# Altın hala alınır mı?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/altin-hala-alinir-mi/
- Yayımlanma: 2025-10-28T11:07:33+03:00
- Yazar: Emel YİĞİT

Bizim anne babalarımız için birikim yapmak demek, bankaya para yatırmak, mevduattan
azıcık da olsa faiz almak biriktirdiklerini eve dönüştürmek, belki bir de yazlık
edinip yaşamaktı. Annelerin sandığında da birkaç altın olurdu zor zamanlar için 
ama asıl birikim mevduattaydı.

Onlardan önceki nesil tam yastık altıncıydı. Ninelerin kollarında “kefen parası”
niyetine bir burma bilezik, çıkınlarda altınlar. Mali sistemin olmadığı zamanlardan
geliyordu dedelerimiz, ninelerimiz. Savaşlar görmüşlerdi, yokluk dönemleri yaşamışlardı
ve en güvenilir yatırım evlerinde sakladıkları altınlardı.

Bizim kuşak, sermaye piyasalarının gelişim dönemine denk geldi. Borsanın büyüdüğünü
gördük, yatırım fonlarını tanıdık, tabii döviz vazgeçilmezimiz oldu. Dijital yatırım
araçlarını da kullanıyoruz artık. Ama tilkinin dönüp dolaşıp kürkçü dükkanına geri
dönmesi gibi ninelerimizin dedelerimizin yatırım aracına; altına geri döndük.

## Altın sığınak oldu

Neye güveneceğini bilmeyen yatırımcı elini nereye atsa kaybediyor. Bu enflasyon 
ortamında yatırımcının reel getiri sağlamasının imkanı yok. TÜİK’in verilerine bakıyoruz
eylül ayında en yüksek reel getiri külçe altında. Tüketici fiyat endeksi ile indirgendiğinde
getiri oranı yüzde 8.39 olmuş.

Diğerlerine bakıldığında; mevduat faizi, tahvil, euro, dolar ve borsa yatırımcısına
kaybettirmiş. Eh bu koşullarda yatırımcı ne yapsın? Kimi görsem, konuşsam artırabildiği
parayla altın alma peşinde.

Ekonomide güvenin azaldığı, enflasyonun yüksek, risklerin bol olduğu bir dönemdeyiz,
altın sadece bir yatırım değil, bir sığınak haline gelmiş durumda.

## Dünyada da talep yüksek

Sadece bize özel bir durum değil, dünyada da böyle. Malum ABD Başkanı Donald Trump’ın
ateşlediği tarife yangını dünyayı sardı. Küresel yatırımcı bildiği tek güvenli limana
altına koşarken, asıl merkez bankaları fiziki altına yöneldiler. Bir yandan merkez
bankaları diğer yandan altın ETF’lerinin talebi fiyatları da yukarı çekti. Altının
ons fiyatı 4.398 dolarla rekor kırdı.

20 Ekim tarihinde ulaşılan bu seviyenin ardından gelen satışlar kesilmedi ve 8 günde
altının fiyatı yüzde 6 geriledi. Yurt içinde gram altın kar satışlarıyla biraz daha
erken karşılaştı. 16 Ekim’de 5.910 lirayla zirve yaptı ve düşüşe geçti.

Bunlar birkaç haftalık veriler. Yılbaşından itibaren baktığımızda onstaki artış 
oranı yüzde 51, gram altında yüzde 80. Her koşulda altın yatırımcısı kazançlı çıktı.

## Altın sertifikaları uçtu

Bir de fiziki altının saklama riskini almak istemeyenlerin tercih ettikleri altın
sertifikaları var. Altına hücum döneminde sertifikalar da yüksek getiri sağladı 
yatırımcısına. Borsada işlem gören Darphane Altın Sertifikası yılbaşından bu yana
yüzde 120 yükseldi. Yılın ilk günlerinde 30.5 liradan fiyatlanan sertifikalar 77
liraya kadar çıktı. Altındaki küresel gerileme sertifikaları da etkiledi. Fiyat 
67 liraya kadar geriledi.

Koşullar böyle… Altın almaya niyetlenen herkesin bilmesinde yarar var; fiyatlar 
uluslararası siyasi gerilimlerden, savaş gibi risklerden fazlasıyla etkileniyor.
Sert iniş ve çıkışlar yaşanabiliyor. Mesela son zirveye çıkışta etkili olan faktör
ABD ve Çin arasındaki tarife gerilimi oldu. Şimdi tarafların anlaşmaya yakın oldukları
mesajları altında satışları artırdı. Buraya not düşeyim, altın, ABD Başkanı Donald
Trump’ın açıklamalarından da ziyadesiyle etkileniyor.

İkinci önemli nokta, altının bu yıl aşırı yükselmiş olması. Fiyatlar üzerine bir
köpüğün olduğu konusunda herkes hem fikir.

**Peki bu ortamda hala altın alınır mı?**
Amaç zengin olmaksa tartışılır çünkü dünyada
trendler her an değişiyor. Ama amaç bizim gibi enflasyonu yüksek bir ülkede kendini
güvende hissetmekse evet hala alınır.
