# Allianz: 2023’te küresel ekonomi sınırlı büyüyecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/allianz-2023te-kuresel-ekonomi-sinirli-buyuyecek-90787h/
- Yayımlanma: 2022-10-05T09:03:00+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Allianz Trade](https://www.allianz.com)‘in güncel Küresel Ekonomik Görünüm raporu,
[küresel büyüme](https://www.borsatek.com/oecd-turkiyenin-buyume-tahminini-yukseltti-90424h)
nin 2022’nin ikinci çeyreğinde yüzde 0,6 oranında daraldıktan sonra, dördüncü çeyrekte
negatife döneceğini ve 2023’ün ortasından önce toparlanmayacağını öngörüyor. Allianz
Trade’in raporunda küresel büyüme tahmini ise ikinci çeyrek tahminlerine kıyasla
1 puan düşürülerek yüzde 1,5’e çekildi. Haziran ayından bu yana küresel makroekonomik
koşulların önemli ölçüde kötüleştiğini belirten rapora göre, enerji piyasalarındaki
derin ve uzun süreli kırılmalarla birlikte ticari güven üzerindeki olumsuz etki,
çoğu ülkede imalat sektörünü resesyona itecek. 

Raporda 2023 yılında Euro Bölgesi’nde büyümenin, yükselen enerji fiyatları ve düşük
güven nedeniyle yüzde 0,8’e gerileyebileceği ifade ediliyor. Tüketici duyarlılığı
ise şimdiden rekor kırarak en alt seviyeye geriledi ve ticari güven hızla bozulmaya
devam ediyor. Bunun tüketim ve yatırımı engelleyeceği öngörülürken, ortalama olarak
GSYH’nin yüzde 2,5’i oranında artan mali desteğin ve 2023 yılının ortasından itibaren
sınırlı parasal gevşemenin, resesyonu daha kısa ve sığ hale getirmeye, toplumsal
huzursuzluk risklerini de sınırlamaya yardımcı olacağı belirtiliyor. Öte yandan,
mali destek artışının reel harcanabilir gelir ve şirket marjları üzerindeki şoku
tam olarak telafi etmeyeceği tahmin ediliyor. 

Rapora göre, hızla yükselen faiz oranları ve düşen reel harcanabilir gelirler, ABD’de
bir konut durgunluğuna neden olacak. ABD, sıkılaşan parasal ve finansal koşulların
yanı sıra ara seçimlerden sonra olumsuz bir dış konjonktür ve mali desteğin azalmasıyla
GSYH’de yüzde 0,7’lik bir düşüş kaydedecek. Çin’in ise 2022’deki çok düşük büyüme
seviyesinin ardından ekonomik toparlanmasının zor olacağı tahmin edilirken, büyüme
tahminleri 2022’de yüzde 2,9’a ve 2023’te yüzde 4,5’e düşürüldü. 

Raporda ayrıca, artan ABD-Çin çatışması ve Avrupa’nın enerji krizine tepkisi gibi
daha fazla jeopolitik gerilimin mevcut ayrışma eğilimlerine ek kuyruk rüzgârı etkisi
yapacağı tahmin ediliyor. Gelişmiş ekonomilerin iç talep kaynaklı bir durgunlukla
karşı karşıya kaldıkça hacimdeki küresel ticaret büyümesinin de 2023’te yüzde 1,2
ile düşük kalacağı öngörülüyor.

