktidar olmak demek, sorumluluk almak demektir. Hizmet demek, refah demek, huzur
demek, mutluluk demektir.

**“İyi Parti iktidarında, Ömer’in yolundan, asla ayrılmayacağız! “**

O nedenle;  biz geldiğimizde, bizden öncekiler gibi olamayız, olmayacağız. Kimse
merak etmesin. Hazreti Ömer’in; “Dicle’nin kenarında, bir koyunu kurt aşırsa, adli
ilahi benden sorar diye, çok korkuyorum” hitabına,  siyaseten değil, ahlaken bağlı
kalacak; Ömer’in Adaleti’ni, hep hatırımızda tutacağız.  Ve söz olsun;  İYİ Parti
iktidarında, Ömer’in yolundan, asla ayrılmayacağız! Mahkemelerde, ısmarlama davalara
izin vermeyeceğiz.  Hukuk sistemini, demokrasi ve eşitlik ilkelerine uygun şekilde,
yeniden ele alacağız.  Fikri hür, vicdanı hür, siyasetin üstünde bir adalet sistemiyle,
vatandaşlarımızın, kendilerini, her anlamda güvende hissedecekleri, adil bir Türkiye
için çalışacağız.  “Aksi ispatlanana kadar, herkes masumdur.”  ve “suç, şahsidir”,
temel ilkelerini,  kirletmeyeceğiz.”

Kur’an-ı Kerim’de de buyurulan; “bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe 
sevk etmesin.”, adli ilahi hitabını da, manevi dünyamızda, hep canlı tutacak; rövanş
hissine kapılmayacağız. Toplumumuzun her kesiminin, her insanımızın avukatı; kendimizin
ise savcısı olacağız. Önce biz, sonra ben diyeceğiz.  Ve hep birlikte mutlulukla
göreceğiz ki; Adaleti tesis edince, hak yerine gelince, herkes kendini güvende hissedince;
her şey, düzelmeye başlayacak. Ve Türkiye iyileşecek!

**“İstanbul Sözleşmesi’ni, amasız fakatsız, hayata geçireceğiz”**

İstanbul Sözleşmesi’ni, amasız fakatsız, hayata geçireceğiz.  Kadınların fiziksel,
psikolojik ve ekonomik olarak, baskı, şiddet ve işkence görmesini, görmezden gelmeyeceğiz.
Öldürülen her kadın, devletin sorumluluğundaydı. İktidardakiler, onlara sahip çıkmadı.
Ama bizimle birlikte, kadınlar artık sahipsiz kalmayacak. İyi Parti iktidarında 
kadın, iş gücüne daha fazla katılacak. İş hayatında hak ettiği değeri görecek. Ev
kadınları için de, projeler ortaya koyacağız. Kadın kooperatiflerimiz ile birlikte;
onların ülkemizin kalkınmasında, nasıl bir itici güç olduklarını herkes görecek.
Daha hür ve adil Türkiye, ancak kadınların çabasıyla mümkündür. Bir kadın olarak
söylüyorum ki; bu ülkeyi kadınlarla el ele verip, yeniden ayağa kaldıracağız.

**“Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden kurtulacağız”**

Bizim için ortak akıl, demokrasinin olmazsa olmazıdır.  O nedenle, milletimiz yetkiyi
verdiğinde; Kararları ortak akıl ile alacak; ülkemizi tek bir kişinin hükmüne sokan,
Partili Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nden kurtulacağız.  İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş
Parlamenter Sistem ile, milletvekilliğini daha aktif, sahada milletimizi dinleyen,
ve mecliste milletimizin sorunlarına çare arayan, aynı olması gerektiği gibi, yeniden,
kutlu bir görev haline getireceğiz. 

**“İyi Parti iktidarında; yandaş kavramını kaldıracağız”**

İyi Parti iktidarında; Yandaş kavramını kaldıracağız.  Milletin sırtından, tüm keneleri
söküp atacağız.  Devletin kontrolünü, kişilere değil, yasalara, kanunlara ve kurallara
bağlayacağız.  Yaptım ettimlerle;  oldu bittilerle; hareket etmek yerine, her kararımızda,
milletimize başvuracağız. “Bir kesime değil, herkese hizmet.” anlayışımızı, İstisnasız
tüm vatandaşlarımıza hissettireceğiz. 

