# Almanya Deutsche Bank’a müdahale eder mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/almanya-deutsche-banka-mudahale-eder-mi-15339h/
- Yayımlanma: 2016-09-30T13:55:54+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank’ın hisseleri, tüm zamanların en düşük
seviyesine gerilerken, bankanın piyasa değeri yıl başından bu yana yaklaşık 15 milyar
avro eridi.

Almanya’nın en büyük bankası Deutsche Bank aylardır yatırımcıların odak noktasında
bulunuyor. 2015 yılında 6,8 milyar avro zarar eden ve geçen yıl binlerce çalışanını
işten çıkarmayı planladığını açıklayan Deutsche Bank, zor günler geçiriyor.

Yatırımcılar, son zamanlarda daha çok ABD ile olan hukuki sorunlar, Rusya’da kara
para aklama ve Avro Bölgesi’ndeki düşük faiz oranlarının olumsuz etkisinde kalma
gibi sorunlarla gündeme gelen Deutsche Bank’tan bu yıl başından itibaren kaçış eğiliminde
oldu.

Deutsche Bank’ın son dört yıldan bu yana riskli borç kuponlarını ödemek için yeterli
fona sahip olduğu konusunda yatırımcılarına ve çalışanlarına güvence vermek zorunda
kalan en büyük banka olması da piyasaların üzerinde durduğu konulardan olmuştu.

Frankfurt borsasında işlem gören Deutsche Bank hisseleri 26 Eylül Çarşamba günü,
sabah saatlerinde yaklaşık yüzde 6 değer kaybederek tarihi düşük seviyesi olan 10,63
avrodan işlem gördü. Ertesi gün de kayıplara devam eden banka hisseleri saat 11.18
itibarıyla 10,53 avrodan işlem görerek, 1992 yılından bu yana kaydedilen en kötü
performansını sergiledi.

Ancak bankadaki kayıplar bununla sınırlı kalmadı. Banka hisseleri perşembe gününü
yüzde 7 azalışla 10,10 avrodan kapattı.

Bankanın hisseleri piyasaların açıldığı 4 Ocak 2016’dan bu yana yüzde 50’den fazla
değer kaybetti. Bu dönemde yaklaşık 30 milyar avro olan bankanın piyasa değeri (
market cap) ise yaklaşık 15 milyar avro eriyerek 14,49 milyar avroya geriledi.

**Krizin başlıca nedenleri**

Yılın başlarında Deutsche Bank hissedarlarının, kötüleşen küresel ekonomik görünüm,
negatif faiz oranları ve geçen yıl ekim ayında duyurulan radikal dönüşüm planının
uygulamaya konulmasına ilişkin duyduğu endişeler bankayı etkileyen faktörlerden 
olmuştu. Bankanın “CoCo” tahvil kuponlarına ilişkin ödemeleri yapamayabileceğine
yönelik endişeler de yatırımcıları tedirgin eden konulardan olarak görüldü.

Ayrıca, banka hisselerindeki düşüşte ABD makamlarıyla olan hukuki sorunların ve 
sermaye sıkıntılarının da etkili olduğu belirtiliyor.

Deutsche Bank’tan geçtiğimiz hafta yapılan açıklamada ABD Adalet Bakanlığı ile 2005-
2007 yıllarında gerçekleştirilen konut kredisine (mortgage) dayalı menkul kıymetler(
RMBS) faaliyetleri konusunda müzakere edildiği bildirilmişti.

Banka, sorunlu kredilerden dolayı ABD hükümetinin talep ettiği 14 milyar dolarlık
uzlaşma bedelini ödemeyeceğini açıklamıştı. Bu da yatırımcıları endişelendiren konulardan
oldu.

**İşten çıkarmalar**

Banka, yaşanan sıkıntıların yanı sıra yüksek eleman kesintisiyle de öne çıktı. Geçen
yılın ekim ayında yapılan açıklamada, bankanın 2020 stratejisi kapsamında aralarında
Arjantin, Şili, Meksika, Peru, Uruguay, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Malta ve 
Yeni Zelanda gibi ülkelerin bulunduğu dünya genelinde 10 ülkedeki faaliyetlerine
son vereceği ve yaklaşık 35 bin kişinin işten çıkarılacağı duyuruldu.

Açıklamada ayrıca bankanın Almanya’da 200’den fazla şubesini kapatacağı ve Postbank
iştirakini satacağı da belirtilmişti.

**Alman hükumeti müdahale eder mi?**

Kamuoyunda, krizin daha da derinleşmesi durumunda Alman hükumetinin devreye girebileceği
görüşü hakim. Ancak hükumet tarafından yapılan açıklamalarda, bankaya kurtarma planı
uygulanmayacağı vurgulandı. Bankadan yapılan açıklamada da ABD ile sorunlarda Alman
hükumetinden yardım talep edilmediği ve kamu kurtarmasının aranmayacağı kaydedildi.

Ayrıca Avro Bölgesi’nde para politikasını yürütmekten sorumlu olan Avrupa Merkez
Bankasının (ECB) Başkanı Mario Draghi, Berlin’deki açıklamasında Deutsche Bank’taki
sorunlardan ECB politikalarının sorumlu olduğu yönündeki eleştirilere cevap verdi.

Bu görüşe katılmadığını belirten Draghi, “Eğer bir banka sistematik bir tehdidi 
temsil ediyorsa bunun nedeni düşük faizler olamaz. Bunun arkasında başka nedenler
olmalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Deutsche Bank’ın yanı sıra Almanya’nın en büyük ikinci bankasında da 
işler yolunda gitmiyor.

Commerzbank, ana işlerine konsantre olmak için yeniden yapılanmanın bir parçası 
olarak gelecek yıllarda 9 bin 600 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi. Yaklaşık 50
bin çalışanı bulunan banka, söz konusu işten çıkarmalarla personelini yaklaşık yüzde
20 azaltmış olacak.
