# Altının bu haftaki hedefi hangi seviyeler

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/altinin-bu-haftaki-hedefi-hangi-seviyeler-12538h/
- Yayımlanma: 2016-06-19T23:45:19+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

“Brexit oylaması öncesi yapılan kamuoyu araştırmaları, ayrılık yanlılarının ivme
kazandığını gösteriyor. Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılması olasılığının güçlenmesi
ise piyasalarda belirsizliğe neden oluyor. Saxo Bank’ın Emtia Strateji Müdürü Ole
Hansen, oylama öncesi bu belirsizlikte, değerli metallerin önemli bir yükseliş kaydettiğine
dikkat çekerek mevcut tabloyu analiz etti. Özellikle altının 2016 Mayıs ayı başından
beri en üst seviyelere çıktığını belirten Hansen, var olan durumu şöyle özetledi:

“Değerli metaller 23 Haziran’daki İngiltere Referandumu öncesinde piyasadaki belirsizlikten
çok fayda gördü. Mayıs boyunca hem altın hem de gümüş, 2016’ya çok güçlü bir girişten
sonra kâr realizasyonunda yenik düşmüştü. Bu zayıflamayı, yenilenen dolar gücü ile
FED ve FOMC’in gelecekteki faiz artırımının hızı ve frekansıyla ilgili daha şahin
bir tonu geri getirmeye çalışmaları tetiklemişti.

3 Haziran’da ABD’nin tahmin edilenden daha zayıf bir istihdam raporu açıklaması,
faiz oranı beklentisini bir kez daha yavaşlatınca, piyasaya daha şahin bir zihniyet
getirmek için yapılan bu girişimler de bastırıldı. Bunu, Çarşamba günü yapılan son
FOMC toplantısının ardından bariz bir güvercin açıklama takip etti. FOMC, altı üyesinin,
2016’da sadece bir faiz artırımı öngörmesiyle faiz rotası projeksiyonunu küçülttü.
FED’den gelen görünümün değişmesine ek olarak, İngiltere referandumu da gelip çattı
ve ayrılma yanlısı kampın ivme kazanmasıyla piyasa, bir yandan riski azaltmaya, 
diğer taraftan da altındaki pozitif piyasa gelişmelerinin yarattığı yaklaşan fırtınanın
ortasında sığınak aramaya başladı.”

Bu gelişmeler sonucunda XAUGBP’nin (altın/sterlin paritesi) neredeyse üç yılın en
yüksek seviyesine ulaştığını belirten deneyimli analist Hansen, bundan sonrası için
tahminlerde de bulundu.

Ole Hansen, bu konuda da şunları söyledi: “Hisse senetleri sıkıntıdayken, devlet
tahvillerinin getirileri, bu hafta başında 10 yıllık Alman bonolarının getirisiyle
anlaşmaya devam etti. Olası bir ayrılmanın yaratacağı etkinin Avrupa’nın geri kalanına
da bulaşma riski, akıllarda soru işaretleri yaratıyor. Eğer oylamadan ayrılık kararı
çıkarsa, diğer ülkeler de artık, eğer bir şansları olursa, AB’ye karşı kuşkuyla 
yaklaşacaktır.”

Zayıflayan ABD faiz artırımı beklentileri, düşen hisseler ve yükselen volatilitenin
çöken tahvil getirileri, belirsizliğin de yükselmesiyle birleşince, 2016 Mayıs başından
itibaren altın büyük bir yükseliş gösterdi. Sterlinin şu andaki zayıflığı nedeniyle
altın/sterlin paritesi neredeyse üç yılda en yüksek seviyeyi gördü. Borsada işlem
gören ürünlere talep, altın tarafından desteklenerek güçlü kaldı. Mayıs’taki düzeltme
sırasında bile talep tırmanmaya devam etti. Hedge fonların altın üzerindeki boğa
iddialarını üçte bir oranında azalttığı mayıs ayında görülen satışların arkasındaki,
esas failler futures kullanan taktik işlemcilerdi. Bu ay görülen keskin tersine 
dönüşle, bu işlemleri yapanlar yeniden uzun pozisyonlar oluşturmakla meşguller ve
7 Haziran’da sona eren hafta boyunca talebi %20 artırdılar.”

**Risk kazanç grafiğinin yukarıya doğru yöneldi**

Esas sorunun, oylamanın sarı metal üzerinde nasıl bir etki yaratacağı olduğunu vurgulayan
Saxo Bank’ın Emtia Strateji Müdürü Ole Hansen, Brexit’den çıkacak olumlu/olumsuz
yanıtları göz önüne alarak altının durumunu da şöyle değerlendirdi: “Risk kazanç
grafiğinin yukarıya doğru yöneldiğini görüyoruz. Avrupa Birliği’nden çıkma yönünde
bir oylama sonucunun, hisselerin çok değer kaybedebileceği ve tahvillerin aranmaya
devam edeceği, uzayan bir belirsizlik dönemini getirmesi neredeyse kesin. Bu bir
yandan doları destekleyerek negatif korelasyon veren bir karşı rüzgar yaratabilir,
öte yandan da altının 2014’teki en yüksek seviye olan 1400 dolara doğru itilme riskini
attırabilir. Yani altın, 1.400$/Ons’u görebilir. Oylamadan tersine bir sonuç, yani
AB’de kalma sonucu çıkarsa bu, başlangıçta global hisselerde önemli bir rahatlamayı
tetikleyecektir, fakat doların büyük olasılıkla zayıflaması ve global tahvil getirilerinin
bastırılmış kalmasıyla aşağı yönlü riskin 1250 $/ons civarında sınırlandığını görüyoruz.”