Yollar, köprüler, tüneller,  milletimizin rahatça kullanacağı hizmetler olacak. 
Yani, yapılan hizmetlerin sahibi,  artık müteahhitler değil, millet olacak! Özgür
düşünceyi savunacağız, önünü açacak her türlü adımı atacağız.  Üniversiteler, liyakatli
insan yetiştiren, hür ve adil kurumlar haline gelecek.  Akademisyenler, düşüncelerinden
ötürü dışlanmayacak;  bilimsel çalışmalarına destek sağlanacak.  Bu ülkede torpil
devri, önceden hazırlanan listeler ve mülakatlar, artık son bulacak.  Öğretmen atamaları,
liyakate uygun şekilde, hakkıyla yerine getirilecek. 

**“Türkiye eşitlenecek, eşitlendikçe büyüyecek!”**

İyi Parti iktidarında; Çocuklarımıza yönelik, her türlü şiddetin önüne geçeceğiz.
Çocuklarımız, güzel şartlarda büyüyecek, eğitim alacak,  ve ülkelerine faydalı bireyler
olacaklar.  Eğitim sistemini, canı isteyenin kurcaladığı, bir oyuncak olmaktan çıkaracağız.
Çocuklarımızın, daha sağlıklı öğrenim alacakları, rasyonel bir eğitim modelini, 
hayata geçireceğiz. Rüzgârgülü Projemiz ile; ilk, ortaokul ve lisedeki çocuklarımıza,
sabah kahvaltısı ve öğle yemeklerini ücretsiz vereceğiz. Böylece tüm çocuklarımız,
eşit beslenecek, eşit şartlarda okuyacak ve sağlıkla gelişecek. Rüzgârgülü ile, 
büyük bir istihdam ihtiyacı da ortaya çıkacak; çiftçiden üreticiye, nakliyeciden
dağıtımcıya, herkes kazanacak.  Özellikle kadınların, işgücüne katılımı da artacak.
Türkiye eşitlenecek, eşitlendikçe büyüyecek!

**“Yapısal reformlarla, borçlu esnafımızın çilesine son vereceğiz”**

Ekonomide hayata geçireceğimiz, yapısal reformlarla, borçlu esnafımızın çilesine
son vereceğiz. Çiftçimiz, hakkı olan mazotu, gübreyi, ilacı alacak; yerli tohum 
ile beraber, bereketli Anadolu toprağını, hakkıyla sürecek. Türkiye, tarım ve hayvancılıkta,
dünyanın, önde gelen ülkelerinden biri haline gelecek. Tarım, Turizm ve Teknoloji
alanında, Türkiye’yi mutlu edecek, büyük projelerimiz var. Bunları, süratle devreye
alacağız. Üretimi destekleyeceğiz. İnşaata dayalı ekonomi modelinden çıkıp, sanayisiyle,
hızla kalkınan Türkiye hedefimizi, hayata geçireceğiz. İşçi kardeşlerimizin, evlerine
rahatça ekmek götürebilmeleri için, fabrikalar kuracak, kurulması adına teşvikler
sunacağız. Üreticiyi güçlendirecek; böylece asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızı
da, bu zenginliğe ortak edeceğiz. Emek sahiplerine, hak ettikleri, insanca yaşayacakları
şartları sağlayacağız. 

ARTAGAN Projemiz ile; kayıt dışı para trafiğine, israfa, ranta, çalma-çırpmaya, 
ÖTV zulmüne, son vereceğiz. Türkiye’nin zenginliğini, tabana yayacağız. Nakitsiz
bir toplum ile, bugüne kadar görülmemiş bir zenginlik ve refaha erişeceğiz. Haksız
kazançla zenginleşen varsa, ondan alacağız, milletimiz için kullanacağız. Doğalgaz,
su ve elektrik faturalarını gören vatandaş korkuyor. Biz, insanımızın fatura derdini,
en adil şekilde çözeceğiz. “Karadeniz’de doğalgaz rezervi bulduk.” diyenlerin, getirdikleri
zamları kaldıracağız. Milletimizi, insan onuruna yakışan, müreffeh şartlara kavuşturacağız.

**“Yabancılara konut satışını, sınırlandıracağız”**

Kiracı kan ağlıyor. Allah’ın izniyle biz, kira fiyatlarını sorun olmaktan çıkaracağız.“
Bunu nasıl çözeriz?” diye kurul oluşturduk, çalışıyoruz.İnşallah hem ev sahiplerini,
hem de kiracıları memnun edecek, çözümler üreteceğiz. Türk Milleti, kendi memleketinde,
artık ikinci sınıf vatandaş olmayacak, hakkıyla yaşayacak. Konut satışlarının, daha
hakkaniyetli bir çizgiye girmesini sağlayacağız. Yabancılara konut satışını, sınırlandıracağız.