### 2023’te küresel enflasyonun düşmesi bekleniyor

Enerji fiyatlarının zirveye ulaşmasıyla 2023’ün ilk çeyreğine kadar enflasyonun 
yüksek kalması beklenirken, gıda ve hizmet enflasyonunun da aynı dönemde fiyatlar
üzerinde yukarı yönlü baskıyı körükleyeceği tahmin ediliyor. Raporda küresel enflasyonun
2022’deki yaklaşık yüzde 8 seviyesinden sonra, 2023 yılında düşüşe geçerek ortalama
yüzde 5,3 olması bekleniyor. Rapora göre Euro Bölgesi enflasyonu 2022 yılının son
çeyreğinde yüzde 10 ile zirveyi görecek ve ardından 2023 yılında ortalama yüzde 
5,6 olacak. ABD’de enflasyonun çoktan zirveyi görmüş olabileceği tahmin edilirken,
2023 yılının ilk çeyreğine kadar yüzde 4’ün üzerinde seyretmeye devam edecek olan
enflasyonun, 2023 yılının üçüncü çeyreğinden sonra yüzde 2’nin altına gerileyeceği
öngörülüyor.  

Rapora göre merkez bankalarının enflasyonla mücadele kararlılığı, ABD’de yüzde 4,
Euro Bölgesi’nde yüzde 2,25 olmak üzere kısa vadeli kamu faiz oranlarının nötr seviyenin
üzerine çıkmasına neden olabilir. Hem Fed hem de ECB, diğer durgunluk dönemlerine
kıyasla daha şahin kalmaya devam edecek ve ancak 2023 yılının ortasından sonra sınırlı
faiz indirimlerine başlayacak. Raporda resesyon endişelerinin, yıl sonuna kadar 
getiri eğrilerini kalıcı şekilde yataya çevirmesi bekleniyor.

Raporda kurumsal riskin yeniden arttığı ancak daha yüksek mali desteğin büyük bir
ticari iflas dalgasını ve olumsuzlukların şiddetlenmesini önleyeceği ifade ediliyor.
Öte yandan düşük talep, artan finansman sorunları ile girdi fiyatları, işgücü kıtlıkları
ve tedarik zinciri sorunları gibi uzun süreli üretim kısıtlamaları, özellikle ticari
iflaslarda beklentileri mekanik olarak yukarı çekiyor. Euro Bölgesi geneli için 
iflasların yüzde 40’tan fazla artması bekleniyor. 

Kurumsal kredi marjları ise sınırlı da olsa genişleyecek ancak gelecek yıl bir miktar
daralacak. Yüksek negatif reel oranların, tüketiciler ve firmalar üzerindeki yaşam
maliyeti krizinin etkisini yumuşatmak için daha yüksek bütçe açığı harcamalarını
kolaylaştırdığı ifade edilirken, faiz oranlarının yükseleceği dönemler için ülkelerin
daha fazla borçlu hâle geleceği belirtiliyor. Bu nedenle gelecek yılın sonunda potansiyel
olarak sancılı bir mali düzeltme risk artışı bekleniyor.

### Gelişmekte olan ülkelerde mali dengeye yönelik risk tehlikesi

Raporda yer alan verilere göre bazı Gelişmekte olan Ülkeler (GoÜ) ödemeler dengesi
krizi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Türkiye’nin yanı sıra Arjantin, Şili, Kolombiya,
Mısır, Macaristan, Kenya, Pakistan, Polonya ve Romanya’da mali dengeye yönelik riskler
halihazırda tehlikeli seviyelerde. Ancak bu ülkeler için hâlâ getiriler ve alış-
satış farkları için daha fazla artış alanı var. Küresel ekonomi daha derin bir resesyondan
kaçınabilecek olsa bile, gelişmekte olan ülkelerdeki koşulların gelecek yılın sonlarına
kadar iyileşmesi beklenmiyor.

GoÜ’lere dair ekonomik tahminleri değerlendiren Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet
Ali Bugay, “Görünümün yönü, önemli ölçüde büyük ekonomilerdeki finansal sıkılaştırmanın
etkisine ve mali desteğin etkinliğine bağlı olacak. Piyasalar gelecek yıl toparlanarak
tek haneli getiriler sunana kadar hisse değerlemelerinde aşağı yönlü daha fazla 
risk görüyoruz. Artan ithalat faturaları, zayıf küresel talep, Çin’deki sıfır Covid
politikası, emlak krizi, jeopolitik anlaşmazlıklar gibi sorunlar nedeniyle tüm GoÜ’lerde,
enerji ihracatçıları hariç, cari dengeler bozulacak. Sermaye/Finans hesabı kaleminden
de bu durumu rahatlatmaya yönelik bir destek gelmeyecek. Olumsuz yatırımcı hissiyatı
ve gelişmiş ekonomilerde artan faiz oranları, güvenliğe kaçış şeklinde sermaye çıkışlarını
ve güçlü bir ABD dolarını teşvik ediyor.” dedi. 

Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet Ali Bugay, GoÜ’lerin para birimlerinin çoğunun
2022 yılında güçlü dolar karşısında değer kaybettiğini ancak yalnızca birkaçının
eurodan daha kötü durumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin durumunun ise Arjantin,
Ukrayna ve Venezuela’da olduğu gibi kendine özgü sebeplerden kaynaklandığını söyledi:“
GoÜ’lerde kamu temerrüdü riski endişe verici seviyelere ulaşıyor. Ulusal para biriminin
değer kaybetmesiyle daha da artan döviz cinsinden kamu borcunun GSYH’ye oranı kamu
borcu riskine yönelik endişeleri artırıyor. Türkiye, Arjantin, Mısır ve Pakistan
hâlâ risk altında olsa da önümüzdeki yıl büyük GoÜ’ler arasında bir temerrüt dalgası
beklemiyoruz çünkü 1980’ler ve 1990’lara göre borcun daha büyük bir kısmı yerel 
para biriminde ve yerel piyasalarda ihraç edildi. Prensipte, IMF son savunma hattı
olarak hazır ancak ülkelerin kendi iç dinamikleri, zamanında bir kredi anlaşmasını
engelleyebilir. Bazı ülkeler için ikili destek seçeneği de muhtemel: Örneğin, Fed
pandemi sırasında olduğu gibi Latin Amerika ülkelerini destekleyebilir; KİK, Türkiye
ile daha fazla swap düzenlemesi üzerinde anlaşabilir ve AB ile Avrupa Merkez Bankası,
gerekirse Orta ve Doğu Avrupa’daki AB üyelerine yardımcı olabilir. Çin, RMB’nin 
uluslararası geçerliliğini artırarak finansal nüfuzunu artırmak için destek verme
konusunda istekli olabilir.” 

“Türk lirasının da aralarında bulunduğu, bazı GoÜ yerel para birimlerinde devlet
tahvili getirileri yüzde 12’nin üzerinde ve sürdürülebilir değil. İkinci çeyrekten
bu yana, yabancı yatırımcılar gelişmekte olan ülkelerin hisse senetlerinden ve tahvillerinden
38 milyar doları geri çekti. Bu da rekor düzeyde en uzun net yabancı portföy çıkışları
serisi oldu. Gelişmiş ekonomilerdeki, özellikle Fed olmak üzere merkez bankalarının
yenilenen şahin duruşundan devlet tahvillerindeki alış satış farkı olumsuz etkilendi.
Ancak, yıl sonuna kadar daha fazla kötüleşme beklemiyoruz ve durum önümüzdeki yıl
daha iyiye dönmeli. 2023 yılının önemli bir kısmında gelişmekte olan ülkelerin borcu
tehlikeli bölgede kalacak olsa da herhangi bir büyük GoÜ’nün borç sıkıntısı yaşamasını
beklemiyoruz.” diye konuşan Allianz Trade Türkiye CEO’su Ahmet Ali Bugay, ABD doları
cinsinden ülke borcunun bu yıl biraz daha artmasını ve seneye az da olsa azalmasını
beklediklerini belirtti. Euro ve yerel para birimlerinin borç bakımından daha iyi
olmayacağını söyleyen Bugay, yerel para birimi cinsinden borçlar için yıl sonu beklentisinin,
getirilerin şu anki yüzde 6,9 oranından hafifçe artarak yüzde 7,3’e çıkması yönünde
olduğunu ifade etti.
