# Altın son 6 yılın en yüksek seviyesinde

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/altin-son-6-yilin-en-yuksek-seviyesinde-46531h/
- Yayımlanma: 2019-07-25T13:28:40+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ticaret savaşları, ABD Başkanı Trump’ın siyasi riskleri artıran açıklamaları ve 
artan jeopolitik riskler, altının ons fiyatını son 6 yılın zirvesine taşıdı.

ABD ile Çin arasında devam eden ticaret savaşları, ABD Başkanı Donald Trump’ın siyasi
riskleri artıran açıklamaları, gelişmiş ülke merkez bankalarının “güvercin” tutumu
ve artan jeopolitik riskler, altının ons fiyatını son 6 yılın zirvesine çıkardı.

Küresel piyasalarda artan risk algısından korunmak isteyen yatırımcılar, rezerv 
para ekonomilerinde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve merkez bankalarının talebi altının
fiyatını artıran etkenler arasında bulunuyor.

New York Fed Başkanı John Williams’ın geçen haftaki konuşmasında “güvercin” sinyallerle
50 baz puan faiz indirim beklentisinin güçlenmesi sonucu altının ons fiyatı, Mayıs
2013’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Fed’in yıl sonuna kadar 3 kez faiz 
indirimine gideceği beklentisinin yüzde 58 civarına ulaşmış olması da altının ons
fiyatını destekleyen unsurlardan biri oldu.

Geçen yılın tamamında yüzde 1,6 değer kaybeden ons altın, geçen hafta 1.453 dolarseviyesine
kadar yükselerek son 6 yılın zirvesini gördü. Ons altın, 2018 kapanışına göre yüzde
11 değer kazancıyla 1.420 dolar civarında dengelendi.

Özellikle gelişmiş ülkelerin tahvil getirileri uzun süredir negatif bölgede seyrederken,
merkez bankalarının faiz indirim sinyalleri tahvil faizleri üzerinde aşağı yönlü
baskıyı daha da artırıyor. 2018’de 6 trilyon dolar civarında bulunan negatif getirili
borç miktarının bu yıl 13 trilyon doları aşması da altına olan ilgiyi artıran unsurlardan
birini oluşturuyor.

Fed’in temmuz toplantısında 25 baz puan faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle
bakılırken, düşmesi beklenen faiz getirileri altının yatırımcılar tarafından tercih
edilmesine sebep oluyor. Altına talep, alternatif maliyetler nedeniyle de artıyor.

**Altın “güvenli liman” olmaya devam ediyor**

Analistler, altının; yatırımcılar tarafından “güvenli liman” olarak görüldüğünü,
son zamanlarda özellikle ABD pay piyasalarında test edilen rekor seviyelerin ardından
hisse senedi yatırımcıları tarafından pozisyonlarını hedge etmek için kullanıldığını
söyledi.

Dolar endeksi ile altın fiyatının genellikle ters orantılı hareket ettiğini belirten
analistler, faiz indirimiyle birlikte dolar endeksinde bir gevşemenin görüleceği
beklentisinin altının ons fiyatındaki yükselişte etkili olduğunu vurguladı.

Bu arada, geçmiş dönemler incelendiğinde, doların değerinin düşmesinin, emtia fiyatlarının
yükselmesinin başlıca nedeni olduğu görülüyor.

Artan jeopolitik riskler de altının ons fiyatında etkili olan diğer unsurlar arasında
yer alıyor. ABD ile Çin arasında uzun süredir devam eden ticaret savaşları küresel
ekonomideki belirsizlikleri artırırken, oluşan negatif havanın yatırımcıların altına
olan talebini artıran bir başka etken olduğu belirtiliyor.

İran ile ABD arasında geçen aylarda başlayan restleşmeye ek olarak, İran’ın iki 
İngiliz gemisine el koyduğunu duyurması, altının ons fiyatını yukarı yönlü etkileyen
bir başka faktör olarak değerlendiriliyor.

**Merkez bankalarının altın talebi artıyor**

Dünya çapında merkez bankalarının rezervlerindeki altını artırması da altının ons
fiyatındaki yükselişin nedenlerinden biri olarak görülüyor.

Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) yayımladığı rapora göre, gelişmekte olan ülke ekonomileri
merkez bankalarının yüzde 62’si, altını ödemeler dengesinde oluşabilecek şoklara
karşı kullanmak istiyor. Jeopolitik ve ABD’deki siyasi riskler, merkez bankalarının
rezervlerindeki altın oranını artırmasına neden oluyor.

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin merkez bankaları, yaptıkları değerlendirmede,
rezervlerini altın olarak tutmalarının sebebinin “uzun dönemli değer koruması” ve“
batma riskinin bulunmaması” olduğunu belirtirken, altının “önemli bir çeşitlendirici
olması” ve “tarihi pozisyonu” merkez bankalarınca dikkati çekilen diğer unsurlar
olarak değerlendirildi.

Gelişmiş ekonomilerin merkez bankaları ise altını öncelikle tarihi pozisyonu sebebiyle
ellerinde bulundurduklarını kaydetti.

**“Altın dengeli bir portföy için gerekli”**

Bridgewater Associates Kurucusu Ray Dalio, geçen hafta yazdığı bir makalede, altının
yatırımcılar tarafından son yıllarda göz ardı edildiğini ancak bundan sonraki süreçte
altına olan talebin daha da artacağını düşündüğünü kaydetti.

Ekonomiyi dönemsel olarak yorumladığını ifade eden Dalio, gelecek 10 yıl içinde 
deflasyonist bir ekonomik ortamın risk algısını artırması sonucu altının önemli 
bir yatırım aracı haline geleceğini vurguladı. Dalio, yatırımcıların dengeli bir
yatırım portföyü oluşturmaları için altının dahil edilmesi gereken bir varlık olacağını
söyledi.

Genişleyici parasal politikaların uygulandığı bu dönemde insanların emtia piyasasını
halen yatırım yapmak için yeterli bulmadığını belirten Dalio, “Altının hem risk 
azaltıcı hem de gelir artırıcı bir etkisinin olacağını düşünüyorum. Yeni başlayan
parasal genişleme için yeterli manevra alanı yok ve gelecekte merkez bankaları desteklemediği
takdirde tahvil ve hisse senedi gibi yatırımlar karlı olmaktan çıkabilir.” diye 
konuştu.