Medya özgür ve adil düzende, olması gerektiği gibi; “toplum yararına” çalışan, kurumlar
haline gelecek. TRT, vergisini ödeyen herkesin kanalı olacak, her kesime hizmet 
verecek. 

Dış politikada bir tutarsızlık, istikrarsızlık ve çözümsüzlük durumu, kronikleşmiş
şekilde devam ediyor. İYİ Parti iktidarında; bu garip anlayışa, derhal son vereceğiz.
Bizimle birlikte, rasyonel, planlı ve programlı, tutarlı ve istikrarlı bir dış politika
anlayışı gelecek. Atatürk’ün koyduğu o büyük vizyona uygun şekilde, düşman değil,
dost kazanan bir anlayışla adımlar atacak; Ve mevcut saat uygulaması da dâhil olmak
üzere, Türkiye’yi dünyadan koparan, tüm engelleri kaldıracağız.  Dünya’nın saygın
Türkiye’si, Türkiye’nin İYİ Parti’si olacağız. Sığınmacı sorununu çözmeye yönelik
hamleleri de, gelir gelmez, süratle yapacağız. İnsani değerleri göz ardı etmeden,
bu konuyu hassasiyetle ele alacağız. Sığınmacılar, vatanlarına kavuşurken, biz de,
ekonomik ve sosyal anlamda, rahatlamış bir Türkiye olacağız. 

Elbette cennet doğamızı, tarih mirasımızı ve sessiz dostlarımızı da unutmayacağız.
Türkiye’mizi, hayvanlara eziyet, tarihi mirasımızı rezil, ormanlarımızı da talan
eden,  bu anlayışsız zihniyetten kurtaracağız. 

**“Ormanları yakarak, yıkarak yapılan oteller için gereği neyse yapacağız”**

Aziz milletim; bizim şarkıların birinde ne diyor: YAK, İŞLET, DEVRET, NEREYE KADAR?
DEVRAN DÖNÜYOR, BURAYA KADAR!  Proje gerekliyse, elbette yapılır. Ama, sırf yandaşları
zengin etmek için, ne orman bıraktılar ne su bıraktılar. Karadeniz’de, HES diye 
diye, neredeyse, kurutmadık dere bırakmadılar. Maden diye diye, dağları, ormanları
talan ettiler. Doğamız, bizim için kutsaldır.

Şart olsun ki; ormanları yakarak, yıkarak yapılan oteller için gereği neyse yapacağız.
Milletin, devletin, yetimin hakkını, kimselere yedirmeyeceğiz!

İyi Partililer! Sizler, bu memleketin, Güneşçağ Savaşçıları olarak, milletin huzurunda
söz vermeye hazır mısınız?  O zaman, şimdi lütfen ayağa kalkın. Devlet malına, yetimin
hakkına, emanetçi olup;  Ömer’in yolunda, emin ve güvenilir siyasetçiler olmaya,
söz veriyor musunuz? Bir mazlum için, bin zalime karşı durmaya, söz veriyor musunuz?
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe, durmadan yürüyeceğinize,
söz veriyor musunuz? Cumhuriyetin, temel değerlerini, korumaya ve kollamaya söz 
veriyor musunuz? İnsanlarımıza, aşk ile, sevgi ile, muhabbet ile bakıp, tüm farklılıklarıyla,
onlara kucak açmaya, söz veriyor musunuz? Milletimizin kutsalı, onuru, özgürlüğü
ve mutluluğu yolunda, gerekirse cefa çekmeye, söz veriyor musunuz? İyilikle dirilmeye
ve iyilikte diretmeye, söz veriyor musunuz? Kızıl elmaya giden, kutlu ülkümüz uğrunda,
gücünüzün yettiği ufka kadar, benimle yürümeye, söz veriyor musunuz? 

Allah sizlerden razı olsun. Ben de siz dava arkadaşlarıma, iyilik neferlerine, mahcup
olmamak için, “sonunda ölüm olsa bile”, verdiğim tüm sözleri yerine getirmek için
çalışacağıma, Cenab-ı Hakk’ın huzurunda söz veriyorum! Allah bize yar olsun, milletimiz
var olsun, Türkiye’miz ebed müddet olsun… Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun
